Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
bam
2024/1193
2024/1351
3 Eylül 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1193
KARAR NO : 2024/1351
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
EK KARAR TARİHİ : 18.07.2024
NUMARASI : 2024/583 ESAS
DAVA KONUSU : Menfi Tespit
KARAR YAZIM TARİHİ : 03.09.2024
İSTEM:
Davacı vekili, müvekkili şirketin işletimindeki ... unvanlı iş yerinde davalı şirket çalışanlarının 28/06/2024 tarihinde düzenledikleri kaçak elektrik kullanım tutanağının ilgili yönetmeliğe uygun düzenlenmediği gibi gerçeğe de uygunluğunun bulunmadığını, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, tahakkuk ettirilen faturanın, işletmenin niteliğine, enerji gücüne ve yönetmeliğe uygun düzenlenmeksizin fahiş tutarda tüketim bedelinin talep edildiği iddiası ile davaya konu tutanağın iptali, kayıp kaçak bedelinin iptali, davalının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulması istemi ile birlikte 10.07.2024 tarihinde yazılı bir ihtar olmadan iş yerinde elektrik kesintisi yapıldığını, iş yerinin 24 saat esaslı olarak faaliyet göstermesi nedeniyle tamamen kapanması gerektiğini, oluşacak ticari itibar zedelenmesi harici olarak işletmede gerçekleşen elektrik kesintisinin hukuksuz ve fahiş hesap edilen faturanın tamamının ödenmesi halinin şirketi iş yapamaz duruma getireceğini, müvekkili şirketin faaliyetlerini devam ettirmesindeki kamu yararı düşünüldüğünde elektrik kesintisinin işletme faaliyetlerinin aksaması, ticari itibarın zedelenmesi gibi telafisi güç zararların doğması ile gecikmesinde sakınca bulunması hallerinden dolayı acilen ödemenin ihtiyaten durdurulmasına karar verilmesi gerektiğini davaya konu faturanın ödenmesinin ihtiyaten durdurulmasına ve kesilen elektrik bağlantısının tekrar kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili, kaçak elektrik tüketim kullanım yerinde müvekkilİ şirket ekiplerince yapılan tespit ile davacının "sayacın giriş nötr iptal ederek harici nötr veya topraklama çekerek sayacı uyutmak" suretiyle dağıtım sistemine müdahale edip sayaçtan geçirilmeksizin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği madde 42/1-c uyarınca kaçak elektrik enerjisi kullanıldığının belirlendiğini, bu belirlemeye istinaden müvekkili şirket ekiplerince dava dilekçesi ekinde dosya muhteviyatına sunulu kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiğini, alınmış görüntüler, enerji verileri ve bilgileri de ispat kuvvetini arttırır nitelikte bulunmakla birlikte kaçak faturasının doğru belge ve bilgiye dayanarak tahakkuk ettirildiğinin ortada olduğunu, müvekkili şirketçe davacı adına tahakkuk ettirilen tutarlar içerisinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, aydan aya ölçümü yapılan yasal sayaç üzerinden tüketilen enerji miktarı ile gerçekte dağıtım sisteminden çekilen ve karşılıksız yararlanılan enerji miktarının aynı olmasının beklenemeyeceğini, müvekkili şirketçe, kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesinin 1,5 katı (mükerrer kaçaklarda 2) ile çarpılarak kaçak enerji tüketim bedeli hesaplandığını ve faturalandırıldığını, faturalandırma işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını, ... Mah. ... Cad. No:... ..., ... adresinde bulunan ... tesisat numaralı aboneliğe yerinde (...) yapılan kontrolde "sayacın ölçü devresine müdahale etmek" suretiyle kaçak elektrik kullanımı yapıldığı tespit edilere K/266518 seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı düzenlendiğini, tutanağa istinaden ... Sanayi Ve Ticaret adına ... seri numaralı 17.124.837,32 TL kaçak kullanım faturası oluşturulduğunu, ... Kod numaralı fatura Kaçak tespitinin yapıldığı 28.06.2024 tarihi ile son okuma tarihi olan 31.05.2024 tarihi arası 28 günlük tüketim için tespit edilen 868,71 kW kurulu gücün kullanım faktörü olan (%60) ile çarpılması sonucu bulunan 521,226 kW güç üzerinden kullanım yerinin 3 vardiya çalıştığı tespit edilmiş olduğundan 21 çalışma saati dikkate alınarak hesaplanan (28 x 521,226 x 21 = 306.480,88 kWh) ,tüketimin kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesinin "1,5" katı ile çarpılması sonucu elde edilen bedel, 31.05.2024 tarihi ile 04.07.2023 tarihleri arası 332 günlük kaçak kullanıma bağlı ek tüketim için, 521,226 kW güç üzerinden "21" çalışma saati dikkate alınarak hesaplanan (332 x 521,226 x 21 = 3.633.987,672 kWh) tüketimden, aynı tarihlerde tahakkuk eden 29.440 kWh tenzil edildikten sonraki kalan tüketimin, kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi ile çarpılması sonucu elde edilen bedelle toplanarak, 17.124.837,32 TL tutarlı oluşturulduğunu, kaçak kullanımın devam etmesi sebebiyle müvekkili şirketçe 30.05.2024 tarihinde ... numaralı abonelikte bulunan otele ikinci bir kontrol sağlamak amacıyla gidildiğini, otel yetkilileri tarafından kurum personellerinin çeşitli bahanelerle bekletildiğini, beklenilen süre zarfında kaçak sistemi düzeltilmiş olup ekipler olay yerinden ayrıldıktan sonra tekrar kaçak sistemine dönüldüğünün osos üzerinden tespit edildiğini, 12.06.2024 tarihinde 400 KVA dağıtım hattının sadece ... Sanayi Ve Ticaret Şirketi’ni besleyen og trafo ölçü kısmına enerji analizörü, ölçü elemanları ve uzaktan okuma sistemi kurularak çekmiş olduğu akımların takibe alındığını, OSOS üzerinden yapılan incelemede faz akımlarının 24.03.2024 tarihinden itibaren gözle görülür dengesizlik ve düşüş olduğunun tespit edildiğini, 28.06.2024 tarihinde yerinde yapılan kontrolde ölçü devresi üzerinden pano menteşelerinin açılarak sayaca ait ölçü akım trafoları harici bir kablo ile müdahale etmek suretiyle kaçak elektrik kullanımı yapıldığının tespit edildiğini, açıkça sabit olduğu üzere müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanmış bir abonelik sözleşmesi mevcut olmayıp; adrese ait abonelik sözleşmesi, bir başka tüzel kişiliğe haiz perakende şirketi ile imzalandığını, dolayısıyla müvekkili şirket ilgili sözleşmenin tarafı olmadığını, davacı tarafından ihtiyati tedbir talep edilmiş olsa da bu talebin kabul edilmediği görülmekle birlikte yargılamayı gerektirdiği belirtilen söz konusu uyuşmazlık hakkında yargılama yapılmadan müvekkili şirket aleyhine tedbir kararı verilmesinin söz konusu olamayacağını, kaçak elektrik tespiti, faturalandırılması, elektriğin kesilmesi gibi işlemler müvekkili şirketçe yasal mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmiş olup elektriğin açılması yönündeki talep hakkın kötüye kullanılması şeklinde yorumlanması gerektiğini, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararın yerinde olduğunu, davacının kaçak tüketim gerçekleştirdiği tespit edilmiş olup söz konusu tüketimin yerindeliğinin ve mevzuat çerçevesinde hesaplanarak tahakkuk ettirildiğinin ispatı için alanında uzman bilirkişi incelemesi gerektiğini, davanın menfi tespit davası olduğu dava tarihinden önce İzmir 2. İcra Dairesi 2024/6499 esas sayılı dosyasında başlatılmış bulunan bir icra takibi bulunduğu sabit olduğundan, bu talebin kötü niyet tazminatı istemi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, takibin kötü niyetli olduğu iddiasını ispat edemeyecek davacının kötü niyet tazminatı talebinde bulunmasının reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini cevaben bildirmişlerdir.
MAHKEME :
" Dava dilekçesi ve ekleri ile dava dilekçesindeki anlatım ve dilekçeye ekli teknik mütalaa raporu birlikte değerlendirildiğinde; teknik mütalaa raporunun davaya konu iş yerinde yapılan tespit ve değerlendirmelere dayanmadığı, rapora ekli hiçbir bilgi ve belge örneğinin sunulmadığı, faturanın yönetimliğe aykırı düzenlendiğine dair somut, yasal düzenlemelere, bilimsel ve teknik verilere ve iş yerinde yapılan tespit ve değerlendirmelere dayanmadığı gibi gerçekte olması gereken bedelin dahi hesaplanmadığı, kaçak elektrik tespit tutanağında bulunduğu bildirilen eksikliğin tutanağı geçersiz kılacak nitelikte olmadığı göz önünde tutulduğunda, teknik mütalaa raporunun, davacı tarafın iddialarını kanıtlar yeterlilikte ve nitelikte bulunmadığı, raporda kaçak elektrik kullanımına ilişkin tutanağın sahteliği, gerçeğe uygun olmadığı, davacı tarafça kaçak elektrik kullanılmadığı veya kullanılmasının mümkün bulunmadığı yönünde herhangi bir açıklamaya yer verilmediği, davalı tarafça kaçak elektrik kullanımına ilişkin tahakkuk ettirilen faturada tespit edilen bedelin doğru veya hatalı olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği, fatura bedelinin hatalı tahakkuk ettirildiğine ilişkin davacı tarafça yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde mahkememizde kanaat oluşturacak yeter nitelikte delil ve belgelerin dava dilekçesine ekli olarak sunulmadığı birlikte değerlendirildiğinde; HMK'nun 389.maddesinde belirtilen yasal koşulların somut olayda oluşmadığı anlaşılmakla davacı tarafın, elektrik enerjisinin açılması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi isteminin de reddine karar vermek gerekmiştir. " gerekçesiyle,
"1-Davacı tarafın elektrik enerjisinin açılması ve davalı tarafından düzenlenen faturanın ödenmesinin durdurulması konusundaki her iki ihtiyati tedbir isteminin REDDİNE, " karar vermiştir.
BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ:
Davacı vekili, yukarıda "istem" kısmında yer verilen iddialarına ek olarak, müvekkili firmada kaçak elektrik kullanımı söz konusu bile değilken ve sistemin, elektriğe abone olmadan, hiçbir ücret ödemeden kullanan kişinin bulunup kullanılan enerji bedelinin o kişiden tahsil edilmesini amaçlamak üzerine kurgulanması gerekirken, işin kolayına kaçılıp, kullandığı elektriğin bedelinin bedelini düzenli ödeyen tüketici müvekkilinin sırtına, almadığı hizmetin bedelinin angarya olarak yüklendiğini, EPDK kararıyla ... Şirketi'nin yaptığı uygulama, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’a aykırı olduğunu, müvekkili firmada kaçak elektrik kullanımına ilişkin sayaçta bir oynama yapması ya da sayaç harici doğru akımın geçmesine engel bir kablo çekmesinin söz konusu olmadığını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42 ve 43 maddelerinde sayacın nasıl inceleneceği, hangi şartlarda kaçak kullanımı olabileceği, incelemenin niteliği ve sonrasında nasıl tutanak düzenlenebileceği açık ve net bir şekilde yoruma ya da başka bir inceleme usule yol açmayacak şekilde belirtildiğini, ... Şirketi yetkililerince açıkça belirtilen bu usul ve çerçevelerde inceleme yapılmadığını, davacı şirketin nasıl elektrik akımını engellediği ya da nasıl bir oynama yaptığı, sayaçta herhangi bir oynama olup olmadığının açık ve net bir şekilde belirtilmediğini, davalı şirket bir delil ve belgesi olmadan davacı şirkete giderek sayaç üzerinde laboravutar ortamında inceleme ya da değerlendirme yapmadan kaçak kullanım olmamasına rağmen kaçak varmış gibi tutanak düzenlediğini, ... Şirketi yetkililerince yapılan tespit ve incelemede söz konusu otelin tüm odalarının dolu olması durumunda odalar içinde bulunan tüm elektronik eşyalarının aynı anda kullanımı ile oteldeki lobi, sıpa, masaj ve diğer bölümlerindeki tüm eşyaların aynı anda kullanımı sonucunda harcanabilecek enerji tespiti ile toplam gücün 868,715 kw olabileceğinin belirtildiğini, oysa ki müvekkili şirket adına olan aboneliğe ilişkin sayaçta ve yerinde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda sayacın güç kapasitesinin üç katından fazla bir güç tespit edilerek haksız olarak tutanak düzenlendiğini, görevlilerce 28.06.2024 tarihli usulsüz tespit öncesi daha ne kadar süredir kaçak kullanımının tespit edilmediğini, bu haliyle daha önce tespit olmamasına neye göre ne kadar zamandır kaçak kullanımı kabul edildiği belirtilmeden EPDK’nın belirlemiş olduğu tüm usul ve esaslara aykırı olarak hesaplama yapıldığını, tüm haksız ve hukuksuz işlem ve hesaplamalar sonucunda elektik dağıtım şirketi söz konusu olan 17.124.837.32 TL miktarındaki fahiş tutarın da hemen ödenmesi için müvekkili şirkette defaten ihtarda bulunduğunu, ödemeye ilişkin temerrüde düşme hali ve gecikme durumu söz konusu olamamasına rağmen davalı şirket yetkilileri tarafından 05.07.2024 tarihinde haksız olarak otele gidildiğini, elektrik kesintisi yapılmaya çalışıldığını, 10.07.2024 tarihinde elektrik kesintisi yapıldığını, davalı şirket söz konusu haksız kazanç elde etmek amacıyla elindeki elektrik kesme gücünü kullanılmış ve haksız olarak bahsi geçen bu fahiş miktarı müvekkili şirket tarafından kabul edilmesini sağlamaya çalıştıklarını, müvekkili tedbir talep eden şirketin otel olması halen devam eden konaklamaların ve rezervasyonların olması, 24 saat esaslı olarak faaliyet göstermesi dikkate alındığında elektrik kesintisi nedeniyle işletmenin tamamen kapanması gerektiğini, oluşacak ticari itibar zedelenmesi harici olarak işletmede gerçekleşen bu elektrik kesintisi durumu ile hukuksuz ve fahiş hesap edilen bu miktarın tamamının ödenmesi halinin şirketi iş yapamaz duruma getirdiğini, ... Şirketi’nin zorlama olarak yaptığı kaçak/usülsüz elektrik kullanımı tespit tutanağı ve elektrik kesintisi tehdidi ile tahakkuk ettirdiği 17.124.837.32 TL kayıp kaçak bedelini tahsil etmeye yönelik eylemi akabinde basitçe yapılan bir inceleme sonucu eylemin haksız ve hukuksuzluğu ortaya koymak adına elektrik mühendisinden rapor alındığını, Uzman Yüksek Elektrik ve Elektronik Mühendisi olan ...’in düzenlemiş olduğu mütalaasında; kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağında geçen harici kablonun cinsi ve kesiti belirtilmediğini, nasıl ve ne şekilde müdahale edildiğinin raporda anlaşılmadığını, ... Şirketinin 29.06.2024 Tarihli faturada işletmeye ait trafo kurulu gücünün 400 kVA olduğu kW cinsinden sözleşme gücü ise (kw) 240.00 kW denk geldiği dikkate alınmadan tespit edilen gücün davacı şirket aleyhine fahiş olduğunu, arama esnasında sayacın değer kaydetmesini engelleyen kablo söküldükten sonra doğru değerin ölçülmesi ve doğru değerin tespit edilmesi mümkünken bunun yetkililer tarafından yapılmamasının açıkça davalı şirketin kötüniyetini gösterdiğinin tespit edildiğini, müvekkili şirketin halen faaliyetlerini devam ettirmesindeki kamu yararı düşünüldüğünde müvekkili işletmede gerçekleşen elektrik kesintisinin işletme faaliyetlerinin aksaması, ticari itibarın zedelenmesi gibi telafisi güç zararların doğması ile gecikmesinde sakınca bulunması hallerinden dolayı acilen ödenmenin ihtiyaten durdurulmasına ve bu ödeme nedeniyle gerçekleşen elektrik kesintisinin kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık kaçak elektrik kullanımı iddiası nedeniyle tahakkuk ettirilen fatura bedelinden dolayı borçlu bulunmadığının tesbiti ile faturanın iptali ile elektrik enerjisinin açılması yönünde ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.
Talep eden, kaçak elektrik tüketimi bulunmadığını belirterek ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş; karşı yanca, yapılan işlemde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle tedbir talebinin reddi istenilmiş, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karara karşı yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
6100 Sayılı HMK'nın 390/1. maddesinde, ihtiyati tedbir, dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edileceği, aynı yasanın 390/3. fıkrasında ise, tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu,
6100 Sayılı HMK'nın 390/3. maddesinde ise; tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
Bu açıklamalara göre somut olayda; tarafların istem ve itirazları, kaçak elektrik tespit tutanağı ve dosyada mevcut delil durumu dikkate alınarak HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gereken yaklaşık ispat koşulunun gelinen aşama itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı;
1)Davacının, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/07/2024 tarih ve 2024/583 Esas sayılı ara kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2. Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3. İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 03/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52