İzmir BAM 23. HD 2024/820 E. 2024/885 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
bam
2024/820
2024/885
10 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
23. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/820
KARAR NO : 2024/885
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/12/2023
NUMARASI : 2023/578 Esas 2023/1021 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : TORBALI 1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/06/2023
NUMARASI : 2023/204 Esas 2023/222 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 10/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/05/2024
İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi ile Torbalı 1.Asliye Hukuk Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı, davalı ile yeraltı kablo döşemesi, elektrik beton direği dikimi, elektrik tel çekimi, elektrik kablo başlıkları yapımı, trafo binaları, modüler hücre döşemesi işinin 273.760,00 TL bedelle yapımı konusunda sözlü olarak anlaştıkları, davalının iş bedeli olan 232.000,00 TL'yi ödediğini, ancak kdv bedelini ödemediğini, tahsili için başlatılan Torbalı İcra Müdürlüğünün 2022/4527 sayılı icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARARLAR:
Davanın ilk açıldığı Torbalı 1.Asliye Hukuk Mahkemesince; dava dilekçesinde Ticaret Mahkemesi sıfatıyla denilmek suretiyle dava açıldığından ve Çeşme ilçesinin İzmir Asiye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinde olduğundan bahisle dosyanın İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine devrine, (Gönderilmesine) karar verilmiştir.
Dosyanın gönderildiği İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesince; davacının "elektrik tesisatı, kablolu tv vs" işinde vergi mükellefi olduğu, gerçek kişi olan davacının gerçek usulde işletme esasına göre defter tuttuğu, en son vergi beyannamesindeki gayrisafi hasıla miktarı dikkate alındığında bilanço esasına göre defter tutma hadlerinin altında kaldığı, dolayısıyla davacının tacir sıfatını haiz olmayıp, esnaf olduğu, davacının tacir sıfatına sahip olmaması sebebiyle davanın ticari dava olarak kabul edilemeyeceği, eser sözleşmesinin TBK’nunda düzenlendiği nazara alındığında davanın mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
GEREKÇE:
Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.
TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3. maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.
19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre;
-
Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar,
-
Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasında; "Aşağıda yazılı tüccarlar, I inci sınıfa dahildirler:
- Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 7.200.000.000 (2022 yılı için 400.000,00 TL) lirayı veya satışlarının tutarı 8.640.000.000 (2022 yılı için 570.000,00 TL) lirayı aşanlar;
2.Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 3.600.000.000 (2022 yılı için 400.000 TL) lirayı aşanlar;
3.1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı, işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 7.200.000.000 (2022 yılı için 400.000 TL) lirayı aşanlar;..."denilmek suretiyle anılan Bakanlar Kurulu Kararına göre 2022 yılı için esnaf veya tacir sayılma hadleri belirlenirken dikkate alınacak nakdi limitler belirlenmiştir.
Somut olayda; dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemidir. Eser sözleşmesi TBK’da düzenlendiğinden eldeki dava mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Bu durumda; yukarıda açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak tarafların tacir olup olmadığı hususu araştırılarak sonucuna göre görevli mahkemenin tayin edilmesi gerekmektedir. Davalının tacir olduğu ihtilafsızdır. Davacı gerçek kişinin ise ticaret sicilinde kaydı bulunmadığı ve Esnaf ve Sanatkarlar odasına kayıtlı olduğu bildirilmiş olmakla beraber Kocatepe Vergi Dairesi Müdürlüğünün 14/092023 tarihli yazısında davacının, 01/12/2015 tarihi itibariyle bina ve bina dışı yapıların elektrik tesisatı, kablolu tv ve bilgisayar ağı tesisatı kurulum faaliyetine başladığı, faaliyetinin devam ettiği, 2022 yılı vergilendirme döneminde gerçek usulde işletme hesabı usulüne göre vergilendirildiği, ikinci sınıf tüccar sayıldığı bildirilmiş, yazı ekinde gönderilen, davalının 2022 yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesinin incelenmesinde, 2022 yılı itibariyle dönem içinde satın alınan emtia tutarının 1.262.868,00 TL, dönem içinde elde edilen hasılatının ise 1.100.000,00 TL olduğu bildirilmekle VUK’nun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının 2. bendinde belirtilen limiti aştığı görülmektedir. Dolayısıyla, davacı tacir sıfatına sahiptir. Taraflar tacir olduğundan ve iş her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirdiğinden nisbi ticari dava niteliğindeki uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.
Açıklanan nedenlerle, İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 21 ve 22. maddeleri gereğince İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
-
Dosyanın yargı yeri belirlenmesini talep eden mahkemesine iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 10/05/2024 günü oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19