SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 20. HD 2024/1064 E. 2024/952 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1064

Karar No

2024/952

Karar Tarihi

12 Haziran 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1064

KARAR NO : 2024/952

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 28/03/2024 (Dava) - 04.04.2024 (Ara Karar)

NUMARASI : 2024/344 Esas (Derdest Dosya)

DAVA : Şirket Hisse Devrinin İptali (Muris muvazaasına dayalı)

TALEP : İhtiyati Tedbir

TALEP TARİHİ : 28/03/2024

BAM KARAR TARİHİ : 12/06/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 12/06/2024

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/344 Esas sayılı dosyasından verilen 04/04/2024 tarihli ara kararının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA/TALEP:

İhtiyati tedbir talep eden/davacı vekili dava dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın ilk olarak Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2023/666 Esas sayılı dosya ile açıldığını, Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesince "yapılan hisse devrinin geçerli olup olmadığı, muvazaa nedeniyle iptali gerekip gerekmediği hususlarında TTK'daki ilgili hükümler gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği, bu hususta değerlendirme yapma görevinin asliye ticaret mahkemesine ait olduğu" şeklinde görevsizlik kararı verildiğini, yapılan arabuluculuk görüşmesi neticesinde anlaşmaya varılamamasına binaen işbu davayı ikame etme zorunluluklarının hasıl olduğunu, müvekkili ... ile davalı ...'ın kardeş olup, davalı ...'nin ise müvekkilinin annesi olduğunu, veraset ilamından da anlaşılacağı üzere, 18.10.2011 tarihinde vefat eden ...'nin mirasçıları olduklarını, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 30.03.2011 tarihli ilanına göre; 02.03.2011 karar tarihinde ... şirkette sahibi bulunduğu hissenin 15.800 adet hisseye karşılık 395.000,00 TL’sini şirket ortaklarından ...’ye, geri kalan 4.000 adet hisseye karşılık 100.000,00 TL’sini ise şirket dışından ...’ye devretmesi suretiyle hisse devrinin gerçekleştirildiğini, murisin huzurdaki muvazaaya konu 02.03.2011 karar tarihli hisse devrinin yapıldığı tarihte son evre kanser hastası olup hatta işbu devir öncesi ve sonrasında yoğun bakıma alındığını, devrin akabinde kısa bir süre sonra da vefat ettiğini, devrin gerçekleştirildiği tarihte murisin ağır kemoterapi ilaçları almakta olup, konuşamayacak kadar ileri bir seviyede hasta olduğunu, bu hususun ispatı hususunda murisin tedavi olduğu ... Hastanesine müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, 02.03.2011 tarihli şirket toplantısında sadece ...’nin ve ...’nin yer aldığı belirtilmesine rağmen ...'nin katılmadığı toplantı ile müdür seçilmesinin de yapılan muris muvazaasının en açık kanıtı olduğunu, söz konusu devrin, müvekkilinin miras payından yoksun bırakılması amacıyla muvazaalı şekilde yapılmış olup hisse devrinin iptali ile müvekkilinin veraset ilamındaki payı oranında ortaklar defterine kaydı ve ticaret sicil defterine tesciline karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin murisi son derece varlıklı bir insan olup vefat ettiği tarihte dahi davalı ... Şirketi'nin üzerine kayıtlı neredeyse 50 adet taşınmaz bulunduğunu, muris vefat ettiği tarihte, davalı şirket adına kayıtlı taşınmazların bazılarının bilgilerinin; "... İli, ... İlçesinde, .../... parselde kayıtlı olan C1, C2, C3, D1, D2 2, F1, F2, F3, E1, E2, E3, J, K, L1, L2, L3, T1, T2, T3, U1, U2, U3, U4, V1, V2, V3, V4, Y1 VE Y2 blok " şeklinde olup bu hususta Bodrum Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, murisin, hisse devri sırasında yapılan satıştan bir çıkarı bulunmadığı gibi satıştan itibaren 6 ay geçmeden vefat etmiş olup banka hesabında işlemin yapıldığı tarihlerde böyle bir para hareketliliğinin de mevcut olmadığını, nitekim, davalıların işbu hisselerin gerçek değerini ödeyebilecek bir maddi durumlarının da bulunmadığını, gerçek iradenin mirastan mal kaçırmak olup bu işlemin şekil eksikliği nedeniyle geçersiz olmasının yanında, tarafların gerçek iradelerini yansıtmadığı için iptal edilmesi gereken bir işlem olduğunu, tanıklarının dinlenmesi halinde de bu durumların ispatının sağlanmış olacağını, müvekkilinin tereke üzerindeki miras hakkının zedelendiğini, murisin vefat ettiği tarihte, tüm mal varlığı ve taşınmazlarının şirket adına kayıtlı olup işbu muvazaalı hisse devri ile müvekkilinin miras hakkının ortadan kaldırıldığını, işbu dava süresince, tedbir konulmasını da talep ettiklerini, tedbirin kabul edilmemesi durumunda davacı müvekkilinin telafisi mümkün olmayan zararlarının doğacağını, davada hisse devrinin iptaline karar verilmesinin talep edildiğini, işbu sebeple... Şirketi'ne karşı da husumet yönetilerek davanın açılması gerektiğini belirterek, muvazaalı tescilin gerçekleştiği 02.03.2011 karar tarihinden bu yana şirket gelirlerinden müvekkilinin hissesine düşen miktara ilişkin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 6100 sayılı Kanun’un 107. maddesi hükmü gereğince, belirsiz alacak davası olarak ikame edilmiş olan işbu davada şimdilik 10.000,00 TL'nin devir tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, müvekkilinden mal kaçırma ihtimaline binaen ... Şirketine kayyum atanmasını ve yargılama süresince üçüncü kişilere devir ve temlikin önlemek için öncelikle teminatsız olarak şirket üzerine kayıtlı araç, menkul ve gayrimenkuller üzerine ve şirketin banka hesapları ile varsa çek defterlerine ve şirket hisselerine tedbir konulmasını, 02.03.2011 karar tarihli hisse devrinin iptaline ve müvekkilinin veraset ilamındaki payı oranında ortaklar defterine kaydı ve ticaret sicil defterine tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece, ".....Somut olayda; davalı şirkette organ eksikliği bulunmadığı, davacının şirket ortağı olduğu, herhangi bir yönetim yetkisinin bulunmadığı, şirketin yetkili organlarıyla yönetilmesi asıl olup, 6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK'nın 390/3. maddesi gereğince davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek nitelikte delil ibraz etmediği anlaşıldığından davacı vekilinin davalı şirkete temsil kayyımı atanması ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar vermek gerekmekle, sonuç olarak; Davacı vekilinin tedbiren TEMSİL KAYYIMI ATANMASI VE İHTİYATİ TEDBİR TALEPLERİNİN REDDİNE...." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

İhtiyati tedbir talep eden/davacı vekili tarafından, "...02.03.2011 tarihli şirket toplantısında toplantıya katılanlar olarak sadece ...’nin ve ...’nin yer aldığı belirtilmesine rağmen, ...'nin katılmadığı toplantı ile müdür seçilmesinin yapılan muris muvazaasının en açık kanıtı olduğunu, tarafların, işbu şirket hisse devri ile gerçek iradelerinin mirastan mal kaçırmak olup bu işlemin, şekil eksikliği nedeniyle geçersiz olmasının yanında, hisselerin satış ve devri işleminin de tarafların gerçek iradelerini yansıtmadığı için iptal edilmesi gereken bir işlem olduğunu, murisin ölümünden önce yapılan hisse devrinin muvazaalı olup bu bağlamda davacı müvekkilinin tereke üzerinden miras hakkının zedelendiğini, murisin vefat ettiği tarihte, tüm mal varlıkları ve taşınmazların şirket adına kayıtlı olup işbu muvazaalı hisse devri ile müvekkilinin miras hakkının ortadan kaldırıldığını, acilen tedbir kararı verilmesi taleplerinin reddedildiğini, mahkemenin hukuka ve hakkaniyete aykırı kararına karşı istinaf kanun yoluna süresinde başvurduklarını, şirket hisselerinin davalılar tarafından üçüncü kişilere devri halinde müvekkilinin hakkını elde etmesinin imkansız hale geleceğini, bu sebeple, şirket üzerine kayıtlı menkul ve gayrimenkuller, şirket banka hesapları, şirket çek defterleri üzerine ve şirket hisselerine tedbir konulmasını talep ettiklerini, şirket hisseleri ve şirket üzerine kayıtlı menkul ve gayrimenkullerin, şirket banka hesapları, şirket çek defterleri üzerine üçüncü kişilere devrini önlemek amacıyla ihtiyati tedbir konulması taleplerinin reddi halinde ise, veraset ilamında mevcut olan hisse oranı doğrultusunda müvekkiline ait olan hisse ve şirket üzerine kayıtlı menkul ve gayrimenkuller, şirket banka hesapları, şirket çek defterleri üzerine miras hakkı oranında tedbir konulmasını talep etmek gerekliliğinin hasıl olduğunu, mahkemenin kayyım atanması ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddi yönündeki kararının yapılacak olan istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, müvekkilinden mal kaçırma ihtimaline binaen ... Şirketine kayyım atanması ve yargılama süresince üçüncü kişilere devir ve temlikin önlemek için öncelikle teminatsız olarak şirket üzerine kayıtlı araç, menkul ve gayrimenkuller üzerine ve şirketin banka hesapları ile varsa çek defterlerine tedbir konulması ve şirket hisselerine tedbir konulması gerektiğini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Talep, muris muvazaası nedeniyle hisse devir iptali talepli dava içerisinde ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.

Mahkemece; yukarıda yazılı gerekçelerle ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verildiği, karara karşı ihtiyati tedbir talep eden/davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının şahıs davalıların kardeşi ve diğerinin de kızı olup, muris ...'nin de mirasçısı olduğunun dosya içerisinde mevcut veraset ilamından görüldüğü, murisin vefat ettiği yıl içerisinde 02.03.2011'de davalı şirketteki tüm hisselerini davalı şahıslara devrettiğinin 30.03.2011 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinden anlaşılmakta olduğu, davacının şirkette kendisinin de miras hakkı olduğu halde muvazaalı hisse devri nedeniyle miras hakkından mahrum bırakıldığını ileri sürdüğü, yargılama sırasında da hak kaybına uğramamak adına ihtiyati tedbir talep ettiği, mahkemece tüm taleplerinin reddine karar verildiği anlaşılmakta ise de, tüm talebin reddi doğru olmamıştır.

Zira, davacının mirasçı sıfatı ve murisin hisse devrine dair belgelerin dosyaya sunulu olduğu açık olmakla, bu aşamada yaklaşık ispat ve mevcut durumda meydana gelebilecek değişikliğin hakkın elde edilmesini önemli derecede zorlaştırabilecek olması koşullarının bulunduğu, HMK'nun 389 ve devamı maddelerinde tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceğinin düzenlendiği, davanın konusunun şirket hisseleri olup hisseler üzerinde 3.şahıslara devrinin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken bu talebin reddinin doğru olmadığı açıktır. Bununla birlikte, şirket banka hesapları ve çek defterleri üzerinde konulacak bir ihtiyati tedbirin şirketin amacı kapsamındaki faaliyetlerinin yürütülmesine engel olacağı gözetilerek, bu istemin reddinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Şirket taşınır ve taşınmaz malvarlığı bakımından yapılan değerlendirmede ise; yine şirket malvarlığı eldeki davada uyuşmazlığın konusu olmadığından bu talebin reddinde isabetsizlik görülmemiş, yine şirkette organ eksikliği bulunmamasına ve mevcut delillere göre kayyım atanma koşulları da oluşmadığından bu talebin reddinde de bir isabetsizlik olmadığı kanaatine varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle dava konusu uyuşmazlığa konu şirket hisseleri bakımından, davacının veraset ilamına göre miras payına düşen 1/4 oranı gözetilerek, 19.800 adet şirket hissesinin toplam 4950 adedine (davalı ... hisselerinin 4000 adedi, diğer davalı ... hisselerinin 950 adedi üzerine olmak üzere), dosyada mevcut Ticaret Sicil Gazetesi'ndeki tüm hisselerin bedeli olan 495.000 TL'nin 1/4'üne tekabül eden 123.750-TL'nin %15 teminatı (18.562,50-TL'lik teminat) karşılığında bu hisselerin 3.kişilere devir ve temlikini önleyecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmiş, sair tedbir istemlerine yönelik itirazın ise reddine karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; ihtiyati tedbir talep eden/davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, mahkeme ara kararının kaldırılarak HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca yeniden hüküm tesisine karar verilmesi suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. İhtiyati tedbir talep eden/davacı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/344 Esas sayılı dosyasından verilen 04/04/2024 tarihli ara kararın HMK’nın 353/1. b. 2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;

"a-Davacı vekilinin tedbiren temsil kayyımı atanması talebinin REDDİNE,

b-İhtiyati tedbir talep eden/davacı vekilinin, ... Şirketi'ndeki toplam 4950 adet hisse üzerindeki İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN 4950 adet hisse bedelinin %15'i oranındaki teminat (18.562,50-TL'lik nakit veya bu miktarda kesin-süresiz teminat mektubu) karşılığında KABULÜ ile, teminat yatırıldığında dava konusu... Şirketi'ndeki toplam 4950 adet (davalı ... hisselerinin 4000 adedi, diğer davalı ... hisselerinin 950 adedi olmak üzere) hissenin üzerine üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA,

c-Talep derdest dosya içerisinde yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

d-İhtiyati tedbirin infazı ile ilgili teminat dahil tüm işlemlerin teminat yatırıldığı takdirde ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine",

ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,

  1. İSTİNAF AŞAMASINDA; ihtiyati tedbir talep eden/davacıdan alınan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,

  2. İstinaf incelemesi esnasında ihtiyati tedbir talep eden/davacı tarafından karşılanan 56,00 TL posta masrafı ve 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcına ilişkin toplam 1.219,4‬0 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan tahsili ile ihtiyati tedbir talep eden/davacıya verilmesine,

  3. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  4. Kararın taraflara tebliği, teminat, harç ve avans iade dahil tüm işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

taleplerininŞirketkayyımıİptalikonulmasınadayalı)reddineizmirDevrininihtiyatiatanmasımuvazaasınareddine"(MurisHissetedbirdavataleptaleptemsilkabulütarihinumarasıtalebininhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim