SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/2145

Karar No

2024/1663

Karar Tarihi

7 Ağustos 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

4. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/2145

KARAR NO: 2024/1663

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi

NUMARASI : 2024/199 Esas Derdest

KARAR TARİHİ : 10/05/2024-13/05/2024

DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

KARAR TARİHİ : 07/08/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 07/08/2024

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosya incelendi;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü

DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin ... Organize sanayi bölgesinde üretim yaptığını, üretim esnasında ortaya çıkan atık suyu ... Organize Sanayi Bölgesinin ortak altyapısı vasıtasıyla yapılan kanallara döktüğünü, ancak ... Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulunca alınan karar ile atık su kanalının müvekkili şirkete ait tesisle bağlantısının bulunduğu bölüme beton dökülerek kullanılamaz hale getirildiğini, müvekkili şirketin üretim aşamasında atık sular ile ilgili her türlü önlemi aldığını, doğal kaynaklara ve çevreye zarar vermemesi için üretim aşamasında da arıtma işlemi ve diğer tedbirler gerçekleştirildikten sonra atık su kanallarına döküm yapıldığını, ancak davalının 08/11/2023 tarihli 1420 sayılı yönetim kurulu kararı ile 2022 yılı ekim ayına ait müvekkili şirkete ait atık su KOİ ortalamasının 12.352,75 mg/l olduğu, bunun sınır değer olan 2.500 mg/l nin çok üstünde olduğu ve bu durumun organize sanayi bölgesinin ortak arıtma tesisi için risk oluşturduğunun iddia edildiğini, 2022 yılı Kasım ayına ilişkin koi ortalamasının ise 5.754,00 mg/l olduğunu iddia ettiğini, daha sonra 18/12/2023 tarih ve 1584 sayılı karar ile müvekkil şirketin atık su alt yapısının betonlanmasına karar verildiğini, 4652 Sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu ve Uygulama yönetmeliğine göre davalının yetki sınırını aştığını, davalının doğrudan yaptırım uygulama imkanı olmadığını, bunun hukuka aykırı olduğunu ve iptaline karar verilmesinin gerektiğini, davalı tarafın betonlama işleminin müvekkili şirket çalışanlarınca 2023 yılı aralık ayı sonunda fark edildiğini ve hemen Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek ... Organize Sanayi bölgesi yönetim kurulunun 08/11/2023 tarih ve 1420 Sayılı 04/12/2023 tarih ve 1504 sayılı, 18/12/2023 tarih ve 1584 sayılı kararlarının tedbiren durdurulması ile yargılama yapılarak ... Organize Sanayi bölgesi yönetim kurulu başkanlığının 08/11/2023 tarih ve 1420 Sayılı 04/12/2023 tarih ve 1504 sayılı, 18/12/2023 tarih ve 1584 sayılı kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALI CEVABININ ÖZETİ:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı firma ile "Atık Su Alım Sözleşmesi" düzenlendiği , Atık Suların Kanalizasyona Deşarjı Talimatnamesinin davacı firma tarafından imzalandığını ,davacı hakkında Akhisar Cumhuriyet Savcılığınca yürütülen 2020/3880 soruşturma numaralı dosyasında atık sularını çevreye boşalttığı için soruşturma yürütüldüğünü , davacı şirketin taahhüt etmesine rağmen kirlilik değerlerini düşürmek ve üst sınır olan 2.500.mg/l KOİ den daha yüksek değerde atık suyu OSB arıtma tesisine göndermemek için ön arıtma tesisi kurmadığını ,yüksek değerde atık suların gönderilmeye devam etmesi durumunda arıtma tesisinin zarar göreceğini , bu durumda da tüm OSB ve OSB bünyesinde faaliyet gösteren 70 in üzerindeki firmanın da zarar görmesine yol açılacağını, bu sonucun doğmaması için OSB tarafından tedbiren kanal bağlantısının kapatılacağı ve davacı şirketten atık suyun arıtmaya gelmesinin engelleneceğinin bildirildiğini , bu ihtarlara rağmen tedbir almayarak sınır değer üzerinde atık suyu ısrarla arıtma tesisine gönderen şirketin kanal bağlantısının kapatılmak zorunda kalındığından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER :

... Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulunun 08/11/2023 tarihli ve 1420 sayılı Kararı, ... Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulunun 04/12/2023 tarihli ve 1504 sayılı Kararı, ... Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulunun 18/12/2023 tarihli ve 1584 sayılı Kararı , Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 08/02/2024 tarih, 2024/251 soruşturma ve 2024/1023 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı, tüm dosya kapsamı.

İDM KARARININ ÖZETİ :

İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; Davacı vekilinin ... Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulunun 08/11/2023 tarih ve 1420 Sayılı 04/12/2023 tarih ve 1504 sayılı, 18/12/2023 tarih ve 1584 sayılı kararlarının tedbiren yürütülmesinin durdurulması istemiyle bu davayı açtığı, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için davacının haklılığını yaklaşık olarak ispatlaması gerektiği, ancak davacı tarafça KOİ (Kimyasal Oksijen İhtiyacı) değerinin belirlenen değere ulaştırıldığına dair herhangi bir iddiada bulunulmadığı, bu kapsamda davacı tarafça yaklaşık ispat şartının sağlanamadığı kanaatine varıldığı " gerekçesi ile davacının İhtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının gerçekleştirdiği endüstriyel üretim faaliyetleri neticesinde ortaya çıkan atık suların davalı ... Organize Sanayi Bölgesinin işleyişine zarar vermeksizin ve ortak sağlık ve güvenlik açısından tehlike oluşturmaksızın dökümünün sağlandığı atık suların aylık ortalama kirlilik düzeyinin sınır değerin üzerinde olduğu iddiasının kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı şirketin faaliyetleri neticesinde oluşan atık suların ortalama kirlilik düzeyinin sınır değerin üstünde olması sebebi ile organize sanayi bölgesi altyapısına zarar verdiği varsayımında dahi davalı tarafın, davacı şirketin altyapı ile bağlantısını keserek davacı şirketin faaliyetlerini devam ettirmesine engel olma yönünde bir karar alabilme yetkisi bulunmadığını , davalı tarafın yönetmelik dahilinde kendisine tanınan yetkilerin sınırını aştığını , kararın şirkete yönelik doğrudan bir yaptırım niteliği taşıyan cezalandırma amacı ile alınmış bir karar olduğunu , bu sebeple davalı tarafından alınan kararın , organize sanayi bölgesi görev ve yetkilerinin kapsamında olmaması sebebiyle açıkça hukuka aykırı olduğundan bahisle kararın kaldırılarak yönetim kurulu kararlarının tedbiren durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP :

Davalı taraf istinafa cevap vermemiştir.

G E R E K Ç E:

Uyuşmazlık, yönetim kurulu kararlarının iptali yönünde açılan davada yargılama aşamasında kararların uygulanmasının tedbiren durdurulması için talep edilen ihtiyati tedbir isteminin reddinden kaynaklanmaktadır.

İlk derece mahkemesince yukarıda özetlenen gerekçelerle istemin reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; HMK'nun 357 inci maddesine göre de, İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz, maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.

HMK'nın 389. maddesinde ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır” hükmü düzenlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2021/3452 Esas, 2021/6001 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; " toplumsal hayatın ve insan ilişkilerinin karmaşık hale gelmesinin hukuk alanındaki yansımalarından bir tanesi de, uyuşmazlıkların kısa süre içerisinde çözümlenmesinin güçleşmesidir. Bu sakıncaların giderilmesi amacıyla, henüz uyuşmazlığın sona ermesini beklemeden ve uyuşmazlık sona erinceye kadar kişilerin hukukî menfaatlerini geçici olarak güvence altına alma ihtiyacı doğmuştur. Bu ihtiyaç karşımıza geçici hukuki koruma yollarını çıkarmıştır. İhtiyati tedbirde geçici hukuki korumalardan en önemlisidir. İhtiyati tedbir öğretide "...kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır." şeklinde tarif edilmiştir (Medeni Usul Hukuku 12. Baskı Sh.714-Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Prof. Dr. Oğuz Atalay, Prof. Dr. Muhammet Özekes). Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır. 6100 sayılı HMK’nun 389 vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir de amaç karşı tarafı cezalandırmak baskı altına almak değil, hakkın korunmasına hizmet etmek olmalıdır. Esas hakkındaki hükme kadar taraflar açısından davanın uzamasından kaynaklanan sakıncaları gidermek ve geçici hukuki koruma sağlamak, böylelikle davacının açmış olduğu davayı kazanması halinde dava konusu olan şeye kavuşmasını daha dava sırasında güvence altına almak, taraflar arasındaki sözleşmenin dava süresince ayakta kalmasına yardımcı olmak amacıyla başvurulan geçici hukuki korumalardandır. Tedbir kararının verilmesi sonrasında koşullarda bir değişiklik olduğunda bu değişen şartlara uygun olarak ihtiyati tedbir kararı talep üzerine kaldırılabileceği gibi gözden geçirilip gerekirse değişikliğe gidilebilir. İhtiyatî tedbir yargılamasında tam bir ispata gerek yoktur. Mahkemenin, ihtiyatî tedbir isteyenin hakkının mevcut olduğuna kanaat getirmesi, başka bir ifade ile onun haklılığını kuvvetle muhtemel görmesi yeterlidir (Arens/Lüke, 1994: 482; Musielak, 1995: 396; Thomas/Putzo, 1995: 1416; Kuru-Usul, C III, 1991: 3075; Bilge/Önen, 1978: 374; Ansay, 1960: 197; Yılmaz, s. 51).

Mahkemenin incelemesi, sadece ihtiyatî tedbir talebinin kabule değer olup olmadığını takdir edebilecek kanaatin kendisinde uyanması ile sınırlı olmalıdır. Davanın esası hakkında karar vermediği için, ihtiyatî tedbir kararı ile sınırlı olarak kanaatini açıklayan hâkim, bu sebeple reddedilemez. İhtiyatî tedbir kararı geçici bir karar olup, durum ve şartların değişmesi halinde değiştirilebilir veya kaldırılabilir. Bu nedenle ihtiyatî tedbir kararları kesin hüküm teşkil etmedikleri gibi, asıl dava konusu olan hakkın varlığına da karine teşkil etmezler. Buna göre, ihtiyatî tedbir talebinin kabul veya reddine karar verilmesi, asıl davanın da kabul veya reddini gerektirmez.

Her ne kadar öğretide ve HMK öncesi bazı Yargıtay kararlarında, asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte, uyuşmazlığın özüne ilişkin olarak ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği kabul edilmiş ise de; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Tasarısında 395. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte olmamak şartıyla," ibaresi, TBMM Adalet Komisyonundaki görüşmeler sırasında HMK taslak madde metninden çıkarılmıştır. Kanun koyucunun bu ibareyi taslak metinden çıkarmasındaki amacın, bu ilkenin dar (katı) yorumlanması sonucu, uyuşmazlıkların sonuçlanması uzun zaman almasından dolayı davacının çoğu kez davayı kazandığı halde, dava ile elde etmek istediği sonuca ulaşamadığından kaynaklı olarak oluşabilecek mağduriyetlerin önüne geçmek olduğu sonucuna varılabilir " şeklindedir.

Somut olayda uygulanmasının durdurulması talep edilen ;

... Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulunun 08/11/2023 tarihli ve 1420 sayılı Kararının " Ekim ayı atıksu KOİ ortalaması 12.352,75 mg/l değerin sınır değer olan 2.500 mg/l değerinin neredeyse 5 katı olduğunu , yüksek KOİ değerlerindeki atıksuyun gelmesiyle, OSB atıksu arıtma tesisi çıkış değerleri sağlamak zorunda oldukları Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği Tablo 19 sınır değerlerine yaklaşıldığını , atık suyun OSB'nin ortak arıtma tesisi için risk oluşturduğunu , Kasım ayında tesisten kaynaklı atıksu sonuçlarının takip edilmesine ve Kasım ayı ortalamasının 2.500 mg/l üzerinde çıkması halinde atık suyun kabul edilmeyip, osb altyapısına bağlantısının betonlanmasına karar verildiği , önlemlerin alınmasıyla atıksu altyapısı bağlantısının eski haline getirileceği"

... Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulunun 04/12/2023 tarihli ve 1504 sayılı Kararının "

firmanın atıksu değerlerinin, sınır olan 2.500 mg/l'nin katlarca üzerinde olduğu ,

yüksek KOİ değerlerindeki atıksuyun sürekli atıksu arıtma tesisine gelişinin tesisin işletmesini

tehlikeye attığını, bu durumun çıkış değerlerinin bozulmasına ve tesisin Su Kirliliği Kontrolü

Yönetmeliği Tablo 19 şartlarını sağlayamaz duruma gelmesine yol açabileceğinden, böyle bir

durumda tesisin Çevre İznini kaybedeceğinden ve İdarenin Bakanlığın Enerji Teşvik

Uygulamasından çıkmasının söz konusu olacağından, ön arıtma tesisi ve kanal bağlantı izni

olmadan çalışan firmanın , ... OSB Kanalizasyon Sistemine bağlantısının 22.12.2023 tarihi

saat 16.00'da betonlanmasına ve işletmede üretilen atıksuyun ... OSB kanalizasyonuna

alınmamasına karar verildiği "

... Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulunun 18/12/2023 tarihli ve 1584 sayılı Kararının "Yönetmeliğin 67’nci maddesinin 11’inci fıkrası gereği ‘OSB, ani deşarj ve dökülmelerin olabileceği veya gerekli gördüğü kaynaklar

için ilave tedbirler isteyebilir’ hükmü gereğince atık suların yürürlükteki kanun ve yönetmeliklerde

belirlenen kriterlere uygun olarak göndermek için gerekli tedbirleri (proses ve alt yapı kontrolü,

personel eğitimi vb.) alınması ve kabul değerlerinde atıksu gönderilmesini sağlaması gerektiği " yönünde olduğu görülmüştür.

... İlçesi ... Mahallesinde bulunan Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren ... isimli iş yerinin İzmir Katı atık Merkezine gitmesi gereken sıvı alkol atıklarını bu merkeze götürmeyerek ... çevresinde bulunan dere yatakları ve sazlık alanlara gece saatlerinde vidanjör ve tanker ile dökülmesi yönünde Akhisar İlçe Jandarma Komutanlığına yapılan ihbarlar üzerine Akhisar İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince yapılan araştırmalar, 07/05/2020 tarihli Olay yeri görgü ve tespit tutanağı, Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 16/07/2022 tarihinde alınan bilirkişi raporu, Akhisar İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 15/05/2020 tarihli zarar tespitinin yapılması yazısı ve ekinde bulunan 15/05/2020 tarihli raporu ile birlikte tüm soruşturma dosyası bir arada değerlendirildiğinde, şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde atık alkol sıvı maddelerinin (şlempe atıklarının) Gördük çayına ve müştekilerin tarlalarına dökerek çevre kirliliğine neden olduğu ve müştekilere ait buğday tarlaları ve zeytin ağaçlarında zararlar meydana getirdiği, bu suretle şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde üzerilerine atılı Çevreyi Kasten Kirletmek, tek bir eylem ile bütün müştekilere karşı zincirleme şekilde Mala Zarar Verme suçlarını işlediklerinden bahisle cezalandırılmaları istemi ile dava açıldığı uyaptan inceleme izni ile incelenen Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı' nın 2020/3880 soruşturma dosyasından tespit edilmiştir,

Dosya kapsamı ile ... A.Ş. ... Şubesi, ... Organize Sanayi Bölgesi ... ada ... parselde, "Alkollü

İçecek İmalatı" faaliyetini sürdürdüğü , 25/01/2019 tarihli ''Atık Su Alım Sözleşmesi'' ve ''Atık Suların Kanalizasyona Deşarjı Talimatnamesi'' imzalandığı , 2023 yılı Ocak ayından itibaren üretimde olmadığı ,28/07/2023 tarihinde kanal bağlantı izni başvurusunda bulunduğu , faaliyeti olmadığından proses atıksuyu için kanal bağlantı izni verilmediği , 2023 yılı Ağustos ayından itibaren üretime başlandığı, Ekim ayından itibaren davalının davacı şirkete ait endüstriyel faaliyetler neticesinde ortaya çıkan atık sular üzerinde yapılan inceleme ve analizler doğrultusunda tesisten kanallar vasıtasıyla Organize Sanayi Bölgesi altyapısına dökülen atık suların ortalama KOİ kirliliğinin sınır değerin üzerinde olduğunun tespit edildiğinden bahisle 1584 sayılı ve 18/12/2023 tarihli Yönetim Kurulu Kararı ile davacı şirketin Organize Sanayi Bölgesi altyapısına bağlantısının betonlanmasına karar verildiği , 22/12/2023 tarihinde yapılan betonlama yapıldığı anlaşılmaktadır.

Atık su yönetimi, atık su arıtma tesisi ilk yatırım ve işletme maliyeti

MADDE 66 –(1) OSByönetimleri; mahallin en büyük mülki amirinin bilgi, denetim ve gözetimialtında 31/12/2004 tarihli ve 25687 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği koşullarına uyulması kaydı ile atık su altyapıtesislerinin inşası, bakımı ve işletilmesinden sorumludur. (2) Katılımcıların faaliyetlerisonucu açığa çıkan atıksuların OSB kanalizasyonuna deşarj edilebileceği sınır değerlerini belirleyen Kanala Deşarj Standartları OSB yönetimlerince tespit edilir.(3) Arıtma tesisinin arıtma verimini düşüren, ünitelerini tehlikeye sokan, tahrip eden, fonksiyonlarını engelleyen, çamur tesislerinin işletilmesini veya çamur bertarafını olumsuz yönde etkileyen maddelerin kanalizasyon şebekesine verilmesi yasaktır. (4) Atıksu arıtma tesisi bulunmayan ve belediyenin kanalizasyon sisteminden faydalanan OSB’ler,yararlanılacak hizmetin ve hangi tarife üzerinden yararlanıldığının belirtildiği sözleşmeyi karşılıklı olarak imzalamakla yükümlüdürler. Sözleşme şartları ve tarifeler; 27/10/2010 tarihli ve 27742 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik şartlarına uygun olmalıdır. OSB’ler, Belediye tarafından belirlenen Kanala Deşarj Standartlarına uymak zorundadır. Belediyeler OSB’lere, sadece aldıklarıhizmetlerin maliyetlerini dikkate alarak tarife belirleyebilir. İlgili yönetmeliklere aykırı uygulama yapılamaz. (5) Atıksu arıtma tesisi bulunan ancak arıtılmış atıksuyu deşarj edebileceği alıcı ortam bulunmayan ve arıtılmış suyu belediyeye ait kanalizasyon sistemine deşarj eden OSB’lerden Belediyeler tarafından, hiçbir ad altında atıksu bedeli alınmaz.(6) Ortak atıksu arıtmatesisinin yatırımına katılımcılar; maliyetin %25’ini parsel büyüklüğüne, %75’ini ise atıksu arıtma tesisinin teknik özelliği dikkate alınarak yönetim kurulunca belirlenecek debi ve kirlilik yükünün oranlarına göre katılır. Bu yatırım bedeline katılım miktarının tahsilinde; katılımcının tesisini faaliyete geçirip geçirmediği dikkate alınmaz. (7) Arıtma tesisinin işletme masraflarında katılım payları ise atıksu debisi ve kirlilik parametreleriesas alınarak yönetim kurulunca tespit edilir.

Bağlantı izin belgesi başlıklı MADDE 67. Maddesi –(1) Katılımcılar, kanalizasyon sistemine atık su bağlantısı yapılmadan önce OSB tarafından belirlenen “Kanala Deşarj Standartları” doğrultusunda gerekli ise ön arıtma/arıtma tesisini, kontrol bacası inşaatını ve kanalizasyon sistemine bağlantıyı OSB’nin denetimi altında yapar. Daha sonra “Bağlantı İzin Belgesi” için başvuruda bulunur.(2) Üretime başlanılması ile birlikte, en çok 30 gün süre ile 24 saatlik kompozit numuneler alınarak OSB veya OSB’nin uygun gördüğü kurum tarafından bedeli katılımcı tarafından ödenmek üzere analizleri yapılacak tesisin kirlilik parametreleri belirlenir. (3) OSB, atık su arıtma tesisi giriş parametrelerine göre belirlenen “Kanala Deşarj Standartları” na tesisatık suyunun uyup uymadığını kontrol ettirerek ön arıtmanın yapılıp yapılmayacağına karar verir.(4) Bağlantı izin belgesi alınması için OSB yönetim kurulu katılımcıya en çok 6 ay süre tanır. OSB yönetim kurulu gerekli gördüğü takdirde bu süreyi artırabilir veya eksiltebilir. Kanala deşarj standartları sağlanmadıkça, hiçbir katılımcıya bağlantı izin belgesi verilemez.(5) Katılımcı en çok 6 ay süreiçerisinde bağlantı izin belgesi almadığı takdirde OSB’nin uygulayacağı her türlü yaptırımı kabuletmiş sayılır. (6) Bağlantı izin belgesinde yer alan bilgilerin teknik ve idarisorumluluğu katılımcıya aittir.(7) Kontrol bacası, debimetre, pH ölçüm cihazı ve benzeri gibi ölçüm cihazlarının konabileceği büyüklükte ve OSB tarafından belirtildiği şekilde dizayn edilir. Katılımcı, varsa arıtma tesisi ile kontrol bacasını iyi bir şekilde muhafaza etmek, ölçüm tesislerini her zaman kontrole hazır halde tutmakla yükümlüdür. (8) OSB gerekli gördüğü hallerde, bağlantı izin belgesinde belirtilen sorumlu teknik elemanın değiştirilmesini talep edebilir. (9) OSB gerekli gördüğühallerde bağlantı izin belgesinde belirtilen ölçüm aralığından bağımsız olarak istediği analizleri, bedeli katılımcıya ait olmak üzere, yapar veya yaptırabilir.(10) Katılımcının atık su arıtma tesisi varsa, buna ait teknik bilgi ve dokümanları bir rapor halinde OSB’ye verir. Atık su arıtma tesisi kapasitesi veya prosesinde yapılacak değişiklikler önceden OSB’ye bildirilir. Aylık raporlar halinde atık su arıtma tesisi giriş debi ve kirlilik parametre değerleri OSB’ye verilir. (11) OSB, ani deşarj ve dökülmelerin olabileceği veya gerekli gördüğü kaynaklar için ilave tedbirler isteyebilir. ....(14) Bağlantı izin belgeleri üçer yıllık süreler için geçerlidir. Üretim miktar ve düzeninde veya faaliyet türünde değişiklik yapacak olan katılımcılar OSB’ye başvurarak belge yinelemek zorundadır" hükmündedir.

''Atık Suların Kanalizasyona Deşarjı Talimatnamesi'' nin yaptırımlar başlıklı bölümünün 18. Maddesinde " Tüm Atıksu Kaynaklarının, bu Yönetmelikte yer alan hüküm ve yasaklara aykırı eylem veya durumların tutanakla tespit edilmesi halinde, İdare tarafından Kirlilik Önleme Bedeli İdare, uygunsuzluk nedeniyle KÖB uygulamakla birlikte, uygunsuzluğun giderilmesi için süre verir. Bu sürenin sonunda uygunsuzluk giderilmezse, 2 katı KÖB uygulanır ve tekrar süre verilir. İkinci verilen sürenin sonunda da uygunsuzluğun giderilmemesi halinde 4 katı KÖB uygulanır. Ayrıca, Atıksu Kaynağının 22.08.2009 tarih ve 27327 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren OSB Uygulama Yönetmeliği’nin 112. Maddesi uyarınca bağlantı bacası kapatılarak, uygunsuzluğun giderilmesi için süre verilir ve ilgili kurumlara bildirilir .Sürenin bitiminde uygunsuzluk giderilmediği taktirde Deşarj Kalite Kontrol Ruhsatı iptal edilir " şeklinde düzenlenmiştir.

Bu hali ile davalı tarafça 2023 yılı Ekim ayından itibaren yapılan ölçümlerde atık su KOİ ortalamasının sınır değerlerin üzerinde olduğuna yönelik analiz sonuçlarının sunulduğu , ihtiyati tedbir talep edene 19/10/2023 tarihli yazı ile bildirilerek Merkezi Atıksu Arıtma Tesisine ve kanalizasyon sistemlerine zarar vermeyecek bir düzeyde arıtılarak (önarıtma) deşarj edilmesi sisteminin kurulmasının aksi halde kanalizasyon altyapı bağlantısının beton dökülerek kapatılacağının ihtar ettiği , talep eden tarafından ön arıtma sisteminin kurulmadığı , ihtardan sonraki dönemde de deşarj standartların üzerinde kirlilikte atık suyun sisteme gönderildiğinin tespit edildiği , 2872 sayılı Çevre Kanunu, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği, Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu ve Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin yukarıda yer verilen hükümlerinden uygunsuzluk giderilmediğinden bahisle bağlantının kesilmesinin sözleşmesel ve yasal dayanaklarının bulunduğu yönünde deliller sunulduğu , bağlantının kesilmesinin üretimi durdurma sonucunu doğurmayacağı , keza atık suyun taşınarak uzaklaştırılabileceği , ön arıtma tesisisin kurulması halinde kanalizasyon altyapı bağlantısının eksi hale getirileceği belirlenmekle Mahkemenin, ihtiyatî tedbir isteyenin hakkının mevcut olduğuna kanaat getirilmediğinden bahisle istemin reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık görülmeyerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince geçici hukuki koruma talebinin değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b. 1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Davacı tarafından peşin yatırılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

  3. Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  4. Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 07/08/2024 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362. Maddesi (1-f) bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

Kurulkesinİstemli)izmirKararınınTicariŞirketmaddenumarasımahkemesiİptali(Genel

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim