Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
bam
2024/2218
2024/1598
12 Temmuz 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
23. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/2218
KARAR NO : 2024/1598
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/04/2024
NUMARASI : 2024/260 Esas 2024/275 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 12/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/07/2024
İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/04/2024 tarih 2024/260 esas 2024/275 karar sayılı kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olup, dosya heyetçe incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı, taraflar arasında düzenlenen 13/08/2022 tarihli araç kiralama sözleşmesi gereğince davacı yana ait aracın, nakliyesi sağlanarak davalıya teslim edildiğini, sözleşme gereğince düzenlenen faturanın davalıya tebliği üzerine davalı yanca süresinde fatura iade işlemi yapılmadığını, cari hesap ekstresine ve taraf ticari defterlerine göre davalının borçlu olduğunun anlaşılacağını ileri sürerek fatura bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:
Mahkemece; somut olayda uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı, HMK'nun 4/1-a maddesi uyarınca davanın görevli İzmir Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Karara karşı davacı ve davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı tarafça verilen istinaf dilekçesinde; her iki tarafın tacir ve uyuşmazlığın ticari işletme ile ilgili olması nedeniyle davanın nispi ticari dava niteliğinde olduğu, bu nedenle Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği, görev hususunda HMK'nun 4. Maddesinin değil TTK'nun 5. Maddesinin uygulanması gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı tarafça verilen istinaf dilekçesinde; dava dilekçesi ve eklerinin kendilerine tebliğ edilmeden dosya üzerinden davanın usulden reddine karar verilmesi ile davalının savunma hakkının kısıtlandığını, icra takip dosyasında davalının vekili bulunmasına rağmen itirazın iptaline ilişkin dava dilekçesinin vekile tebliğ edilmemesinin yanlış olduğu, bu suretle davalı yaranına vekalet ücreti verilmemesinin de hatalı olduğu ileri sürülmüştür.
GEREKÇE:
- Davalının istinaf kanun yolu başvurusunun incelenmesinde;
A-Mahkemenin görevli olması dava şartıdır (HMK. m.114/1-c). Dava şartları ve ilk itirazlar ön incelemede sonuca bağlanır. Ön inceleme ise, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra yapılır (HMK. m.137/1, 139/1 ilk cümle). Buna göre, görevsizlik kararı verilebilmesi için; dava dilekçesinin davalıya tebliği, cevap süresinin (HMK. m. 127/1) beklenmesi, süresi içinde cevap verilmesi halinde davacıya tebliği, onun cevaba cevap verme süresinin (HMK. m.136/1) beklenmesi, verdiğinde bunun diğer tarafa tebliği ve davalının ikinci cevap süresinin beklenmesi zorunludur. Mahkemenin, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebileceğini öngören aynı Kanun'un 138. maddesi hükmü, dilekçelerin karşılıklı verilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu hüküm, hakime, belirtilen hususlar hakkında gerekmiyorsa ön inceleme duruşması yapmaksızın karar verebilme yetkisi tanır. Ön inceleme duruşması yapmaksızın dosya üzerinden karar verilebilmesi için de, davanın ön inceleme aşamasına getirilmiş olması gereklidir. Yasa'nın 137'nci maddesinin (1.) fıkrasında, ön inceleme dilekçelerinin karşılıklı verilmesinden sonra yapılacağının açıkça öngörülmüş olması karşısında, dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında hakim tarafından kendiliğinden gözetileceğine ilişkin 115/1. madde hükmü de, bu hususlarda, davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmeden karar verilebileceğine izin verir tarzda bir yoruma elverişli değildir.
Diğer yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 1086 sayılı Kanun'dan farklı olarak iddia ve savunmanın genişletilmesi yahut değiştirilmesi yasağını dava ve cevap dilekçesinin verilmesiyle başlatmamış; bu yasağı, dilekçelerin karşılıklı verilmesinin tamamlanmasına, bazı hallerde ön inceleme duruşmasına kadar ileriye ötelemiştir. Tarafların bu haklarını kullanabilmeleri, dilekçelerin karşılıklı olarak verilmesini veya bunun için kanunda belirlenen sürelerin geçmesini gerekli kılar. Bazı hallerde dava dilekçesindeki talebe göre görevli olmayan mahkemenin, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi veya ikinci cevap dilekçesinin verilmesinden sonra görevli hale gelmesi mümkün bulunmaktadır. Ayrıca 6100 sayılı Kanun, eskisinden farklı olarak, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi üzerine dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etme hakkını davalıya da tanımıştır.(m. 20/1) Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde davalıya kararı veren mahkemeden yargılama giderlerini talep etme hakkı da vermiştir (m. 331/2 son cümle). Davalının bu haklarını kullanabilmesi, dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilmiş olmasını gerektirir.
6100 sayılı HMK'nın 114. maddesi uyarınca dava şartlarından olan görev konusunda aynı Kanunun 138. maddesi uyarınca dosya üzerinden karar verilebilir ise de, ancak bunun için dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilerek savunma hakkı tanınması gerekir. Dava dilekçesi tebliğ edilmeden dosya üzerinden tensiben görevsizlik kararı verilmesi HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına da aykırılık oluşturmaktadır (Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 24/05/2017 tarih 2016/7106 esas 2017/6398 sayılı kararı)
Somut olayda mahkemece, davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmeden ve savunma hakkı verilmeden tensiben görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine kararı verilmesi Anayasa'nın 36. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenme hakkına aykırıdır.
B-Kabule göre; Davalı, vekilinin icra dosyasında vekaletinin bulunduğu ve dava dilekçesinin kendisine tebliği gerektiği yönündeki istinaf istemi Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 03/06/2022 tarih 2021/1 esas 2022/3 karar sayılı kararı karşısında yerinde değildir.
C-Yine kabule göre; Görevsizlik kararı ile davalı yararına vekalet ücreti hükmedilemeyeceğinden bu yöndeki istinaf istemi de yerinde değildir.
- Davacının istinaf kanun yolu başvurusu üzerine ve HMK'nun 355 maddesi gereğince resen yapılan inceleme sonunda;
HMK'nun 4/a maddesi hükmüne göre,”kiralanan taşınmazların 9.6.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra iflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara” bakmaya görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemeleri olduğu belirtilmiştir.
HMK'nun da yapılan bu yasal düzenleme ile icra hukukundan kaynaklanan tahliye davaları hariç olmak üzere kira ilişkisinden kaynaklanan tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar, tarafların sıfatlarına ve miktara bakılmaksızın sulh hukuk mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiştir.
TBK'nun 299.maddesinde ''Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.'' şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Somut olayda; taraflar arasında düzenlenen 13/08/2022 tarihli araç kiralama sözleşmesi başlıklı sözleşmenin;
3.maddesinde; "Kiracının şantiyesinde aşağıda cins ve miktarları belirtilen araçların aylık çalışması için kiralanması işidir. Araçlar Muğla ... Ocağı tesislerinde çalışacaktır. Kiracı Mal sahibinin izni dışında başka şantiyede araçları çalıştıramaz."
-
Maddesinde "aracın cinsinin 1 adet 2017 model ... Yükleyici olduğu, aylık tutarın 40.000 TL + KDV olduğu, araçların toplam 6 aylık kiraya verildiği, Makine boş kasa dahi 6 aylık kirasının ödeneceği, Her ay sonu hesap yapıldıktan sonra mal sahibi tarafından fatura kesilip ödemesinin yapılacağı",
-
Maddede Özel şartların belirtildiği,
"a- Kira müddetince Operatör, SS, yemek ve konaklama giderleri Kiracıya aittir.
b- İş makinasının gidiş nakliyesi kiracıya, dönüş nakliyesi Kiraya verene aittir.
c- Araçların çalışma sırasındaki yakıt giderleri Kiracıya aittir. Yakıttan dolayı oluşacak arızalar kiracıya aittir.
Araçların çalışma esnasındaki lastik patlak vs. bakımları ufak tefek bakımarı Kiracı tarafından yaptırılacaktır.
d- İş makinasının bakımı yapılmış bir şekilde ve çalışır vaziyette Kiracıya teslim edilecektir. İş makinasının aylık ve rutin bakımları Kiraya verene aittir.
e- Operatörün İş Güvenliği ile ilgili alınacak önlemler, alet edevat techizatları ve tüm sorumlulukları Kiracıya aittir.
f- İş bu sözleşme ile araçlar teslim edildikten sonra 6 ay boyunca Kiracıda boş kalsa bile kira ödenecektir.
g- Günlük çalışma saatleri 10 saattir. 10 Saat üzeri mesai alınacaktır. Çalışma sabah 08.00 başlar, akşam 18.00 da biter. Bu saatler içinde Kiracı araçları boş bıraksa dahi günlük kirasını ödeyecektir. Mesai tutarları yukarıdaki saatler dışında çalıştırılarsa hesaplanacaktır. Mesai şaatleri aylık tutarlar aya ve saate bölünerek çıkartılır.
h- Mesai saatleri,işe başlama saati ve bitimi Oparatör ve şoförler tarafından puantaj edilerek şantiye yetkilisine imzalattırılır. Şantiye yetkilisi bu işlemi takip emese dahi operatör ve şoförlerin kayıtları esas alınır.
i- Aylık iki (2) gün araçların bakım günü olacaktır. Arızalı günlerde bu bakım süresi düşülür.
j- Çalışma esnasındaki tonaj cezaları Kiracıya aittir.
k- İş bu araçların işe başlama tarihi 13/08/2022 olarak belirlenmiştir."
- Maddede; Mal Sahibinin Sorumluluğu ve Kazalar
6.1. Mal Sahibi'nin kiracı'ya ait iş yerinde Kiracı'ya ait işle ilgili olarak çalıştıracağı personelinin, çalışmaya başlamadan evvel 4857 sayılı İş kanunu, 6331 sayılı yasa ile 7/7583 sayılı işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğü, 7/8602 sayılı yapı işlerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine göre her türlü güvenlik önlemlerini almakla yükümlüdür. Bu güvenlik önlemleri sadece Mal sahibinin araçlarını kapsar, aksi taktirde Kiracının tesisinde ya da beton döküleceği yerlerde alınması gereken güvenlik önlemleri ve bu güvenlik önlemlerinden kaynaklanacak her türlü zarar, ziyan ve can kaybından dolayı oluşacak zararlar Mal Sahibini bağlamaz. Güvenlik önlemleri ile ilgili her türlü alet edevat Kiracı tarafından temin edilecektir.
6.2 Mal sahibi'nin çalışanlarının ya da üçüncü kişilerin uğrayacağı zararları, herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın derhal ve defaten tazmin etmekle yükümlüdür.
6.3 Kiracı, herhangi bir nedenle Mal sahibi'nin vermiş olduğu zararı tazmin etmek yükümü ile karşılaşır ise; bu nedenle uğrayacağı her türlü zararı ayrıca ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın, Mal Sahibi'nin alacağından kesebilecek ve Mal Sahibine rücu edebilecektir.
6.6 Mal Sahibi işin başlangıcından bitimine kadar iş sahasında yasalar, tüzükler ve şartnamelerde yazılı olan tüm emniyet ve sağlık tedbirlerini almak zorundadır." şeklinde kararlaştırma bulunduğu görülmektedir.
Davacı, "kepçe çalışma bedeli" açıklaması ile düzenlediği fatura bedelinin tahsilini istemektedir. Dayanak sözleşmenin taraflarca "araç kiralama sözleşmesi" başlığı altında düzenlenmesi sözleşmenin niteliği açısından bağlayıcı değildir. Sözleşmenin niteliğinin belirlenmesi için öncelikle davacıya ait kullanımı özel teknik bilgi ve belge gerektiren iş makinesinin kiraya veren tarafından istihdam edilen operatör tahsis edilerek davalıya teslim edilip edilmediğinin taraflardan sorularak saptanması, İnsan unsurunun kira sözleşmesinin konusu olamayacağının gözetilmesi, sonrasında ise sözleşme hükümleri değerlendirilerek sahada kullanılan iş makinesinin davalının kullanımına terk edilip edilmediğinin buna göre sözleşmenin kira sözleşmesi veya hizmet sözleşmesi olup olmadığının yorumlanması gerekir. Zira, uygulamada “sürücülü kiralama” diye ifade edilen ilişkilerde örneğin “vinç hizmeti, kepçe hizmeti, taşıma hizmeti” verildiği kabul edilmektedir. Sahada yapılan işin niteliğine ve çalışma şekline göre eser sözleşmesi olarak dahi değerlendirilmesi mümkün sözleşmeler olabilir. (Yargıtay 3.HD 2017/2217-4710, 2017/8678-2018/705, 2017/2931-2018/4240, 2017/2055-6683, 2017/2031-7172 E/K, İzmir BAM 6.HD 2019/390-2019/378, 2018/2281-1564, 2018/1397-2018/1057, 2019/665-580 E/K ) Bu nedenle mahkemece, değinilen yönler araştırılıp değerlendirilmeden uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığından bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle davalının ve davacının belirtilen yönlere ilişkin istinaf kanun yolu başvurularının kabulü ile ve HMK'nun 355 maddesi gereğince resen yapılan inceleme sonunda mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden görülmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
-
Davalının ve davacının belirtilen yönlere ilişkin istinaf kanun yolu başvurularının KABULÜ ile ve HMK'nun 355 maddesi gereğince resen yapılan inceleme sonunda İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/04/2024 tarih ve 2024/260 esas 2024/275 karar sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/a. 3. 6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
-
Dosyanın yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderilmesine,
-
İstinaf karar harcının isteği halinde yatırana iadesine,
-
İstinaf gider fazlalığı bulunması halinde yatırana iadesine,
-
Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-b maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12/07/2024 günü oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52