İzmir BAM 21. HD 2022/2174 E. 2024/110 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
bam
2022/2174
2024/110
11 Ocak 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/2174
KARAR NO : 2024/110
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/09/2022
NUMARASI : 2021/772 E. 2022/520 K.
DAVA KONUSU : Menfi Tespit
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/01/2024
İSTEM:
Davacı vekili, ... Genel Müdürlüğü Kaçak Kontrol Servisi tarafından 31.08.2021 tarihinde yapılan müvekkili şirketin aboneliksiz artezyen suyu kullandığı iddiası ile tutanak düzenlendiğini, düzenlenmiş olan bu tutanak sonucunda davalı kurumca doğal su rezervi koruma bedeli altında 162.741,96-TL borç tahakkuk ettirildiğini ve 26007 sayılı Usulsüz Su Kullanma Bedeline ilişkin belge 21.10.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, işbu belgede tahakkuk ettirilen ücretin 7 gün içerisinde ödenmesi gerektiğini, aksi takdirde ödenmeyen borçlar için yasal işlem başlatılacağının müvekkiline ihtar edildiğini belirterek davalının kanuna aykırı olarak kendi oluşturduğu tarifeye dayanarak müvekkiline doğal su koruma rezervi adı altında 162.741,96-TL borç tahakkuk ettirmesinin dayanaktan yoksun olduğunu, davalı kurumun müvekkiline ait artezyenin bulunduğu alanda kanalizasyon yahut başka bir hizmet de vermediğini belirterek davalı kuruma borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili, davacı tarafından davalı genel müdürlük tarafından düzenlenen 31/08/2021 tarih 16945 nolu tutanağa istinaden tahakkuk ettirilen 28/09/2021 tarihli ve 26997 sayılı tahakkuk ihbarnamesine dayalı 162.741,96-TL artezyen atıksu bedelinin usul ve yasaya aykırı olduğu iddiası ile borçlu olmadığının tespitine ilişkin davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME:
".......Davalı vekili her ne kadar söz konusu iptale ilişkin İdare Mahkemesi kararının kendileri tarafından uygulanmasının zorunlu olması nedeniyle tahakkukun iptal edilmiş olduğunu ancak kararın Danıştay'a götürülmüş ve Danıştay kararının sonucuna göre kendileri tarafından geri alınan tahakkuk işleminin yeniden geri alınabileceğini bu nedenle Danıştay kararının beklenmesi gerektiğini talep etmiş ise de davaya konu edilen borcun ilişkin olduğu tahakkuk işlemi hali hazırda ayakta bulunmadığından, Mahkememizce olumlu ya da olumsuz karar verilmesi halinde bu kararın icra kabiliyetinin de olmayacağı, ilerde idari yargı kararı gereğince başkaca işlemler yapılması halinde Mahkememiz kararının çelişki ve karışıklık yaratacağı dikkate alınmakla dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmek gerekmiştir.
Yine dava konusuz kalmış olduğundan bu kez dosya yargılama giderleri yönünden incelenmiş davanın açılmasında haklılık durumu ele alınmıştır. Yargıtay hukuk Genel Kurulunun ve 3. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları gereğince kuyu veya artezyen suyundan elde edilen sudan, kanalizasyon hizmeti verilmiyor ise kaçak atık su bedeli tahsil edilmesi mümkün değildir. Somut olayda da davacının aboneliğinin kullanıldığı alanda davalı tarafından kanalizasyon hizmeti verilmediği anlaşıldığından açılan davada, dava tarihinde davacının haklı olduğu kanaatine varılmış ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılması yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile;
"1-Davanın konusuz kalması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, " karar vermiştir.
BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ:
Davacı vekili, menfi tespit davalarının gerek maddi hukuk gerekse de usul hukuku açısından genel hükümlere tabi bir dava çeşidi olduğunu, menfi tespit davası konusunun belli bir değerle ilgili bulunduğundan, borçlunun borçlu olmadığını iddia ettiği miktar üzerinden nispi harç alınması gerektiğini, taraflarınca dava açılırken de müvekkili şirketin borçlu olmadığını iddia ettikleri tutar olan 162.741,96-TL üzerinden nispi harç yatırıldığını, dolayısıyla nispi harç yatırılan işbu davada karşı tarafa yükletilecek vekalet ücretinin de nispi tarifeye göre belirlenmesi gerektiğini belirterek, istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkemenin tarafları lehine hükmetmiş olduğu 9.200,00-TL tutarındaki vekalet ücreti kararının kaldırılarak tarafları lehine 24.411,29-TL vekalet ücreti takdir edilmesine ve yargılama giderinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, Yerel Mahkemenin davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verdiğini, mahkemenin işbu kararının hukuk usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili idare aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedildiğini fakat mahkemenin bu kararının ve karar gerekçesinin hukuk usul ve yasaya aykırı olduğunu, Aydın İl sınırları içerisinde su ve kanalizasyon hizmetleri ile ilgili tüm görev, yetki ve sorumlulukların davalı idareye ait olduğunu, söz konusu hizmetlerin sürdürülebilirliğinin sağlanması ve anılan hizmetlerden kaynaklanan maliyetlerin karşılanması için Yasa ve Yönetmelik ile belirlenen sınırlar dahilinde hizmetten yararlananlardan ücret talep edilmesinin ve bu ücretlere ilişkin tarifelerin belirlenmesi yetkisinin davalı idareye ait olduğunu, hizmetlerden usule ve yasaya aykırı bir şekilde ücret ödenmeksizin yararlanıldığının tespiti halinde, söz konusu kişi ya da kişilerden yararlanılan hizmet nedeni ile ücret talep edebileceğini ve hatta bu durumda idarenin belirleyeceği tarifelerde yasa ve yönetmeliklerle belirlenen esas ve sınırlara aykırı olmamak kaydı ile birtakım farklı ve caydırıcı uygulamaların öngörülebileceğinin tartışmasız olduğunu, davacı tarafça dava açıldığı esnada geçerli ve yürürlükte olan ... Tarifeler Yönetmeliği'nin 14/ç-3/1 maddesi ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine istinaden dava konusunun tahakkuk işlemi gerçekleştirildiğinin ortada olduğunu, dava konusu tahakkuk bedeli konusundaki haklılıklarının açıkça ortada olmasına rağmen Yerel Mahkeme tarafından aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğini, Yerel Mahkemenin işbu kararının hukuk usul ve yasaya aykırı olduğunu ifade ederek, Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.09.2022 tarih 2021/772 Esas 2022/520 Karar sayılı kararının İstinaf incelemesi sonucu bozulmasına, Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak dava konusu tahakkuk bedelinin dayanağı Doğal su rezervini koruma bedelini düzenleyen Tarifeler Yönetmeliği'nin 14/ç-3/1 maddesini iptal eden İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 2021/576 E. 2021/1233 K. sayılı 16.12.2021 tarihli kararının bekletici mesele yapılmasına, müvekkili İdare aleyhine hükmedilen yargılama gideri ile vekalet ücretinin kaldırılarak, yargılama giderinin ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, davalı tarafından tahakkuk ettirilen 162.741,96-TL Doğal Su Rezervini Koruma Bedeline borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Davalı tarafından 31/08/2021 tarih 16945 sayılı Abonesiz Artezyen Su Kullanıma ilişkin tutanak tutulduğu, tutanak doğrultusunda Kaçak, Usulsüz ve Atık Su Tutanakları Değerlendirme Komisyonu tarafından davacı aleyhine ... Tarifeler yönetmeliğinin 14.maddesi (ç) fıkrası 3/1 bendi uyarınca 09/09/2021 tarihli 162.741,96-TL Doğal Su Rezervini Koruma Bedeli tahakkuk ettirildiği, davacı tarafça bu tahakkukun yasa ve mevzuata uygun olmadığı, Belediyelerin yer altı sularından kaynaklı bir ücret alma yetkisi veren kanun maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini bildirerek davalı kuruma borçlu olmadığının tesbitine ilişkin eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bekletici sorun (mesele-i müstehire), görülmekte olan bir davayı doğrudan ilgilendiren bir konunun derdest başka bir davada görülmesi halinde, davanın karara bağlanması için o dava sonucunun beklenmesi zorunluluğu veya gereğini ifade eder. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) "bekletici sorun" başlıklı 165. maddesine göre, "bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece, o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir." hükmünü içermektedir.
Yargılama devam ederken tahakkuka dayanak ... Tarifeler yönetmeliğinin 14.maddesi (ç) fıkrası 3/1 bendinin Aydın 2. İdare Mahkemesinin 09/02/2021 tarih 2020/422 E., 2021/132 K. sayılı ilamına konu edildiği, idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi'nin 16/12/2021 tarih 2021/576 E.2021/1233 K. Sayılı ilamı ile ... Tarifeler yönetmeliğinin 14.maddesi (ç) fıkrası 3/1 bendinin iptaline karar verildiği,karara karşı Danıştay'a temyiz incelemesi için başvurulduğu, ancak kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmiştir. Ne var ki, sözü edilen dava dosyasında verilecek kararın eldeki dava sonucunu da etkileyeceği anlaşıldığından ve yine esastan sonuçlanmayan davada, HMK. 331 maddesi uyarınca tarafların haklılık durumlarına göre yargılama giderlerine hükmedileceğinden tahakkuka konu dayanak ... Tarifeler yönetmeliğinin 14.maddesi (ç) fıkrası 3/1 bendinin iptaline ilişkin İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3.İdari Dava Dairesi'nin 16/12/2021 tarih 2021/576 E.2021/1233 K. Sayılı ilamına yönelik Danıştay'a yapılan temyiz başvurusu sonucunun beklenmesi ve kararın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gereklidir. İlk derece mahkemesince İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi'nin 2021/576 E.2021/1233 K. sayılı dosyası bekletici mesele yapılarak kesinleşmesinin beklenilmesi ve daha sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde verilen karar usûl ve esas yönlerden hukuka uygun bulunmamıştır.
Bu çerçevede, yukarıda belirtilen kuşku ve duraksamaya yer olmayacak şekilde yargılamanın sonuçlandırılabilmesi için, gereken deliller toplanmaksızın ve değerlendirmeler yapılmaksızın karar verilmiş olduğu belirgin olup, açıklanan eksiklikler ikmal edilerek sonuca ulaşılması için; davanın esası ile sair istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri şimdilik incelenmeksizin 6100 sayılı HMK’nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı;
1)Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kabulü ile Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/09/2022 tarih, 2021/772 E. 2022/520 K. sayılı ilamının KALDIRILMASINA,
2)Dairemiz kararı doğrultusunda işin esası hakkında karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3)Ödedikleri istinaf karar ve ilam harçlarının isteği halinde taraflara iadesine,
4)İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, yeniden kurulacak hükümde gözetilmesine,
5)Artan istinaf gider avansının HMK’nin 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine,
Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK’nin 362/1-c,g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 11/01/2024 günü oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:56