SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2042

Karar No

2024/1453

Karar Tarihi

3 Temmuz 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

4. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/2042

KARAR NO : 2024/1453

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

NUMARASI : 2019/286 Esas - 2021/251 Karar

KARAR TARİHİ : 16/03/2021

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

KARAR TARİHİ : 03/07/2024

KARAR YAZIM TARİHİ: 03/07/2024

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1(b-1/son) cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü

DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı ... ' ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Anadolu caddesi istikametinden Yeni Girne Bulvarı'nı takiben, otoban istikametine doğru orta şerit üzerinde seyir halinde iken kaza mahalli olan ve geniş bir alanı kaplayan ışıklı kavşağa geldiğinde, yaya geçidi üzerinden yayalara yeşil ışık yanarken yolun karşısına geçmeye çalışan davacıya çarpması sonucu davacının kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığını , ceza yargılamasında bilinçli taksirle yaralamadan mahkumiyet kararı verildiğini , davacının kaza nedeni ile boyunda , leğen ve kuyruk sokumunda, belinde kırıklar oluştuğunu , günlerce hastanede yattığını , sonrasında da evde aylarca kıpırdamadan, tuvalete dahi gitmeden, banyo yapmadan hareketsiz yattığını, maddi ve manevi olarak zarara uğradığından bahisle 150.000,00 TL manevi, 1985,04 TLY maddi olmak üzere toplam 151.985,04 TL alacağın davalılardan ... Ve ... A.Ş.'ye karşı olay tarihi olan 26/12/2017 tarihinden itibaren yasal faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

DAVALI CEVABININ ÖZETİ:

Davalı ... Ve ... A.ş.'ye vekili cevap dilekçesinde özetle; belirsiz alacak davası açılamayacağını ,kanun yararına bozma başvurusunun bekletici mesele yapılması gerektiğini ,ceza davasında yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini, mahkemenin keşif yapması ve tanık ifadesine tekrar başvurması halinde davaya konu olayda davalı sürücünün kusursuz, davacının kusurlu olduğunun görüleceğini, maddi tazminat isteminin yerinde olmadığını , manevi tazminat talebinin açıkça hukuka aykırı olduğunu , kabulünün mümkün olmadığını , zenginleşmeye neden olacak miktarda istendiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER :

Ege Üniversitesi Adli Tıp Adli Sağlık Kurulu Raporu, İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/649 esas sayılı sayılı dosyası, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını gösterir araştırma tutanakları, tanık beyanları, tüm dosya kapsamı.

İDM KARARININ ÖZETİ :

İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; Ceza davasında kesinleşen olayın oluş şekline göre davalı sürücü ... ' ın tam kusurlu olduğunun kabul edildiği , manevi tazminat miktarının belirlenmesinde çeşitli kriterlerin dikkate alındığı, davalı sürücünün olası kastla hareket ettiğini, kırmızı ışıkta dahi geçmesinin tek başına olası kastın varlığı için kabul edilebileceği, kendisine yanan yeşil ışıkta geçen yaya davacının söz konusu kaza nedeniyle vücudunda kırıklar meydana geldiği, davalı sürücünün gelirinin gelirinin asgari ücretin iki katından fazla olması ve kaza tarihinden itibaren faiz işletileceğinin de dikkate alınarak, belirtilen hesaplama yöntemi ile elde edilen rakam artırılarak talep edilen 150.000,00 TL manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verildiği , Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında yer verilen "Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız hale getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren sınırlamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir." gerekçesi ile davacının davasını açmakta haklı olması ve sadece Mahkeme Hakiminin takdir hakkını bilememiş olması ve bunu bilmesinin de kendisinden beklenemeyecek olduğundan HMK md. 326 hükmü de dikkate alınarak manevi tazminata ilişkin tüm yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakıldığı, davalılar yararına karşı vekalet ücretine hükmedilmediği: gerekçesi ile 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ... A.Ş 'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ :

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tanık beyanları , lehe olan delillerin değerlendirmeye dahi almadığını , taraflarınca talep edilen uzman görüşleri alınmadan, kusur raporu temin edilmeden, davacının sözlü beyanı ve mahkemenin takdiri yorumu ile davalıların kusurlu bulunduğunu , ceza yargılamasının hukuka aykırı yapıldığını , temyiz edilmeden kesinleştiğini , olayda davalıların kusurlarının olmadığını , hükmedilen fahiş manevi tazminat tutarına itiraz etme zarureti hasıl olduğundan bahisle kararın kaldırılmasına veya davanın yeniden görülerek esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP :

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;Davalının olay anında hemen ardından vermiş olduğu ifadesinde olayın meydana geldiği yerde trafik ışıklarının olmadığını beyan ettiğini , davalı sürücünün trafik ışığının varlığının dahi farkında olmadığını , yerel mahkemece de sanığın beyanı ve asli ve tam kusurlu olduğu tespiti karşısında yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek duyulmadığını , talep edilen manevi tazminatın , sırf daha hızlı geçiş yapmak için kırmızı ışığı hiçe sayan, ardından da türlü senaryolar ile kusur durumundan kurtulmaya çalışan bir sürücü nedeni ile aylarca yatalak kalan ve o esnada tek derdi evine gitmek olan bir kadın için olduğunu , davacının sürekli iş göremezlik oranının , ruhen yaşadığı sıkıntılar da dikkate alındığında aslında %16,2’den çok daha fazla olduğunu , kusur ve sürekli iş göremezlik oranları dikkate alındığında davalı usul ve yasaya aykırı istinaf incelemesi ile kararın ortadan kaldırılması talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

G E R E K Ç E

Uyuşmazlık, haksız fiil niteliğinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle manevi tazminat isteminden kaynaklanmaktadır.

İDM'nce maddi tazminata ilişkin istem yönünden tefrik kararı verilerek manevi tazminat istemi yönünden yukarıda gösterilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalılar istinaf başvurusunda bulunmuştur.

6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; aynı Kanunun 357. maddesine göre de İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemeyeceği ve istinafta yeni delillere dayanılamayacağına ilişkin maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.

6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1 fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla yükümlüdür.

56/1.fıkra gereğince hakim bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görenin uygun miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.

Kural olarak, 6098 Sayılı TBK'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay HGK'nun 17/09/2008 tarih, 2008/4/564 Esas, 2008/536 Karar).

Somut olayda 26/12/2017 tarihinde saat 20.00 sıralarında sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile Yeni Girne Bulvarı üzerinde Anadolu Caddesi istikametinden Otoyol istikametine seyir halinde olduğu esnada olay yeri 1847/13 sokağı kavşağına geldiğinde otomobilin sol ön kısmı ile; seyir istikametine göre yolun sağ tarafından karşıdan karşıya geçiş yapan davacıya çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir.

İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/649 E. 2019/255. K. Sayılı ilamına ait dava dosyasının incelenmesinde; mahkemece yapılan keşif sonucu bilirkişi ... tarafından düzenlenen 24/09/2018 tarihli rapor ile Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin 18/12/2019 tarihli raporunda kazanın sanık sürücünün kırmızı ışıkta seyrine devam edip katılanın yeşil ışıkta geçiş yaptığına dair kabulde belirtilen rapordaki kusura ilişkin tespitlerin oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunduğundan hükme esas alındığı gerekçesiyle, Sanık ... 'ın sübut bulan müsnet katılanın vücudunda kemik kırılmasına neden olacak şekilde taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nun 89/1 - 89/2-b maddesi gereğince cezalandırılmasına, sanığın eylemini bilinçli taksirle işlemiş olması nedeniyle cezasının 5237 sayılı TCK nun 22/3 maddesi gereğince takdiren 1/3 oranında artırılarak sonuç itibariyle 6.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği , bu kararın istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır.

Dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağından kaza mahallinin meskun içi mahal, yolun bölünmüş yol, vaktin gece, aydınlatma var, havanın açık, yol genişliğinin 3.9 m olduğu azami hız limitinin 50 km/s olarak işaretlendiği görülmüştür. Ceza dosyasında Adli Tıp Kurumundan alınan raporda trafik kazası tespit tutanağı, bilirkişi raporu içeriği, sanık savunması, müşteki ifadesi, tanık beyanı, keşif zaptı, mevcut diğer veriler ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak; müşteki yayanın yeşil ışıkta geçiş yaptığında mı yoksa sanık sürücünün yeşil ışıkta geçiş yaptığında mı kazanın meydana geldiği hususunda kesin kanaate varılamayıp , takdiri mahkemeye bırakılarak alternatifli kusur değerlendirilmesi yapılmış ise de; ceza mahkemesinde davalının yaya geçidi üzerinden yeşil ışık yanmakta iken geçmekte olan davacı yayaya geçiş hakkını vermeden, kırmızı ışıkta geçmesi suretiyle kazanın gerçekleşmesine neden olduğu yönündeki kesinleşen maddi olgu hukuk hakimi bakımından bağlayıcı taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıdığı sabit olduğundan, davalıların kusur oranına ve yeniden kusur yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmamasına, kusurun tespiti yönünde eksik delil toplandığına yönelik tüm istinaf nedenleri yerinde değildir. Keza Ceza Mahkemesindeki kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmiş olması ile kanun yoluna başvurularak kesinleşmiş olması arasında bir fark bulunmamaktadır.

Yargıtay 4.HD'nin 2021/6210 E - 2021/8648 K sayılı 10/11/2021 tarihli ve benzeri kararlarında vurgulandığı gibi, haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybı olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usule uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise ATK veya Üniversite hastanelerinin Adli Tıp ABD bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetleri alınarak oluşturulacak uzman doktor veya heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerektiğine işaret edilmiştir.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından düzenlenen 31/08/2020 tarihli rapora göre; davacının geçirdiği belirtilen trafik kazası sonrası oluşan kırıklardan Sol omuz iç rotasyonunda 20” kısıtlılık,L4-L5 sağ transvers proçes fraktürü, C7 spinöz proçes fraktürü fonksiyon kısıtlılığı ve arızalarının bulunduğu ,Engellilik Ölçütü, Sınıflandırması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik uyarınca yapılan değerlendirmede %16 oranında kalıcı maluliyet, 3 ay tıbbi şifa süresi belirlendiği, raporun olayın hemen ardından yapılan müdahaleye ilişkin tıbbi evraklar incelenerek ve davacının muayenesi de sağlanarak geçerli yönetmelik dikkate alınarak hazırlandığı ve yeterli olduğu anlaşıldığından, ilk derece mahkmesince hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamış, davalı vekilinin rapora, kusura ve davalının sorumluluğuna değinen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

6098 Sayılı TBK'nın "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi; Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır.

Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen 52.maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır.

Anılan madde kapsamında yer alan indirim sebeplerinden bir kısmı; zarar verici fiile rıza, ortak veya kişisel kusurdur. Zarar gören, zararlandırıcı olayın sebep olacağı zarara önceden razı olabilir. Zarar gören, zarara açık veya örtülü bir irade beyanıyla razı olabileceği gibi, rızanın, diğer bir takım olgulardan da çıkarılması mümkündür. Bu duruma yargısal kararlarda en sık rastlanılan örnek; ehliyetsiz ve/veya alkollü sürücünün arabasına/aracına, onun bu durumunu bilerek binen bir kişinin, meydana gelebilecek zarara önceden, kapalı bir şekilde razı olduğunun kabulü yönündedir. Makul bir insanın aynı şartlarda kendi yararı gereğince yapmaması gereken harekette bulunması da, zarar görenin ortak kusurunu ifade etmektedir. Zarar görenin bu kusuru, illiyet bağını kesmeyecek yoğunlukta ise tazminattan bir indirim sebebidir. Burada da hâkim, somut olayın özelliklerini dikkate alarak, hakkaniyet düşüncesiyle indirim yapabilecektir.

Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. Bu yolda indirim yapılabilmesi için herhangi bir talebin bulunması da şart değildir. (Yargıtay 17.HD 2015/4610 E - 2018/307 K sayılı 29/01/2018 tarihli kararı)

6098 Sayılı TBK'nun 56 maddesi gereğince; hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İBK gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, davacının olay tarihindeki yaşı, davalının tam kusurlu bulunması, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması, davacının müterafık kusuru bulunmaması, davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği, ağırlığı , tedavi süresinin uzunluğu, sürekli işgörmezlik oranı, ceza mahkemesinin kararı, yukarıda açıklanan ilkeler, davalının eylemindeki hukuka aykırılığın tespitinin sağlayacağı manevi tatmin ile birlikte değerlendirildiğinde; İDM'ince 40.000 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete ve somut olaya uygun olduğu değerlendirilmekle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Davalı tarafça reddedilen bölüm yönünden lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi kararına açıkça istinaf isteminde bulunulmadığından bu hususta herhangi bir inceleme yapılmamıştır.

Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalılar vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle,

  1. Davalılar vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b. 1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Davalılar tarafından peşin yatırılan 162,10 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 1.368,00 TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 2.732,40 TL'den mahsubuyla, bakiye 1.364,40 TL'nin davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalılara talep halinde iadesine,

  3. Davalılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  4. Artan gider avansının yatıranlara iadesine,

  5. Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 03/07/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ZararkesinAçılanizmirVeTazminatSebebiylenumarasımahkemesi(ÖlümTazminat)Cismani

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim