SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 4. HD 2023/1572 E. 2023/2076 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1572

Karar No

2023/2076

Karar Tarihi

13 Ekim 2023

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

4. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/1572

KARAR NO : 2023/2076

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

NUMARASI : 2014/1090 Esas - 2023/68 Karar

KARAR TARİHİ : 07/02/2023

DAVA : Ölümlü - Yaralanmalı Trafik Kazası - Maddi /Manevi Tazminat

KARAR TARİHİ : 13/10/2023

KARAR YAZIM TARİHİ : 13/10/2023

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, davalı ... ve Davalı ... , istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1(b-1/son) cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü

DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 24/06/2013 günü saat 06:20 sıralarında dava dışı ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile Bornova'dan Evka 3 istikametine giderken Tugay kavşağında sürücülüğünü dava dışı ... 'un yaptığı ... plakalı ... firma logosunu taşıyan yolcu otobüsünün kırmızı ışığı ihlal ederek tam kusurlu ve hızını düşürmeden kavşağa girmesi sonucu otomobile çarptığını, sağ ön koltukta oturan ... 'in olay yerinde ölümle, sağ arka koltukta oturan davacı ... ile dava dışı sürücü ... 'in hayati tehlike geçirecek şekilde ağır yaralanmalarına sebep olduğu,

İzmir 3.Ağır CM'nin 2013/283 E - 2014/275 K sayılı dosyasından yapılan yargılamada sanığın (dava dışı sürücü ... 'ın) bilinçli taksirle %100 kusurlu bulunarak 1 kişinin ölümüne 2 kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına karar verildiğini,

Müvekkili ... 'ın kazada ölen kızı ... ile %89 malul olan damadı ... ile birlikte onların fiili desteği ile yaşadığını, nitekim olay günü kızı ve damadının kendisini Bornova Trafik Hastahanesine tedavi için götürdüklerini, MERNİS adreslerinin aynı olduğunu, kızının ölümü ve damadının engelli duruma gelmesinden dolayı desteğini kaybettiğinden şu anda davacı olan oğlu ... ile birlikte yaşadığını, tek başına yaşamını sürdürecek durumda olmadığını, kızları olmasa bakıcı tutmak zorunda kalacağını, kızları ve gelinin değişimli olarak annelerine baktıklarını ileri sürerek

HMK'nun 107.maddesi gereğince 1.000,00 TL destekten yoksun kalma ve bakıcı gideri davacı ... 'ın kendisinin yaralanması sebebiyle 26.000,00 TL, kızının (... 'un) ölmesi sebebiyle 22.000,00 TL, damadının (... 'nün) yaralanması sebebiyle 13.000,00 TL manevi tazminat talebi bulunduğunu,

Davacı ... ve ... 'ın bakımından annelerinin (... 'ın) yaralanması sebebiyle 18.000,00 TL'şer, kız kardeşleri ... 'un vefatı nedeniyle 15.000,00 TL'şer manevi tazminat talep ettiklerini,

Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma bakıcı masrafının, davacı ... için toplam 61.000,00 TL, ... için toplam 33.000,00 TL, ... için toplam 33.000,00 TL manevi tazminatın Olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan sigorta şirketleri yönünden limit altında olacak ve limitle sınırlı olmak kaydıyla müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davacı vekili 06/01/2016 ve 13/04/2016 tarihli maddi tazminat talebinin bölünerek ıslah edilmesi ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması konulu dilekçeleri ile 1.000,00 TL tazminat taleplerini 300,00 TL destekten yoksun kalma, 300,00 TL bakıcı gideri 400,00 TL efor kaybı (iş göremezlik) tazminatı olarak böldüklerini açıklamıştır.

İDM'nin 05/03/2019 tarihli duruşmanın 3 ve 4 nolu bentleri gereğince davacı vekilinden açıklama istenmiş davacılar vekili 03/06/2019 tarihli dilekçesinde;

... yönünden destekten yoksun kalma tazminat talebi istemediklerini, 1.000,00 TL maddi tazminat talebinin destekten yoksun kalma, bakıcı gideri ve efor kaybından bahsedilip istendiğini belirterek 300,00 TL destekten yoksun kalma, 300,00 TL'nin bakıcı ve bakım gideri, 400,00 TL'nin efor kaybı (iş göremezlik) şeklinde istediklerini açıklamıştır.

Davacılar vekili 23/12/2022 tarihli ıslah dilekçesinde; 300,00 TL olarak talep ettikleri destekten yoksun kalma tazminatını 21.704,86 TL'na, 300,00 TL talep ettikleri bakıcı gideri tazminatı 2.132,10 TL'na , 400,00 TL talep ettikleri iş göremezlik tazminat taleplerini toplam 44.182,31 TL'na arttırmış aynı tarihte 229,00 TL ıslah harcını yatırmıştır.

DAVALI CEVABININ ÖZETİ:

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlıkta esasen AHM'nin yetkili ve görevli olduğunu, eldeki davanın ticari bir dava olmadığını,iş bölümü itirazında bulunduklarını, müvekkilinin ... plakalı aracın maliki olduğunu, araç sürücüsü ... 'un asli kusurlu olmadığını, keşif yapılarak rapor alınmasını talep ettiklerini, davacı ... 'ın kızının vefatıyla destekten yoksun kalma tazminat talep edebilmesi için ölenin yakınının bakım ihtiyacı içerisinde olması gerektiğini, SGK'ndan davacılara herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının, maaş bağlanıp bağlanmadığının sorulması gerektiğini, davacı ... 'a tedavi sırasında ve sonrasında çocukları tarafından bakıldığından bakıcı giderinin söz konusu olmadığını, istenen manevi tazminatların fahiş olduğunu, TBK 56.maddesi gereğince tazminat isteme koşullarının oluşmadığını, aynı olay nedeniyle davacılar dışında olan 3 kardeşin İzmir 7.AHM'nin 2013/467 sayılı dosyasında dava açtıklarını, bu durumunda göz önünde tutulmasını talep ettiklerini, davanın araç sürücüsü ... ile ... plakalı aracın ZMM sigortası ... A.Ş'ne ihbarına talep ettiklerini savunmuştur.

Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle;

Yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisizlik nedeniyle reddi gerektiğini, Davacının maddi tazminat talebinin trafik sigortası (ZMM) poliçe teminatına girdiğini, ... plakalı aracın müvekkili nezdinde İMM sigorta poliçesi bulunduğunu, tramer kayıtlarına göre ZMM sigortacısının ... A.Ş olduğunu ve teminat limitinin 250.000,00 TL olup kendi sorumluluklarının ZMM teminatının üstünde kalan meblağ ile sınırlı bulunduğunu, maddi tazminatın tamamının ZMM (trafik) poliçesinin içinde kaldığını, manevi tazminat taleplerinin aşırı yüksek olup poliçe teminatının üstünde olduğunu,sürücünün ödeme gücünün gözetilmesi gerektiğini, kabul etmemekle birlikte İMM poliçesinde teminatın maddi tazminat ile birlikte 100.000,00 TL ile sınırlı bulunduğunu,

... 'un ölümü ve ... 'ın maluliyeti sebebiyle dava dışı ... , ... ve ... tarafından İzmir 7.AHM'nin 2013/367 Sayılı dosyasından manevi tazminat davası açıldığını, taraflarına ihbar yapıldığını, teminatların davacıların tümü için tek olup haklılık halinde hisseleri oranında paylaştırılması gerektiğini, farklı rapor verilmemesi ve mükerrer ödemeye yol açılmaması için birleştirme kararı verilmesini, bekletici mesele yapılmasını,

Davacı ... 'ın yaralanan ... açısından destekten yoksun kalma tazminat talep edemeyeceğini, ... 'nün davacının damadı olup ölmeyip hayatta bulunduğunu, farazi destekliliği de olmadığını,

Kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın sigortalının kusuru ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, yine kaza sebebiyle elde edilen gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, KTK 96.maddesi gereğince zarar görenlerin birden fazla olması nedeniyle teminatın paylaştırılması gerektiğini, müvekkilinin faizden KTK'nun 99.maddesine göre dava tarihinden itibaren sorumlu olduğunu, bakıcı giderinin tedavi gideri olup müvekkili şirketten istenemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle;

ATM'nin görev alanına giren davalıların 6102 Sayılı TTK'nun 4ve 5.maddelerinde düzenlendiğini, görevli mahkemenin AHM olduğunu,

Dava konusu kazanın oluş biçimi, kusur oranlarının ve iddia olunan zararların tespiti için keşif ve bilirkişi incelemesinin gerekli olduğunu, davacı ... 'ın bedensel zararın tespiti için ATK'ndan rapor alınması gerektiğini, haksız fiil unsurlarının incelenmesinin zorunlu olduğunu, davacı ... ve ... bakımından manevi tazminata hükmedilemeyeceğini, zira ana, baba, karı ve koca gibi çok yakınlar için sağlık bütünlüğü ağır derecede bozulmuşsa tazminata hükmedilebileceğini, destekten yoksun kalma tazminatının talep edilebilmesi için bakım ihtiyacının doğmuş olması ve ispatı gerektiğini, davacının damada ... 'nün yaralanması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceğini, fiili destek bulunmadığını, dayanaktan yoksun bakıcı ücretinin reddi gerektiğini, dava konusu olay sebebiyle davacılara SGK tarafından her hangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, manevi tazminatın zenginleşme amacına hizmet etmemesi ve özendirici nitelikte bulunmaması gerektiğini, rücu edilecek kişinin durumunun dikkate alınması gerektiğini,

Tazminat taleplerinin müvekkili şirket ile otobüsün maliki diğer davalı ile birlikte davalılar ... A.Ş ve ... A.Ş tarafından teminat altına alındığını, limitler dahilinde sigorta şirketlerininde sorumlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLER :

Kaza tespit tutanağı, ceza dosyası, kusura ilişkin bilirkişi raporları, maluliyete ilişkin raporlar, aktüerya bilirkişisinin kök ve ek raporu, birleştirme ve tefrik edilen dava dosyaları, sigorta poliçeleri, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını gösterir araştırma tutanakları, tüm dosya kapsamı.

İDM KARARININ ÖZETİ :

İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle;

Davalı ... vekili ve davalı ... A.Ş. vekili ıslaha karşı zamanaşımı definde bulundukları, TCK 85.maddesine göre bir kişinin ölümü ile birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan dolayı TCK’nun 66/1-d bendi uyarınca 15 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, olay tarihine göre zamanaşımı süresinin 24/06/2028 tarihinde dolacağı, ıslahın 23/12/2022 tarihinde zamanaşımı süresi içerisinde yapıldığı davalılar vekillerinin zamanaşımı savunması reddedildiği,

24/06/2013 tarihinde, saat 06:15 sıralarında (dava dışı) sürücü ... yönetimindeki, davalı malik ... ’e ait, dava dışı ... A.Ş tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan, davalı ... A.Ş. İMMS klozunu içeren kasko sigorta poliçesi ile davalı ... A.Ş. (eski ticari ünvanı ... A.Ş. tarafından) İMMS poliçesi ile sigortalanan ... plaka sayılı otobüs ile İstanbul Caddesini takiben Manisa istikametine seyir halinde iken olay yeri ışık kontrollü kavşak mahalline geldiğinde kendisine hitaben yanan kırmızı trafik lambasına rağmen kavşağa girdiği sırada, istikametine göre sol taraftan kendisine hitaben yanan yeşil trafik lambasında kavşağa giren dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobile çarpması sonucu, müteveffa davacı ... ’in yaralanması, otomobildeki yolcu ... 'in ölümü ile neticelenen trafik kazasının meydana geldiği, İzmir 3.Ağır CM'nin 2013/283 Esas sayılı kesinleşen mahkumiyet ile sonuçlanan dosyasında İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinin 24/01/2014 tarihli kusur raporunda kazanın oluşumunda ... plakalı otobüs sürücüsü olan dava dışı ... ’un tamamen (%100) kusurlu, dava dışı araç sürücüsü ... ’in ise kusursuz olduğu kanaatine varıldığı,

İstanbul ATK 2. İhtisas Üst Kurulu’nun 13/02/2020 tarihli raporu ile davacı ... ’in trafik kazası nedeniyle iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içerisinde 2(iki) ay süreyle başka birisinin yardımına gereksinim duyabileceği, %54 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığının tespit edildiğini,

Müteveffa davacı ... ölen ... ’in annesi olduğu, yetişkin çocukların anne ve babalarına destek olmaları karine olarak kabul edildiği, bu bakımdan ölen ... ile davacı arasında destek ilişkisi olduğu kabul edildiği,

Aktüer bilirkişi ... ’ın 19/02/2021 tarihli kök ve 11/06/2021 tarihli ek raporundaki hesaplamalara göre dava açıldıktan sonra ölen davacı ... ’in yaralanması nedeniyle oluşan geçici iş göremezlik zararının 6.665,48 TL, geçici iş göremezlik dönemindeki 2 aylık bakım ihtiyacı nedeniyle bakım giderinin 2.132,10 TL, sürekli iş göremezlik zararının 37.516,00 TL, müteveffa davacının kızı olan desteği ... ’i aynı kazada kaybetmesi nedeniyle destekten yoksun kalma zararının 12.402,77 TL (ek raporda 21.704,86) olduğu, Yargıtay'ın yerleşen uygulamaları ile benimsenen progresif rant yöntemi (%10 artırım ve iskonto) ve TRH 2010 tablosu esas alınarak hazırlanan raporları hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğu,

Müteveffa davacı ... ’in ... plakalı otobüsün yolcusu olmayıp, kazaya karışan diğer ... plakalı araç içerisinde yolcu olduğu anlaşıldığı, davalı ... şirketinin Zorunlu Taşımacılık Sigortası kapsamında yolcu olmayan bu davacının uğradığı maddi zararlardan sorumluluğu bulunmadığı, söz konusu sigorta şirketlerine ZMMS poliçesi düzenleyen sigorta şirketleri de olmadığı tespit edildiği, davalı ... A.Ş. (eski ünvanı ... A.Ş.) ... plakalı otobüsün İMM sigortacısı olsa da, sıralı sorumluluk esasına göre, ihtiyari mali mesuliyet sigortacısına, ancak zorunlu mali sorumluluk sigortası limitinin üzerinde bir zararın tespiti halinde, limitin üzerinde kalan kısım yönünden başvurulabileceği, aktüer bilirkişinin kök ve ek raporuna göre müteveffa davacının destekten yoksun kalma, bakıcı ücreti ve sürekli iş göremezlik zararlarının trafik poliçesi (ZMMS) limitleri içerisinde kaldığı anlaşılmakla davalı ... A.Ş.’nin müteveffa davacının maddi zararından sorumlu olmayacağı davalı sigorta şirketleri hakkındaki maddi tazminat davası reddedildiği,

Davalı ... ’in malik sıfatıyla, davalı ... A.Ş.’nin işleten sıfatıyla KTK’nun 85. vd maddeleri uyarınca meydana gelen zarardan sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçeleriyle

  1. Müteveffa davacı ... terekesinin, davalı sigorta şirketleri hakkındaki maddi tazminat davalarının REDDİNE,

  2. Müteveffa davacı ... terekesinin, davalılar ... A.Ş. ile ... hakkındaki maddi tazminat davalarının KABULÜ ile

21.704,86 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 2.132,10 TL bakıcı ücreti, 6.665,48 geçici iş göremezlik tazminatı, 37.516,83 sürekli iş göremezlik tazminatı,

olmak üzere toplam 68.019,27 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 24.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... A.Ş. ile ... ’ten alınarak Müteveffa davacı ... terekesine ödenmesine,

3. Davacıların, davalı ...  A.Ş. hakkındaki manevi tazminat davalarının ihtiyari mali mesuliyet teminat limitinin tükenmesi nedeniyle REDDİNE,

4.  Müteveffa Davacı ...  terekesinin manevi tazminat davasının KABULÜ ile;

61.000,00 TL manevi tazminatın, davalılar ... , ... A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 24.06.2013 tarihinden, davalı ... A.Ş. yönünden dava tarihi olan 20.06.2014 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Müteveffa Davacı ... ’in terekesine verilmesine,

5.  Davacı ... ’in manevi tazminat davasının KABULÜ ile;

33.000,00 TL manevi tazminatın, davalılar ... , ... A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 24/06/2013 tarihinden, davalı ... A.Ş. yönünden dava tarihi olan 20/06/2014 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

6. Davacı ... ’in manevi tazminat davasının KABULÜ ile;

33.000,00 TL manevi tazminatın, davalılar ... , ... A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 24/06/2013 tarihinden, davalı ... A.Ş. yönünden dava tarihi olan 20/06/2014 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ :

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;

... 'in maliki bulunduğu ... plakalı araç sürücüsü ... 'ın kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını,

Müteveffa davacı ... için hesaplanan geçici ve sürekli iş göremezlik ile bakıcı giderlerinin hukuka aykırı olduğunu, zira ATK 2.İhtisas Kurulunca düzenlenen 13/02/2020 tarihli raporda geçici iş göremezlik süresinin 9 ay, bakıcı süresinin 2 ay, sürekli iş göremezlik oranının %54 oranında tespit edilmiş ise de davacının kaza tarihi itibariyle 82 yaşında olduğu, davacı da oluşan arazların kaza öncesi olup olmadığıyla ilgili hiçbir bilgiye ve belgeye yer verilmediğini, yaşı itibariyle herhangi bir meslekle iştigal etmeyen bir kişi bakımından meslekte kazanma gücü kaybından hukuki anlamda mümkün olmadığını, davacı müteveffanın kazadan 51 gün sonra taburcu edildiğine göre iyileşme süresinin 9 ay olarak gösterilmesinin hatalı olduğunu, özetle; maluliyet raporu hatalı olduğundan ve davacının her hangi bir çalışması bulunmadığından hesaplanan geçici sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderine itiraz ettiklerini,

Davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatı yönünden yasanın aradığı somut koşulların olayda bulunmadığını,

Davacılardan ... için hesaplanan geçici ve sürekli iş göremezlik bakıcı giderinin hukuka aykırı olduğunu,

Hükmedilen manevi tazminatların fahiş olduğunu ileri sürerek tehiri icra taleplerinin kabulü ile kararın ortadan kaldırılmasına, tüm talepler yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle;

Davalı ... vekilinin verdiği istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü aynı olan sebeplerle tehiri icra taleplerinin kabulü ile kararın ortadan kaldırılmasına, tüm talepler yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.

İSTİNAFA CEVAP :

Davacı taraf istinafa cevap vermemiştir.

G E R E K Ç E

Uyuşmazlık, haksız fiil niteliğinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminden kaynaklanmaktadır.

İDM'nce yukarıda gösterilen gerekçelerle yargılama sırasında vefat eden davacı ... terekesi bakımından ıslah nedeniyle geçici, sürekli iş göremezlik kazanç kaybı, bakıcı ve destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin davalı işletenler bakımından tam kabulüne, sigorta şirketleri yönünden reddine, manevi tazminat isteminin davalı ... A.Ş yönünden tümden reddine, diğer davalılar yönünden tam kabulüne karar verilmiştir.

6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 56/1.fıkrasına göre bir kimsenin bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verebilir. 56/2. fıkrası gereğince ağır bedensel zarar veya zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.

2918 Sayılı KTK'nun 85/1.fıkraya göre; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.

85/son fıkra gereğince; İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.

6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; aynı Kanunun 357. maddesine göre de İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemeyeceği ve istinafta yeni delillere dayanılamayacağına ilişkin maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.

(I)Mahkeme ve Esas Değişikliği;

Dava ilk önce İzmir 12. ATM'nin 2014/231 Esasına kaydedilmiş ise de 09/09/2014 tarihli tensip zaptına göre ön inceleme duruşmasının 17/11/2014 tarihine bırakıldığı ancak duruşmanın İzmir 4.ATM'nin 2014/1090 Esası üzerinden yapıldığı anlaşılmaktadır.

Dosyadaki tutanaklarda hangi sebeple mahkemenin ve esasının değiştiği yazılı değil ise de UYAP'tan yapılan kontrolde İzmir 12.ATM'nin "kapatılan" mahkeme olarak kayıtlı bulunduğu, 2014/231 esasının 15/09/2014 tarihinde kapatıldığı anlaşılmaktadır. Diğer bir ifade ile İzmir 12. ATM'nin kapatıldığı ve dava dosyasının İzmir 4.ATM'ye devredildiği, mahkemenin ve esas değişikliğinin buradan kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

(II)Birleştirme/Tefrik;

Dava konusu olayda vefat eden ... 'un çocukları ... ve ... tarafından işletenler 01/08/2014 tarihinde açılan manevi tazminat isteğine ilişkin dava da İzmir 9 AHM'nin 2014/374 E - 2015/275 K sayılı 02/07/2015 tarihli kararıyla eldeki dava dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmiştir.

Yine aynı olay nedeniyle müteveffa ...'un ilk evliliğinden olma kızı ... tarafından işletenler ..., ... A.Ş, sürücü ... ve sigorta şirketleri aleyhine 14/08/2014 tarihinde açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin dava da İzmir 3.ATM'nin 2014/317 E - 2015/113 K sayılı 05/03/2015 tarihli kararıyla eldeki dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

Yine aynı olayda ... ağır yaralanması ve ...'in ölümü nedeniyle ..., ... ve ... tarafından araç işleteni ... , ... A.Ş, sürücü ... ve sigorta şirketi aleyhine 07/08/2014 tarihinde açılan maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkin dava da İzmir 1.ATM'nin 2014/838 E - 2014/351 K sayılı 30/09/2014 tarihli kararıyla eldeki dava dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmiştir.

Yargılama sırasında birleşen dosyaların özellikle davacılarının talebi üzerine 26/04/2022 tarihli duruşmada tefrikine karar verilmiştir. Tefrik sonrası dava dosyası kül halinde aynı mahkemenin 2022/400 Esasına kaydedilmiş, yapılan yargılama sonucunda 2022/611 K sayılı 16/06/2022 tarihli kararıyla asıl dava dosyasından tefrik edilen tüm birleşen davaların kabulüne karar verildiği tespit edilmiştir.

Verilen karara karşı davalı ... , işletenler ... ve ... A.Ş vekillerinin istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İzmir BAM 20.HD'nin 2022/1759 E - 2022/1635 K sayılı 27/10/2022 tarihli kararıyla eksik istinaf karar ve ilam harcı alınması nedeniyle geri çevrilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Özetle dava dışı ... ve arkadaşları tarafından İzmir 1.ATM'nde açılan ve bu mahkemenin 2014/838 E - 2014/351 K sayılı 30/09/2014 tarihli kararıyla eldeki dava dosyasıyla birleştirilen dava dosyası, daha sonra tefrik edildiğinden davalılar vekillerinin ... için hesaplanan geçici ve sürekli iş göremezlik bakıcı giderine yönelik istinaf başvurusu incelenmemiştir.

(III) Davacının Ölümü/Terekeye Temsilci Tayini;

Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, 6100 Sayılı HMK’nın 50.maddesinde tanımlanan gerçek kişilerin taraf ehliyeti ve 4721 Sayılı TMK'nın 28/1. fıkrası uyarınca ölümle son bulur. Kural olarak bu durumda mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. 6100 Sayılı HMK'nın 55. Maddesi hükmü dikkate alınarak ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının, davayı dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir. Bu halde mirasçılar arasında mecburi dava arkadaşlığı mevcuttur.

Davacı vekili 24/09/2020 tarihli dilekçesiyle ;davacı ...'ın öldüğünden söz edilerek davada taraf olmayan mirasçılarından ..., ..., ..., ...'in vekaletnamelerini ibraz ederek veraset ilamında ismi çıkan ... isimli şahsın diğer mirasçılar tarafından tanınmadığını, böyle bir kardeşleri olmadığını beyan ettiklerini, bu kaydın düzeltilmesi için İzmir 18.AHM'nin 2019/196 Esasında dava açıldığını, davanın devam ettiğini bildirmiştir.

Anılan dilekçeye ekli Karşıyaka 2.SHM'nin 2019/457 E - 2019/515 K sayılı 14/04/2019 tarihli veraset ilamı incelendiğinde; davacı ...'in 18/03/2019 tarihinde dul olarak vefat ettiği, geriye mirasçı olarak ...'ten olma ... , ...'den olma ... , ... ' den olma ..., ... , ... , ... , ... , ... , ... ile ... 'ten olma ... 'in kaldığı anlaşılmaktadır.

Özetle Davacı vekilinin ... dışında diğer mirasçıların tamamının vekaletnamesini dosyada bulunduğu anlaşılmaktadır. Nitekim; Davacı vekili tüm mirasçılardan vekaletname alınması gerektiğini ancak bunun ... yönünden mümkün olmadığından Av. ... 'ın tereke temsilcisi olarak tayin edilmesi istemiyle 30/12/2021 tarihinde dava açmıştır.

Merci tayini sonucunda yetkili ve görevli kılınan İzmir 11.SHM'nin 2022/941 E - 2022/1444 K. sayılı 06/10/2022 tarihli kararıyla ... 'in terekesine temsilen Avukat ... 'ın temsilci olarak atanmasına karar verilmiş, bu karar istinaf kanun yoluna başvurmaksızın 29/11/2022 tarihinde kesinleşmiştir.

Somut olayda yargılama sırasında ölen ... 'in çocukları arasında gözüken nüfus müdürlüğünde yapılan hata ile tescil edildiği iddia edilen ... 'in vekaletnamesinin alınamaması nedeniyle şeklen taraf teşkili sağlanmadığından 4721 Sayılı TMK'nun 640.maddesi gereğince terekeye temsilci tayini ile tayin edilen temsilciden alınan vekaletname ile davaya devam edilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.

(IV) Kusur; Kural olarak 6098 Sayılı TBK'nun 74 maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır

İzmir 3. Ağır CM'nin 2013/283 E - 2014/275 K sayılı 20/05/2014 tarihli kararının incelenmesine; "dava dışı sanık sürücü ... 'un sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüs ile kendisine kırmızı ışık yandığı halde ışık ihlali yaparak kavşağa hızını hiç düşürmeden girip müştekilerden ... 'nün sürücüsü olup ölen ... 'un sağ ön koltuğunda ve müşteki ...'ın sağ arkada oturur şekilde yolcu olarak bulunduğu otoya sağ yan kısmından çarptığı, bunun sonucunda ... 'in yaşamını yitirip müştekilerin de temin edilen hastahane kayıtları ile sabit olmak üzere nitelikli şekilde yaralandıkları, sanığın savunmalarında ışığın fasılalı yandığını zannettiğini belirttiği halde mahkememizce izlenen CD içerisinde sanığın otobüsünün kırmızı ışıkta geçtiğinin net olarak belli olduğunu, sanığın hızının kavşak bölgesi itibariyle çok yüksek değil ise de ışıkların bulunduğu kavşakta hareket halinde olup kırmızı ışığa yönelen aracın hızını hiç kesmediği, bu haliyle sanığın ön gördüğü halde istenmeyen neticenin gerçekleşmesine iradi hareket ile neden olduğu ve TCK'nun 22/3.maddesinde tanımlanan bilinçli taksir hükmünün uygulama koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle sonuç olarak 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Bu karar Yargıtay 12.CD'nin 2015/3995 E - 2016/6680 K sayılı 19/06/2016 tarihli kararıyla onanmak suretiyle kesinleşmiştir.

Ceza yargılaması sırasında alınan 25/09/2013 tarihli trafik bilirkişi raporunda dava dışı sürücü ... 'ın asli ve tam kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir.

İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinin 21/01/2014 tarih 882 Sayılı raporunun incelenmesinde; 25/04/2013 tarihinde saat:16.15 sıralarında sanık sürücü ... yönetiminde ki ... plakalı otobüs ile İstanbul Caddesini takiben Manisa istikametine seyir halindeyken olay yeri ışık kontrollü mahallinde geldiğinde kendisine hitaben yanan kırmızı trafik lambasına rağmen kavşağa girdiği sırada, istikametine göre sol taraftan kendisine hitaben yanan yeşil trafik lambasında kavşağa giren müşteki sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobile çarpması sonucu meydana gelen ölümlü ve yaralamalı trafik kazasında (kaza tespit tutanağı, takograf, CD izleme tutanağı ve 20/09/2013 tarihli keşif ve 25/09/2013 tarihli bilirkişi raporu incelenmek suretiyle) kazanın olay kısmında anlatıldığı şekilde meydana geldiği kabul edilerek davalı sürücü ... 'un asli ve tam kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ... 'in kusursuz olduğu mütalaa edilmiştir.

Dava dışı sanık sürücünün kavşakta kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen geçmesi sebebiyle asli ve tam kusurlu kabul edilerek bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına, bir kişinin ölümüne sebebiyet verme suçundan ceza mahkemesince verilen mahkumiyet kararı İDM açısından maddi olgu yönünden bağlayıcı hale geldiğinden 2918 Sayılı KTK'nun 85/son fıkrası da gözetilerek davalıların kusura yönelen istinaf başvuruları yerinde görülmemiştir.

(V) Maluliyet/İş Göremezlik/Destek Zararı;

Trafik kazası sonucu çalışma gücünün kaybı olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirleme ise ATK İhtisas Dairesi veya Üniversite hastahanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların kişinin şikayetleri dikkate alınarak Adli Tıp uzmanı ya da uzmanları tarafından kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre belirlenmesi gerekir.

Somut olaya gelince kaza tarihi olan 24/06/2013 tarihinde yürürlükte bulunan ve raporlarda uygulanan mevzuat "Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Tespit İşlemleri Yönetmeliği"dir.

Davacı ... 'a ait Ege Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalının 07/04/2015 tarih 338 sayılı raporunda;

Trafik kazasına bağlı arızası nedeniyle olay tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerinden yararlanılarak Balthazard formulüne göre %30,3 olay tarihi ve şimdiki yaşına göre % 38,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,

Tıbbi iyileşme süresinin 6 ay olarak kabulünün uygun olacağı mütalaa edilmiştir.

  1. İstanbul ATK 3.İhtisas Kurulu 07/07/2017 Tarihli Raporu;

Davacı ... 'a ait 14033-A sayılı raporunda; 24/06/2013 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerinden yararlanılarak Balthazard formulüne göre %43,65, E cetveline göre %54,0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,

İyileşme (iş göremezlik) süresinin 24/06/2013 tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiştir.

  1. İstanbul ATK 2.Üst Kurulu 26/07/2018 tarihli Raporu;

İDM'nce raporlar arasındaki çelişkenin giderilmesi bakımından genel kurul tarafından rapor düzenlemesi istemiyle gönderildiği belirtildikten ve raporun açıklamalar kısmı 5 nolu bendinde Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD'nin 07/04/2015 tarih 338 sayılı raporu da irdelenmek suretiyle

Davacı ... 'a ait 863-B sayılı raporunda; 24/06/2013 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası nedeniyle olay tarihindeki yönetmelik hükümlerinden yararlanılarak Balthazard formulüne göre %43,65, E cetveline göre %54,0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,

İyileşme (iş göremezlik) süresinin 24/06/2013 tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiştir.

  1. İstanbul ATK 3.İhtisas Kurulu 08/04/2019 Tarihli Raporu ;

Daha önce dosya kapsamında düzenlenen tüm maluliyet raporları arasındaki çelişki giderilerek ve taraf vekillerinin maluliyet raporlarına yönelik yazılı itirazları da değerlendirilerek rapor istenmesi üzerine;

Davacı ... 'a 6301-B sayılı raporunda;

a)Yaralanması nedeniyle iyileşme (iş göremezlik/iş ve güçten kalma) süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içinde 2(iki) ay süre ile başka birisinin yardımına gereksinim duyabileceği,

b)Olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerinden yararlanılarak Balthazard formulüne göre %43,65, E cetveline göre %54,0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç olmadığı,

Bu raporda Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi ATK ABD'nin 07/04/2015 tarih 338 Sayılı raporunda öngörülen maluliyet oranının kurul ve üst kurulunun kararlarında hesaba katıldığı ifade edilmiştir.

  1. İstanbul ATK 2.Üst Kurulu 13/02/2020 Tarihli Raporu;

Dosya kapsamında düzenlenen tüm maluliyet raporları arasındaki çelişki ve taraf vekillerinin yazılı itirazları değerlendirilerek davacı vekilinin ... bakımından bakıma muhtaç olup olmadığı konusunda ek rapor sunulması için gönderilmesi sonucunda

Davacı ... 'a ait 263-B sayılı raporunda;

a)Yaralanması nedeniyle iyileşme (iş göremezlik/iş ve güçten kalma) süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içinde 2(iki) ay süre ile başka birisinin yardımına gereksinim duyabileceği,

b)Olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerinden yararlanılarak Balthazard formulüne göre %43,65, E cetveline göre %54,0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç olmadığı,

Raporda ayrıca Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD 07/04/2015 tarih 338 Sayılı raporunda arıza ve maluliyetin hesaba katıldığı mütalaa edilmiştir.

Özetle; Dosyada çelişkiler ve itirazlar üzerine birden fazla maluliyete ilişkin rapor alınmış ve sonuç olarak 1931 doğumlu ... kızı ... 'in 24/06/2013 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı olarak yaralanması nedeniyle iyileşme (iş göremezlik) süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, geçici iş göremezlik süresi içinde iki (2)süreyle başka birisinin yardımına gereksinim duyabileceği,

Geçici iş göremezlik süresinin sonundan itibaren mevcut bulgulara göre kalıcı olduğu değerlendirilen arızaları nedeniyle olay tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre birden fazla arızasından dolayı balthazard formulüne göre %43,65, E cetveline göre %54,00 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı, aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı tıbben tespit edilmiştir.

Tazminat davalarında önemli olan geçici veya kısa süreli hareket kısıtlığı değil haksız eylem sonucu yaralanan kişinin bu yaralanma nedeniyle bir süre işinden ve mesleğinden uzak kalması ve zarara yani kazanç kaybına uğramasıdır Tazminat hesabında geçici iş göremezlik süresine tıbbi şifa süresi denilmektedir. Tıbbi şifa ise bütünüyle iyileşme ve eski sağlığına kavuşma süresidir, hastaneden taburcu olma tarihi ile sınırlı değildir. Yargıtay'ın yerleşik hale gelmiş kararlarıyla bir işi ve kazancı olmayanların veya yaşlılık ve emeklilik günlerini sürdürenlerin, günlük yaşamlarında sakatlıkları oranında zorlanacak olmaları nedeniyle tazminat isteme haklarının bulunduğu kabul edilmiştir.

Bunların dışında bedensel zarara uğrayan kişi sakat kalmış ise yaşam boyu veya kısa süreli başkasının sürekli bakımına muhtaç kalmışsa bakıcı giderleri isteme hakkına da sahiptir.

Somut olayda davacı ... olay tarihinde 82 yaşında olup bir işi gücü olmasa dahi geçici iş göremezlik süresi içerisinde başkalarına göre %100, maluliyeti nedeniyle sürekli olarak %54 oranında daha fazla efor sarf edeceğinden,geçici iş göremezlik süresi içinde 2 ay süreyle başkalarına yardımına ihtiyaç duyacağından adı geçen lehine terekesine ödenmek üzere geçici iş göremezlik, daimi iş göremezlik ve bakıcı giderine hükmedilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.

Davacı ... ölen kızı ... 'un desteğinden mahrum kaldığı gerekçesiyle destekten yoksun kalma tazminatı istemiştir. Ölenin desteğinden yoksun kalanlar mirasçı olmasalar dahi eğer ölen kişinin sağlığında yardımını ve her türlü desteğini görmüşlerse veya ileri de üstün olasılıkla destek göreceklerse maddi tazminat isteyebilirler. Birbirinden destek tazminatı isteyebilecekler arasında anne ve baba da vardır.

Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre destekliğin yalnız parasal olmayacağı, özellikle çocukların anne ve babalarına destekliğin daha çok yardım ve hizmet ederek gerçekleştiği kabul olunmaktadır. Anne ve babaların yaşam süreleri çocuklarından daha kısa olduğu için onlar kendi yaşam süreleriyle sınırlı olarak destek göreceklerdir.

Ana babanın parasal durumu iyi olsa bile, ileride bir gün yardıma muhtaç olmayacaklarını önceden kestirmek olanaksız olup, anne baba için ölen çocukları bakımından destekten yoksun kalma tazminatına karar vermek gerekir. Anne babanın çocukları kaç kişi olursa olsun, maddi durumları ne derece de bulunursa bulunsun, hatta gelecekleri sosyal güvenlik kurumunca güvence altına alınmış olsa bile bir gün zarurete düşüp düşmeyecekleri, çocuklarına muhtaç olmayacakları önceden kestirilemez.

Somut olayda 1931 doğumlu ... kaza günü destekten yoksun kaldığını ileri sürdüğü beraber yaşadığı kızı ... ve kazada ağır derecede yaralanan damadı ... ile birlikte kendisinin tedavisi için hastaneye giderken kaza geçirdikleri ve kaza tarihine kadar birlikte yaşadıkları, kızının annesine gerçek anlamda destek olduğu anlaşıldığından aktüerya bilirkişisinin asıl ve ek raporuna göre desteğin asgari ücret düzeyinde gelir ettiğinin kabulüyle (babasının yani davacı ... 'ın eşinin önceden ölmüş olması nedeniyle) annesi ... 'a 2/8 oranında pay ayıracağı varsayımıyla, olay tarihi olan 24/06/2013 ile davacının ölüm tarihi olan 18/03/2019 tarihi arasındaki süreyle sınırlı olarak 21.704,86 TL destek zararının hesaplanıp hüküm altına alınmış olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.

(VI) Manevi Tazminat;

6098 Sayılı TBK'nun 56 ve 58. Maddeleri gereğince; hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İBK gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, davacıların olay tarihindeki yaşları ,davacıların ölen ve yaralananlara olan (anne,kız,damat,kardeş ve çocuk olarak) yakınlıkları, kırmızı ışıkta geçen dava dışı sürücünün tam kusurlu olarak bilinçli taksirle birden fazla kişinin (davacının %54 ve davacının damadı ... 'nün %50 oranında) ağrı derecede bedensel yaralanmasına ve bir kişinin ölümüne sebebiyet vermesi, ceza mahkemesinin kararı, yukarıda açıklanan ilkeler, davalı işletenlerin eylemindeki hukuka aykırılığın tespitinin sağlayacağı manevi tatmin ile birlikte değerlendirildiğinde İDM'ince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı somut olaya uygun olduğu anlaşıldığından davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalılar vekillerinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle,

  1. Davalı ... ve Davalı ... A.Ş'nin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b. 1) bendi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

  2. Davalı ... ve Davalı ... A.Ş tarafından peşin yatırılan (492,00 + 492,00) toplam 984,00 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile toplam (3.510,34+ 3.510,34) 7.020,68‬‬ TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 13.321,76 TL'dan mahsubuyla, bakiye 6.301,08‬ TL'nin adı geçen davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına,

  3. Adı geçen davalılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  4. Artan gider avansının yatıranlara iadesine,

  5. Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 13/10/2023 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kesin-izmirKazasıTazminatYaralanmalı/ManeviMaddinumarasımahkemesiÖlümlümernisTrafik

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim