İzmir BAM 20. HD 2024/910 E. 2024/963 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/910
2024/963
12 Haziran 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/910
KARAR NO : 2024/963
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/12/2023
NUMARASI : 2022/512 Esas - 2023/933 Karar
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 12/11/2021
BAM KARAR TARİHİ : 12/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/06/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2023 tarih ve 2022/512 Esas ve 2023/933 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilli ...'in ... numaralı poliçe ile 20/01/2020 tarihinde ... Mah. ... Sk. ... Apt. N:... D:... .../... adresindeki taşınmazını zorunlu deprem sigortası kapsamında sigortalattığını, taşınmazların 30/10/2020 tarihindeki meydana gelen deprem ve artçı depremler nedeniyle ağır hasar aldığını, müvekkillerinin davalı tarafa başvurduklarını, hasar dosyası açıldığını, hasar dosyası kapsamında müvekkillerine kısmi ödeme gerçekleştirildiğini, yapılan ödemede Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın orta hasar tespiti dikkate alındığını, hasar durumuna katılmamakla birlikte orta hasar durumunda olan bir binanın güçlendirme bedeli kişi başına işbu dava konusu yapılan poliçe bedellerini dahi aşmakta olduğunu, müvekkillerine cüzi ödemeler yapıldığını, risk gerçekleştiği halde müvekkillerin gerçek zararını karşılayacak şekilde ödeme yapılmadığını, müvekkillerinin taşınmazının bulunduğu bina için yapılan orta hasar tespitinin hiçbir bilimsel veriye dayanmadan sadece gözleme dayalı hasar tespiti olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını, mevcut hali ile bina risk oluşturduğu için boşaltıldığını belirterek zorunlu deprem sigortası yapılan müvekkillerinin taşınmazlarının depremden dolayı hasar görmesi nedeniyle sigorta bedelinin şimdilik ... için 15.000,00-TL'nin 30/10/2020 tarihiden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava edilmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taleplerin belirsiz alacak olarak ileri sürülemeyeceğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, ... adına 20.01.2020-2021 tarihleri arasında tanzim edilmiş ... nolu DASK poliçesine istinaden davacının deprem sonucunda konutunda meydana gelen hasarın tespiti amacıyla müvekkili kuruma yapılan hasar ihbarı neticesinde 2000060298 numaralı hasar dosyasının oluşturularak davacının konutundaki hasarın miktar ve niteliğini tespit etmek amacıyla konusunda uzman bağımsız eksper atandığını, 11.11.2021 tarihli ekspertiz raporunda “... ortak alan dosya numaralı bina taşıyıcı sistemde yapılan incelemede; 3 kolonda kabuk betonu atması, 1 kolonda kalıcı kesme deformasyonu hasarının olduğu görülmüştür. Bina taşıyıcı sistemde meydana gelen hasarlar dikkate alınarak bina pert olarak değerlendirilmiştir. Binanın pert olarak degerlendirilmesi sonucu, binada bulunan diğer bağımsız bölüm poliçelerine ait hasar dosyaları otomatik olarak açılmıştır. Sigortalı iş yerinin ... numaralı ortak alan hasar dosyası ile aynı binada olduğu bilgisi alınmıştır. Bu kapsamda dosyasının açıldı bilgisi alınmıştır. Açılan bu dosya kapsamında sigortalı iş yerinin tapusu tarafımıza gönderilmemiş olup, bilgilerin teyit edilmesi mümkün olmamıştır. Kurumunuzca gerekli evrakların temin edilerek, adresinin teyit edilmesi ve evrak kontrollerinin yapılarak dosyanın tarafımızca sonuçlandırılması bilgilerinize sunulur.” ifadesinin yer aldığını, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartlarında yer alan A.6-Muafiyet başlığı altında “Her bir hasarda, sigorta bedelinin %2'si oranında tenzili muafiyet uygulanır. DASK hasarın bu şekilde bulunan muafiyet miktarını aşan kısmından sorumludur. Muafiyet uygulaması açısından, her bir 72 saatlik dönemde meydana gelen bütün hasarlar bir hasar sayılır.” düzenlemesine istinaden 112.266,00-TL sigorta bedelli poliçenin muafiyet tutarının 2.245,32-TL olarak hesaplandığını, yapılan eksper tespitleri neticesinde sigortalıya muafiyet bedelinin düşülerek 11.12.2020 tarihinde 10.181,18-TL ve 16.11.2021 tarihinde 99.839,50-TL olmak üzere tam hasar ödemesi yapıldığını ve bu kapsamda herhangi bir tazmin sorumluluğunun kalmadığını, somut olayda binanın yıkılmasına karar veren kamu otoritesinin yalnızca yıkıma karar vermekte olduğunu, binanın deprem öncesi durumu ile deprem sonrası durumu arasındaki deprem güvenliği farklılığına ilişkin bir değerlendirme içermediğini, binanın yapısal sorunları ve mevcut yönetmeliklere uymaması nedeni ile yıkılıp yapılmasının yasal olarak iyileştirme olup Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında olmadığını, müvekkili kurum temerrüde düşmediği için faiz talebinin reddinin gerektiğini belirterek davanın reddine, yargılama masraf ve vekâlet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
İlk derece mahkemesince; "....Usul ve yasaya uygun olan 15/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 30/10/2020 tarihli hasarın poliçe vade tarihleri arasında gerçekleşmiş olup, hasar tespiti yapılan adres riziko adresi ile uyumlu olduğu, 11.11.2021 tarihli eksper raporunda ödenecek tutarın 110.020,68-TL olarak tespit edilmiş olup, davalı kurumun 07/01/2021 tarihinde 10.181,18-TL ve 17.11.2021 tarihinde 99.839,50-TL olmak üzere ... hesabına toplam 110.020,68-TL ödeme yaptığı, dava konusu 52978468 numaralı DASK poliçesi teminat tutarının 112.266,00 TL olup, işbu tutardan muafiyet tutarı düşüldüğünde 112.266,00 - 2.245,32 = 110.020,68-TL tazminat tutarı hesaplandığı, davalı kurumun 52978468 numaralı poliçe kapsamında halihazırda 110.020,68-TL ödeme yapmış olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerektiği...." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 12/11/2021 tarihinde tüketici mahkemesinde dava açıldıktan sonra davalı kurum yapılan ekspertiz raporu doğrultusunda 17/11/2021 tarihinde müvekkile 99.839,50 TL ödemenin yapıldığını, davalı kurumca müvekkiline toplamda 110.020,68 TL ödemenin yapıldığını, müvekkili için ilk ekspertiz tarihinden itibaren davalı kurumun en geç 1 ay içinde müvekkiline sigorta bedelini ödemesi gerektiğini ancak yapılan tüm ödemeler için temerrüt faizinin hesaplanmasının gerektiğini, sonrasında düzenlenecek ekspertiz raporları da temerrüt tarihini değiştirmediğini, mahkemece alınan ve olayın özelliğine uymayan bilirkişi raporuna davacı tarafça itiraz edildiği halde mahkemece bu itirazların dikkate alınmadan davanın reddine karar verildiğini, kararın usul ve yasalara aykırı olduğunu, davalı kurumca müvekkilinin dükkanının deprem sonucu hasar alması sonrasında 01.12.2020 tarihinde 10.181,18- TL kısmi ödemenin yapıldığını, yapılan kısmi ödeme sonrası arabuluculuk görüşmesi ile geri kalan bedelin ödenmesi istendiğini fakat görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını, 12/11/2021 tarihinde mahkemede davalı kurum nezdinde tazminat davasının açıldığını, davalı kurum dava açılmasından sonra 17/11/2021 tarihinde geri kalan ödemeyi yaptığını, mahkemece verilen kararda davalı kurumun ödemeyi yapmış olması sebebiyle davayı reddettiğini, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve arabulucuk ücretini müvekkilinin üzerine bıraktığını, bu kararı kabul etmediklerini, dava dilekçelerinde ileri sürmüş oldukları faiz talepleri dilekçelerinin sonuç ve istem kısmında yer almasına karşın mahkemece bu konuda kabul veya ret hususunda herhangi bir hükmün tesis edilmediğini, verilmiş olan bu kararında hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin uzmanlık alanı ile alakası olmayan bilirkişiye yaptırmış olduğu inceleme nedeni ile ve itirazları değerlendirilmeden davanın reddine karar verildiğini, re’sen gözetilecek nedenlerle inceleme yapılarak kararın kaldırılmasına, mahkemece eksik olan hükmün tamamlanarak talepleri gibi karar verilmesine; yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taşınmazı için zorunlu deprem sigortası yapılmış olan davacının, İzmir ilinde 30.10.2020 tarihinde meydana gelen deprem ve artçı sarsıntılar sonucu taşınmazının ağır hasar görmesi nedeniyle ödenmeyen sigorta bedelinin davalıdan tahsili talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
- Somut olayda; davalı kurumun DASK poliçesi uyarınca 07/01/2021 tarihinde 10.181,18. TL ve 17.11.2021 tarihinde 99.839,50. TL olmak üzere davacı ... ... hesabına toplam 110.020,68. TL ödeme yaptığı, dava konusu 52978468 numaralı DASK poliçesi teminat tutarının 112.266,00 TL olup, işbu tutardan muafiyet tutarı düşüldüğünde 112.266,00 . 2.245,32 = 110.020,68. TL tazminat tutarı hesaplandığı, davalı kurumun 52978468 numaralı poliçe kapsamında halihazırda 110.020,68. TL ödeme yapmış olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı tarafından yapılan 99.839,50 TL' lik hasar bedeli ödemesinin dava tarihinden sonra ödendiği anlaşılmakla, bu miktar yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
6100 sayılı HMK’nın 331/1. fıkrası, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedeceği hükmünü düzenlemiştir.
Buna göre; davanın esası bakımından dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve davacının dava tarihi itibariyle dava açmakta haklı olduğu gözetilerek, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
- Davacının faiz talebi yönünden yapılan incelemede ise;
Dava dilekçesinde davacının faiz talebi bulunmakta olup, mahkemece faiz talebi konusunda olumlu olumsuz herhangi bir karar verilmediği ve değerlendirme yapılmadığı görülmektedir.
6098 sayılı TBK'nin 100. maddesi uyarınca borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahipse de borçlunun TBK'nin 100/1. maddesinin aradığı şartlar gerçekleşmeksizin yani faiz ve giderleri ödemede gecikmişken yaptığı ödeme, alacaklı tarafından öncelikle faiz ve giderlere mahsup edilebilir. Bu durumda mahkemece, davalının hangi tarihte temerrüde düştüğü tespit edilerek ödemenin yapıldığı tarihe kadar işlemiş faizin hesaplanması, davalı tarafından yapılan ödemenin öncelikle işlemiş faize mahsup edilmesi ile bakiye asıl alacak bulunup bulunmadığının tespit ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususta bir değerlendirme yapılmaksızın dava tarihinden sonraki ödeme nedeniyle davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesisi yerinde görülmemiş, kararın bu yönden de kaldırılması gerekmiştir. (Aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26/02/2018 tarihli 2016/7952 esas - 2018/1403 karar sayılı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 04/06/2018 tarihli 2016/19220 esas - 2018/6260 karar sayılı ve Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 04/06/2018 tarihli 2017/3220 esas - 2018/5282 karar sayılı ilamları).
Bu açıklamalara göre; İzmir 3. Tüketici Mahkemesi' nin 2021/308 esas sayılı dosyasında alınan 03/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda ödeme tarihi ile davalının temerrüt tarihi arası hesaplanan 7.762,52 TL faiz miktarına hükmedilmesi gerekmiştir.
Bu nedenlerle; yerel mahkeme kararının davacı lehine kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından dairemizce davanın esası hakkında HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıda yazılı şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
- Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN KABULÜNE; İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2023 tarih ve 2022/512 Esas ve 2023/933 Karar sayılı kararının HMK'nın 353. 1. b. 2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE,
"a-Davanın esası bakımından konusu kalmadığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Toplam 7.762,52 TL işlemiş faiz tutarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Davacı tarafından yatırılan 2.049,30 TL karar harcının davalı harçtan muaf olduğundan karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
c-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
ç-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 680,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
d-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, tebligat ile posta gideri 290,00 TL olmak üzere toplam 370,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı adli yardımdan faydalandığından suçüstü ödeneğinden harcanan toplam 1.245,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, kullanılmayan kalan fazla kısmın iadesine,
e-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,"
ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,
- İstinaf İncelemesi Yönünden Harç ve Yargılama Masrafları;
a-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince davacı tarafa iadesine,
b-Davacı tarafından yapılan istinaf başvuru harcı 1.169,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
ç-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(3) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
d-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25