SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 20. HD 2021/1574 E. 2024/990 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1574

Karar No

2024/990

Karar Tarihi

13 Haziran 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1574

KARAR NO : 2024/990

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 16/03/2017 (Dava) - 17/06/2021 (Karar)

NUMARASI : 2017/289 Esas - 2021/541 Karar

DAVA : Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

BAM KARAR TARİHİ : 13/06/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 13/06/2024

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/06/2021 tarihli 2017/289 Esas ve 2021/541 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.01.2016 tarihli olay gününde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken, yaya geçidinin ve trafik ışıklı lambalarının bulunmadığı kavşağa geldiğinde, gidiş istikametine doğru karşıdan karşıya geçmeye çalışan ve şeridine giren yayalar ..., ... ve ...' a aracının ön kısımlarıyla çarptığı çarpma sonucu olay yerinde durmayarak kaza mahallini terk ettiğini, kazada yaralanan müvekkilinin sol tibia plato kırığı, sol fıbula başı kırığı olmak üzere büyük kemik kırıkları olması sebebiyle ameliyat edildiğini ve bu kırıklara vida, plak, ve ateller ile müdahale edildiğini, davalı ... Şirketinin kazaya karışan ... plakalı aracı 414476715 numaralı poliçe ile sigorta altına alması nedeni ile sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğunu, açıkladığı nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte şimdilik 500,00-TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı, 500,00-TL geçici iş gücü kaybı tazminatı davacı müvekkilin kaza nedeniyle uğradığı manevi üzüntünün karşılığı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 01.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 20.000,00-TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 23.08.2019 tarihli talep arttırım dilekçesinde özetle; geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatını, bilirkişi raporu doğrultusunda 21.665,56 TL olarak talep ettiklerini aradaki fark 20.665,56 TL (20.665,56 TL - 1.000,00 TL ) üzerinden harcı yatırdıklarını belirterek dava ve talep arttırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP :

Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından tanzim edilen 30.09.2015-2016 vadeli 414476715 no.lu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, öncelikle KTK md. 97 gereği dava öncesi dava şartı eksikliği nedeniyle esasa girilmeksizin davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu meydana geldiği iddia edilen kazada kusur durumlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesini talep ettiklerini, davaya konu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, açıkladığı nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın usulden yetkisizlik nedeniyle reddine, esasa girildiği takdirde sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmaması nedeniyle meydana geldiği iddia edilen zararın kaza ile illiyeti bulunmaması nedeniyle reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :

Mahkemece, ''...1-A-Maddi Tazminat Davası Yönünden

Davanın KABULÜNE,

a- 2.783,95 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 18.881,61-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 21.665,56-TL maddi tazminatın davalı ... A.Ş.' den temerrüt tarihi 01/04/2016 tarihinden, diğer davalılar ... ve ...' tan kaza tarihi 01/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

  1. B. Manevi tazminat yönünden,

Davanın KISMEN KABULÜNE,

a-10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...' tan kaza tarihi 01/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine...

  1. Fazlaya ilişkin talebin Reddine

  2. Davalı ... A.Ş. yönünden manevi tazminat davasının Reddine....'' şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı müvekkili tarafından, davaya konu trafik kazası nedeni ile zenginleşme amacı gütmeden makul bir seviyede 20.000,00 TL manevi tazminat davası açıldığını, müvekkilinin bahse konu kaza nedeni ile % 8 oranında sürekli olarak malul kaldığını ve 6 aydan fazla sürede kendi işini kendisi yapamayacak durumda kaldığını, müvekkilinin bu süreçte sosyal çevresinden uzaklaşmak zorunda kaldığını ve 6 ay boyunca hayatta bir amacı olmadan ve yapacak birşey olmadan yaşadığını, mahkemenin ise davacı müvekkilinin bu kadar acı ızdırap ve psikolojik çöküntünün karşılığı olarak 10.000,00 TLmanevi tazminata hükmettiğini, dosya kapsamında alınan kusur raporuna göre de davalının %75 kusurlu olduğu sabit kılındığından,davalının kusurlu hareketi sebebiyle ömür boyu malul kaldığını ve artık hayatının her anında hareket kısıtlılığı yaşadığını, müvekkilinin kaza nedeniyle sosyal çevresine adapte olamadığını, bu nedenle çekmiş olduğu acı ve kederi karşılayabilecek miktara yerel mahkeme tarafından hükmedilmediğini, geçirmiş olduğu ameliyatlar sebebiyle kendi başına en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamadığını, aile babası olmasının verdiği sorumluluk bilinci ile eşine ve çocuğuna bakabilmek ve iyi bir gelecek sunabilmek için en verimli dönemlerinde çalışamayıp ailesine karşı sorumluluğunu yerine getiremediğinden dolayı mahcup duruma düştüğünü, çalışamadığından dolayı eşi ve çocuğunun bakımı için aile büyüklerinin yardımıyla geçinmeye çalıştıklarını, kazanın etkisiyle yaşadığı elem , keder ve acının yanında bir eş ve baba olarak da vazifelerini yerine getirememesinin psikolojik yönden yıprattığını, ayrıca kaza nedeni ile yatalak olduğu için hareket kısıtlılığından kilo aldığını bu sebeple de mide küçültme ameliyatı olduğunu, mahkemenin hükmettiği 10.000,00 TL manevi tazminat bedelinin çok düşük olması müvekkilin geçirdiği opresyonlar ve tedavi sürecinin ne kadar zor olduğunu düşünülür ise rakamın müvekkilinin manevi duygularını onarmayacağı aksine davalıların yanına bu olay kar kalmış olması nedeni ile daha çok manevi üzüntü yaşayacağını, Yerel Mahkemenin manevi tazminatın miktarını belirlerken TBK madde 56/2 Gereği takdir hakkını kullandığını, davanın açılması aşamasında müvekkilinin manevi zararı hesaplanamadığı gibi manevi tazminatı da hesaplanamadığını, sigorta şirketine 4080 TL vekalet ücreti hükmedilmesinin kanuna aykırı olduğunu bunun nedeninin gerekçeli kararda açıklanmadığını, yerel mahkemenin davalıların kendisi kendileri vekil ile temsil ettirdiğinden bahisle verilen işbu kararın kaldırılarak dosya kapsamında verilen manevi tazminat bedelinin düşük olması nedeni ile işbu rakamın hakkaniyet gereği arttırılmasına ve davalıların kendisi kendileri vekil ile temsil ettirdiğine ilişkin kararlarının hakkaniyete aykırı olduğundan kaldırılarak davanın bu yönden de kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesi’nin 2019/40 E 2020/40 17.07.2020 T. sayılı Kararı Çerçevesi göz önüne alınarak TRH 2010 yaşam tablosu ve 0 teknik faiz ile de hesaplama yapıldığını ancak bu husus hatalı olup, AYM kararının hatalı yorumlandığını, TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz ile hesaplama yapılması gerektiğini, Türk Borçlar Kanunu’nda tazminat hesabının nasıl yapılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, tazminat hesabının yalnızca içtihatlarla belirlendiğini, bu nedenle asıl olarak genel şartlarda Kanun’a aykırı bir düzenleme bulunmadığını, AYM kararında sorumluluk sınırının genel şartlar ile çizilmesinde TBK'ya aykırılık olduğunun tespit edildiğini ancak yalnızca TBK'ya aykırı kısımları için uygulama alanının ortadan kalktığını, TBK'da ise zarar hesabının nasıl uygulanacağına ilişkin herhangi bir düzenleme mevcut olmayıp TBK'da düzenlenmeyen bir hususta genel şartlar ile yapılan düzenlemenin geçersiz olacağının kabulünün normlar hiyerarşisine aykırı olduğunu, daha doğru bir hesaplama yöntemi olarak %1,8 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılmasının gerek gerçek zararın tespitinde daha doğru sonuç vereceğini ve gerekse de yasal boşluğu dolduran genel şartlar hükümlerine aykırı olmayacağını, bununla birlikte trafik poliçesi en nihayetinde bir sözleşme niteliğini haiz olup özel hukuk hükümlerine tabi olduğunu, TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz ile hesaplama yapılması gerektiğini, bu nedenle de davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dosyada çelişkilerin giderilmesi için dosyanın Karayolları Fen Heyeti veya İTÜ'ye gönderilerek yeni bir kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, yalnızca kaza ile illiyeti bulunan arazların belirlenmesi gerektiğini, davacının yaşı itibariyle bulunan arazlardan müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, davacının işbu kaza öncesi mevcut olan rahatsızlıklarının tespit edilmesi, mükerrer rahatsızlıkların oranda hesaba katılmaması gerektiğini, davacının geçici iş göremezliği ve bakıcı giderinin söz konusu olmadığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri yönünden müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, davacının geçici iş göremezliği talebinin muhatabının SGK olduğunu, SGK 'nın belirlediği geçici iş göremezlik süresi esas olup diğer sürelerde davacının işe devam ettiğini, maaşını almaya devam ettiğini, 01.06.2015 tarihli ZMM Genel Şartları gereği, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik dönemine ilişkin bakıcı gideri taleplerinin teminat dışı olduğunu, bahsi geçen taleplerin, açık genel şart hükümleri gereği reddine karar verilmesini talep ettiklerini, bakiye ömür sürelerinin rapor tarihi itibariyle tespit edilmesi ve hesaplama rapor tarihi itibariyle hesaplanan bakiye ömür üzerinden yapılması gerektiğini, hesaplamaların aktüeryal yöntem ve 1,8 teknik faizle yapılması gerektiğini, zira, peşin ödeme iskontosu olarak her ne kadar %10 arttırım %10 indirim yapılmaktaysa da esasen bu yöntemin yalnızca güncel değer belirlemeye yarayacağını, dosyada iddia edilen gelir ispatlanmadığından asgari ücretin hesaba esas alınmasını talep ettiklerini, ayrıca müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminatına kadar olduğunu, poliçe teminatının aşan kısım yönünden sorumluluğu bulunmadığını, hesaplanan fahiş tazminat gerçeği yansıtmamakta olup, davacının zararı bulunmadığını, temerrüt tarihine itiraz ettiklerini, hesaplanan vekalet ücreti, harç, yargılama giderleri hatalı olup, düzeltilmesini talep ettiklerini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedeni zarar nedeni ile geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının araç sürücüsü, işleteni ve ZMMS sigortacısından, manevi tazminatın araç sürücüsü, işleteninden tahsiline ilişkin tazminat davasıdır.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemece, maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.

  1. Mahkemece ilk olarak aktüer bilirkişi ve makina mühendisinden oluşan heyetten alınan heyet raporda sigortalı aracın davalı sürücüsü ...'ın trafik kazasının meydana gelmesinde %35 oranında tali kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ün %65 oranında asli kusurlu belirtilmiş; Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen raporda ise, olayda davalı sürücü ...’ın %75 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...’ün %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan 03.06.2016 tarihli tarfik Bilirkişi Raporu’nda; sürücü ...’ın tali kusurlu olduğu, yayaların asli kusurlu oldukları, yaşı küçük yayanın kusursuz olduğu belirtilmiştir.

Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere İzmir 25.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.06.2018 tarihli 2016/743 E. ve 2018/620 K. sayılı kararı ile davalı sürücünün tali kusur ile taksirli yaralamadan cezalandırıldığı, dosya kapsamında İstanbul Trafik İhtisas Dairesi’nce düzenlenen raporda, sürücü ...’ın tali derecede kusurlu olduğu, yayalar ...’un asli derecede kusurlu oldukları yönünde tespit yapıldığı; mahkemece sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün İzmir BAM 14. CD'nin 28/02/2020 tarihli: 2019/341 Esas- 2020/770 Karar sayılı kararı ile kesinleştiği anlaşılmıştır.

Bu durumda; dosya kapsamında hükme esas alınan kusur tespiti ile ceza yargılaması sırasında hükme esas alınan rapor ve mahkemenin kusur yönünden kabulü ile de çelişki meydana geldiği, bu haliyle dosya kapsamında kusur bakımından çelişki oluştuğu,davalı tarafından rapora itiraz ile alınan ATK raporunun önceki raporlar ile çelişkili olduğunu belirterek çelişkinin giderilmesi yönünde ek rapor alınmasını talep ettiği halde mahkemece itirazının gözetilmediği, 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesi hükmü uyarınca ceza mahkemesinin kusur tespitinin hukuk hakimini bağlamayacak ise de, çelişki giderilmeksizin dosyadaki kusur tespiti esas alınarak aktüer hesabı yaptırıldığı, işbu dosya kapsamında kusur durumun netleştirilmesi gerektiği anlaşılmakla, öncelikle karar kusura dair eksik incelemeden dolayı kaldırılmıştır.

Mahkemece yapılması gereken iş; dosyada alınan kusur raporları, ceza dosyası ve dava dosyası kapsamı gözetilerek, 3 kişilik İTÜ veya Karayolları Fen Heyetinden çelişkileri giderecek ve gerekçelerini açıklayacak şekilde denetime elverişli, davalı tarafın itirazlarını da karşılayacak kusur raporu alınarak sonucuna göre - usuli müktesep haklar da gözetilerek- bir değerlendirme yapılıp, kusur raporları arasındaki çelişki giderildikten sonra kusur oranlarının değişmesi halinde gerekirse TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant %10 indirim hesabına göre ek rapor alınarak sonucuna karar verilmesi için davalının itirazları belirtilen yönlerden kabul edilerek kararın kaldırılması gerekmiştir.

  1. Kabule göre de;

6100 Sayılı HMK 297/2 maddesi “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmünü amir olup, buna göre hüküm fıkrasının tarafların taleplerini karşılayacak, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak, infazda tereddüt yaratmayacak şekilde, açık ve maddeler halinde oluşturulması gerekir.

a-Mahkemece gerekçeli kararda "Kaza tespit tutanağı; 14/07/2016 tarihinde polis memurlarınca düzenlenen tutanağa göre; sürücü ...l 'un sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile Atatürk Caddesi üzeri Çeşme istikametinden Ilıca istikametine seyir esnasında önünde giden aracın yavaşlaması sonucu araca çarpmamak için fren yaptığı esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek devrildiği ve yaklaşık 30 metre kadar sürüklendikten sonra Emniyet şeridinde park halinde bulunan ... plakalı aracın arka tampon kısımlarına çarptıktan sonra durabildiğinin sürücü beyanından ve kaza yeri incelemesinden tespit edildiği bildirilmiş, tutanak imza altına alınmıştır." şeklinde deliller arasında kaza tutanağı yazılmış ise de, kararda belirtilen kaza tutanağının dava konusu kaza ile ilgisinin bulunmadığı, kararda tereddüte neden olduğu, bu hususun yukarıda belirtilen HMK'nın 297/2 maddesine aykırılık teşkil ettiği anlaşıldığından, kararın bu yönden kaldırılması gerekmiştir.

b-Mahkemece hükmün gerekçe kısmında"... 2.783,95 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 18.881,61-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 21.665,56-TL maddi tazminatın davalı ... A.Ş.'nden davacının başvurusunun 24/10/2016 tarihinde teslim edildiği bu tarihten itibaren 8 iş günü geçmesiyle 04/11/2016 tarihinde temerrüde düştüğü bu nedenle, temerrüt tarihi 01/04/2016 tarihinden, diğer davalılar ... ve ...' tan kaza tarihi 01/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,..." şeklinde gerekçe yer alındığı halde, hüküm kısmında, ise"... 2.783,95 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 18.881,61-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 21.665,56-TL maddi tazminatın davalı ... A.Ş.' den temerrüt tarihi 01/04/2016 tarihinden, diğer davalılar ... ve ...' tan kaza tarihi 01/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,..." şeklinde hüküm tesis edildiği görülmüştür. Mahkemece gerekçe kısmında davalı ... yönünden temerrüt tarihi 04/11/2016 olarak belirlendikten sonra, hesaplanan tazminata davalı ... A.Ş.' den temerrüt tarihi 01/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsil edilmesine karar verilmesi hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratmış, bu hususun yukarıda belirtilen HMK'nın 297/2 maddesine aykırılık teşkil ettiği anlaşıldığından, kararın bu yönden de kaldırılması gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/06/2021 tarihli 2017/289 Esas ve 2021/541 Karar sayılı kararının HMK 353/1. a. 6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

  2. Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

  3. Kararın kaldırılması sebep ve şekline göre davalı ... Şirketisi vekilinin sair istinaf taleplerinin, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

  4. İSTİNAF AŞAMASINDA; davalı ... ve davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),

  5. İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına,

  6. Davacı tarafından yapılan 162,10. TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 38,00. TL tebligat posta masrafı ve 27,50. TL e. tebligat masrafı olmak üzere toplam 227,60. TL yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına,

  7. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  8. Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359. (3) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 13/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ZararkabulüneAçılanizmirTazminattarihiTazminat)SebebiylenumarasıCismanikısmen(

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim