İzmir BAM 20. HD 2024/848 E. 2024/903 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/848
2024/903
23 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/848
KARAR NO : 2024/903
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/03/2024 (Ara Karar)
NUMARASI : 2024/131 Esas (Derdest Dosya)
DAVA : Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali
TALEP : İhtiyati tedbir
BAM KARAR TARİHİ : 23/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 23/05/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/03/2024 ara karar tarihli ve 2024/131 Esas (Derdest Dosya) sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın, Tasfiye Halinde ...'nin 1998 yılından bu yana üyesi olduğunu, davalı Tasfiye Halinde ...'nin 14.01.2024 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantı tutanağında; Genel kurul toplantısı ile ilgili duyurunun .../.../... tarihli ... Gazetesinde yer ve gündemi gösterilerek yapıldığı" belirtilmiş ise de böyle bir duyuru yapılmadığını, bu durumun divan üyelerinin imzaları ile sabit olduğunu, bu nedenle müvekkilinin iptal davası açmaya hakkı bulunduğunu, davalı kooperatifin 14.01.2024 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplatısında görüşülen gündem maddeleri ile 06.12.2023 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantı çağrı gündeminde olmayan konuların görüşüldüğünü ve gündem dışı kararlar alındığını, 06.01.2023 tarihli Tasfiye Halinde ... Olağan Genel Kurul Toplantı çağrısının gündemini belirleyen 8. maddesinde kooperatife ait olan 1 adet arsa ve 2 adet dükkanın satış fiyatlarının güncellenmesi, satıştan elde edilecek miktarın görüşülmesi olarak belirlendiğini, ancak 14.01.2024 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısının 9. maddesinde; "Kooperatife ait olan 1 adet arsa ve 2 adet dükkanın satış fiyatlarının güncellenmesi, satıştan elde edilecek miktarın görüşülmesine geçildi. Yönetim Kurulu Başkanı konu hakkında bilgi verdi. ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... Mevkii, ... parselde bulunun 1.606 metrekare arsanın tamamının asgari 40.000.000,00 TL'den (Kırkmilyon Türk Lirası) +KDV satılmasına 59 Kabul 17 Çekimser oya karşılık oy çokluğu ile karar verildi. ... İli, ... ilçesi, ... Köyü ... Mevkii, ... parselde bulunun 4 ve 6 no.lu dükkanlarının satılması için 2 adet teklif geldi. 1. teklif 2.225.000,00 TL+KDV+tapu ve diğer masraflar (55 oy), 2. teklif 3.000.000,00 TL +KDV+tapu ve diğer masraflar (3 oy) Buna göre 1. teklif 2.225.000,00 TL (İki Milyon İkiyüz Elli Bin Türk Lirası)+KDV+Tapu ve diğer masraflar oy çokluğu ile kabul edildi. Satılan arsa ve dükkanların gelirleri tüm satış işlemlerinin bitmesine müteakip hak sahiplerine dağıtılmasına oy birliği ile kabul edildi." şeklinde karara bağlandığını, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45. maddesi de genel kurul toplantı çağrısında gündemin belli olacağı ve olağan genel kurul toplantısında görüşülecek konuların gündemde olmayanlarının görüşülemeyeceğinin belirlendiğini, Genel Kurul toplantısına çağrı gündeminin 8. maddesinde taşınmazların satış fiyatlarının güncellenmesinin gündem olarak belirlendiğini ancak genel kurul toplantısı gündeminde taşınmazların satılmasına karar verildiğini, bu nedenle genel kurul toplantısında genel kurul toplantı çağrısında olmayan gündemin görüşüldüğünü, kooperatife ait taşınmazların satışı konusunda diğer kooperatif üyelerinin mülkiyet haklarını zarara uğratacak şekilde, taşınmazların değeri uzman kişilerce değerleme yapılmadan satış kararı alındığını, 14.01.2024 Tarihli Genel Kurul Kararı kanunun emredici kurallarına ayrıkı olduğu için mutlak butlanla hükümsüz olduğu için iptalinin gerektiğini, iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil edecek şekilde genel kurulda herhangi bir detaylı açıklama yapılmaksızın 2022-2023 hesap yıllarına ait bilanço ve gelir-gider tabloları oy birliği ile kabul edildiğini, yönetim ve denetim kurullarınin ibra edildiğini, ne kooperatifin gelirleri ne de giderleri konusunda herhangi bir açıklama yapılmamış olup kooperatifin zarara uğratıldığını, bu konularla ilgili davalı kooperatif başkanı ve diğer ilgililer hakkında Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, daha önce usulsüz olarak satılan kooperatife ait taşınmazlardan elde edilen gelirlerin paylaşımında ve idaresinde de usulsüzlük bulunduğunu, bir önceki genel kurulda elde edilen gelirin kur korumalı mevduat hesabına aktarılarak gelir elde edildiği söylenmiş olup, hiçbir kurulda yönetime paranın bu şekilde değerlendirilmesi yönünde yetki verilmemiş olmasına karşın paranın faize yatırılışı ve elde edilen nemanın ne amaçla, nasıl kullanıldığı ve kimin hesabına geçtiğinin son yapılan genel kurulda bildirilmediğini, uzunca bir süre bu paraların yönetim kurulu başkanının uhdesinde tutulduğunu, açıklanan nedenlerle öncelikle 14.01.2024 tarihli genel kurulunda satışına karar verilen ve ... İli, ... İlçesi, ... Mevkii, ... Parsel sayılı ... ... Blokta bulunan 4 ve 6 nolu taşınmazlar ile ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... Mevkii, ... parselde bulunun 1.606 metrekare arsanın 18 Şubat 2024 tarihinde yapılacak olan ihalesinin durdurulması yönünde ve taşınmazların 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için tapu kayıtlarına teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına, mahkeme aksi kanaatteyse uygun bir teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verilmesini, taşınmazların 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için teminatsız olarak tapu kayıtlarınına ihtiyati tedbir konulmasına, davanın kabulüne, 14/01/2024 tarihli ... Olağan Genel Kurulunun iptaline bunun mümkün olmaması halinde taşınmazların satışına ilişkin genel kurul kararının iptaline, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kooperatif ana sözleşmesinin 13.sayfasında yer alan 28. maddesinde toplantıya çağrının gazete İlanı ile yapılıp yapılmaması “gerektiğinde” demekle kooperatif yönetiminin tercihine bırakıldığını, 14.01.2024 tarihinde yapılan toplantının gündeminin de uzakta olanlara taahhütlü mektup ile gönderildiğini, sitede yaşayan kat maliklerine imza karşılığında teslim edildiğini, toplantıya çağrının yazılı olarak imza karşılığında davacının eşine tebliğ edilerek kendisine teslim edildiğini, buna ilişkin ortak imza listesinin dilekçe ekinde ibraz edildiğini, davacının dava açma hakkı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, 14.01.2024 tarihli genel kurul toplantısının, başlamadan önce üyelerin oyları ile seçilen divan başkanı, kâtip üye ve Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından tayin edilen 2 hükümet temsilcisi memur nezdinde usul ve yasaya uygun bir şekilde yapıldığını, dava dilekçesinin 3. Maddesinde iddia edilen davalı kooperatifin aynı tarihli genel kurul toplantısında görüşülen gündem maddelerinin gündem dışı olduğu belirtilmişse de; gündemin 8. maddesi kooperatife ait olan 1 adet arsa ve 2 adet dükkânın satış fiyatlarının güncellenmesi ve satıştan elde edilecek miktarın görüşülmesi olarak belirlendiğini, davaya konu arsa ve dükkanların satış kararlarının bu toplantıda ilk defa gündeme alınmadığı, müvekkili kooperatifin toplantılarında söz konusu arsa ve dükkanlar için yer ve fiyat belirlemesi kararları zaten alındığı için 14.01.2024 tarihli toplantıda gerekli güncellemeler yapılmış olup, iddia edildiği gibi direk satış kararı alınmadığını, Kooperatife ait taşınmazların fiyatına kooperatif üyelerinin bizzat oy kullanmak suretiyle kendilerinin karar verdiğini, ayrıca taşınmazların değerinin uzman kişilerce belirlenmesi ile ilgili daha önceki genel kurullarda alınmış bir karar bulunmadığını ve kararlar da incelendiğinde fiyatların günün koşullarına göre zarara uğratıcı değil aksine ortakların kar edeceği şekilde belirlendiğini, 8.maddede belirtildiği gibi önce fiyat güncellemelerinin kat malikleri tarafından yapıldığını, sonra satış kararı alındığını, iki memur tarafından kaleme alınan genel kurul toplantı kararlarının gündem ile uyumlu olduğunu, dava dilekçesinin sırasıyla 4. Maddesinde yer alması gerekirken tekrar 3. Sırada yer alan, 2022-2023 hesap yıllarına ait bilanço ve gelir gider tablolarının detaylı açıklanmadığı, yönetim ve denetim kurullarının ibralarının kabul edildiği, kooperatifin zarara uğratıldığı, iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırılık olduğunun iddia edildiğini ancak ibraz edilen hazirun listesinde de görüleceği üzere bu toplantıya katılmayan ve vekil dahi göndermeyen davacının iyiniyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olarak müvekkili kooperatifin resmi mali müşaviri tarafından detaylı bir şekilde açıklanan 2022-2023 hesap yıllarına ait gelir gider bilançoları ve ibrasını toplantıya katılan ve kabul eden 76 ortağını da töhmet altında bıraktığını, bu konularla ilgili yönetim kurulu üyeleri ve başkan hakkında Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğu belirtilmiş olup, bu suç duyurusuna savcılık tarafından takipsizlik kararı verilip dosyanın kapatıldığını, müvekkili kooperatifçe yapılan satışlardan elde edilen gelirlerin paylaşımında ve idaresinde usulsüzlük olduğu da iddia edilmiş ise de davacının hakkına düşen payını diğer ortalar gibi eşit bir şeklide aldığını, suçlamasının delilsiz ve mesnetsiz olduğunu ayrıca hiç bir toplantıda elde edilen gelirin kur korumalı mevduat hesabına aktarıldığı ve gelir elde edildiğinin söylenmediğini, bu ifadenin gerçek dışı olduğunu, elde edilen gelir, belgeler ile ispatlanmış masraflar ayrıldıktan sonra 32 günlük vadeler ve günlük vadeler şeklinde ... ... Şubesinde ... numaralı hesapta işlem gördüğünü, paranın nerede, ne şekilde değerlendirileceği konusunda her hangi bir karar olmamasına rağmen kooperatifin zarar ettirilmediğini, aksine gelir getirici bir işlem yapıldığını, iddia edildiği gibi elde edilen faiz gelirinin kimsenin şahsi hesabına aktarılmadığını, işlem görmeye devam ettiğini, davacının aynı suçlamaları savcılık nezdinde de yaptığını fakat böyle bir durum söz konusu olmadığından takipsizlik kararı verildiğini belirterek davanın reddine , yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
Mahkemece, ''...Somut olayda; davacı taraf, delil olarak kooperatif ana sözleşmesi, 14/01/2024 tarihli dava konusu genel kurul kararları, 06/12/2023 tarihli olağan genel kurul toplantı gündemi başlıklı çağrı, kooperatif kayıtları, kooperatifin banka kayıtları ve banka hesap ayrıntıları, kooperatif olağan veya olağanüstü genel kurul kararları, kooperatif karar defterleri, Marmaris CBS'nin 2023/5370 ve 2023/8923 soruşturma sayılı dosyaları, keşif, bilirkişi incelemesie ve tanık anlatımlarına dayanmıştır. Davacı vekilinin ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin tüm dosya kapsamından 6100 Sayılı HMK’nun 389. Maddesi gereğince meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesinin bulunduğu yönünde yaklaşık ispat koşullarının gerçekleşmediği...'' gerekçesiyle; ''...6100 sayılı HMK'nın 389/1 ve 390/3 maddesi gereğince İhtiyati tedbir talep eden vekilinin İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE...'' şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kooperatife ait taşınmazların satışı konusunda diğer kooperatif üyelerinin mülkiyet haklarını zarara uğratacak şekilde, taşınmazların değeri uzman kişilerce değerleme yapılmadan satış kararı alındığını, mülkiyet hakkının Anayasa m. 35 hükmü ile koruma altına alınmış mutlak bir hak olduğunu, Yargıtay'da mülkiyet hakkının “zaman ötesi” nitelikte olduğunun belirtildiğini, hatalı olarak tedbir talebinin reddine karar verildiğini, ancak taşınmazların satılması halinde hem müvekkilinin anayasal mülkiyet hakkının zarara uğrayacağını hem de müvekkilinin maddi olarak zarar göreceğini bu nedenle yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, davalı kooperatif yönetim kurulunun taşınmazları satmak üzere 24/03/2024 tarihine yeniden ihale düzenlediğini, davalı kooperatife ait ... İli, ... İlçesi, ... Mevkii ... Parsel sayılı ... ... Blokta bulunan 4 ve 6 nolu taşınmazların ile ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... Mevkii, ... parselde bulunun 1.606 metrekare arsanın 24/03/2024 tarihinde yapılacak olan ihalesinin durdurulması yönünde teminatsız olarak, aksi kanaatte uygun bir teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verilmesine, taşınmazların 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için teminatsız olarak tapu kayıtlarınına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/03/2024 tarihli ve 2024/131 esas sayılı ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Talep, 14/01/2024 tarihli genel kurulunda satışına karar verilen ve ... İli, ... İlçesi, ... Mevkii, ... Parsel sayılı ... ... Blokta bulunan 4 ve 6 nolu taşınmazlar ile ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... Mevkii, ... parselde bulunun 1.606 metrekare arsanın 18 Şubat 2024 tarihinde yapılacak olan ihalesinin durdurulması yönünde ve taşınmazların 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için tapu kayıtlarına teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına, mahkeme aksi kanaatteyse uygun bir teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verilmesini, taşınmazların 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için teminatsız olarak tapu kayıtlarınına ihtiyati tedbir konulması istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bilindiği üzere, HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, "uyuşmazlık konusu hakkında" ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağının ya da tamamen imkansız hale geleceğinin veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağının ispatlanamadığı, yaklaşık ispat şartının gerçekleşmemiş bulunmasına göre ve HMK.'nun 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1. Davacı vekilinin Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/03/2024 tarihli ve 2024/131 Esas sayılı ara kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60. TL istinaf karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4. HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
5. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
- Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02