SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 22. HD 2022/1018 E. 2024/1149 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1018

Karar No

2024/1149

Karar Tarihi

14 Mayıs 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

22. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1018

KARAR NO : 2024/1149

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/105

KARAR NO : 2021/719

DAVA TARİHİ : 20.03.2019

KARAR TARİHİ : 17.12.2021

DAVANIN KONUSU : İpoteğin Kaldırılması

KARAR TARİHİ : 14.05.2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 14.05.2024

Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.12.2021 tarihli, 2019/105 Esas ve 2021/719 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, raportör üye tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA:

Davacılar vekili, mülkiyeti daha önce müteveffa ... adına eski ... ili, ... ilçesi, ... Mah. Pafta ..., Parsel ... (yeni ... ada ... parsel) de kayıtlı bulunan taşınmazda o zamanki maliki tarafından davalı şirket lehine ticari amaçla 14.08.1996 tarih ve 2954 yevmiye numarası ile 1.000.000.000 ETL bedelli ipotek tesis edildiğini, söz konusu ipoteğe konu borç belirlenen sürede ödenmeyince alacaklı olan davalı şirket tarafından Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğü'nün 1996/7351 Esas sayılı dosyasında ipotek borçlusu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını ve borçlusuna ödeme emri tebliğ edildiğini, bir süre sonra söz konusu dosya borcunun dosya borçlusu tarafından 06.05.1997 tarihinde ödendiğini ve kendisine İcra Dairesi tarafından aynı tarihli tahsilat makbuzu verildiğini, ayrıca alacaklı vekili tarafından "ipotek alacağının tamamının tahsil edildiğine" dair 25.02.1998 tarihli belge düzenlenerek borçluya verildiğini, ancak o tarihte ve sonrasında taşınmazın tapu kaydında bulunan ipoteğin kaldırılmadığını, o zamanki malikin de ilgilenmediğini, mirasçıların söz konusu arsa niteliğindeki taşınmazda bina yapılması amacıyla müteahhitle anlaşıp kat irtifakı kurulduktan sonra tapu kaydında ipotek olduğunun fark edildiğini, bunun üzerine adı geçen şirketin sahibi-yetkilisinin arandığını, ancak şirketin yetkilisi olan esas sahibinin de vefat etmiş olduğunun şirketin faaliyette bulunmadığının öğrenildiğini, böylelikle borcu ödenmiş olan ipoteğin kaldırılması için bir muhatap bulunamadığını ileri sürerek, mülkiyeti müvekkillerine ait bulunan .. ili, ... ilçesi, ... Mah., eski pafta ..., parsel ... (yeni ... ada ... parsel) de kayıtlı olan taşınmazda eski malik tarafından davalı şirket lehine tesis edilmiş olan 14.08.1996 tarih ve 2954 yevmiye numaralı, 1.000.000.000 ETL bedelli ipoteğin kaldırılmasına ve tapu kaydındaki ipotek şerhinin terkinine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.

CEVAP :

Davalı davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafa tüzel kişiliği sona eren şirketin ihyasını sağlamak üzere süre verildiği, davacı tarafça açılan ihya davasında İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2020/337 Esas, 2021/438 Karar sayılı kararla davanın reddine karar verildiği, tarafların istinaf etmemesi üzerine kararın kesinleşiğinin anlaşıldığı, davalı şirkete karşı açılan davada taraf teşkili sağlanamadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ:

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davalı sıfatının değiştirilmesi ve artık davalı hazine olarak davaya devam edilmesi gerekirken bu şekilde karar verilmesinin doğru olmadığını, hazineye neden tebligat yapıldığını, 1996 yılında sicile işlenmiş olan ipotek bedelini ödenmiş olmasına rağmen bu şekilde tapu sicilinde ipotek gözükmesinin hali hazırda müvekkilleri ve mirasçılarını mağdur edeceğini, Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğü'nün 1996/7351 Esas sayılı dosyasında ipotek borçlusu müvekkilinin aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipte 06.05.1997 tarihinde ödenmesiyle takibin işlemden kaldırıldığını, müvekkillerinin elinde ipotek bedelinin ödendiğine dair belgeler de mevcut iken salt dava şartı yokluğundan davanın reddedilmesinin bu aşamada doğru olmadığını, her ne kadar mahkeme kararında dava şartı yokluğu denilse de ihya davasının sonucunda hazinenin yasal hasım olduğuna karar verilmesiyle taraf teşkili sağlandığını ileri sürerek, eksik inceleme ve yanlış değerlendirmelerle verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, talepleri doğrultusunda tapu kaydındaki ipotek şerhinin terkinine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.

GEREKÇE:

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek inceleme yapılmıştır.

Dava, ipoteğin kaldırılması isteğine ilişkindir.

İpotek, kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan, sınırlı bir ayni haktır. Türk Medeni Kanunu maliklerin mülkiyeti satış yoluyla devretmeleri sırasında doğan alacaklarını koruma gereği duyduğundan alacaklarını teminat altına alabilmeleri için taşınmaz üzerinde ipotek tesis hakkı sağlamıştır. Alacak sona erdiği halde, alacaklı, terkin taahhüdüne rağmen terkin talebinde bulunmazsa taşınmaz maliki ipoteğin fekkini (kaldırılmasını) dava yoluyla isteyebilir. Kuşkusuz kurulan ipoteğin temelini, ipotek akit tablosu teşkil eder.

Somut olayda; İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen yazı cevabında, davalı şirketin 6103 sayılı Yasanın 20/1. fıkrası uyarınca sermayenin zorunlu miktara yükseltilmemesi sebebi ile, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca, ''Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketlerle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine ilişkin'' tebliğin 5/4. fıkrası uyarınca 04.04.2014 tarihinde münfesih sayılarak ihtara yanıt verilmemesi üzerine 12.08.2014 tarihinde sicil kaydının re'sen silindiği bildirilmiştir.

Mahkemece 3 nolu celsede, davacılar vekiline davalı şirketin ticaret sicil kaydından silinmiş olması nedeni ile ihya davası açmak üzere süre verilmesi sonucunda, açılan davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 2020/337 Esas - 2021/438 Karar sayılı kesinleşmiş ilam incelendiğinde, davalı şirketin ihyası için açılan davanın hak düşürücü süre yönünden reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçiçi madde 7/15. fıkrası ''Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.'' şeklinde düzenlenmiştir.

Buna göre, Yargıtay 11. HD'nin 2024/559 Esas - 2024/767 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, Türk Ticaret Kanunu'nun geçici madde 7/15 fıkrası uyarınca şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanların haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde, şirkete ait tasfiye edilmemiş malvarlığının bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde şirketin ihyasını isteyebileceği, somut uyuşmazlıkta, davacıya ait taşınmaz üzerinde sicil kaydı silinen şirketin ipotek hakkının bulunduğu, şirkete ait taşınmaz ipoteğinin de ayni hak niteliğinde olup şirkete ait mal varlığına dahil olması nedeni ile, her ne kadar şirketin ihyası davası reddedilmiş olsa da, anılan kanun hükmü gereği unvanı silinen şirketin ortaya çıkabilecek malvarlığı unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren 10 yıl sonra Hazineye intikal edeceğinden, olayımızda silinme tarihinden itibaren 10 yıllık sürenin dolmasına 4 ay gibi bir zaman kaldığı anlaşılmakla, mahkemece 10 yıllık sürenin dolmasını bekletici mesele yaparak, sonunda da dava Hazineye yöneltilerek taraf teşkilinin bu şekilde sağlanması gerekirken eksik inceleme sonucunda dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması nedeniyle, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

  2. Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.12.2021 tarihli, 2019/105 Esas ve 2021/719 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

  3. HMK'nın 353/1. a maddesi gereğince Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  4. İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvuranlara iadesine,

  5. İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,

  6. HMK'nın 359/4. maddesi gereğince, temyizi kabil olmayan kararın ilk derece mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere 14.05.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınKaldırılmasıizmirİpoteğinkonusugerekçehüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim