Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
bam
2023/843
2024/1281
16 Temmuz 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/843
KARAR NO : 2024/1281
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/12/2022
NUMARASI : 2020/504 ESAS - 2022/1163 KARAR
DAVA KONUSU : Menfi Tespit
KARAR YAZIM TARİHİ : 16.07.2024
İSTEM:
Davacı vekili, davacının, yıllar önce ekonomik durumunun kötü olması nedeniyle davalıdan borç olarak aldığı 10.000,00TL karşılığında senet verdiğini, davacının aldığı borçları peyderpey ödemesine karşın borcun bitmediğini, senedin de iade edilmediğini, bir süre sonra davalının senedin zamanaşımına uğradığını söyleyip, üzerine faiz miktarını da ekleyerek 35.000,00TL bedelli başka bir senet imzalattığını, davacı tarafından, davalıya; 2009 yılında emekli olduğunda 5.000,00TL, 02.04.2018 tarihinde 20.000,00TL, 11.06.2018 tarihinde 10.000,00TL ve davalının memleketine gitmesi gereken bir durumda da 5.000,00TL olmak üzere toplam 40.000,00TL ödeme yaptığı halde senedin iade edilmediğini ileri sürerek; İzmir 21. İcra Müdürlüğü'nün 2018/9750 E. sayılı dosyasına konu borç nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine kararı verilmesini istemiştir.
CEVAP:
Davalı vekili, dosyaya sunulan ödeme belgelerinin davacının iddiasını kanıtlar nitelikte olmadığını, davacı iddiasını borcun olmadığını itfa veya ihmal edildiğini takibe konu kambiyo senedi vasfındaki belgeyi ödediğini ilişkin senetle aynı kuvvet ve miktarda belgeler ile ispat etmesi gerektiğini, savunarak davanın reddine karar verilmesini cevaben bildirmişlerdir.
MAHKEME:
"... ...'ndan gelen yazı cevabına göre 02.04.2018 tarihinde davacının davalıya 20.000-TL ödeme yaptığının anlaşıldığı, Yargıtay 19.HD'nin 2013/16483 Esas ve 2014/1014 Karar sayılı emsal kararında da belirtildiği üzere, kural olarak havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı, davacının delil olarak dayandığı bu havale dekontunda başka amaçla ödeme yapıldığına dair şerh bulunmadığı ve havale tarihi dava konusu senedin tanzim ve vade tarihinden sonra olduğundan bu havalenin dava konusu senede yönelik bir ödemeyi içerdiğine dair karine mevcut olduğu, bu karinenin aksini ispat külfetinin davalıya ait olduğu, davalının karinenin aksini ispatlayamadığından bu ödemenin dava konusu senede yönelik yapıldığının davacı tarafça ispatlandığı, davacı tarafça 11/06/2018 tarihinde davalıya elden 10.000TL ödediğini ve davalının elden ödenen 10.000,00TL'yi aynı gün kendi bankası olan ... hesabına yatırdığını iddia etmiş ise de, davacının ...'ndaki hesabına yatırdığı 10.000,00TL'nin davacı tarafça davalıya ödenen para olduğuna dair davacı tarafça belge sunulamadığı gibi aynı gün davacının hesabına 10.000,00 TL para yatırması da bu paranın davacı tarafından ödendiğinin ispatı olamayacağından davacının bu ödeme iddiasını ispatlayamadığı, davacı tarafça davalı tarafa 2009 yılında emekli olduğunda elden 5.000-TL ve davalının teyzesi vefat ettiğinde memleketine giderken elden 5.000-TL ödediğini iddia etmiş ise de, ödemelere ilişkin belge sunmadığı, davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığından yemin teklif etme hakkının hatırlatıldığı, davacının elden ödenen miktarlar yönünden davalıya yemin teklifinde bulunması üzerine davalının Mahkememiz huzurunda yemini eda ettiği, böylece tüm dosya kapsamından davacının İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2018/9750 Esas sayılı dosyasında takibe konulan 17/11/2015 keşide tarihli, 06/01/2016 vadeli, 35.000,00 TL bedelli lehtarı ..., keşidecisi ... olan bono nedeniyle davalıya 20.000,00TL ödeme yaptığını ispatladığından bu miktar yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, diğer ödemeler ispatlanamadığından fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, verilmiş bir tedbir kararı bulunmayıp davalının alacağına geç kavuşması söz konusu olmadığından, davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle,
"1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;
Davacının İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2018/9750 Esas sayılı dosyasında takibe konulan 17/11/2015 keşide tarihli, 06/01/2016 vadeli, 35.000,00 TL bedelli lehtarı ..., keşidecisi ... olan bono nedeniyle davalıya 20.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2. Davalının kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE" karar vermiştir.
BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ:
Davacı vekili, yukarıda "istem" kısmında yer verilen iddialarına ek olarak, borcu olmamasına rağmen davalıya 40.000,00TL ödeme yaptığını, davacının bir başkasının hesabına kendisinin para çekmesinden kısa bir süre sonra para yatırıldığını bilme ihtimalinin bulunmadığı gözetildiğinde; 11.06.2018 tarihinde yapılan 10.000,00TL ödemenin ispatlanamadığına yönelik mahkeme kabulünün hatalı olduğunu, bakiye miktarında davacı yanca, davalıya elden ödenmiş olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
Davalı vekili, davacının sunduğu dekontun takibe konu borç senedi yönünden gönderildiği yönünde bir kayıt bulunmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE:
Dava, bedelinin ödendiği iddia olunan bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri ile kamu düzeni kapsamında Daire önüne gelen uyuşmazlık; davaya konu senet bedelinin ödenip ödenmediğinin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
Yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda; dava konusu yapılan senet bedelini ödediği savunmasında bulunduğundan ispat yükü altında olan davacı yanca, mahkemece reddedilen kısım yönünde ödeme olgusunun yasal delillerle ispat edilemediğine, 02.04.2018 tarihli, 20.000,00TL miktarlı ödemenin, muaccel olan başka bir borca mahsuben yapıldığını kanıtlama durumunda bulunan davalının da bu hususu kanıtlayamamış olmasına, yapılan bu ödemenin davacının davalıya olan senede bağlanmış borcuna yönelik olduğuna ilişkin mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği dikkate alınmak sureti ile; davacı ve davalı vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurularının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı;
1)Davacı ve davalı vekillerinin, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.12.2022 tarih ve 2020/504 Esas - 2022/1163
Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2. a)Alınması gereken 427,60TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA,
b-Alınması gereken 1.366,20 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 341,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.024,60 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA,
3)İstinaf giderlerinin yapanların üzerinde bırakılmasına,
4)İstinaf giderinin kullanılmayan kısmının HMK’nin 333/1. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine,
Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, HMK’nin 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16.07.2024 günü oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52