İzmir BAM 20. HD 2021/1028 E. 2024/86 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2021/1028
2024/86
24 Ocak 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1028
KARAR NO : 2024/86
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/02/2021
NUMARASI : 2017/359 Esas - 2021/208 Karar
DAVA : Destekten Yoksun Kalmaya İlişkin Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ : 24/03/2017
BAM KARAR TARİHİ : 24/01/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/01/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2021 tarihli, 2017/359 Esas ve 2021/208 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; mütevvefa ...'ın 05/08/2011 tarihinde geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybettiğini, ...'ın ölümüne sebebiyet veren kazada davalılardan ... yönetimindeki ... Şti.'ye ati ... plakalı aracın olay mahallindeki kavşaktan sağındaki sokağa dar kavisle ve manevra alının kontrol ederek dönmesi gerekirken mahal şartlarını göz önünde bulundurmadan gerekli kontrolü yapmadan geniş kavisle yolun karşı yön şeridini kullanarak dikkatsiz ve tedbirsizce sağa dönüş yapması nedeniyle gerçekleştiğini, bu hususun İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/623 Esas ve 2012/1112 Karar sayılı kararı ile sabit olduğunu, bu kararın Yargıtay onaması ile kesinleştiğini, müteveffanın babası davacı ...'ın asgari ücretle çalışan bir işçi olup annesi davacı ...'ın ev hanımı olduğunu, davacıların müteveffanın ölümü ile büyük bir acı ve kedere boğulduklarını, ayrıca müteveffanın ölümü sebebiyle maddi olarak da destekten yoksun kaldıklarını, kazaya sebebiyet veren aracın sigortalı olduğu davalı ... Sigorta Şirketi'ne poliçe sorumluluk limiti gereğince davacılara tazminat ödemesi yapılmasına yönelik olarak başvuru yapıldığını, ancak davalı sigorta şirketi tarafından davacılara herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik ... için 5.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 50.000,00-TL manevi tazminat, davacı ... için 5.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 50.000,00-TL manevi tazminat, davacı ... için 1.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 20.000,00-TL manevi tazminat, davacı ... için 1.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 20.000,00-TL manevi tazminat, davalı ... için 1.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 20.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 173.000,00-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte davalılardan (manevi tazminat yönünden davalı sigorta şirketi hariç olmak üzere, maddi tazminat yönünden ise davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe sorumluluk limitiyle sınırlı olması kaydı ile) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP:
Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 27.02.2011 - 2012 vadeli 113154310 no.lu Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğu trafik poliçesindeki limit ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu bildirerek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu bakımdan zamanaşımı itirazının bulunduğunu, davacı tarafın tazminat istemlerine sebep olayda: müvekkilinin kusuru olmayıp kazanın sebebi müteveffanın bir anda müvekkilinin kullandığı aracın önüne çıktığını, müvekkilinin, trafik kurallarına uygun şekilde ve hızı yol durumuna müsait yavaş hızda ilermekte iken, müteveffanın bir anda yola fırladığını ve araçla çarpıştığını, yaşı küçük olan çocuğun velisi yanında olmadan gözetimsiz şekilde sokakta oynuyor olması da müvekkilinin kusuru olmadığını, görgü tanıkları ve İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesince 2011/623 Esas sayılı dosyasında 16.03.2012 tarihinde yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin kusurunun olmadığını, müteveffa ...’ın olayda asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, lüzumu halinde yeniden kusur konusunda bilirkişi raporunun aldırılmasını, ceza dosyasında verilen mahkumiyet hükmünü ve kusur değerlendirmesindeki aleyhe hususları kabul etmediklerini, BK 53. maddesine göre ceza dosyasında yapılan değerlendirmeyle hukuk mahkemesine bağlı olmadığını, mahkeme aksi kanaatte ise kusur konusunda yeniden bilirkişi raporu aldırılmasını, müvekkilinin, kaza sonrası üzerine düşen görevini yaptığını, olay yerini terk etmeyerek yaralı ...'ı hastaneye götürdüğünü, kazanın akabinde müteveffanın ailesinin yaralarını sarmak için madden ve manen yardımcı olduğunu, davacı yanın tazminat taleplerinin davalı tarafça kabulünün mümkün olmadığını, tazminat müessesesi görülen zarara karşılık karşı taraftan istenilebilecek bir talep iken davacı tarafın tazminat istemleri oldukça fahiştir. Davacı taraf zenginleşmeye varacak bir istemde bulunmaktadır. Bu sebeple davacıların taleplerinin reddinin gerektiğini, bunun yanında davacı tarafın destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini de kabul etmediklerini, müteveffa vefatı tarihinde küçük bir çocuk olup davacılara desteği olduğundan bahsedilemeyeceğini, davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarının düşünülemeyeceğini, bu sebeple davacı tarafın maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup, ancak savunma ve delil sunmadığından, münkir kabul edildikleri görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:
Mahkemece; "... Davanın kısmen kabulü ile; 05.08.2011 tarihinde meydana gelen trafik kazasından hayatını kaybeden ...'ın desteğinden yoksun kalan davacı babası ... için 1.000,00-TL, davacı annesi ... için 2.132,17-TL olmak üzere toplam 3.132,17-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ... Şirketi yönünden kaza tarihi olan 05.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılar ... ve ...'a verilmesine, davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden feragat nedeni ile davanın reddine, davacılar ... ve ...'ın fazlaya ilişkin destekten yoksun kalma istemin (6.418,89-TL) reddine, müteveffa ...'ın kardeşleri olan davacılar ..., ... ve ... yönünden ispatlanamayan destekten yoksun kalma tazminatı talebinin (3.000,00-TL) reddine, 05.08.2011 tarihli trafik kazasında hayatını kaybeden ...'ın geride kalan babası davacı ... için 30.000,00-TL, annesi davacı ... için 30.000,00-TL, kardeşleri davacı ... için 5.000,00-TL, davacı ... için 5.000,00-TL, davacı ... için 5.000,00-TL olmak üzere toplam 75.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Şirketi'nden kaza tarihi olan 05.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin (85.000,00-TL) manevi tazminat talebinin reddine,..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Karara karşı davalılardan ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; olay sonrasında yapılan keşif ve dinlenen tanıkların ifadesi sonucu alınan 16.03.2012 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin olayın oluşumunda kusursuz olduğu kanaatine varılırken müteveffa ...'ın asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza tarihi itibarıyla yaklaşık 2,5 yaşında olan müteveffanın trafik akışının mevcut olduğu bir cadde üzerinde ebeveynlerinin gözetimi olmadan dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde yola çıkmış olması dolayısıyla kazanın meydana gelmesi sonrası vefat etmesinin ebeveynlerinin sorumluluğunda olup trafik kurallarına bire bir uymuş olan müvekkiline kusur atfedilmesinin kabul edilemeyeceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda "müvekkilin idaresindeki minibüs ile olay mahalli kavşaktan sağa dönüş yaptığı sırada dönüş alanını kontrol altında bulundurması ve sağa dönüşü dar kavisle gerçekleştirmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet edilmeyip daha öncesinde karşı kaldırımda gördüğü dönüş yaptığı sırada aniden kaplamaya giren küçük yaştaki çocuk yaya ya tedbirsizce çarptığı anlaşılmakla olayda kusurlu olduğu müteveffa ...'ın olay mahallindeki kaldırım üzerinde bulunduğu sırada sağa dönüşte yaklaşan davalı sürücü idaresindeki araca rağmen müdrik yaşta olmayışının da etkisiyle kontrolsüz bir şekilde kaplamaya girerek can güvenliğini tehlikeye düşürdüğünden bahisle olayda yaşı nedeniyle davranış faktörleri sonuç üzerine etkisi olduğu ve tarafların eşit olarak %50 oranında kusurlu olduğu" yönünde bir tespit yapıldığını, gerek kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağında gerekse olay günü kazaya şahit olan tanıkların tüm dosya kapsamında vermiş olduğu ifadelerde müvekkilinin kontrolsüz bir şekilde kavşaktan sağa dönüş yaptığına dair bir delilin bulunmadığını, müvekkilinin trafiğin olağan akışına uygun olarak öngörülen hız sınırını aşmaksızın yoluna devam ettiği sırada müteveffa olay yerindeki köpeklerden kaçarak müvekkilinin kullanmış olduğu aracın üzerine atlamış bu durumun müvekkili tarafından önlenmesinin mümkün olmadığını, eksik ve hatalı incelemeyle hüküm kurulduğunu, müvekkiline yüklenen tazminat miktarının fahiş miktarda olduğunu, kazanın oluş şekli, müvekkilinin sosyal ekonomik durumu, müteveffa ve ailesinin kusur derecesi tazminatın takdirinde esas alınmasının gerektiğini, dosya kapsamında ve gerekçeli kararda, davacıların ödeme tarihindeki gerçek zararı hesaplayarak ödeme tarihi itibarı ile zararın karşılanıp karşılanmadığı hususunda herhangi bir değerlendirme ve incelemenin yapılmadığını, tazminat hesaplamasında güncel verileri içeren “TRH 2010” tablosu tazminat hesabına esas bakiye ömrün belirlenmesinde nazara alınması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda "PMF" yaşam tablosunun baz alınarak hesaplama yapılmasının içtihatla örtüşmediğini, usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmak suretiyle davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle yakınlarını kaybeden davacıların destekten yoksun kalmaya ilişen maddi ve manevi zararlarının, kazaya sebebiyet verdiği iddia olunan işleten, sürücü ve zorunlu trafik sigortacısından tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş; hüküm davalılardan ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılmıştır.
-
Davalı ... vekilinin kusura yönelen istinaf itirazlarının incelenmesinde; Hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesinin 20/12/2019 tarihli raporunda davalı sürücü ... ile müteveffa yaya ...'ın eş %50 şer kusurlu olduklarının belirtildiği, davaya konu trafik kazasının yargılamasının yapıldığı İzmir 3.Asliye Ceza mahkemesinİn 2011/623 esas sayılı dosyasında ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 29/12/2012 tarihli ve 3555 sayılı raporda sanık sürücü ... ile müteveffa yaya ...'ın eş değer kusurlu olduklarının bildirildiği, anılan raporlar arasında çelişki bulunmadığı, raporların birbiri ile uyumlu oldukları anlaşıldığından davalı ... vekilinin kusura yönelen istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.
-
Davalı ... vekilinin manevi tazminata yönelen istinaf itirazlarının incelenmesinde;
6098 sayılı TBK nın 56. maddesi gereğince, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olay yönünden yapılan değerlendirmede; meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, tarafların kusur oranları, davacıların manevi zararının niteliği, olay tarihindeki paranın alım gücü dikkate alındığında hak ve nefaset kuralları çerçevesinde davacılar yararına hükmedilen manevi tazminatların yerinde olduğu anlaşıldığından, davalı ... vekilinin manevi tazminata yönelen istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.
- Davalı ... vekilinin hükme esas alınan aktüer raporunda PMF 1931 Yaşam Tablosu yerine TRH 2010 Yaşam Tablosunun hesap yöntemi olarak belirlenmesi gerektiğine yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde;
Hak sahiplerinin bakiye ömür süreleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF 1931" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, ..., Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.
TRH 2010 Tablosu'nun kullanılması Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından kabul edilmekteyse de hak sahipleri için daha kısa ömür süreleri belirleyen PMF 1931 Tablosu'nu kullanan aktüer raporu davalı sürücü lehine olduğundan ve istinaf edenin sıfatı ile aleyhe hüküm verme yasağı gereğince, davalı sürücü vekilinin, bu husustaki istinaf itirazlarının da esastan reddine karar vermek gerekmiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/2486 E. - 2021/3312 K sayılı ilamı da aynı doğrultudadır).
- Davalı ... vekilinin, davalı sigorta şirketi tarafından davacı yana yapılan ödemenin mahsubu gerektiğine yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde ise;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, zorunlu mali sorumluluk sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, davalı ... Sigorta A.Ş. kazaya karışan karşı aracın trafik sigortacısı (ZMSS) sıfatıyla, bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır.
İşleten ve zorunlu trafik sigortacılarının üçüncü kişilere karşı sorumluluklarının niteliği ise, kanundan doğan müteselsil sorumluluk olup, 6098 sayılı TBK’nın 163/1. (mülga TBK 142/1) maddesi gereğince alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğunun, borcun tamamı ödeninceye kadar devam edeceği de 6098 sayılı TBK’nın 163/2. (mülga TBK 142/2) maddesi gereğidir. 6098 sayılı TBK’nın 164. (mülga TBK 143) maddesine göre müteselsil borçlulardan biri, alacaklıya karşı, ancak onunla kendi arasındaki kişisel ilişkilerden veya müteselsil borcun sebep ya da konusundan doğan def’i ve itirazları ileri sürebilir. Müteselsil borçlulardan biri ortak def’i ve itirazları ileri sürmezse, diğerlerine karşı sorumlu olur. Bunun yanında 6098 sayılı TBK’nın 166. (mülga TBK 145) maddesine göre, borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır. Yine 6098 sayılı TBK’nın 168/2.(mülga TBK 147/2) maddesine göre de, alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır.
Müteselsil borçlarda, alacaklının borçlulardan biri ile ibra sözleşmesi yapması halinde durumun özelliği veya borcun niteliği diğer borçluların da borçtan kurtulmalarını gerektirebilir. (BK.nin 145/2 mad.)
O halde, ibra sözleşmesinin müteselsil borçlulardan biri ile yapılması halinde, ibra edilen miktarın diğer alacaklılar için de geçerli olması, bu hususun ibra sözleşmesinden anlaşılmasına bağlıdır. (HGK.nin 16.6.2004 gün 2004/11-359 Esas 2004/366 Karar)
Davaya son veren taraf işlemleri 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 307-315 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Buna göre sulh da davaya son veren taraf işlemlerindendir.
Davacı taraf tam teselsülde olduğu gibi, zararının tümünün tazminini müteselsil borçluların hepsinden isteyebileceği gibi, birisinden de isteyebilir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 145. maddesi (T.B.K. 166. md.) hükmüne göre, sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde, diğerleri bu oranda borçtan kurtulurlar.
Ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması yahut da böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır.
Yine, Borçlar Kanununun 147. maddesinde (T.B.K. 166.), rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her birinin ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağı ve alacaklının diğerleri zararına, müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerini şahsen tahammül edeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda; yargılama aşamasında destek alacağı yönünden davalı sigorta şirketince 80.000-TL maddi tazminat,11.200,00-TL vekalet ücreti, 11.500,00-TL icra vekalet ücreti, 50.000-TL faiz ve 2000-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 154.700,00-TL den stopaj kesintisi sonrası 150.852,54 TL'lik ödeme yapılmış, ödemeye istinaden feragatname, ibraname ve temlik anlaşması başlıklı 16/02/2021 tarihli belge düzenlenmiş, davacılar vekili 22/02/2021 tarihli feragat dilekçesi ile davalı sigorta şirketi yönünden davadan feragat ettiklerini, diğer davalılar yönünden davaya devam ettiklerini bildirmiştir.
Eldeki dava, davacılar tarafından, zarardan müteselsilen sorumlu olan araç işleteni, sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısına karşı dava açılmış; dava devam ederken aracın trafik sigortacısı olan davalı sigorta şirketi borçtan tamamen ibra edilmiştir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında mahkemece; yapılan ödeme ve ibraname sözleşmesi de dikkate alınmak suretiyle, davacı yanca düzenlenen ibranamenin davalı araç işleteni/sigortalıya-sürücüye etkisi ve sirayet edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi; değerlendirme yapılırken, sigorta şirketi tarafından kaza tarihindeki teminat limitinin altında bir ödeme yapılsa dahi, ödemenin etkisinin/sirayetinin ödenen miktarlar kadar değil kaza tarihi itibari ile trafik sigortası teminat limiti olan 200.000-TL olduğunun gözetilmesi gerekmektedir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/21913 Esas, 2022/13298 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır).
Dolayısıyla davacılar vekili ile davalı sigorta şirketinin karar kesinleşmeden sulh oldukları, anılan protokolde davacının iş bu davadan feragat edeceğini beyan ettiği, sürücü ve işleteninde iş bu poliçe limiti ile sınırlı sorumluluklarının kalmadığının belirtildiği, davacının dava konusu trafik kazasından kaynaklı başkaca maddi zararının bulunmadığının beyan edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece davacılar vekili ile davalı sigorta şirketinin sulh oldukları, davacının sigorta teminat limitini(200.000,00-TL) aşan bir zararının da bulunmadığı, dolayısıyla davacı tarafça açılan maddi tazminat davasının konusuz kaldığı gözetilerek, konusuz kalan maddi tazminat davasının esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının (1,2,3) nolu bentlerde sayılan nedenlerden ötürü esastan reddine, (4) nolu bentte sayılan nedenlerden ötürü istinaf kanun yolu başvurusunun esastan kabulü ile, istinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın. 353/(1)-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına ve dairemizce aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-Davalı ... vekilinin istinaf itrazlarının KISMEN KABULÜNE; İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2021 tarihli 2017/359 Esas ve 2021/208 Karar sayılı kararının maddi tazminat yönünden HMK'nın 353-1-b-2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;
"I) Maddi tazminat yönünden;
-
Maddi tazminat davası sulh ile konusuz kaldığından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
-
Maddi tazminat yönünden alınması gereken 427,60. TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta alınan 862,59. TL harçtan mahsup edilerek bakiye 434,99. TL' harcın istek halinde ve karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,
-
Maddi tazminat yönünden, davacılar ile davalı sigorta şirketi arasında akdedilen ibraname ile yargılama giderleri ve vekalet ücreti hüküm altına alındığından, maddi tazminat yönünden bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına,
-
Taraflarca iş bu dava da maddi tazminat yönünden yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,
II)Manevi tazminat yönünden,
-
05.08.2011 tarihli trafik kazasında hayatını kaybeden ...'ın geride kalan babası davacı ... için 30.000,00. TL, annesi davacı ... için 30.000,00. TL, kardeşleri davacı ... için 5.000,00. TL, davacı ... için 5.000,00. TL, davacı ... için 5.000,00. TL olmak üzere toplam 75.000,00. TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Şirketi'nden kaza tarihi olan 05.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ayrı ayrı verilmesine, fazlaya ilişkin (85.000,00. TL) manevi tazminat talebinin REDDİNE,
-
Manevi tazminat yönünden alınması gerekli 5.123,25. TL karar ilam harcının davalılar ... ve ... Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Manevi tazminat yönünden ayrı bir yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından; bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Kabul edilen manevi tazminat yönünden; davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden istinafa gelenin sıfatı ve aleyhe hüküm verme yasağı uyarınca ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap olunan 10.550,00. TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Şirketinden müştereken . müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
-
Reddedilen manevi tazminat yönünden; davalı ... kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 10.550,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı ...'ya verilmesine,
-
Artan gider avansının ilgilisine resen verilmesine, "
ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,
B-Davalı ... vekilinin diğer istinaf itirazlarının yukarıda açıklanan gerekçelerle REDDİNE,
C-İstinaf İncelemesi Yönünden Harç ve Yargılama Masrafları;
-
)İstinafa gelen davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince anılan tarafa iadesine,
-
)İstinafa gelen davalı ... tarafından yatırılan istinaf başvuru harcı olan 162,10. TL harcın hazineye gelir kaydına,
-
)Davalı ... tarafından yapılan 162,10. TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı ...'ya verilmesine,
-
)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
)Taraflarca yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde mahkemesince resen ilgilisine iadesine,
-
)Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359. (4) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere 24/01/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38