İzmir BAM 4. HD 2021/1352 E. 2024/121 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
bam
2021/1352
2024/121
15 Ocak 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1352
KARAR NO : 2024/121
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : 2016/91 ESAS 2020/677 KARAR
KARAR TARİHİ : 04/12/2020
DAVA :Tazminat (Haksız fiilden kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 15/01/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/01/2024
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, davacı ve davalı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1(b-1/son) cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin İzmir ve Tire de doğalgaz dağıtım faaliyeti gösterdiğini, müvekkili şirketin ... İlçesi ... mahallesi ... bulvarında mevcut doğalgaz borusuna 28/06/2015 tarihinde yapılan kazı çalışması sırasında davalı tarafından zarar verildiğini, aralarında bir tutanak düzenlendiğini, davalı şirketin inşaat mühendisi olan ... tarafından tutanağa imza atıldığını ve bu zarar neticesinde onarım bedeli olan 10.378,48 TL 'nin davalıya 04/08/2015 tarihinde bildirildiğini, davalı tarafından bir ödemede bulunulmadığı belirterek 10.378,48 TL'nin 28/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkilinin ... dağıtım şirketinden 10/04/2015 tarihinde enerji hattının tesisi için sözleşmede yer alan proje ile birlikte ... Belediyesi Başkanlığı Fen İşleri Daire Başkanlığı alt yapı koordinasyon şube müdürlüğüne 17/06/2015 tarihinde kazı talebinde bulunduğunu, ilgili kurum tarafından 24/06/2015 tarihili 762 sayılı yazı ile kazı ruhsatının verildiğini, verilen kazı formunda İzmirgaz enerji kazı çalışmasının yapılacağı sahada herhangi bir tesisinin bulunmadığını, çalışmalar sırasında gözlemci bulunmasının gereksiz olduğunu, 22/06/2015 tarihinde alt yapı koordinasyon müdürlüğüne dolayısıyla müvekkiline bildirdiğini, davacının oluştuğunu iddia ettiği hasarın meydana gelmesinde kusurun davacının kendisinde olduğunu, davacı tarafından onarılan bu hattın onarım belgesinin davacı tarafından düzenlendiğini ve fahiş bir rakam olduğunu belirterek davanın reddine kara verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Kazı ruhsatı, ... Dağıtım A.Ş'nin 08/09/2019 tarihli yazısı ve eki, ... Belediye Başkanlığı Alt Yapı Koordinasyon Şube Müdürlüğünün 18/10/2016 tarihli yazısı ve eki, İnşaat Mühendisi bilirkişi kök raporu ile ek raporu, Makine Mühendisi bilirkişi raporu, Bilirkişi kurulu heyet raporu, İnşaat Mühendisi bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davacı ve diğer ilgili kurumlardan ... Bulvarında tesisleri olup olmadığı sorulmadığı halde yine ... Belediyesi Alt Yapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü tarafından ....sokak ve ... Bulvarı için 24/06/2015 tarih ve 762 nolu kazı ruhsatının düzenlendiği ve davaya konu hasarın bu nedenle meydana geldiğini , 01/03/2020 tarihli kusur bilirkişi raporuna göre davaya konu hasarın meydana gelmesinde dava dışı ... Belediyesi Alt Yapı Koordinasyon Müdürlüğünün %50, ... Dağıtım A.Ş'nin %25 ve davalının %25 kusurlu olduğu, yine makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 04/04/2018 tarihli rapora göre, hasarın meydana geldiği doğalgaz hattındaki borunun niteliğine göre hasarın onarım süresince havaya karışacak gaz miktarının 3.000 m3 olduğu, hasar tarihindeki gaz fiyatına göre davacı tarafından talep edilebilecek kayıp doğalgaz bedelinin KDV dahil 3.182,46TL olduğu, yine davacı tarafından hasarın giderilmesi için kullanılan malzeme bedelinin KDV dahil 202,24 TL olduğu, buna göre davacının toplam zararının 3.384,70 TL olarak hesaplandığı, dava konusu hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutulduğu ve harcama yapıldığı davacı tarafından ispat edilemediğinden davacının işçilik gideri talebinde bulunamayacağı, davalının kendi kusuru ile birlikte zarara sebebiyet veren diğer üçüncü kişilerin kusurundan da sorumlu olduğu, bu nedenle davacının tüm zararını davalıdan talep edebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 3.384,70 TL'nin 28/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hüküm altına alınan tazminat tutarının hatalı ve eksik hesaplandığını ,tamirat sırasında önce doğal gazın kesilmesi, sonrasında ise borunun içinde mevcut kalan gazın boşaltılması gerektiğinden fazladan gaz kaybına neden olduğunu , tamirat sonrasında oksijenin (havanın) tahliye edilmesi için doğal gaz kullanılması neticesinde de ek gaz kaybı meydana geldiğini, hasar nedeniyle atmosfere karışan ve satışı yapılamayan doğalgaz miktarın da tamamen gerçeği yansıttığını , doğal gaz iletim ve dağıtımı alanında uzman olmayan bir bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalara itibar edilerek dosyanın hükme bağlanması hatalı olduğunu, itiraza uğramış bilirkişi raporu esas alınarak tesis edildiğini HMK madde 341 hükmü uyarınca davalı tarafın istinaf yoluna başvuru hakkının bulunmadığından bahisle İstinaf talebinin kabulüne Yerel Mahkemenin hukuka ve yasaya aykırı kararının, yalnızca tespit edilen zararın ve hükmedilen tazminat miktarının hatalı ve eksik olması yönünden- kaldırılmasına, neticeten davanın kabulüne, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının mevzuat gereği ve yer altından geçen tesisin varlığını bilecek durumda olmadığından, kazı çalışması yapılmadan önce bütün yapılması gerekenleri yapıp izinlerini aldığından kusuru bulunmadığını ,dava dosyasında bir tanesi ek olmak üzere, beş kere bilirkişiye tevdi edildiğini , iddialarını haklı çıkaran bilirkişi heyeti raporları olmasına rağmen, ilk derece mahkemesi sadece aleyhe düzenlenen rapora göre karar verildiğini , 16/10/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davalının kusursuz olduğunun tespit edildiğini , raporlara rağmen davalının tazmin ile yükümlü tutulmasına, zararın tamamının davalı şirketten tahsil edilmesine karar verilmesin hukuka aykırı olduğundan bahisle İlk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP :
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki ve dosyadaki beyanları tekrarla davanın istinaf isteminin reddine karar verilmesin talep etmiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, davalı tarafından enerji alt yapı kazı çalışmaları sırasında davacının tesislerine verilen zararın tazmini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda özetlenen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne , kısmen reddine karar vermiş; bu karara karşı davacı şirket ile davalı şirket vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6763 Sayılı Yasanın 41.maddesi ve Ek Madde 1-(1) ile değişen HMK’nun 341/2 maddesi uyarınca karar tarihinde miktar veya değeri 2020 için 5.390,00 TL’yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir. 6100 sayılı HMK'nun 348/1.fıkrası gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, katılma yolu ile istinaf kanun yoluna başvurabileceğinden kabul edilen miktar kararın verildiği 2020 yılı için kesinlik sınırının altında olsa da davalının istinaf isteminin inceleneceği kabul edilmiş, davacı vekilinin bu yöndeki istemi yerinde görülmemiştir.
Bilindiği üzere; 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 6098 Sayılı TBK'nun 50/1 fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Somut olayda davalı ile dava dışı ... A.Ş ... Müdürlüğü arasında ... İli ... İlçesi, ... Mahallesinde bulunan davalıya ait tesisin enerji ihtiyacını karşılamak üzere 10/04/2015 tarihli tesis sözleşmesi düzenlendiği, imzalanan sözleşme gereği ... A.Ş.ye ait en yakındaki Trafo merkezi ve Y.G. Hattından enerji hattı çekilebilmesi için ... Sokakda 820 metre... Bulvarında 9 metrelik kazı yapılma ihtiyacı duyulduğu , bu sözleşmeye göre yapılacak işle ilgili olarak kamu kurum ve kuruluşlarından alınması gereken izinler ile ilgili yazışmaların ... tarafından yapılacağı, tesislerin yapılması sırasında 3.kişilerin uğrayacağı zarar ve ziyandan kullanıcı olan davalının sorumlu olduğunun taraflarca kararlaştırıldığı, sözleşmenin açık biçimde özel hukuk hükümlerine tabi eser sözleşmesi olduğu , bu işin yapımı sırasında davacıya ait tesisin zarara uğratılması iddiasında haksız fiil sorumluluğu olan sözleşme taraflarının olarak müştereken ve müteselsilin sorumlu olacağı açıktır.
Keza, 6098 Sayılı TBK'nun 61. maddesi gereğince birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları taktirde haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Davacı 6098 Sayılı TBK'nun 163 maddesi gereğince müteselsil sorumlulardan biri yada hepsine veya birkaçına başvurmakta serbesttir. Müteselsil sorumlular arasındaki sorumluluğun paylaşımına yönelik kusur oranları iç ilişkide ileri sürülebileceğinden, zarar gören ve üçüncü kişi olan davacı bakımından ileri sürülebilecek bir defi olmadığından, davalının bu hususa değinen istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Davalının kusurlu olup olmadığı , davacının katışık kusuru bulunup bulunmadığı yönünden Mahkemece bilirkişiler ve bilirkişi kurulundan raporlardan 01/03/2020 tarihli kusur raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, objektif, denetim ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu kabul edilerek hükme esas alınmış olmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Keza Makine Mühendisi ...'nın raporu ile bilirkişiler ... , ... ve ...'nın 16/10/2019 tarihli heyet raporunda davalı Şirket ve ... A.Ş' in kazının yapılacağı güzergahı bir kroki ile belirttikleri , bu krokinin Kazı Ruhsatının ve Altyapı İzleme Formu'nun ayrılmaz bir eki olduğu , davacı şirket görevlisinin formun ekindeki krokiye bakmayıp sadece üzerinde bulunan adrese bakarak formun işaretlemesi halinde eksik bir inceleme ile işaretlediği ve davacının sorumluluğunu kaldırmadığı , kazı ruhsatı başvurusu sırasında davalı şirket ve ... A.Ş. tarafından kazı yapılacak güzergahın bir kroki ile belirtildiği tam olarak tanımlanmış olduğu ve bu güzergah dışına çıkılmadığı , kazı izni davacı şirketin "tesisimiz yoktur, gözlemci gerekmez" bilgi notuyla verildiğinden kazıcının buna rağmen kazı alanında doğalgaz tesisi olabilir ihtimali üzerine dikkat ve özen göstermesinin beklemeyeceği, dikkat ve özeni göstermediğinden bahisle kusurlu olacağının değerlendirilemeyeceği görüşü ile davalının kusurlu olmadığı yönünde görüş bildirilmiş ise de , ... A.Ş. tarafından ... Şti.nin dilekçesi dayanak gösterilerek ... Belediye Alt Yapı Koordinasyon Müdürlüğüne verilen 16/06/2015 tarihli dilekçesi ile ... sokak, ... bulvarı ve yolu açılmayan tarladan yeraltı kazısı yapılması için izin (kazı ruhsatı) isteminde bulunduğu, ancak dilekçe eki güzergah krokisinde ... sokağın işaretlenmiş olduğu, güzergah krokisinde tazminat davasına konu hasarın meydana geldiği ... bulvarının bulunmadığı, ... Belediye Alt Yapı Koordinasyon Müdürlüğü tarafından düzenlenen ve kazı yapılacak güzergahtaki mevcut alt yapıları işletmek üzere alt yapı kuruluşlarına gönderilen 17/06/2015 talep tarihli Alyapı izleme formu ve krokide de kazı yapılacak güzergahın ... sokak, olarak yazıldığı ve eki güzergah krokisinde ... sokağın işaretlenmiş olduğu, formdaki yazıda ve güzergah krokisinde tazminat davasına konu hasarın meydana geldiği ... bulvarının bulunmadığı sabit olmakla davalı şirket ve ... A.Ş. tarafından kazı yapılacak güzergahın bir kroki ile belirtildiği ,tam olarak tanımlanmış olduğu ve krokideki güzergah dışına çıkılmadığı görüşünü içeren Makine Mühendisi ...'nın raporu ile bilirkişiler ... , ... ve ...'nın 16/10/2019 tarihli heyet raporunun hükme esas alınacak yeterlilikte ve nitelikte kabul edilmemiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davalının kusura ve sorumluğa yönelen istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Zarar yönünden hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi gereğince maddi tazminatın kapsamı gerçek zarar ile sınırlıdır. Mal varlığına yönelik haksız eylemlerde gerçek zarar, mal varlığının haksız eylemden önceki durumuna gelmesi, bir başka anlatımla haksız eylem meydana gelmemiş olsa idi ne durumda olacak ise o duruma getirilmesi için gerekli olan tutardır. Bu durumda, mal varlığında meydana gelen fiili eksilmenin yanında haksız eylem meydana gelmese idi mal varlığın olacağı durumdur. Davacının, davalının haksız eylemi nedeniyle uğradığı ve gerçek zarar kalemi olan onarım için kullanılan malzeme, işletme zararı, ek olarak ödenmiş işçilik giderlerinin ödetilmesini isteme hakkı vardır.
Somut olayda , ilk derece mahkemesinde hükme esas alınan Makine Mühendisi tarafından düzenlenen 04/04/2018 tarihli hesap raporunda, boru hattından hasar nedeniyle doğal gaz kaybı miktar ve bedeli yönünden hasar onarım gider belgesinde 20 dakika süreyle doğal gazın hasara uğratılan yerden atmosfere karışarak toplam 9.066,67 m3 Doğalgaz kaybı olduğunun belirtildiğini , 4 Bar basınçlı 125 çapında bir borudan ,boru tamamen parçalanmış olsa dahi 20 dakika içerisinde bu miktarda doğal gazın atmosfere karışmasının mümkün olmadığı , belirtilen miktar bir saat içinde borudan geçen miktar olduğunu , yanlışlıkla 20 dakika içinde borudan geçen gaz miktarı hesaplanmadan gider belgesine eklendiği, 9.000,00 m3/saatlik maksimum debi göz önüne alınarak hesaplama yapıldığında 3.000,00 m3 x 0,899 TL/m3 + kdv 3.182,46 TL olarak tespit edildiği , 202,24 TL malzeme gideri ile birlikte toplam hasarın 3384. 70 TL olduğu mütalaa edilmiştir. Bu durumda bilirkişi tarafından hasar gören borudan 20 dk süre ile boşalan doğal gaz miktarı usulünce tespit edildiğinden davacı tarafça onarım işlemlerine başlanılmadan önce hasar gören borunun içindeki doğal gazın tümüyle havaya bırakılması ve yine tamirat sonunda sistem çalıştırılmaya başlanılmadan önce, yeni monte edilen boru içinde kalan oksijenin (havanın) doğal gaz kullanılarak tahliye edilmesi işleminin tamirat süresine dahil olmadığı bu işlemlerin 20 dk dan uzun sürdüğü usulünce ispat edilmediğinden, hasar onarım gider belgesinde gaz çıkış süresi 20 dk yazıldığından hesaplamanın usulünce yapıldığı değerlendirilmekle , bilirkişinin uzmanlık alınana göre doğal gaz iletim ve dağıtımı alanında uzman olmadığından raporun hükme esas alınamayacağına yönelen tüm istinaf istemlerinin de reddi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacı ve davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
-
Davacı ve davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b. 1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Davacı tarafından peşin yatırılan 162,10 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 427,60 TL'den mahsubuyla, bakiye 368,30 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
Davalı tarafından peşin yatırılan 162,10 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 57,80 TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 427,60 TL'den mahsubuyla, bakiye 369,80 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
Davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansının yatıranlara iadesine,
-
Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 15/01/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:56