İzmir BAM 4. HD 2022/994 E. 2024/426 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
bam
2022/994
2024/426
20 Şubat 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/994
KARAR NO : 2024/426
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2021/10 2022/615
TARİHİ : 16/02/2022
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Maddi-Manevi Tazminat)
İSTİNAF TARİHİ : 01/03/2022
KARAR TARİHİ : 20/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 20/02/2024
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, bir kısım davalılar istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1(b-1/son) cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... Aşnin ortağı iken şirketin 02/05/2012 tarih 52 sayılı kararına istinaden sahibi bulunduğu şirket hisselerinden bir kısmını ... ' a bir kısmını ... 'e ve kalan bakiyeyi de ... 'a satıp devrettiğini ,tarafların ibrası başlıklı sözleşme düzenlendiğini , davacının devir tarihi itibari ile her türlü borç ve sorumluluktan kurtulmuş olduğunu , buna rağmen davalıların tümünün birlikte hareket ederek ve kasıt ve kusurları sonucunda müvekkilin ortaklığı sırasında açıkça kazancının engellendiği ,ortaklığın devrinden sonra şirketin ... AŞ tarafından kullanılan kredinin ödenmemesi sonucu müvekkilin icra takibine maruz kalıp taşınmazına haciz konması yanında tüm bankalar nezdinde itibarının zadelenmesi ,icra ettiği doktorluk mesleğine gölge düşmesi yanında aile içi depresyona girdiği ,nedenleri göz önüne alınarak ve her türlü fazlaya ilişikin haklarımız saklı kalmak kaydı ile 50.000TL maddi ,50.000TL manevi tazminatın davalılardan yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayın , davalı şirket ... A.Ş. ‘nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığını , ... ’ ın şirketteki ortaklığından önceki döneme ilişkin olduğunu , davalının bu borçlardan sorumluluğu bulunmadığını , davalının da şirketin borçlarından dolayı aleyhine açılan icra takipleri nedeniyle mağdur durumda olduğundan bahisle davanın davalı yönünden husumet nedeni ile reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
02/05/2012 tarih 52 sayılı kararı ve eki sözleşme ,Manisa C.Başsavcılığının 2012/8582 sor nolu dosyası- Manisa C.Başsavcılığının 2013/10277 soruşturma nolu dosyası 25/05/2012 tarihli kredi sözleşmesi , İzmir 17.İcra Müdürlüğünün 2014/13403 sayılı dosyası , İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/470 D.İŞ kararı ,İzmir 5.İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/757 E sayılı dosyası . Manisa 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/728 esas sayılı dosyası , İzmir 21.Noterliğinin 22/10/2014 tarihli 30566 sayılı ihtarnamesi Manisa 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/1154 esas sayılı dosyası , tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
Davanın açıldığı Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2015/ 215 esas 2021/224 karar sayılı 01/09/2021 tarihli kararı ; Hakimler Savcılar Kurulunun 08/07/2021 tarih ve 568 sayılı kararı ile Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi 01/09/2021 tarihinde faaliyete geçtiğinden, dosyanın Manisa Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
Dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; 01/09/2021 tarihinden önce açılan ticari davanın yetkili ve görevli olan Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, bahisle davanın, 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine , Mahkemenin görevsizliğine , görevli mahkemenin Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) olduğuna karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davalılar ... , ... , ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun dayanağını 5235 sayılı Kanunu'nun 7. Maddesinden alan, 08.07.2021 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 07.07.2021 tarih ve 608sayılı kararı ile "Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin Manisa ilinin mülki sınırları olarak belirlenmesine, işbu kararın 01.09.2021 tarihinden itibaren uygulanmasına" karar verildiğini , derdest ticari davaların da Manisa Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini bildirildiğini , göreve ilişkin düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olduğundan bahisle , Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.02.2022 tarih ve 2021/10 esas 2022/615 karar sayılı usul ve yasaya aykırı görevsizlik kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP :
Davacı taraf istinafa cevap vermemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, şirketin eski ortağı davacının hisse devir protokolüne göre sorumluluğu olmadığı halde şirket borçlarından kaynaklı şikayet ve icra takipleri ile zarar gördüğünden bahisle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İDM'nce yukarıda gösterilen gerekçelerle göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalılar istinaf isteminde bulunmuştur.
6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince re'sen gözetilecekler dışında istinaf dilekçesinde gösterilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan incelemede;
Eldeki dava, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlüğe girdiği tarih olan 01/04/2012 tarihinden sonra 01/04/2015 tarihinde açılmıştır.
6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin taraflarının ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer Kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Örneğin; ödünç para verme işlerine ilişkin uyuşmazlıklar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İİK'nun 154 ve devamı maddeleri gereğince ticari dava sayılır. Buna karşılık 4. Madde uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa ticari dava sıfatını kaybedecektir.
Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nun 19/2. Fıkrası gereğince; taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanunun 2. Maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5. Maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri aralarındaki ilişki artık iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisi haline dönüşmüştür. Göreve ilişkin düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olduğundan her aşamada re'sen gözetilmelidir.
Bu kuralın tek istisnası; 6335 sayılı Kanunun 2. Maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5/4. Fıkrasında düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerinde açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, asliye ticaret mahkemesinin görevsizlik kararının verilmesini gerektirmeyecektir.
6102 Sayılı TTK'nun 12.maddesinde; bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret sicilde tescil ederek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlatmamış olsa bile tacir sayılır.
Somut olayda; davalı şirket ile ortaklık ilişkisi sona eren davacının, şirket faaliyetlerinde usulsüzlük iddiaları ile yapılan soruşturma ve icra takipleri nedeniyle zarara uğradığı iddiası ile maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulmaktadır.
6102 sayılı TTK'nın 4/1 fıkra (a) bendinde; "bu kanunda" ibaresiyle öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır hükmüne yer verilmiştir. Davacının ortaklıktan ayrılmadan önceki dönemi de kapsayan şirket faaliyetlerinden kaynaklanan istemi, Ticaret Şirketleri başlıklı 6102 sayılı TTK'nın 2. Kitabında düzenlendiğinden eldeki davanın ticari dava niteliğinde olduğu çekişmesizdir.
Manisa 2.AHM'nin kararına dayanak yaptığı 08/07/2021 tarih ve 31535 sayılı RG'de yayınlanan 07/07/2021 tarih ve 608 sayılı kararıyla Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin faaliyete geçirildiği ve yargı çevresinin Manisa ili mülki sınırlar olarak belirlendiği kararın 01/09/2021 tarihinden itibaren yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. Ancak anılan HSK kararında da mahkemelerce 01/09/2021 tarihinden önce açılmış derdest davaların yeni görevlendirilmiş mahkemelere aktarılacağı yönünde bir açıklamaya yer verilmediğinden bu mahkemenin Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle gönderme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. (Yargıtay 4.HD'nin 2022/2384 E - 2022/7144 K sayılı 11/04/2022 tarihli.)
Yargıtay 5.HD'nin 2022/4258 E-2022/5003 K. Sayılı 21/03/2022 Tarihli il bakımından yargı yerinin belirlenmesine ilişkin kararında özetle; Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu'nun 07/07/2021 tarihli ve 608 sayılı kararıyla 01/09/2021 tarihi itibariyle Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin faaliyete geçirildiği, davanın 23/02/2012 tarihinde açıldığı, 07/07/2021 tarihli ve 608 sayılı kararda derdest dosyaların devredileceği yönünde bir ibare bulunmadığı anlaşıldığından, dosyanın Manisa (....)Asliye Hukuk Mahkemesi'nce görülerek sonuçlandırılması gerektiğine işaret edilmiştir.
Yine Yargıtay 5.HD'nin 2022/1073 E - 2022/2686 K sayılı 21/02/2022 tarihli ilçe ve il bakımından yargı yerinin belirlenmesine ilişkin kararında özetle; "Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu’nun, 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile müstakil asliye ticaret mahkemelerinin görev sınırlarının belirlenmesi kararı sonrası asliye ticaret mahkemesi olmayan ilçelerde asliye hukuk mahkemesinin asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla baktığı derdest dosyaların devredilerek, asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun bulunmadığı, Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu’nun, 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile müstakil asliye ticaret mahkemelerinin görev sınırlarının belirlenmesi kararı öncesinde asliye ticaret mahkemesi olmayan ilçelerde asliye hukuk mahkemesinin asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla baktığı derdest dosyaların görülmeye devam edilmesi gerektiğine" işaret edilmiştir.
Söz konusu karar davalının dayandığı Bursa BAM 4. HD'nin 2021/1672 E - 2021/1483 K sayılı 07/10/2021 kararı da incelenmek suretiyle verilmiştir.
Açıklanan bu nedenlerle Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulen reddi ile dosyanın Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmesine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulen red kararı verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
-
Davalılar ... , ... , ... A.Ş. vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b. 1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Davalılar ... , ... , ... A.Ş. tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 80.70 TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 427.00 TL'den mahsubuyla, bakiye346.30 TL'nin davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
Davalılar ... , ... , ... A.Ş. tarafından yapılan 130.00 TL istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansının yatıranlara iadesine,
-
Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 20/02/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59