İzmir BAM 21. HD 2022/2421 E. 2024/337 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
bam
2022/2421
2024/337
16 Şubat 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/2421
KARAR NO : 2024/337
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
ESAS NO :2020/710
KARAR NO :2022/83
KARAR TARİHİ :01/02/2022
DAVA : İtirazın İptali
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/02/2024
İSTEM: Davacı vekili, müvekkili ile ... Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti arasında akdedilen 24/05/2019 tarihli temlikname gereği bahsedilen şirketin davalıdan alacaklı olduğu 320.000,00 TL'yi tahsil etme hakkını müvekkiline temlik ettiğini, müvekkilinin temellük ettiği alacağın davalı tarafından ödenmemiş olduğundan davalıya karşı İzmir 13. İcra Müdürlüğünün 2019/13018 Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının 20/09/2019 tarihinde yaptığı haksız itiraz neticesinde 21/09/2019 tarihinde takibin durduğunu, davalının iş bu davaya dayanak olan icra takibine yönelik sunduğu ödeme emrine itiraz dilekçesinde; müvekkilinin kendisine ihtar çekmediğinden bahisle temerrüde düşmediğini dolayısıyla takip talebinde yer alan 15.824,38 TL'lik temerrüt faizinin istenemeyeceğini iddia ettiğini, temlik sözleşmesinin yapılması ve kendisine tebliğden sonra 2 kez ödeme yapan davalı-borçlunun temerrüde düşmediği iddiasıyla yapmış olduğu itirazın iyi niyetten uzak olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini, alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir.
CEVAP: Davalı vekili, açık mevzuat hükümlerine göre ödemeye temerrüt faizi işletilebilmesi için müvekkilinin temerrüde düşmüş olması gerekirken davacının müvekkilini temerrüde düşürmeden temerrüt faizi istemesinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini, alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi davanın reddine karar vermiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN :Davacı vekili ve davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili, hem bilirkişi hem de yerel mahkemenin alacağa konu faturaların ödeme tarihine ilişkin ibraz edilmiş herhangi bir belge olmadığından bahisle müvekkilinin yasal faiz talebinin yasal şartlarının oluşmadığından bahsettiğini, temlik edilen alacağın TTK m. 1530/4-a uyarınca istisnai olarak faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günün sonunda muaccel hale gelmiş sayılacağını dolayısıyla müvekkili tarafından temlik alındığı tarih itibariyle muaccel bir alacak olduğunu, müvekkili tarafından yapılan takipte faiz başlangıç tarihi olarak fatura değil temlikin davalı-borçluya tebliğ edildiği tarihin belirtildiğini bu hususlar gözetilmeden verilen hükmün maddi gerçeği yansıtmadığını, halihazırda muaccel olan bir alacağı temlik alan müvekkilinin temlik aldıktan sonra temlik sözleşmesini bildirmek dışında ayrıca bir ödeme talebinde bulunmak gibi bir ihtar yükümlülüğünün olmadığını, davalı-borçlunun temlikten haberdar olduğunun bilirkişi raporlarında anılan EFT açıklamalarıyla da sabit olduğunu, yerel mahkemece davalının kötü niyetli olmadığından bahisle icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, İİK 67 maddesine istinaden talep ettiği %20 tazminata ilişkin olumlu hüküm kurulmaması sebebiyle kararın sadece bu yönden bozulması gerektiğini İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Taraflara arasındaki uyuşmazlık temlik alacaklısı tarafından alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Anayasanın 37. maddesine göre, "Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz".
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'unun (HMK) 1. maddesine göre, "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." 114/c maddesine göre, mahkemenin görevli olması dava şartıdır. 115. maddesine göre, "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." Dolayısıyla görev konusunun, mahkemelerce her aşamada resen gözetilmesi gerekir.
6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmıştır. Bu maddeye göre “her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları”, “ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri” ve “tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin (a),(b),(c),(d),(e) ve (f) bentlerinde sayılan davalar ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması, ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması, ya da açılan davanın maddede 6. bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Somut olayda, temlik alacağının borçlusu olan davalı ... Belediyesi kamu kurumu olup tacir sıfatı bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklandığı üzere, davalı tacir olmadığından, dava konusu da kanunda özel olarak düzenlenen hallere girmediğinden 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesi hükmünce davayı ticari dava saymak ve asliye ticaret mahkemesini görevli kabul etmek mümkün değildir.
Öyleyse, Mahkemece görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esası hakkında karar verilmiş olması usul ve esas yönlerden hukuka aykırı olup; sair istinaf başvuru gerekçeleri bu aşamada değerlendirilmeksizin HMK'nin 353/1-a.3 maddesi uyarınca mahkeme kararının kaldırılmasına yönelik davacı ve davalının istinaf başvurusunun kabul edilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı;
1)Davacı ve davalının istinaf başvurusunun kabulüyle; İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/02/2022 tarih ve 2020/710 Esas - 2022/83 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.3 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2)Açıklanan eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3)İstinaf karar ve ilam harcının talepleri halinde davacı ve davalıya iadesine,
4)İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, yeniden kurulacak hükümde gözetilmesine,
5)Artan istinaf gider avansının HMK’nın 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine,
Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK’nın 362/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59