İzmir BAM 20. HD 2024/878 E. 2024/884 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/878
2024/884
22 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/878
KARAR NO : 2024/884
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/02/2024 (Talep) - 06/02/2024 (Ara Karar)
NUMARASI : 2024/79 Esas (derdest dosya)
DAVA : Yöneticilerin Azline İlişkin Ticari Şirket
TALEP : İhtiyati Tedbir
BAM KARAR TARİHİ : 22/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 22/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/02/2024 ara karar tarihli ve 2024/79 Esas (Derdest Dosya) sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP:
Davacı dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Limited Şirketi'nin davanın açıldığı tarih itibari ile hisse yapısının; %50 oranında pay sahibi davalı ..., %40 oranında pay sahibi davacı ... %10 oranında pay sahibi ... şeklinde olduğunu, şirketin çeşitli finansal sıkıntılar yaşamaya başladığını, bu sıkıntıların giderilmesi amacı ile Taraflar arasında 05.12.2022 tarihinde "Hissedarlar Sözleşmesi" tanzim edildiğini, Davalının mezkur sözleşme tahtında bazı sorumlulukları üstlendiğini işbu sorumluluklarını yerine getirmesi taahhütü neticesinde şirket'i, müvekkil ile birlikte temsile ve ilzama yetkili müdür olarak atandığını, Davalının, dava dışı şirket'in müdürü olarak üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini, görevini özenli şekilde yapmadığını ve haksız ve hukuka aykırı eylemleri ile şirket'i zarara uğrattığını, davalı'nın yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılarak .... Şirketi'nin müdürü görevinden alınmasına ilişkin talepte bulunulmasının zorunlu olduğunu, Davalının, dava dışı şirket'in ihtiyaç duyduğu finansman desteğini sağlamadığı gibi şirket'in müdürü olmasından doğan diğer sorumluluklarını da yerine getirmediğini, Davalı'nın Hissedarlar Sözleşmesi ve dava dışı şirket müdürlüğünden doğan görevlerini yerine getirmeyerek dava dışı şirket'e finansman sağlamamasının Şirket işleyişini tamamen durdurduğunu, Davalı'nın taahhütlerini yerine getirmemesi neticesinde dava dışı Şirket'te çalışan işçilerin maaşlarının dahi ödenemediğini, fabrikanın tamamen durma noktasına geldiğini, Davalının taahhüt ettiği şirket borçlarını ödememesi sebebiyle Şirket'e icra takipleri başlatıldığını, şirket aleyhine davalar açıldığını, şirketin maddi ve manevi olarak zarara uğradığını, Şirket'in kurucusu olan ve müvekkilinin süreçte oldukça zorladığını, Davalı'nın şirket'in yapması gereken ödemelerin vadesinin geçmesine sebebiyet verildiğini, şirketin potansiyel müşteri ve tedarikçilerine karşı ticari itibar kaybına uğradığını, davalının dava dışı şirket'in münferiden temsile yetkili müdürü olmasına karşın şirket ile ilgili iş ve işlemler ile ilgilenmediğini, şirket'in hammadde ve finansman ihtiyacını karşılamak için herhangi bir aksiyon almadığını, daha önce yerine getirmeyi taahhüt ettiği yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve müvekkil tarafından kendisine yapılan tüm iyi niyetli uyarılara karşın şirket işleyişini aksatmaya devam ettiğini, müvekkilinin tek başına imzaya yetkili olmadığından şirket işlerinin durma noktasına geldiğini, davalı'nın dava süresi içerisinde müdürlük görevine devam etmesinin telafisi güç sonuçlar doğuracağını, dava süresi içerisinde davalı'nın temsil yetkisinin öncelikli olarak davacıya verilmesini aksi kanaatte olunması halinde ise davalı'nın yerine tedbiren kayyım atanmasına karar verilmesini istemişir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
Mahkemece, 06/02/2024 tarihli ara karar ile ''...Davacı vekilinin, dava dışı şirkette davalının müdürlük yetkisinin tedbiren alınarak davacının yetkili kılınmasına, aksi kanaatte olunması halinde davalının yerine şirkete kayyım atanmasını talep ettiği, Türk Medeni Kanunu'nun 427. maddesine göre; Vesayet makamının, bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa bir yönetim kayyımı atayacağı, HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 389. maddesi gereğince ve dosya içerisindeki bilgi ve belgeler göz önünde tutulduğunda dava dışı şirkete kayyım atanması ve şirketin yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliğinin kayyım onayına bağlı kılınması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi konusunda yaklaşık ispatın sağlanamadığı, şirkette yönetim boşluğu bulunmadığı, mevcut yönetimin yetkilerini kısıtlayacak ya da elinden alacak şekilde yönetime müdahale edilemeyeceği, dava sonunda elde edilecek menfaatin ihtiyati tedbir yoluyla kazanılamayacağı anlaşıldığından, ihtiyati tedbir talebinin reddine...'' gerekçesiyle "...Davacı vekilinin dava dışı ... Limited Şirketine davacının yetkili kılınması ve kayyım atanması taleplerinin reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
İhtiyati Tedbir Talep Eden / Davacı istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, müvekkilinin, şirketin kurulduğu günden bu yana şirketin faaliyetlerini sürdürebilmesi ve ülkemizde yaşanan ekonomik krize rağmen ayakta kalması için elinden gelen tüm gayreti gösterdiğini, büyük sorumluluklar alarak şirketi idame ettiğini, müteakip süreçte; ekonomik iklim nedeni ile Şirket çeşitli finansal sıkıntılar yaşamaya başladığını, işbu sıkıntıların giderilmesi amacı ile taraflar arasında 05.12.2022 tarihinde "Hissedarlar Sözleşmesi"nin tanzim edildiğini, mezkur sözleşme dava dilekçesinin ekinde EK-3 olarak sunulduğunu, hissedarlar sözleşmesi incelendiğinde görüleceği üzere; davalı, mezkur sözleşme tahtında bazı sorumlulukları üstlenmiş olup işbu sorumluluklarını yerine getirmesi taahhütü neticesinde şirketi, müvekkili ile birlikte temsile ve ilzama yetkili müdür olarak atandığını ancak davalı, dava dışı Şirket'in müdürü olarak üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmemekte, görevini özenli şekilde yapmamakta ve haksız ve hukuka aykırı eylemleri ile şirketi zarara uğratmakta olduğunu, davalının yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılarak ... Şirketi'nin müdürü görevinden alınmasına karar verilmesini, müvekkilinin tek başına imzaya yetkili olmadığından şirket işleri durma noktasına gelmiş olup davalının dava süresi içerisinde müdürlük görevine devam etmesinin telafisi güç sonuçlar doğuracağını, dava süresi içerisinde davalının temsil yetkisinin öncelikli olarak müvekkiline verilmesini aksi kanaatte olunması halinde ise davalının yerine tedbiren kayyım atanmasını, işbu sebeple dava süresince temsil yetkisinin öncelikli olarak müvekkiline verilmesini aksi kanaatte olunması halinde ise şirkete tedbiren kayyım atanmasını, davalı, hissedarlar sözleşmesi ile yerine getirmeyi taahhüt ettiği sorumluluklarını yerine getirmemekte olup görevini ihmal etmekte olduğunu, davalıya ilk olarak 25.05.2023 tarihinde Karşıyaka 5. Noterliği'nin 17629 Yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilmiş olup işbu ihtarname ile davalıya hem sözleşmeyi hem de şirket ortağı ve temsil ve ilzama yetkili müdür olarak görevini ihmal ettiği hususunun ihtar edildiğini, mezkur ihtarnamenin kendisine tebliği sonrasında da davalı, dava dışı şirkete karşı yükümlülüklerini yerine getirmemiş olup hem mezkur sözleşmeden hem de şirket müdürü olmasından kaynaklanan sorumluluklarını yerine getirmemeye ve şirketi zor durumda bırakmaya devam ettiğini, müvekkilinin, davalı ile arasındaki ticari ilişkinin tamamen kopmasını engellemek adına, iyiniyeti ile bir ihtarname daha gönderilmesi girişiminde bulunduğunu, 09.06.2023 tarihinde Karşıyaka 5. Noterliği'nin 19438 Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya yükümlülükleri yeniden hatırlatıldığını, mezkur ihtarnameler dava dilekçesini ekinde Ek-4 olarak sunulduğunu ancak davalı taraf Manisa 3. Noterliği'nin 16.06.2023 tebellüğ tarihli ve 20904 Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tamamen haksız ve mesnetsiz şekilde görevini ihlal ettiğine ilişkin iddiaları reddettiğini, davalının asılsız iddialarına karşı tarafımızca 20.06.2023 tarihinde Karşıyaka 5. Noterliği'nin 20904 Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verme zaruriyetinin hasıl olduğunu, mezkur ihtarname dava dilekçesinin ekinde Ek-5 olarak sunulduğunu, davalı şirket müdürü ve hissedarlar sözleşmesinden ve kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemekte olup işbu sözleşme uyarınca da görevden alınmasının gerektiğini, davalı, dava dışı şirketin ihtiyaç duyduğu finansman desteğini sağlamadığı gibi şirketin müdürü olmasından doğan diğer sorumluluklarını da yerine getirmediğini, izah etmiş oldukları hususlar doğrultusunda; ara kararın kaldırılarak, dava süresi boyunca telafisi güç zararların önüne geçmek adına davalının müdürlük yetkisinin tedbiren alınarak müvekkilinin yetkili kılınmasına, aksi kanaatte olunması halinde davalının yerine kayyım atanmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, limited şirket müdürünün azli istemine ilişkindir.
Talep;
ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Makemece, 06/02/2024 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, karar ihtiyati tedbir talep eden / davacı vekilince istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, talebe konu bir kısım hususların yargılamayı gerektirdiği, sunulan delillere göre yaklaşık ispat koşulunun sağlanmamış olması ve şirkette organ boşluğu da bulunmaması nazara alınarak; ihtiyati tedbir isteyen ( davacı) vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1. İhtiyati Tedbir Talep Eden / Davacı vekilinin Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/02/2024 tarihli ve 2024/79 Esas sayılı ara kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60. TL istinaf karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3. İhtiyati Tedbir Talep Eden / Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4. HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
5. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
- Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359. (3) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02