İzmir BAM 20. HD 2024/795 E. 2024/847 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/795
2024/847
16 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/795
KARAR NO : 2024/847
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/03/2024 (Talep) - 11/03/2024 (Ara Karar)
NUMARASI : 2023/985 Esas (Derdest Dosya)
TALEP : Şirkete Kayyım Atanması Yönünde Tedbir Kararı
BAM KARAR TARİHİ : 16/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/03/2024 ara karar tarihli, 2023/985 Esas sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2016/79 Esas sayılı dava dosyasında “Uyuşturucu Madde İthal Etmek” suçundan sübut bulan eylemi sonucunda davalının 16 yıl 8 ay hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, müdürlük görevine devam ettiği esnada ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi halinde dava dışı şirketin ciddi zararlara uğrayacağını; dava dışı şirkete karşı şirket müdürü olan davalının babası ve şirketin eski ortağ ... tarafından dava açıldığını, bu davada şirket aleyhine tavır sergilendiğini, davalının bu davada cevap ve delil dilekçesi vermek gibi işlemleri sürüncemede bıraktığını, ayrıca davalının şirketi temsilen 22/11/2023 tarihli duruşmaya katılmadığını, söz konusu davada şirketin sadece kendisi tarafından temsil edildiğini; dava dışı ... ve davalı ... aleyhine, davalının babası olan (şirket eski ortağdı) ... tarafından genel kurul kararının butlanı/iptali ile hisse devri işleminin iptaline, ...'ın dava dışı şirketin ortağı olduğunun tespitine ilişkin dava açıldığını, söz konusu dava dilekçesine karşı şirket adına cevap dilekçesi verilmesi, beyanda bulunulması, delillerini bildirebilmesi için şirketi temsilen şirketin avukatı olan Avukat ...'e bildirimde bulunulduğunu ancak davalı ... tarafından Avukat ...'in temsil etmesine “çıkar çatışması” bulunduğu gerekçesiyle muvafakat edilmediğini, davalı tarafından avukata muvafakat verilmediğini, davaya karşı cevap dilekçesinin hazırlanması aşamasında hiçbir çaba gösterilmediğini hatta cevap dilekçesi ve delillerin bildirilebilmesi aşamasında dosyanın sürüncemede bırakıldığını; davalı tarafından şirket adına kayıtlı kredi kartlarından şahsi harcamalar yapıldığını, davalı tarafından bu kredi kartlarının kart borçlarının ödenmediğini ve bu nedenle bankalar tarafından şirket ile iletişime geçildiğini, dolayısıyla şirket kredi notunun ve bankalar nezdindeki kredi güvenilirliğinin olumsuz etkilenmemesi adına davalının kullanmış olduğu kredi kartlarının ödemesinin şirket kasasından yapıldığını, dava dışı şirketin ... ve ... tarafından kurulduğunu, ...'a ait payların tarafına, ...'a ait payların ise oğlu ...'a Limited Şirket Pay Devri Sözleşmeleri ile devredildiğini, aynı tarihte devirlerle ilgili genel kurul kararının alındığını; pay devri sözleşmelerinin imzalanmasının ardından tarafı ile davalı ...’ın 24/11/2017 tarihinden itibaren 30 yıl süre ile ...'ne müşterek temsil ile yetkili müdür olarak atandıklarını; davalı ...’ın yargılanmış olduğu suçun nitelikleri göz önünde bulundurulduğunda, ortağı ve yetkilisi bulunduğu şirkette davalının da yetkili konumunda bulunmasının hem şirketin ticari itibarını zedelediğini hem de ticaret yapmakta oldukları şirketler nezdinde endişe yaratarak gerek müşterileri gerekse tedarikçilerinin ticari faaliyetlerin devamı konusunda tereddüte düştüklerini, şirketin yarı oranında ortağı ve müşterek yetkili müdürü olan davalıya şirket ile ilgili önemli konularda evraklara yahut belgelere imzasını atması için dahi zar zor ulaşıldığını, bu durumun halihazırda devam ettiğini; davalının, ... Bankası tarafından, tarafına ve kendisine verilmiş olan ve dava dışı ... adına kayıtlı kredi kartlarından yüklü miktarlarda şahsi harcamalar yaptığını ve bu kredi kartlarının borcunu ödemediğini; yetkilisi olduğu dava dışı ... adına davalı ile müşterek imzaları sonucunda iki ayrı vekaletname ile birden fazla avukatın şirketi vekaleten temsili için yetkilendirildiğini, bu vekaletmalerden İzmir 23. Noterliği’nin 18/07/2018 tarihli ve 18517 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile Avukat ... ve Avukat ...’ın vekil tayin edildiğini, diğer İzmir 23.Noterliği’nin 13/12/2019 tarihli ve 36572 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile ise Avukat ..., Avukat ..., Avukat ... ve Avukat ...’in vekil tayin edildiğini, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/776 Esas sayılı dosyasında ise yetkilisi olduğu dava dışı ... adına yetkilendirilen Avukat ..., Avukat ..., Avukat ... ve Avukat ... tarafından şirket aleyhine dava açıldığını, aynı vekillerin bir dosyada hem davacıyı hem de davalıyı temsili mümkün olamayacağından söz konusu davada davalı durumda olan şirketi temsil etmesi ve tarafına bilgi vermesi için daha önce şirket vekili olarak tayin edilmiş Avukat ...'e dosya hakkında sözlü olarak bildirim yapıldığını ve kendisinden hukuki bilgi almak üzere toplantı istendiğini ancak davalı tarafından Avukat ...'e mesaj atıldığını, söz konusu mesajda; “İyi günler dilerim. ... ben, ... Davada tarafım da davalı. O yüzden şirketi temsilde müşterek - yetkimiz olduğundan mesleki sorumluluğunuz kapsamında çıkar çatışması olacaktır. Davaya şirketimizi temsilen katılmanıza muvafakatim bulunmamaktadır. Bilginize sunarım” dendiğini; söz konusu dava, davalının babası ve şirket eski ortağı ... tarafından açılmış olup, ... tarafından “davalı ...'a hisse devrettiğinden dahi haberdar olmadığı, okuma yazma bilmemesi sebebiyle hisse devrinin iptal edilmesi gerektiği” hususunun iddia edildiğini, davalının söz konusu davada şirket ile menfaat çatışması yaşayacağı iddiası ile davaya cevap verilmesini engelleme boyutuna gelen davranışları birlikte değerlendirildiğinde babası tarafından açılmış davanın mahkemece kabulünün sağlanması yönünde bir çabasının olabileceğinin açık olduğunu, davalının müdürlük hak ve yetkisini kullanması şirketin ekonomik ve hukuki bakımdan mahvına sebep olacak sonuçlar doğurabileceğinden telafisi güç ve imkânsız zararlarla karşılaşılmaması bakımından bu dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren davalının müdürlük hak ve yetkisinin teminat aranmaksızın kaldırılmasına yahut sınırlandırılmasına/ kısıtlanmasına ve bu durumun Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini istemişir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının haksız davasını müvekkiline yöneltmesi sebebiyle , müdürlüğün şirketin bir organı olması dolayısıyla doğrudan şirketin menfaati söz konusu olduğundan öncelikle usulden reddine, müvekkiliniin şirket aleyhine borçlandırıcı işlemlerinin bulunmaması, müvekkili hakkında verilen ceza mahkumiyeti kararının kesinleşmemesi, müvekkiliin müdür olduğu tarihten bu yana TTK 630. maddesinde yer alan haklı sebep sayılabilecek herhangi bir eyleminin mevcut olmadığı ve davacı tarafından da ispat edilemediği, davacının dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde kendi kişisel husumeti nedeniyle işbu davayı ikame ettiği göz önünde bulundurularak esastan reddine ,yargılama giderlerleri, masrafları ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 08/03/2024 tarihli duruşmada; tarafların kuzen olduklarını, husumetin şirkete yöneltilmesi gerektiğini, tarafların şirketi birlikte yönettiklerini belirterek, şirkete kayyım atanmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
Mahkemece, ''... eldeki davada şirket müdürü olan davalının haklı sebeplerle müdürlükten azline karar verilmesi istenmiştir. Davada ... San ve Tic. Ltd. Şti. taraf değildir. Şirketin taraf olmadığı bir davada şirketle ilgili değerlendirme yapma ve karar verme olanağı bulunmadığından...'' gerekçesiyle; ''...Davalı vekilinin dava dışı ... San ve Tic. Ltd. Şti.'ye kayyım atanması yönündeki isteğinin REDDİNE...'' şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin TTK 630 bağlamında şirket müdürlüğünden azil edilmesi için haklı bir sebebin var olmadığı müvekkilinin ceza dosyasının ortaklık öncesi de mevcut olduğu ve henüz kesinleşmemiş olduğu, istinafa yeni gönderildiği ve ceza mahkumiyet kararının Yargıtay yolu açık bir karar olduğu , yargılamanın senelerce sürebileceğini, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialardan davalı müvekkiliniin babasının şirket aleyhine açtığı pay devrinin iptali davasında müvekkilinin şirket aleyhine hareket ettiği yönündeki iddialarının da yersiz olduğunu,şirketin menfaatini tarafların kişisel husumetleri yüzünden zarar görmemesi adına dava sonuçlanıncaya kadar müşterek olarak verilecek bir kararla adil bir şekilde kayyum tarafından yönetilmesinin şirket adına daha yararlı olacağını, davacının en azından şirketi dava sonuçlanıncaya kadar tek başıma şirketi ben yöneteyim şeklindeki tutumu hakkaniyetli olmadığı gibi şirketin menfaatinden çok kendi menfaatlerini düşündüğü, şirket menfaatini düşünen davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi üzerine kayyım atanmasını kabul etmemesinin şirketi ben yöneteceğim ısrarı olduğunu, davalı ile davacı söz konusu ortaklığı 2023'ün 9. Ayında bitirmek üzere anlaştıkları halde davacının tarafların kararından sonra işbu davayı şirket ortaklığı bitirme kararından sonra, yönetimi münferiden tek yetkili kişi olarak ele alarak kendine menfaat sağlama kastıyla açtığını, dolayısıyla müvekkilinin hak kaybına da neden olmamak, şirketin maddi anlamda da zararına neden olmamak adına yönetim kayyımı atanmasının talep edildiğini, taraflar amca çocukları da olup aralarındaki hususi problemlerin şirketin maddi anlamda zararına neden olabileceğini, TTK 530/2.maddesi uyarınca tedbiren kayyım atanmasının mümkün olduğunu, davacı tarafın kayyım atanması talebinde bulunması halinde şirket müdürlüğünden azil davasının zaten açıldığının söylenebileceğini ancak tedbiren kayyım atanması talebinde bulunanın müvekkili davalı olduğunu, davacının da ihtiyati tedbir talebinin reddedildiğini, müvekkilinin davalı olarak hala yetkileri devam ediyorken bu talepte bulunmasının şirket menfaatini üstün tuttuğunun göstergesi olduğunu belirterek yerel mahkemece verilen red kararınının kaldırılarak tüzel kişi olan şirketin menfaatlerinin korunması adına ve davanın taraflarından başkaca yetkili müdür ve ortak bulunmaması nedeniyle dava dışı şirketin davada taraf olması gerektiği iddiaları göz önünde bulundurularak şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, dava dışı ...nin ortağı ve müdürü olan davalı ...'ın 6102 sayılı TTK’nın 630/2. maddesi uyarınca şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılmasına, kendisinin tek yetkili müdür olarak tespit edilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise davalı ...'ın şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin (müdürlük hak ve yetkisinin) sınırlandırılmasına/kısıtlanması istemine ilişkindir.
Talep, davalı %50 ortağı oldukları dava dışı ...'ne kayyım atanmasını talep etmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Makemece, 11/03/2024 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, karar davalı vekilince istinaf edilmiştir.
Davalı vekili 08/03/2024 tarihli duruşmada; tarafların kuzen olduklarını, husumetin şirkete yöneltilmesi gerektiğini, tarafların şirketi birlikte yönettiklerini belirterek, şirkete kayyım atanmasını talep etmiş; davacı vekili ise davada şirket taraf olmadığı gibi bu davanın şirketin zarara uğramaması için açıldığını, şirkete kayyım atanması yönündeki isteği kabul etmediklerini belirtmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı tarafından kayyım atanması istenen dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. taraf olmadığı gibi, davalı tarafından usulüne uygun olarak açılmış bir davanın da bulunmadığı, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla tedbiren kayyım atanmaya yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karar doğru bulunmuş, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1. Davalı vekilinin İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/03/2024 tarihli ve 2023/985 Esas sayılı ara kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60. TL istinaf karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3. Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4. HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
5. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6. Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359. (3) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02