SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 20. HD 2024/897 E. 2024/882 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/897

Karar No

2024/882

Karar Tarihi

22 Mayıs 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/897

KARAR NO : 2024/882

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 12/10/2018 (Dava) - 28/05/2021 (Karar)

NUMARASI : 2018/108 Esas - 2021/461 Karar

MAHKEMENİN 2018/108 ESAS SAYILI ASIL DAVADA;

DAVA : Şirketin İhyası

DAVA TARİHİ : 24/01/2018

BİRLEŞEN 1. ATM'NİN 2018/1217 ESAS 2018/907 KARAR SAYILI DAVASINDA;

DAVA : Şirketin İhyası

BAM KARAR TARİHİ : 22/05/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 22/05/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/05/2021 tarihli 2018/108 Esas ve 2021/461 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA :

Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkili ... oğlu ...'nın 01/08/1993 tarihinden 08/10/1987 tarihine kadar ... A.Ş. nezdinde çalıştığını, ancak çalıştığı bu sürenin kendisi ile aynı isim ve soyadına sahip ... oğlu ...'nın sigorta sicil numarasına işlendiğini, her ikisinin aynı kişi olduğu zannıyla kendilerine aynı sicil numarasının verildiğini, müvekkilinin 1995 yılına kadar ... oğlu ...'nın sicil numarasını kullandığını, ... oğlu ... emekli olmak için sigorta müdürlüğüne gittiğinde müvekkiline ait çalışmaların askıya alındığını, bu kişinin kendi çalıştığı günlere ait primlerle emekli olduğunu, bu nedenle müvekkiline ait çalışma günlerinin yeni siciline aktarılması amacıyla İzmir 9 İş Mahkemesi'nin 2016/514 esas sayılı hizmet tespiti davasının açıldığını, yargılama sırasında davalı şirket hakkında iflas kararı verildiği ve iflasın kapatılmasıyla tüzel kişiliğinin sona erdiğinin öğrenildiğini bu nedenle kendilerine ihya davası açmak üzere süre verildiğini ileri sürerek, ... AŞ'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı ... asıl dava cevap dilekçesinde; ... A.Ş'nin 01/09/1981 tarihinde sicile tescil edildiğini, İzmir 3. ATM'nin 20/12/1990 tarihli 1990/349 esas sayılı kararı ile iflasına karar verildiğini, iflas işlemlerinin İzmir İflas Müdürlüğü'nün 1990/27 sayılı iflas dosyasından yürütüldüğünü, İzmir 3. ATM'nin 26/05/1994 tarihli 1994/586 esas 1994/431 karar sayılı kararı ile iflasın kapatılmasına karar verildiğini, iflasın kanuna uygun gerçekleştirilmesiyle sona ermesinden iflas müdürlüğünün sorumlu olduğunu, müdürlüklerinin bu konuda herhangi bir yükümlülüklerinin bulunmadığını, mahkeme tarafından verilecek karara göre işlem yapılacağını aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesini savunmuştur.

Birleşen davalı ... birleşen dava cevap dilekçesinde; ... A.Ş'nin iflas tasfiyesi yapılarak iflasın sona erdirildiğini, iflas idaresinin masanın kanuni temsilcisi olup iflas masası aktif ve pasiflerine giren mal varlığını idare eden mevcut malları paraya çevirip alacaklılara dağıtmaktan başka bir görevinin olmadığını, iflas idaresi üyelerinin icra hakimliğince seçildiğini, TTK hükümlerine göre tasfiyede olduğu gibi sicile ilan edilmediklerini, buna göre iflas idaresinin şirketin kanuni temsilcisi olmadığını, aleyhlerine dava açılamayacağını bildirip husumet yönünden aleyhine açılan davanın reddini savunmuştur. Yargılamanın devamı sırasında ...'ın 13/05/2019 tarihinde öldüğü anlaşılmış, davanın türü itibariyle mirasçılarına husumet yöneltilmemiştir.

Birleşen davalı ... vekili birleşen dava cevap dilekçesinde; dava açmaya ilişkin hak düşürücü ve zaman aşımı sürelerinin geçtiğini, davanın süreden reddi gerektiğini, ... AŞ'nin iflas idaresi üyesi olarak kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının davasını ispat etmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini davanın kabulü halinde yargılama giderinden sorumlu tutulmamasını savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

Mahkemece ''....Asıl davanın ve birleşen davada, ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulüne, ...nün ... Sicilinde kayıtlı ... A.Ş.'nin İzmir 9. İş Mahkemesinin 2016/514 Esas sayılı davası ve bu davanın konusu ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ek tasfiye memuru olarak iflas idaresi üyelerinden ...'nın atanmasına, kendisine 3.000,00-TL ücret takdirine, kararın kesinleşmesinden sonra ek tasfiye ücreti olan 3.000,00-TL ile ihya ve daha sonra terkin giderleri için şimdilik 3.000,00-TL avansın davacı tarafça mahkeme veznesine yatırıldığında görevin ek tasfiye memuruna tevdiine, birleşen davada ... hakkındaki dava ile ilgili olarak dava açıldıktan sonra öldüğünden karar verilmesine yer olmadığına...." şeklinde hüküm tesis edilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ..., 01/08/1993 tarihinden 08/10/1987 tarihine kadar ... nezdinde çalıştığını, ancak çalıştığı bu sürenin kendisi ile aynı isim ve soyadına sahip ... oğlu ...'nın sigorta sicil numarasına işlendiğini, her ikisinin aynı kişi olduğu zannıyla kendilerine aynı sicil numarasının verildiğini, müvekkilinin 1995 yılına kadar ... oğlu ...'nın sicil numarasını kullandığını, ... oğlu ... emekli olmak için sigorta müdürlüğüne gittiğinde kendisine ait çalışmaların askıya alındığını, bu kişinin kendi çalıştığı günlere ait primlerle emekli olduğunu öğrendiğini, bu nedenle müvekkiline ait çalışma günlerinin yeni siciline aktarılması amacıyla İzmir 9 İş Mahkemesi'nin 2016/514 esas sayılı hizmet tespiti davasının açılmış olup yargılama sırasında davalı şirket hakkında iflas kararı verildiğini ve iflasın kapatılmasıyla tüzel kişiliğinin sona erdiğinin öğrenildiğini, bu nedenle ... AŞ'nin ihyasına karar verilmesi amacıyla işbu davanın açıldığını, mahkeme tarafından ...nün ... Sicilinde kayıtlı .. A.Ş.'nin ihyasına karar vermiş olup işbu karar bu yönüyle hukuka uygun olduğunu, mahkemenin şirketin ihyasına yönelik kararını istinaf etmediklerini bildirdiklerini ancak gerekçeli kararda davacı aleyhine yargılama gideri yüklenmesine karar verdiğini, bununla beraber müvekkilinin kendisini vekil ile temsil ettirmesine rağmen lehine vekalet ücretinin hükmedilmediğini, HMK 326. maddesi uyarınca davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekmekte iken yasal olmayan gerekçelerle aksine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, izah ettikleri üzere ilamın sadece yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden istinaf ederek, talepleri doğrultusunda HMK 326. maddesi uyarınca lehlerine vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; davacının çalışmasına ilişkin bizzat ikrar ettiği süreler dikkate alındığında açılan davanın süresi içerisinde açılmadığının anlaşılacağını, mahkemece süreye ilişkin itirazları her ne kadar “(…) davanın zamanaşımına uğradığı yönündeki savunmaların İş Mahkemesince tartışılması gerekir nitelikte olduğu” gerekçesiyle dinlenilmemiş ise de hak düşürücü sürenin dolması ile birlikte sadece hakkın dava edilebilirliği değil hakkın kendisinin de yok olduğunu, şirketin ihyası davası açılabilmesi için yeniden tescil isteği korunmaya değer bir menfaate dayanması gerektiğini ancak dava konusu talep hak düşürücü süre sona erdikten sonra açıldığından korunacak mevcut bir hak bulunmamaktadır. İzah edilen sebeplerle davanın süreden reddi gerektiğini, müvekkilinin söz konusu davada ... firması İflas İdaresi başlığı altında temsilci olarak hasım gösterilmesi gerekirken, iflas idaresi üyesi müvekkilinin temsilci olduğu belirtilmeden şahsen hasım gösterilmesinin doğru olmadığını, İflas İdaresinin Vazifesi kenar başlıklı İİK 226. Maddede “Masanın kanuni mümessili iflas idaresidir. İdare masanın menfaatlerini gözetmek ve tasfiyeyi yapmakla mükelleftir.” dendiğini, müvekkilinin de aralarında yer aldığı iflas idaresi masanın kanuni temsilcisi olup, masanın aktif ve pasifine giren mal varlığını idare edeceğini, iflas idaresinin, şirketin kanuni temsilcisi olmadığını, iflas dairesi, iflas masasının kanuni mümessili olmakla birlikte iflas kararı verildiği tarihten iflas muamelelerinin sona erdiği tarihe kadar temsil söz konusu olduğunu, tasfiye sürecinde tasfiye idaresince eksik bırakılan veyahut ihmal edilen herhangi bir hususun bulunmadığını, müvekkilinin ek tasfiye memuru olarak atanmasını kabul etmemekle birlikte ek tasfiye için TTK m.547 bağlamında şirketin yeniden sicile kaydedilmesini ve ek tasfiye yapılmasını zorunlu kılabilecek hususlar somut olayda mevcut olmadığını, davacı taraf hakkın varlığını ispat edemediği gibi belirtilen çalışma süresi aralığı iflas idaresinin görev süresinin öncesinde olduğunu, açıklanan sebeplere göre eksik ve hatalı değerlendirme neticesinde verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

Dava; iflasına karar verilen ve iflas tasfiye işlemleri sonucunda sicilden terkin edilen ... A.Ş'nin ihyası talebine ilişkindir.

İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

Mahkemece; asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

Şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Bunun için de öncelikle tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Şayet tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. İşte bu gibi durumlarda, menfaati olanlar tarafından, şirket tüzel kişiliğinin ihyası için dava açılabilir.

6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi, “ (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” hükmünü içermektedir.

Ticaret sicilinden kaydı silinen şirketlerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunan diğer kişi ve kuruluşların haklı sebeplere dayanarak sicilden silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilecektir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 11/02/2020 tarih, 2020/288 esas ve 2020/1181 karar sayılı ilamı da bu yöndedir.)

Somut olayda; davacının sigortalı hizmetinin yanlış kayda alındığını ileri sürerek kendisinin sigorta sicil numarasına aktarılması talebiyle ilgili olarak İzmir 9. İş Mahkemesi'nin 2016/514 esas sayılı davasını ... ile ... A.Ş'ye karşı açtığı, bu davanın görüldüğü sırada ... A.Ş'nin dava tarihinden evvel iflasına karar verilerek iflas tasfiyesi sonucunda sicilden terkin edildiğinin öğrenildiği, bu nedenle davacı ...'ya davalı bu şirketin ihyası konusunda davayı açmak üzere süre verildiği, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, ... A,Ş'nin İzmir 3. ATM'nin 20/12/1990 tarihli 1990/349 esas sayılı ilamı ile iflasına karar verildiği, iflas tasfiyesinin iflas idare kurulu üyeleri Av...., Av.... ve ... tarafından gerçekleştirildiği, İzmir 3.ATM'nin 26/05/1994 tarihli 1994/586 esas 1994/431 karar sayılı ilamı ile iflasın kapatılmasına karar verildiği, bu karar sonucunda şirket 26/05/1994 tarihinde sicilden terkin edildiği ve tüzel kişiliğin sona erdiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda; davacının müflis şirket ile ilgili devam eden hizmet tespiti davası bulunması nedeniyle, davacının dava dışı şirketin ihyasını talep edebilmesi için haklı sebeplerinin mevcut olduğu ve davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu; davalı ...' nın iflas idaresi memuru olduğu, şirketlerin tasfiyesinde tasfiye sürecinde tasfiye memurunun, şirketin iflası halinde ise şirketin tasfiye işlemlerinin iflas idaresi tarafından iflas idaresi memurlarınca yerine getirileceği; anılan şirketin iflasına karar verilmesi üzerine iflas yoluyla tasfiyesinin tamamlanarak ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşılmış; 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında (2) fıkrasında, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirmesi halinde, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar vereceği ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettireceği düzenlemesini getirmiş, sicilden terkin edilen şirketin ihya edilmesine yönelik davalarda, husumetin ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilmesi gerektiğinden, somut olayda da dava dilekçesinde davalı olarak yasal hasım ... ile iflas idaresi memurlarının gösterildiği, ihya davasının iflas idaresi memuru olan davalıya da yöneltmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, iflas idare memurlarının ek tasfiye işlemlerinin yürütülmesi bakımından tasfiye memurları gibi sorumlu oldukları, mahkemece ek tasfiye işlemlerinin yapılması amacıyla şirketin tasfiye sürecinde görev alan iflas idaresi memurlarından olan davalı ...' nın ek tasfiye memuru olarak atadığı anlaşıldığından, davalı iflas idare memuru ...' nın husumet itirazının reddi gerekmiştir.

Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, tasfiye memuru olarak son tasfiye memurunun atanmış olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı ... vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/05/2021 tarihli 2018/108 Esas ve 2021/461 Karar sayılı kararına karşı davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf incelemesi esnasında yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

  3. Alınması gerekli 427,60. TL TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30. TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30. TL istinaf karar harcının davalı ...' dan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  4. İstinaf eden taraflardan istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerilerinde bırakılmasına,

  5. İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

  6. İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  7. Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

temyizİhyasıizmirŞirketintarihinumarasıcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim