SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1316

Karar No

2024/1524

Karar Tarihi

27 Haziran 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

22. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1316

KARAR NO : 2024/1524

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/39

KARAR NO : 2024/56

DAVA TARİHİ : 19.01.2024

KARAR TARİHİ : 29.01.2024

DAVANIN KONUSU : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit

KARAR TARİHİ : 27.06.2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 27.06.2024

Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.01.2024 tarihli, 2024/39 Esas ve 2024/56 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, raportör üye tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı takip alacaklısı ...'ın ... Şirketine karşı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile Antalya Genel İcra Dairesi 2023/70946 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, daha sonra borçlu taraf olan ... Şirketi adına müvekkilinin oğlu olan ...'ya sırasıyla 89/1, 89/2 ve 89/3 ihbarnameleri gönderdiğini, kişinin itiraz etmemesi sebebiyle bahse konu icra dosyasına müvekkilinin oğlu ...'nın borçlu olarak eklendiğini, davalı takip alacaklısının, dava dışı takip borçlusu ... ile müvekkili arasına doğduğunu iddia ettiği toplam 824.818,06 TL alacağı sebebiyle müvekkiline sırasıyla 89/1, 89/2 ve 89/3 ihbarnamelerini gönderdiğini, 89/3 ihbarnamesinin müvekkiline 05.01.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkilinin oğlu olan ... ile arasında bir borç ilişkisi veya borç doğurucu herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin takip borçlusu ...'ya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Mahkemece, dava dilekçesinde belirtildiğine göre, 1., 2. ve 3. haciz ihbarnamelerinin davacılara tebliğinden sonra eldeki menfi tespit davasının açıldığı, davacılar ile alacaklı davalı arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı, uyuşmazlığın davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde çıkarılan haciz ihbarnameleri nedeniyle borçtan davacıların sorumlu olup olmadığının tespitine ilişkin olması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, davanın, 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine, Mahkemenin görevsizliği'ne, görevli mahkemenin Manisa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.

Karar karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut uyuşmazlıkta takibin dayanağını teşkil eden belgenin çek olup, bu kapsamda kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, açılan menfi tespit davasının kambiyo senedine dayanmasından dolayı Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, davanın görev yerinin Asliye Ticaret Mahkemesi olmasından dolayı 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesi uyarınca öngörülen zorunu arabuluculuk şartının sağlanmadığını, bu dava şartının sonradan tamamlanamayan dava şartlarından olduğunu, mahkemece dava dilekçesi müvekkiline tebliğ edilmeden, müvekkilinin cevap dilekçesi vermesi sağlanmadan ve ön inceleme duruşması icra edilmeden dosya üzerinden inceleme yapılarak davanın usulden reddine karar verilmesinin müvekkilinin hukuki dinlenilme hakkını kısıtlandığını istinaf sebepleri olarak belirtmiştir.

Davacı vekili istinaf başvurusuna cevap olarak özetle; 16.01.2024 tarihinde arabuluculuğa başvurduklarını, 19.01.2024 tarihinde ise işbu davayı açtıklarını, mahkemece Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesine göre son tutanağın 1 haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulmasının istenmesi gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmediğini, görevsizlik hususunda ilk derece mahkemesi kararına bir itirazlarının bulunmadığını belirtmiştir.

GEREKÇE:

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek inceleme yapılmıştır.

Dava; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 89/3. maddesi gereğince açılan menfi tespit isteğine ilişkindir.

Mahkemenin görevli olması dava şartıdır (HMK. mad. 114/1-c). Dava şartları ve ilk itirazlar ön incelemede sonuca bağlanır. Ön inceleme ise, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra yapılır (HMK. mad. 137/1, 139/1 ilk cümle). Buna göre, görevsizlik kararı verilebilmesi için; dava dilekçesinin davalıya tebliği, cevap süresinin (HMK. m. 127/1) beklenmesi, davanın tabi olduğu yargılama biçimine göre, süresi içinde cevap verilmesi halinde davacıya tebliği, onun cevaba cevap verme süresinin (HMK. mad. 136/1) beklenmesi, verdiğinde bunun diğer tarafa tebliği ve davalının ikinci cevap süresinin beklenmesi zorunludur. Mahkemenin, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebileceğini öngören aynı Kanun'un 138. maddesi hükmü, dilekçelerin karşılıklı verilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu hüküm, hakime, belirtilen hususlar hakkında gerekmiyorsa ön inceleme duruşması yapmaksızın karar verebilme yetkisi tanır. Ön inceleme duruşması yapmaksızın dosya üzerinden karar verilebilmesi için de, davanın ön inceleme aşamasına getirilmiş olması gereklidir. Yasa'nın 137. maddesinin (1.) fıkrasında, ön inceleme dilekçelerinin karşılıklı verilmesinden sonra yapılacağının açıkça öngörülmüş olması karşısında, dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında hakim tarafından kendiliğinden gözetileceğine ilişkin 115/1. madde hükmü de, bu hususlarda, davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmeden karar verilebileceğine izin verir tarzda bir yoruma elverişli değildir.

Diğer yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 1086 sayılı Kanun'dan farklı olarak iddia ve savunmanın genişletilmesi yahut değiştirilmesi yasağını dava ve cevap dilekçesinin verilmesiyle başlatmamış; bu yasağı, dilekçelerin karşılıklı verilmesinin tamamlanmasına, bazı hallerde ön inceleme duruşmasına kadar ileriye ötelemiştir.

Tarafların bu haklarını kullanabilmeleri, dilekçelerin karşılıklı olarak verilmesini veya bunun için kanunda belirlenen sürelerin geçmesini gerekli kılar. Bazı hallerde dava dilekçesindeki talebe göre görevli olmayan mahkemenin, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi veya ikinci cevap dilekçesinin verilmesinden sonra görevli hale gelmesi mümkün bulunmaktadır. Ayrıca 6100 sayılı Kanun, eskisinden farklı olarak, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi üzerine dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etme hakkını davalıya da tanımıştır (mad. 20/1). Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde davalıya kararı veren mahkemeden yargılama giderlerini talep etme hakkı da vermiştir (m. 331/2 son cümle). Davalının bu haklarını kullanabilmesi, dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilmiş olmasını gerektirir.

6100 sayılı HMK'nin 114. maddesi uyarınca dava şartlarından olan görev konusunda aynı Kanun'un 138. maddesi uyarınca dosya üzerinden karar verilebilir ise de, ancak bunun için dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilerek savunma hakkı tanınması gerekir. Dava dilekçesi tebliğ edilmeden dosya üzerinden tensiben görevsizlik kararı verilmesi HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına da aykırılık oluşturmaktadır.

Bu genel anlatımlar ışığında somut olaya gelince; mahkemece davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmeden, dilekçeler aşaması tamamlanmadan 29.01.2024 tarihinde görevsizlik nedeniyle usulden ret kararı verilmesi Anayasa'nın 36. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenme hakkına aykırıdır. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 07.01.2019 tarih, 2018/5467 esas ve 2019/22 karar sayılı ilamı)

O halde, Mahkemece yapılacak işlem; usulüne uygun olarak 6100 sayılı HMK ile öngörülen yargılama aşamalarına uyulup, dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra görev hususunda değerlendirme yapılarak ulaşılacak sonuca göre karar vermekten ibaret olacaktır.

6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesinde de; "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması" halinde, HMK'nın 353/1-a bendi uyarınca bölge adliye mahkemesinin, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar vereceği yönünde düzenleme getirilmiştir.

Bu durumda, ilk derece mahkemesince hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilmiş olması nedeniyle, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6. maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

  2. Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29.01.2024 tarihli, 2024/39 Esas ve 2024/56 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1. a. 6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

  3. HMK'nın 353/1. a maddesi gereğince Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  4. İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvuran davalıya iadesine,

  5. İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,

  6. HMK'nın 359/4. maddesi gereğince, temyizi kabil olmayan kararın ilk derece mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere 27.06.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınTespitAçılanizmirŞahısTarafındankonusuMenfigerekçe3.hüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim