SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 22. HD 2021/1104 E. 2023/2096 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1104

Karar No

2023/2096

Karar Tarihi

10 Kasım 2023

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

22. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/1104

KARAR NO : 2023/2096

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/144

KARAR NO : 2021/363

DAVA TARİHİ : 18.03.2020

KARAR TARİHİ : 24.06.2021

DAVANIN KONUSU: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Ayıplı İfa Sebebi İle

Ayıpsızı İle Değişimi, Olmadığı Takdirde Ödenen Bedelin İadesi

KARAR TARİHİ : 10.11.2023

KARAR YAZIM TARİHİ: 10.11.2023

Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.06.2021 tarihli, 2020/144 Esas ve 2021/363 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, raportör üye tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA:

Davacı vekili, müvekkili şirketin ürettiği tarım ve baharat ürünlerinde kullanmak üzere davalı tarafa etiket sipariş ettiğini, davalı tarafça, müvekkili şirketin sipariş verdiği etiketlere ilişkin 11.11.2019, 12.11.2019 ve 13.11.2019 tarihlerinde toplamda 30.003,84 TL tutarında 4 adet fatura düzenlendiğini, fatura edilen etiketlerin müvekkiline gece saatlerinde teslim edildiğini ve etiketlerin teslim anında hava karanlık olduğundan muayene edilme imkânı olmadığını, ertesi günü etiketler kontrol edildiğinde ayıplı olduğunun tespit edildiğini ve davalı tarafla 1 hafta dahi olmadan iletişime geçildiğini, hem yüz yüze hem telefonla yapılan görüşmeler neticesinde davalı tarafın, etiketlerdeki ayıbı kabul ettiğini, ayıpsız misliyle değişim yapılması yönündeki müvekkilinin talebine olumlu yanıt verdiğini, müvekkili tarafından, değişimi istenilen etiketlerin listesini içeren bir mailin de davalı tarafa 23.12.2019 tarihinde gönderildiğini, müvekkilinin davalı tarafa bir süre daha ulaşmaya çalıştığını, ancak bir sonuç alınamayınca, davalı tarafa “ayıplı malın ayıpsızıyla değiştirilmesi veya para iadesi” talebini içeren İzmir 10. Noterliği kanalıyla 07.02.2020 tarihli 02341 yevmiye numaralı 17.02.2020 tarihinde tebliğ edilen ihtarname keşide edildiğini, davalı tarafın da Karşıyaka 5. Noterliği’nin 18.02.2020 tarih 06579 yevmiye numaralı ihtara cevabıyla ayıbı kabul etmediğini, sipariş edilen malın tam ve ayıpsız olduğunu ileri sürdüğünü, karşı ihtarnamedeki iddiaların doğru olmadığını ileri sürerek, davalı tarafça teslim edilen ayıplı etiketlerin ayıpsızıyla değişimine, bu talebin mümkün olmaması halinde ayıplı etiketler için davalı tarafa ödenen toplam 30.083,84 TL'lik fatura bedelinin ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 17.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.

CEVAP :

Davalı vekili, basiretli tacir olduğunu iddia eden davacının dava konusu etiketleri, davacının iddiası doğrultusunda gece geç saatte aldığını, etiketleri Amerika'ya gönderdiğini, ancak iddia ettiği gibi etiketlerin tek partide değil, 6-7 partide teslim edildiğini, bedellerini ödediğini, ancak anlaşılmaz şekilde teslim ve bedel ödemesinden 3 ay sonra bu basiretli tacirin noter vasıtası ile ayıp ihbarında bulunduğunu, bu ihbarın kabul edilmediğine dair noterden cevap verildiğini, davacının belirttiği mailleri kabul etmediklerini, ayıplı olduğu iddia edilen malın ayıplı ise ayıbı görülebilecek etiket olduğunu, ayıp ihbarının zamanında yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Sözü edilen 224.000 adet etiketin; 04.11.2019 tarihinde etiket baskıları için onay alınan grafikler ile basılmış etiketler arasındaki ürünü yansıtmadığı, ayrıca etiketlerin ebatlarında birbirini tutmayan renkler, soluk renkler ve baskıların flu olup bulanık izlenimi yarattığı, baskı öncesi davalıya teslim edilen orijinal grafiklerin hemen yanına hatalı etiketlerin yapıştırıldığı, ürünlerin açık ayıplı niteliğinde olduğu, bu ayıplı durumun davacı iş sahibi firma tarafından davalı yükleniciye uygun süre kapsamında 1 hafta içerisinde elektronik posta yoluyla bildirildiği, böylece davacının davalıdan işbu dava nedeniyle 23.565,75 TL alacağının bulunduğu, özellikle bilirkişi kök raporu, ek raporu ve davacı tanıklarının anlatımları ile belirlendiği, olayın özelliklerine ve şartlarına, dosya içeriğine göre davalı tanığı ...'ın ayıp ihbarı konusundaki beyanına itibar edilmediği, 224.000 adet ayıplı etiketler dışındaki sözleşme konusu diğer etiketlerin ayıplı olduğu iddia edilmiş ise de; bilirkişi incelemesine sunulamaması nedeniyle ayıplı olup olmadığının tespiti mümkün olmadığı için, diğer etiketlerin de ayıplı olduğu iddiasının ispatlanamadığı kanaatine varıldığı, şeklinde gerekçeyle, 23.565,75 TL'nin temerrüt tarihi 18.02.2020'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin alacak isteminin reddine, ayıplı etiketlerin ayıpsızı ile değişimi talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına, 78.100 adet küçük boy etiket; 60.800 adet orta boy etiket; 85.100 adet büyük boy etiket olmak üzere toplam 224.000 adet etiketin hurda şeklinde davacı tarafından davalıya teslimine karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin itirazları ve tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, sadece davacı tarafın beyanları ve itirazda bulundukları eksik ve hatalı bilirkişi raporu baz alınarak, eksik inceleme sonucu karar verildiğini, ayıp bildiriminin süresinde yapılmadığını, dava konusu imalatlarda bulunabilecek ayıp teslim anında ürüne bakılarak anlaşılabilecek nitelikte olduğunu, davacı tanığı ...'in teslim edilen etiketlerin 3-4 partide teslim edildiğini, bu etiketlerin de kullanıldığını ifadesinde anlattığını, davacının dava dilekçesinde etiketlerin tek seferde gece karanlığında teslim edildiğini iddia ettiğini ve kendi tanık ifadesinde bu iddiasının çürütüldüğünü, bu tanığın Amerika'daki alıcı firmanın kendi firmalarına cezai müeyyide uyguladıklarını, etiketleri beğenmedikleri için böyle bir durumun yaşandığını ifadesinde belirttiğini, etiketler ile ilgili davacıya müvekkili firmanın kestiği faturaların 03.10.2019, 11.11.2019, 12.11.2019 ve 13.11.2019 tarihli, davacı firmanın yaptığı ödemelerin de 15.11.2019 tarihli, davacının dosyaya sunduğu mailin 23.12.2019 tarihli, müvekkiline gönderilen ihtarnamenin de 17.02.2020 tarihli olduğunu, yasal sürelerin her halükarda geçtiğini, ayıplı olduğu teslim anında tespit edilebilecek etiketlerin kabul edildiğini, bedelinin ödendiğini ve kullanıldığını, aradan iki aya yakın bir süre geçtikten sonra mail ile ayıp bildirimi yaptığını iddia eden davacının işin özünde Amerika'daki ortaklarının etiketleri beğenmemesi sonucu müvekkilinden yeniden etiketlerin basımını istediğini, davacının basiretli bir tacir olarak bekleneni yerine getirmediğini, her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, teslim sırasında açıkça belli olan ayıplar yönünden ayıbın 2 gün içerisinde satıcıya bildirilmesi gerektiğini, davacının bu şartı da yerine getirmediğini, ayrıca bilirkişi raporunun da eksik düzenlendiğini, ayıbın gizli ayıp mı açık ayıp mı olduğu yönünde değerlendirme yapılmadığını, raporlara itirazlarının değerlendirilmediğini, eksik hukuki inceleme yapıldığını, Amerika'daki firmanın etiketleri beğenmemesi üzerine yasal süreleri de geçtikten sonra kendi menfaatleri doğrultusunda etiketlerin %90'nına yakınını değiştirmek istediklerini, basiretli bir tacirden beklenmeyecek davranışlar içine giren davacının haksızlığının taraflarınca kanıtlanmış olmasına rağmen davanın reddi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararında yer alan tespitlerin yerinde olup, davalı tarafın iddialarının dayanaktan yoksun olduğunu, davalı tarafça, müvekkilinin sipariş verdiği etiketlerin faturalandırılıp müvekkiline gece saatlerinde teslim edildiğini ve etiketlerin teslim anında hava karanlık olduğundan muayene edilme imkânı olmadığını, ertesi günü etiketler kontrol edildiğinde ise etiketlerin ayıplı olduğunun tespit edildiğini ve ayıba ilişkin davalı tarafla iletişime geçildiğini, davalı tarafın ayıbı kabul edip, değişmesi yönünde olumlu yanıt verdiğini, ancak sonrasında ayıplı ürünlerin değiştirilmediği ve davalı tarafa hiçbir şekilde ulaşılamadığını, tanık anlatımı ile de davalı tarafın iddialarının aksine ayıp bildiriminin süresinde yapıldığının sabit olduğunu, taraflarınca ayıplı malın ayıpsızıyla değiştirilmesi veya para iadesi talebini içeren ihtarname keşide edildiğini, davalı tarafın, Amerika'daki ortakların etiketleri beğenmemesi üzerine müvekkili şirketin yeniden etiket basımı istediği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, zira davalı tarafa etiketlerin ayıplı olduğu, etiketlerin teslimini izleyen 1-2 gün içerisinde bildirildiğini, davalı tarafın iddialarının aksine ticari satımlarda dahi ayıp ihbarının herhangi bir şekil şartına bağlı olmadığı, bu hususta mail yoluyla da ayıp ihbarı yapılabileceği, hatta tanık dahi dinletilebileceğinin Yargıtay kararlarıyla sabit olduğunu, bilirkişi tarafından yapılan teknik inceleme sonucunda etiketlerin ayıplı olduğu, etiket baskıları için onay alınan grafikler ile basılmış etiketler arasında içindeki ürünü yansıtamayan ayrıca etiketlerin üç boy etiket ebatlarında birbirini tutmayan renkler, soluk renkler ve baskıların flu olup bulanık izlenimi yarattığının tespit edildiğini, böylelikle etiketlerin ayıplı olduğu ve ayıp ihbarının süresinde yapıldığı noktasında herhangi bir tereddüt bulunmadığından mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini belirterek, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

GEREKÇE:

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek inceleme yapılmıştır.

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı ifa sebebi ile ayıplı etiketlerin ayıpsızı ile değişimi, olmadığı takdirde ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.

Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser yüklenicinin sermayesi, sanat ve becerisini kullanarak gerçekleştirdiği sonuçtur. İş sahibi ısmarladığı eserin belli nitelikler taşımasını, amacını karşılamasını arzu eder. Şayet ısmarlanan eser iş sahibinin beklentisini karşılamıyorsa sözleşmenin yararlar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eser, fen ve sanat kurallarına uygun ve iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imâl edilmelidir. Aksi halde eser ayıplıdır ve yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluğu ortaya çıkar. Bir tanımlama yapmak gerekirse; yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluk borcu, yüklenicinin eseri teslim borcunun tamamlayıcısı olarak, meydana getirdiği eserde ortaya çıkan ayıp ve eksiklikleri üstlenme borcudur. Bu gibi durumlarda eserde dürüstlük kuralları gereğince bulunması gereken niteliklerin yokluğu söz konusudur.

Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içersinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır.

Eser sözleşmesi ilişkilerinde sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir. Bu hükümler gereğince gerek açık gerek gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de, yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti etmiş ise, garanti ettiği süre için önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilmektedir.

Somut olayda; davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Davacı iş sahibinin davalı yüklenici ile etiket basımı hususunda anlaştıkları, etiketlerin davacıya teslim edildiği ve fatura bedelleri olan 30.003,84 TL'nin davacı tarafından davalıya ödendiği sabittir. Eser sözleşmesi yazılı olarak yapılabileceği gibi sözlü eser sözleşmesi yapılması da mümkündür.

Davaya konu etiketlerdeki ayıbın mahkemenin kabulünde olduğu üzere açık ayıp niteliğinde bulunduğu, davalı taraf ayıp ihbarında bulunulmadığını savunmuş ise de, tanık beyanlarından süresinde ayıp ihbarında bulunulduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile taraflar arasında akdedilen sözleşme çerçevesinde davalı yüklenici tarafından davacı iş sahibine küçük, orta ve büyük boy olmak üzere 299.700 adet etiket teslim edildiği, davalı tarafından kullanılan 3 boy etiket toplamının 23.032 adet olduğu, kullanılmayıp davacı tarafından muhafaza edilen toplam etiket sayısının 224.000 adet olduğu, bu etiketlerden 78.100 adedinin KDV dahil toplam 5.769,09 TL'lik küçük boy etiket; 60.800 adedinin KDV dahil toplam 4.943,16 TL'lik orta boy etiket; 85.100 adedinin KDV dahil toplam 12.853,50 TL'lik büyük boy etiket olduğu ve toplam tutarının 23.565,75 TL olduğu, incelenen 224.000 adet etiketin onay alınan grafikler ile basılmış etiketler arasındaki ürünü yansıtmadığı, ayrıca etiketlerin ebatlarında birbirini tutmayan renkler, soluk renkler ve baskıların flu olup bulanık izlenimi yarattığı, davacının davalıdan işbu dava nedeniyle 23.565,75 TL alacağının bulunduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olduğu anlaşılmakla, davalının istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1. maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 1.609,77 TL'den peşin alınan 403,00 TL'nin mahsubu ile kalan 1.206,77 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

  3. İstinaf başvurusu nedeni ile davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

  4. HMK'nın 359/4. maddesi gereğince, temyizi kabil olmayan kararın ilk derece mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 10.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınSözleşmesindenEserKaynaklananizmirİlekonusuİfagerekçeSebebiAyıplıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim