SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 20. HD 2021/1679 E. 2024/843 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1679

Karar No

2024/843

Karar Tarihi

16 Mayıs 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1679

KARAR NO : 2024/843

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 04/08/2017 (Dava) - 29/09/2021 (Karar)

NUMARASI : 2020/530 Esas - 2021/539 Karar

DAVA : Tapu İptali ve Tescil, Olmadığı Taktirde Tazminat

BAM KARAR TARİHİ : 16/05/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 16/05/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2021 tarihli 2020/530 Esas ve 2021/539 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılardan ...'ın kardeş olup ... San. Tic. Ltd. Şti.nin %50 şer paylı ortağı olduklarını ve tek başlarına temsil yetkilerinin bulunduğunu, özellikle 2012 yılından beri davalı ...'ın kötü niyetli işlemleri sonucunda şirketi ve müvekkilini zarara uğrattığını, davalı ...'in aynı zamanda diğer davalı ... Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti.nin tek ortağı olduğunu, ... ...Ltd. Şti.ile arsa sahipleri arasında Bornova 1.Noterliğinin 03.08.2009 tarihli ... yev.nolu, (Bornova 1.Noterliğinin 04.01.2010 tarihli ... yev.no.lu sözleşmeyle paylaşım konusu tadil edilmiş), Bornova 1.Noterliğinin 13.08.2009 tarihli ... yev.no.lu, Bornova 1.Noterliğinin 20.11.2009 tarihli 32964 yev.no. lu, Bornova 1.Noterliğinin 09.12.2009 tarih ve 34397 yev.no.lu, Bornova 1.Noterliğinin 11.01.2010 tarih ve 01021 yev.no.lu, Bornova 1.Noterliğinin 19.02.2010 tarih ve ... yev.no.lu, Bornova 1.Noterliğinin 26.03.2010 tarih ve 8221 yev.no.lu, Bornova 1.Noterliğinin 31.03.2010 tarih ve 08636 yev.nolu ve bilahare bildirilecek diğer kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin tanzim edildiğini, sonrasında 2 ayrı parselin tevhid sonuçu ... parsel numarasını aldığını ve yeni tapu kaydı oluştuğunu, tevhid işlemlerinin 29.06.2011 tarih ve ... yev.no.lu işlemle davalı ... tarafından tamamlandığını, proje ve diğer safahatlar tamamlandıktan sonra yapı ruhsatı alınması için Bornova Belediyesine başvurulduğunu ve yapı müteahhidi olarak ... SAN,TİC.LTD.ŞTİ. adına 06.11.2012 tarihli 534 sayılı yapı ruhsatı tanzim edilmekle inşaata başlandığını, bilahare, 04.12.2013 tarihinde ... yev.no.lu işlemle (EK-15), arsa malikleri adına yine ...'in müracaatıyla elbirliğiyle mülkiyetin sona erdirilip müşterek mülkiyete geçildiğini, daha sonra kat irtifakı kurulup devir temlik ve satış işlemlerinin gerçekleştirildiğini, tüm işlemlerin ... Ltd.Şti.'nin müdürü ... tarafından takip edilip, bu şirket adına inşaata başlansa dahi sonradan tüm gelirin ve müteahhide düşecek 460 oranındaki payların davalılardan ... ...LTD.ŞTİ'ne geçirtildiğinin açıkça anlaşıldığını, davalı ...'in Karşıyaka ve İzmir hudutları içinde şirketin başka mallarını da benzer şekilde kendi üzerine veya başkalarının üzerine geçirmesi nedeniyle açılan davalar bulunduğunu bildirerek, davalıların kötüniyetli olarak üzerine geçirdiği, haksız mal edindiği “(... ili, ... İlçesi, ... Mah., ... ada, ... parsel)” sayılı taşınmazda dava dışı ... İnş....Tur.Gıda ve Ot.San.Tic.Ltd.Şti.'ne ait olan ve bu şirket adına yapılan inşaatlardan elde edilecek tüm kazancı ve arsa paylarını kendi nam ve hesabına geçiren davalılardan tazmini ve öncelikle dava konusu edilen taşınmaz üzerinde kurulan kat irtifakından sonra davalılar üzerine kayıtlı kalmış olabilecek (devredilmemişse) tüm malvarlığı üzerine dava sonuna kadar İHTİYATİ TEDBİR konulmak suretiyle taşımazlar Üçüncü Fişler devrinin önlenmesine, dava sonunda işbu taşınmazların dava dışı ... İnş ...Tur.Gıda ve Ot San Tic Ltd.Şti adına tapuya tesciline, davalılardan talep edilecek tazminat ile tapu iptal/tescil taleplerinin temelinde; arsa sahipleriyle yapılan Kat Karşılığı İnşaat sözleşmeleri ve yapı ruhsatındaki inşaat alanına göre yapılan binadaki daire ve dükkanların %60 oranındaki payına tekabül eden tazminat tutarının ... Ltd.Şti.ne ödenmesine karar verilmesi gerekeceğinden tapu iptal ve tescili mümkün olabilecek kısım dahil olmak üzere toplam %60'lık müteahhit payı/kazancına isabet edecek olan tutarı belirlenerek, tapusu iptal edilecek kısmın değeri dikkate alınarak bu hesaplamaya göre bakiye kalan alacak bakımından davalıların tazminat ödemekle yükümlü tutulmalarına, tescilin mümkün olamaması halinde davalılardan dava tarihi itibariyle belirlenecek rayiç bedellerinin (bağımsız bölümlerin) en yüksek ticari temerrüt faizi üzerinden işleyecek faiziyle birlikte tahsiline ve ... İnş. Nak. Tur.Gıda ve Ot.San.Tic.Ltd.Şti.ne verilmesine, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarıyla, şirketin uğradığı tüm zararlarla ilgili ayrıca müspet-menfi zararlarla ilgili tazminat talep haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ortağı bulunduğu şirket adına davayı açamayacağını, dava ehliyeti bulunmadığını, tapu iptal ve tescilden 2013 yılından itibaren haberdar olmasına rağmen en geç 2015 yılında işbu dava açılması gerekirken 2017 yılında açıldığı için olayda zamanaşımının gerçekleştiğini, dava konusu taşınmazda davacının ortağı bulunduğu ... ..Ltd. Şti.nin taşınmazdaki hissedarlarının sadece bir kısmı ile kat karşılığı sözleşme akdettiğini, daha sonra davacı ...'in Karşıyaka'da ... ...Ltd. Şti.ne ait olan dükkanları kendi üzerine geçirmesi, şirkete ait tüm defter ve belgeleri zaptederek şirketin ticari faaliyetlerinin durdurma noktasına getirmesi karşısında anlaşmanın tamamlanamadığını, adı geçen şirketin hissedarlar ile sözleşme akdedemediği gibi kendisi tarafından inşaat da yapılamadığından şirket ile sözleşme imzalayan arsa sahiplerinin süre geçtiği için sözleşmeyi feshedeceklerini ve şirketten tazminat isteyeceklerini bildirdiklerini, bunun üzerine ...'in arsa sahipleri ile görüştüğünü, anlaşılamayan arsa sahipleri ile sözleşme akdedildiği ve ... Ltd. Şti.adına yapı ruhsatı çıkartıldığını, ...'in tüm harcamaları, inşaat harcamalarını şahsi hesapları üzerinden yaptığını, ... Ltd. Şti.ne ait hiçbir nakit bulunmadığından şahsi harcamalar ile inşaatı bitirdiğini, inşaatın yapımından sonra ...'in şahsi harcamalarını karşıladığını, ... Ltd. Şti.nin piyasaya olan borçlarını ödediğini ve halen ... Ltd. Şti.nin vergi dairesine olan borcunu yapılandırarak ödemeye devam ettiğini, sözü edilen şirket faaliyetleri ile ilgili olarak mahkememizde davalar bulunduğunu, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiği bildirerek, davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :

Mahkemece, ''...Dava konusunun 6.044.000,00 TL lik bölümüne ilişkin olarak HMK'nun 150.madde hükmü uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA... '' ''...Dava konusunun 100.000,00 TL lik bölümüne ilişkin olarak HMK'nun 118/1-ğ, 2.madde hükmü uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA...'' ''...Islah talebinin usulden REDDİNE...'' ''...İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/10/2017 tarih 2017/904 E.sayılı yazısı ile: ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parsel, ... nolu bağımsız bölüm olan taşınmazın -... San. Ve Tic. Ltd. Şti.ne ait- 1164237/160212778 pay üzerine, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parsel, ... nolu bağımsız bölüm olan taşınmazın -... San. Ve Tic. Ltd. Şti.ne ait- 913896460/4051578069 pay üzerine konulan ihtiyati tedbirin KALDIRILMASINA, HMK'nun 392/2.madde hükmü uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra teminatın iadesi talebinin değerlendirilmesine...'' şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan 18/02/2020 tarihli tensip ara kararı ile 24/02/2021 tarihli celsede alınan 1, 3 ve 3 nolu ara kararlar usul ve yasaya aykırı olduğunu, harcı tamamlamaları istendiği sırada dava değerinin belirgin hale gelmesi söz konusu olmadığı gibi karar tarihi itibariyle de belirgin hale getirilemediğini, nitekim, mahkemece hangi bağımsız bölümlerin dava konusu edildiği sorulduğuna göre bilirkişi raporunda belirlenen hesaplama yönteminin benimsenmediği sonucunun çıktığını, sonuç olarak mahkemece müvekkiline itibar edilmeyen bilirkişi raporu ve hesaplama yöntemine göre belirlenen değer üzerinden harç tamamlamasının dayatıldığını, itirazları doğrultusunda yeni rapor alınması taleplerinin de, harç tamamlandıktan sonra değerlendirileceğinden bahisle reddedildiğini, öncelikle davanın işlemden kaldırılmasına dair 24/02/2021 tarihli ara kararı ve bunun sonucunda nihai karar ile birlikte verilen davanın açılmamış sayılmasına dair karar usul ve yasaya aykırı olup kaldırılmaları gerektiğini, diğer taraftan davanın harçlandırılan 100.000,00 TL üzerinden devamına karar verilmek suretiyle mahkemece kısmi dava olarak değerlendirildiği anlaşılan ve "fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 100.000,00 TL" kaydı ile açılan eldeki davada, dava değerinin 100.000,00 TL'yi aşan kısmı için müvekkilinin harç yatırmaya zorlanmasının mahkemenin mevcut kabulü karşısında hatalı olduğunu, bu nedenle paylaşım kuralının tam olarak ne şekilde değiştirildiği, yaklaşık olarak tapu kayıtlardan anlaşılabilmekle birlikte müteahhide kalan bağımsız bölümlerin tam olarak hangileri olduğunun, kesin bir şekilde anlaşılamadığını bu durumun yargılamaya ve teknik bilirkişi görüşüne muhtaç olduğunu, tasarruf yetkisini haksız olarak üzerine alan ve paylaşım kuralına aykırı hareket eden davalı tarafın beyanlarının da bu noktada önemli olduğunu, bu nedenle; yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde, kat irtifakı kurulması ve müteakip bir kısım devir ve tasarruflar sonrasında, hangi bağımsız bölümlerin müteahhide kaldığının yargılama sonucunda ortaya konulabileceğini, açılan davanın somut olduğunu, Mahkemece bilgi istenildiğinde süresinde ayrıntılı açıklamalar yapıldığını, 02/06/2021 tarihli ıslah dilekçesi, bir bütün olarak değerlendirildiğinde teknik anlamda ıslah dilekçesi niteliğinde olmadığı, esas itibariyle iddianın-taleplerin tavzihi niteliğinde olduğu, söz konusu ıslahla tam ıslahta bulunduklarının açıkça belirtildiğini, ıslah dilekçesi incelendiğinde; dava dilekçesi ile şirket müdürünün alelade sorumluluğuna yönelik dava ikame edilmiş iken, ayrıntılı olarak yaptıkları açıklamalar sonucunda hukuki sebebi muvazaa olarak ıslah ettiklerinin görüleceğini, nitekim şirket müdürünün alelade sorumluluğu, 5 yıllık zamanaşımına tabi olmasına rağmen şirket müdürünün muvazaasının zamanaşımına tabi olmadığını, olayda muvazaa hükümlerinin uygulanması gerektiğini, zira, davalı ...'ın paylaşıma girmesi gereken ... Ltd. Şti'nin müdürlük yetkisini kötüye kullanarak tek ortağı ve yetkilisi olduğu davalı ... ... Ltd. Şti'yi paylaşıma soktuğunu, esasında ...'in kendi kendisiyle yaptığı işlem söz konusu olup; davalı ...'ın ... Ltd. Şti'nin müdürlük yetkisi ile üçüncü kişilerle kazandırıcı işlem yaparak şirketi zarara uğratmasının söz konusu olmadığını, öte yandan, harçlandırılmış dava değeri yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi karşısında, tüm ayrıntıları ile davanın ıslah edilmesinin gerekliliğinin bir kez daha teyit olunduğunu, ıslah dilekçesinin tavzih dilekçesi olmadığını, bilirkişilerce bile 31 ve 32 nolu dükkan niteliğindeki bağımsız bölümlerin tapusunun davalı ... Yapı Ltd. Şti adına kayıtlı olduğu mütalaa edilmesine ve ileride infaz kabiliyeti olmayan tapu iptal ve tescil kararı verilmesi ile sonuçlanacak kısım yönünden, hangi bağımsız bölümlerin müteahhide kalması gerektiği yönündeki çalışmalar sırasında bu bağımsız bölümlerin ihtiyati tedbir kararına rağmen satıldığını tespit etmiş olduklarından, bu durum karşısında söz konusu bağımsız bölümlerle ilgili talep sonucunun, ıslahla birlikte yalnızca tazminat olarak dava konusu edildiğini, ıslah dilekçesinde dava değeri yönünden yapılan ıslahın, mahkemenin haksız yere harç ödememizde ısrar etmesi nedeniyle bu aşamada yapılmak durumunda kalındığını, ileride dava değerinin artması halinde artan yönden harç tamamlama haklarını saklı tuttuklarını beyan ettiğinden; bu doğrultuda yüksek mahkemece verilecek kararda bu talebin hüküm altına alınmasını talep ettiklerini, tam ıslah dilekçesinin usulden reddedilmesi yerinde olmayıp usul ve yasaya aykırı bu kararın kaldırılması gerektiğini belirterek kararının kaldırılmasına, 02/06/2021 tarihli tam ıslah dilekçesinin ve dilekçede belirttikleri esaslar çerçevesinde davanın kabulüne; yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, TTK'nun 644 atfı ile aynı Kanunun 553 vd.madde hükümlerine göre açılmış, sorumluluk (tapu iptali ve tescil olmadığı taktirde tazminat) taleplerine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

  1. Bilindiği üzere; HMK’nın 150 inci maddesinde tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması düzenlemesine yer verilmiş, HMK’nın 150 nci maddesinin ilk fıkrasında "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.", aynı maddenin beşinci fıkrasında “İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.” ve HMK’nın 92 nci maddesinin ikinci fıkrasında “Süre; hafta, ay veya yıl olarak belirlenmiş ise başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biter. Sürenin bittiği ayda, başladığı güne karşılık gelen bir gün yoksa, bu süre ayın son tatil gününde biter” hükümleri düzenlenmiştir.

Harç kamu düzenine ilişkin olup taraflarca bu konu istinaf nedeni olarak ileri sürülmemiş olsa bile temyiz incelemesi sırasında harç alınması gerekip gerekmediği resen incelenir.Yargılama harçları ve bu harçların ne şekilde alınacağı 492 sayılı Harçlar Kanunu`nda ve çeşitli özel yasalarda düzenlenmiştir.Dava açılırken, harcın eksik alınmış olması halinde mahkemece davaya devam olunabilmesi için harcın Harçlar Kanununun 30. 32. ve 33. maddeleri uyarınca tamamlanması yoluna gidilir ve davacıya eksik harcı yatırması için süre verilir. Kanuna göre, “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak, ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır.” hükmü getirilmiştir. Şayet verilen süreye rağmen eksik harç ikmal edilmediği takdirde de 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. madde yollamasıyla HMK'nın 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay içinde yenilenmediği takdirde ise mahkemece kendiliğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.

Dosyanın incelenmesinde, davacının dava değerini 100.000,00 TL olarak belirlediği ancak dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda taşınmazların değerinin belirlenmiş olması nedeni ile mahkemenin 2014/478 Esas sayılı dosyası ile birleştirilen dosyanın bu sefer de tekrar bu dosyadan tefrik edilmesi yönünde, 09/12/2020 tarihli duruşmanın 5 numaralı ara kararı ile " Asıl dosya ve diğer dosyaların bulundukları aşamaya, bilirkişilerin 14/10/2020 havale tarihli rapor içeriğine göre, birleştirilen İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/904 E.sayılı dosyasının tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine," karar verildiği; mahkemece tefrik edilerek yeni esasa kaydedilen mahkemenin 2020/530 Esas sayılı yeni esas üzerinden düzenlenen 18/12/2020 tarihli tensibin 4 numaralı ara kararı ile "4-Davacı vekiline, bilirkişiler raporunda belirtilen 6.144.000,00 TL değer üzerinden eksik peşin ilam harcını yatırmak üzere 4 haftalık kesin süre tanınmasına, Aksi halde, davanın sadece harçlandırılan 100.000,00 TL üzerinden devam olunacağının, Harçlar K.nun 30/2 ve HMK'nun 150 madde hükümleri uyarınca bakiye 6.044.000,00 TL ye ilişkin olarak dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceği hususunun davacı vekiline ihtarına,"şeklinde ara karar tesis edildiği; 24/02/2021 tarihli duruşmada,"1-14/10/2020 tarihli bilirkişiler raporunda belirlenen değerin düşük olduğundan bahisle davacı tarafından itiraz edilmekle raporda belirtilen 6.144.000,00 TL üzerinden eksik peşin ilam harcının bu aşamada tamamlanmasının zorunlu olduğu, ileride bu tutardan daha fazla olması halinde davanın mahiyeti de dikkate alındığında yeniden harç ikmali yapılmasının gerektiği bu yönü ile 18/12/2020 tarihli tensip zaptının 4 nolu ara kararının usul kurallarına uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin 26/01/2021 tarihli dilekçede ileri sürdüğü talebin REDDİNE, 2-Harçlar K.nun 30/2 ve HMK'nun 150.madde hükmü uyarınca, harçlandırılmayan 6.044.000,00 TL'ye ilişkin olarak dosyanın İşlemden Kaldırılmasına,3-A)Yargılamanın harçlandırılan 100.000,00 TL üzerinden yürütülmesine, B)Davacı vekiline, harçlandırılan 100.000,00 TL dava değeri ile ilgili olarak hangi bağımsız bölümü dava ettiğini açıklamak üzere 1 haftalık kesin süre tanınmasına, Aksi halde, HMK'nun 118/1-ğ, 2 madde hükümleri uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun davacı vekiline ihtarına (ihtarat yapıldı) şeklinde ara karar tesis edildiği; 29/09/2021 tarihli duruşmada,"I-Dava konusunun 6.044.000,00 TL lik bölümüne ilişkin olarak HMK'nun 150.madde hükmü uyarınca davanın Açılmamış Sayılmasına,II-Dava konusunun 100.000,00 TL lik bölümüne ilişkin olarak HMK'nun 118/1-ğ, 2.madde hükmü uyarınca davanın Açılmamış Sayılmasına, III-Islah talebinin usulden REDDİNE," şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafça eksik harç miktarı tamamlanmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmediği gibi yapılan değerlendirme de usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Harçlar Kanunu'nun 30. maddesinde; "... muhakeme sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa yalnız o celse için muhakemeye devam olunur; takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz." düzenlemesine yer verilmiş olmakla birlikte, eksik harcın tamamlanmasına ilişkin ara kararın, her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılması, ara kararda tamamlanması gereken harç miktarının açık ve anlaşılır şekilde gösterilmesi gerekir. Bunun yanında, verilen sürenin yeterli olması, ayrıca süreye uyulmamasının sonuçlarının hakim tarafından açıkça anlatılarak bu konuda tarafların uyarılması da zorunludur.

O halde, yapılan bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece öncelikle dava değeri üzerinden davacının yatırması gereken başvuru harcı ile peşin harcın hesaplanıp belirlenen miktarın mahkeme veznesine yatırması için gerekli süre verilerek, harç eksiği ikmal edildikten sonra yargılamaya devam edilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken bu yönler gözardı edilerek ara kararda davacı tarafın ikmal etmesi gereken eksik harç tutarı açıkça ve tereddüte neden olmaksızın belirtilerek usulüne uygun ihtar yapıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken Mahkemece eksik harcın tamamlanması için sürenin usulüne uygun olduğu anlaşılmakla birlikte mahkemece, eksik kalan ve tamamlanması gereken harç miktarı ara kararda açıkça belirtilmeksizin usulüne uygun olmayan ara karar uyarınca davanın esası hakkında yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, davacı vekilinin itirazının kabulü ile kararın kaldırılması gerekmektedir.

  1. Kabule göre ise;

Mahkemece; 24/02/2021 tarihli ara karar ile "Harçlar Kanunu'nun 30/2 ve HMK'nun 150.madde hükmü uyarınca, harçlandırılmayan 6.044.000,00 TL'ye ilişkin olarak dosyanın işlemden kaldırılmasına, yargılamanın harçlandırılan 100.000,00 TL üzerinden yürütülmesine, davacı vekiline, harçlandırılan 100.000,00 TL dava değeri ile ilgili olarak hangi bağımsız bölümü dava ettiğini açıklamak üzere 1 haftalık kesin süre tanınmasına, Aksi halde, HMK'nın 118/1-ğ, 2 madde hükümleri uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun davacı vekiline ihtarına (ihtarat yapıldı)..." şeklinde ara karar tesis edilmiş ve yapılan ihtar sonrasında da 29/09/2021 tarihli duruşmada ; ''...Dava konusunun 6.044.000,00 TL lik bölümüne ilişkin olarak HMK'nun 150.madde hükmü uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA... ''...Dava konusunun 100.000,00 TL lik bölümüne ilişkin olarak HMK'nun 118/1-ğ, 2.madde hükmü uyarınca davanın Açılmamış Sayılmasına...'' ''...Islah talebinin usulden REDDİNE...'' şeklinde karar vermiş ise de;

Mahkemece usulüne uygun olarak bakiye eksik harcın tamamlanması için yukarıda belirtildiği üzere usulüne uygun ara karar ile süre verildikten sonra şayet verilen süreye rağmen eksik harç ikmal edilmediği takdirde de 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. madde yollamasıyla HMK'nın 150. maddesi uyarınca dava dosyanın işlemden kaldırılmasına, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay içinde yenilenmediği takdirde ise mahkemece kendiliğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği halde, 100.000,00TL yönünden davaya devam ederek ara karar tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur.

Diger taraftan, dava açılırken 100.000,00 TL olarak gösterilen dava değeri yönünden HMK'nun 118/1-ğ, 2 madde hükümleri uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de; talep sonucunun açıklanmamış olması nedenine dayalı olarak ihtarda ve kararda HMK'nın 119. Maddesi yerine 118. Maddesi uyarınca karar verilmesi hatalı olmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı vekilinin istinaf itirazlarının ESASTAN KABULÜNE; Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2021 tarihli 2020/530 Esas ve 2021/539 Karar sayılı kararının HMK 353/1. a. 6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

  2. Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

  3. Kararın kaldırılması sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

  4. İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),

  5. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına,

  6. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  7. Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359. (3) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.16/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

TapukaldırılmasınaTazminatTescil,reddine''İptalireddineizmirsayılmasınaTaktirdeveihtiyatireddine"tedbirsanticltdştiOlmadığıtarihiaçılmamışnumarasısayılmasına''

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim