SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 20. HD 2024/492 E. 2024/809 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/492

Karar No

2024/809

Karar Tarihi

14 Mayıs 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/492

KARAR NO : 2024/809

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 30/06/2020 (Dava) - 05/12/2023 (Karar)

NUMARASI : 2020/301 Esas - 2023/884 Karar

ASIL DAVA DOSYASINDA;

DAVA : Tazminat

DAVA TARİHİ : 18/08/2014

İZMİR 5. ATM'NİN BİRLEŞEN 2018/350 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA;

DAVA : İtirazın İptali

BAM KARAR TARİHİ : 14/05/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 14/05/2024

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/12/2023 tarih ve 2020/301 Esas - 2023/884 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA:

Asıl dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı .... Kooperatifine 06/01/2000 tarihinde ortak olarak kaydedildiğini davalı kooperatif nezdinde çekilen kura sonucunda müvekkiline ... ilçesi ... ada ... parselde 10 nolu bağımsız bölümün düştüğünü, müvekkilinin kooperatif üyeliği nedeni ile ödemeler yaptığını, kooperatifin müvekkile haksız ve usule aykırı mahiyette ihtarlar gönderdiğini ve bir zaman sonra müvekkilinin ihracına karar verildiğini bununla birlikte davalı kooperatifin diğer tüm üyelere yaklaşık 3 yıl önce konutları teslim ettiğini ancak müvekkile isabet eden dairenin teslim edilmediğini hatta üçüncü bir kişiye tahsis edildiğini, müvekkilinin yıllardır kirada oturduğunu ve kooperatife yaptığı aidat ödemelerinin de karşılıksız kaldığını, kooperatif tarafından 29/09/2011'de alınan kararla müvekkile İzmir 32.Noterliğinden 03/10/2011 ve 16/01/2012 tarihli olmak üzere 2 kere ihtar gönderildiği ve son olarak yine aynı noterlik tarafından 16/07/2014 tarih ve 10940 yevmiye numaralı gönderilen ihtar ile daha önce gönderilen ihtarlar dayanak gösterilerek ve ödeme yapılmadığı sebebi ile müvekkilin ihracına karar verildiğinin bildirildiği, müvekkilinin iş bu ihtarlarla bildirilen miktarlarda borcunun bulunmadığını, evlerin şu anki değerinin 300.000-TL civarında olduğu ve müvekkilinin doğan kira kaybı ve evi teslim alamamasından dolayı davalı kooperatife İzmir 27.Noterliğinin 26/06/2014 tarih ve 13210 yevmiye nolu ihtarnamenin gönderildiğini, davalı kooperatife 28/06/2014 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen müvekkile herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, dolayı ... Kooperatifinin müvekkile ilişkin usul ve yasaya aykırı mahiyette üyelikten ihraç kararının iptaline ve müvekkilin kooperatifi üyeliğinin tespitine, fazlaya ve munzam zarara ilişkin tüm haklarının saklı kalması kaydı ile 134.000-TL değerindeki tazminatın, davalıya ihtarname keşide edildiği ve ihtarda verilen 2 günlük sürenin geçtiği 01/07/2014 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesine, alacağın güvence altına alınması için bahse konu gayrimenkul üzerine tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen İzmir 5. ATM'nin 2018/350 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın, davalı kooperatife ortak olduğunu; adı geçenin ortaklıktan ihraç edildiğini, ancak İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.06.2017 tarih, E.2014/320-K.2017/689 sayılı kararı ihraç kararının iptal edilip, kooperatif üyeliğinin tespit edildiğini; bu nedenle davalının da, diğer ortaklar gibi genel kurulca belirlenen parasal yükümlülükleri yerine getirmek zorunda olduğunu, ortaklıktan kaynaklanan kooperatif alacağının tahsili için icra takibi (İzmir 18. İcra Müdürlüğü, 2017/7456) başlatılmış ise de, itiraz edilerek durdurulduğu için sonuç alınamadığını ileri sürerek, haksız ve yersiz itirazın iptal edilerek, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere inkar tazminatı ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Asıl dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil kooperatifin yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve ince işleri üyeler tarafından yaptırılmak üzere binaları teslim ettiklerini, davacının iddia edildiğinin aksine binasının ince işlerini yaptırmadığı için kullanamadığını, bu nedenle kira taleplerinin haksız olduğunu, davacının senelerce aidatlarını ödemediğini, kooperatifin davacı gibi aidatlarını ödemeyen üyeler yüzünden zor durumda kaldığını, davacının en son ödemesini 14/05/2009 tarihinde yaptığını, kooperatifin uzunca süre ruhsat alamadığını ve halen arsa sahibi ile ihtilafın sürdüğünü, davacıya gönderilen ihtarların ana sözleşmenin 14/2 maddeleri gereğince gönderildiğini, genel kurulun davacının bahsettiği gibi ilansız yapılmadığını davacıya genel kurul davetinin gönderildiğini, ihraç öncesinde davacı ile uzlaşılamadığını bu nedenle üye alımı yapıldığını, iddia edilenin aksine şu an kooperatifin 3 adet binasının bulunduğunu ancak davacının bina talep etmediğini ve hemen ödeme talep ettiğini, binanın değerinin bahsedildiği miktarda olmadığını, binaların henüz tapusunun dahi olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İzmir 5. ATM'nin Birleşen 2018/350 Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 06.01.2000 tarihinde ortaklığa kabul edildiğini ve 84 nolu ortak olarak kayıtı olduğunu; çekilen kurada ... İli, ... İlçesi, ... Ada,... Parselde yer alan 10 nolu bağımsız bölümün tahsis edildiğini; ortaklık nedeniyle müvekkilinin birtakım ödemeler yaptığını, diğer ortaklara ait konutların yıllar önce teslim edilmesine karşılık, müvekkiline ait konutun teslim edilmediğini; hatta müvekkiline ait konutün başka birine tahsis edildiğini; bunun üzerine kooperatif aleyhine tazminat davası açtıklarını; yapılan yargılama sonunda, keşide edilen ihtarnamelerin usulsüz olması nedeniyle ihraç kararının iptaline ve 182.797,59 TL tazmınat ödenmesine karar verildiğini, davacı kooperatifin, inşaat imalatları için ortaklardan tahsil ettiği aidat ve ek ödemeleri, teslim edebileceği bir konut bulunmamasına rağmen müvekkilinden de talep etmesinin usulsüz olduğunu, Müvekkiline ödenecek tazminat miktarının, yaptığı ödemelerle orantılı olarak hesaplandığını; dava konusu icra takibinde talep edilen aidat ve ek ödeme yükümlülüklerinin yerine getirilmesi halinde, müvekkiline ödenecek tazminat miktarı da yükseleceğinden, gelinen aşamada müvekkilinden, böyle bir talepte bulunulamayacağını, öte yandan, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin E.2014/320, K.2017/689 sayılı kararına, istinaf yolu ile itiraz ettiklerinden, kararın henüz kesinleşmediğini; kararın kesinleşmesinin gerekli olduğunu, ortaklıktan ihraç edildiği gerekçesiyle hiçbir genel kurul toplantısına davet edilmeyen müvekkilinin, genel kurul kararları nedeniyle temerrüde düştüğünün kabul edilemeyeceğini; bu durumda gecikme faizi talep edilmesinin de mümkün olmadığını savunarak, haksız ve yersiz açılan davanın reddedilmesini, %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN 06/06/2017 TARİHLİ KARARI:

İlk derece mahkemesince; "...davacıya çekilen ihtarların usulsüz olduğu bu nedenle ihracına ilişkin kararın yerinde olmadığı ve iptali gerektiği, davacıya tahsis edilen 10 nolu bağımsız bölümün başka bir kişiye devredildiği, ifanın imkansız olduğu, bu nedenle davacının tazminat talebinin yerinde olduğu, bilirkişi raporunun da denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmış olup davacının 182.797,59-TL'lik tazminat talebinin davalı temerüde düştüğü 01/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsili gerektiği ayrıca bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dosyaya sunulan yapı kullanım izin belgesine göre oturma ruhsatlarının 21/08/2014 tarihinde alındığı, davacı tarafından bunun aksine bir delil sunulmadığı ve oturma ruhsatı almadan teknik olarak konutun kiraya verilmesinin söz konusu olamayacağı kaldı ki 2011 yılından sonra kooperatife hiç ödeme yapmayan davacıya davalı kooperatifin konut teslim etme yükümlülüğünün bulunmadığı bu nedenle davacının kira tazminatı talep edemeyeceği..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davalı kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin davalı ... Kooperatifi yönetim kurulu 16/07/2014 tarih ve 65 sayılı kararının iptaline, davacının koopratif üyesi olduğunun tespitine,

Davacının tazminat istemli davasının kabulüne, 182.797,59-TL'nin 01/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının kira tazminatı bedeli talepli davasının reddine karar verilmiştir.

Karar; taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

İZMİR BAM 11. HUKUK DAİRESİNİN KALDIRMA KARARI:

  1. Hukuk Dairesince; "...Yargıtay 23.Hukuk Dairesi yerleşik içtihatlarında, ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak dava açan kişinin, şayet yargılama sırasında bu sıfatı sona erecek olursa artık davayı takip ve sonuçlandırmakta hukuki yararı kalmayacağı, bu hususun dava koşulu olup, davacının bu sıfatının yargılama sonuna ve hükmün kesinleşmesine kadar devam etmesinin zorunlu olduğu, bu yönün mahkemece re'sen gözönünde bulundurulması gerektiği, ihraç kararının iptali ile konut tahsis edilmemesi nedeniyle tazminat davalarının birlikte görülemeyeceği, davaların tefrik edilerek, açılan tazminat davası yönünden ihraç kararının iptali davasının bekletici mesele yapılması gerektiği kabul edilmektedir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince davacının konut tahsis edilmemesi nedeniyle açmış olduğu tazminat ile kira tazminatı taleplerinin tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilip, ihraç kararının iptali davasının bekletici mesele yapılması ve kesinleşmesinden sonra sonucuna göre davacının asıl davada hukuki yararının bulunup bulunmadığının tepsiti gerekirken, her iki davanın birlikte incelenerek karar verilmesi doğru olmamıştır. ( Nitekim Yargıtay 23.Hukuk Dairesi ' nin 2015/5173 E.- 2016/1601K., 2016/1304 E.- 2016/3534 K.,2015/ 499 E.-2016/ 1535 K. sayılı kararları ) Ancak, HMK hükümlerine göre, davalar istinaf aşamasında inceleme yapan dairece tefrik edilemeyeceğinden ve ihraç kararının iptali davasında verilen kabul kararı için bu aşamada ayrı bir istinaf denetimi yapılamayacak olması nedeniyle, ihraç kararının iptaline ilişkin karar ile tazminat ile kira tazminatı talepleri hakkında verilen kararlara yönelik esasa ilişkin istinaf itirazları incelenmemiştir. Bu sebeplerle, HMK' nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca tarafların istinaf başvurusunun esasa ilişkin inceleme yapılmaksızın kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının açıklanan hususların yerine getirilmesi için kaldırılmasına, kararın kaldırılma sebep ve şekline göre tarafların diğer istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. Öte yandan kabule göre yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarında; kooperatiflerin asıl amacının ortakların akçalı yükümlülüklerini yerine getirmeleri karşılığında anasözleşmeye uygun, konut ya da işyeri teslim etmek olduğu, normal ödemesini yapıp konut sahibi olan üyelerle eşit miktarda ödeme yapan, eksik ödemesi bulunmadığı belirlenen, ancak kendisine konut tahsis ve teslimi yapılamayan ortağın ödemesi eksik olmayan diğer üyelere verilen emsal bir konutun dava tarihi itibariyle rayiç değerini talep edebileceği, hiç ödemesi yok ise konut karşılığı tazminat isteminin reddi gerektiği, eksik ödemesi olan bir üyenin konut karşılığı tazminat alacağının hesaplanma şeklinin; a-Önce ortaklara tahsis edilen konutun dava değeri itibariyle rayiç değeri hesaplanmalıdır. b-Davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin ödeme yaptıkları tarihler itibariyle toplam ödemeleri dava tarihine kadar (toptan eşya fiyat endeksi "TEFE" artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak güncel değeri bulunmalıdır. c-Bundan sonra yukarıda (a) maddesinde bulunan değerden (b) maddesinde bulunan değer çıkarılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettikleri ortaya çıkarılmalıdır. d-Bunu takiben eksik ödeme yapan davacı ortağın ödentileri (b) maddesindeki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı güncelleştirilmelidir. e- Bu hesaplamalardan sonra normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın (b) maddesinde bulunan ödemelerinin güncel değerinin karşılığı (c) maddesinde bulunan bir yararlanmayı sağladığından davacının (d) maddesinde eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yararlanması gerektiği orantı kurallarına göre belirlenmesi, sonuç olarak (d) maddesinde bulunan miktar (c ) maddesinde bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan rakamın (b) maddesinde bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktarın (d ) maddesinde bulunan davacı ödemelerinin güncel değerinin ilave edilmesi sonucu bulunacak miktarı davacı ortağın davalı kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar tutarı olduğu, bu formüle göre hesaplama yapılması gerektiği kabul edilmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; formüldeki ( d) maddesinde davacının eksik ödemelerinin güncel değer karşılığının hesaplanması gerekirken, davacının yapmış olduğu ödemenin güncel değerinin hesaplandığı görülmekte olup, bu hesaplamanın hataya dayalı olup olmadığı veya ( c) maddesindeki hesaplamada sonucun zarar çıkması nedeniyle olup olmadığı anlaşılamamış olup, bu konuda ek rapor alınmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca, , 1163 sayılı Kanun'un 23. maddesinde; "Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler" ifadesine yer verilmiştir. Kooperatifler hukukunda mutlak değil, nispi eşitlik ilkesi geçerlidir. Eşitlik ilkesi gereği tüm ortaklara konut tesliminin aynı tarihte ve emsal üyelerin ödemeleri nazara alınarak aynı nitelikte yapılması gerekir. Dairelerin teslim edildiği tarih ve teslim edilme anındaki niteliği eşitlik ilkesi uyarınca değerlendirilmeli, bu kapsamda kira kaybı isteminin yerinde olup olmadığı irdelenmelidir. Bu durumda mahkemece, oturma ruhsatının fiili duruma uygun veya aksine uygun olarak alınıp alınmadığı da araştırılmak suretiyle, davacı gibi kooperatife borcu olan üyelere bağımsız bölümlerinin tahsis edilip edilmediği, eşitlik ilkesinin ihlâl edilip edilmediği, borcu olan ortağa teslim edilen konutundan oturma ruhsatı alınmadan yararlanıp yaralanmadığını araştırıp, kooperatifin diğer üyelerinden davacı ile aynı konumda olup kooperatife borcu olduğu halde dairesini teslim alıp yararlanmaya başlayan üyelerin varlığının tespiti halinde, davacının ne kadar makul sürede kaba inşaatı tamamlayarak konutundan yarar sağlayacağı belirlenip, bu tarihten itibaren kira bedelinin hesaplattırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu istem ile ilgili yukarıda anılan gerekçelerle red kararı verilmesi de doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kabulü ile yerel mahkeme kararının KALDIRILMASINA karar verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN 05/12/2023 TARİHLİ KARARI :

İlk derece mahkemesince; "...A) Asıl dava yönünden;

Davanın KABULÜNE; 182.797,59 TL Tazminatın dava tarihi olan 18.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 74.586,00 TL Kira kaybı bedelinin dava tarihi olan 18.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

B) Birleşen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/350 Esas sayılı davası yönünden; Davanın REDDİNE;

Koşulları bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı-birleşen dosya davacısı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, asıl dava yönünden; müvekkili kooperatifin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ince işleri üyelerce yaptırılmak üzere binaları teslim ettiğini, davacıya da diğer üyeler gibi fiili teslimat yapıldığını, davacının beyanlarının aksine, ince işlerini tamamlatmadığı için yapıyı kullanamadığını, davacının, kooperatif aidatlarını yıllarca ödemediğini, toplantılara bizzat veya vekili aracılığı ile katılmadığını, bu sebeple maddi yönden zor duruma düşen müvekkili kooperatifin dava konusu tasarruflarla ilgili kararlar almak zorunda kaldığını, acze düşen müvekkili kooperatifin buna sebep olan üye ile ilgili ihraç kararı aldığını, karardan önce defalarca kooperatif yetkilileri tarafından davacı ile irtibat kurulmaya çalışıldığını, ama ödeme konusunda bir sonuç alınmadığını, davacının ilansız genel kurul yapıldığı iddiasında olduğunu, mezkur iddianın gerçekle örtüşmediğini, davacının, ödemeleri ve ortaklık sıfatıyla tüm vecibeleri yerine getirmiş olduğunu iddia ettiyse de 14/05/2009 tarihinden bu yana bir ödemesi bulunmadığını, davacının ihracının haklı olduğunu, davacı iddialarının gerçeği, iyiniyet ve dürüstlük ilkelerine aykırı olduğunu, birleşen dava yönünden; müvekkili kooperatifin davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla takip başlattığını, ödeme emrinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, davalı tarafından süresinde icra takibine haksız ve yersiz olarak itiraz edildiğini, ihraç öncesi dönem ki aidat alacaklarına ilişkin müvekkili kooperatifin hakları saklı kalmak kaydıyla aleyhe kabul anlamına gelmemek üzere, ya iki davanın da kabulü ya da iki davanın da reddinin gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Asıl dava, davacıya daire verilmemesi nedeniyle tazminat ve yoksun kalınan kira bedelinin tahsili, birleşen dava ise ödenmeyen aidat ve ara ödemelerin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

Bir yapı kooperatifinin ana amacı ortakların akçalı yükümlülüklerini yerine getirmeleri karşılığında anasözleşmeye uygun, konut ya da işyeri teslim etmektir. Çeşitli nedenlerle konut ya da işyeri tahsisi imkânsızlığı ortaya çıktığında ortağın uygun bir tazminat isteme hakkı bulunmaktadır.

1163 sayılı Kanun'un 23. maddesinde; "Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler" ifadesine yer verilmiştir. Kooperatifler hukukunda mutlak değil, nispi eşitlik ilkesi geçerlidir. Eşitlik ilkesi gereği tüm ortaklara konut tesliminin aynı tarihte ve emsal üyelerin ödemeleri nazara alınarak aynı nitelikte yapılması gerekir. Dairelerin teslim edildiği tarih ve teslim edilme anındaki niteliği eşitlik ilkesi uyarınca değerlendirilmelidir. Eğer davacının borcu varsa, borç durumu belirlendikten sonra davacı ile aynı durumda bulunan üyelere bağımsız bölümlerinin tahsis edilip edilmediği, eşitlik ilkesinin ihlâl edilip edilmediği araştırıp, kooperatifin diğer üyelerinden davacı ile aynı konumda olup kooperatife bağımsız bölümünü teslim alıp yararlanmaya başlayan üyelerin varlığının tespiti gerekir. Kooperatifin diğer üyelerinden davacı ile aynı konumda olup kooperatife bağımsız bölümünü teslim alıp yararlanmaya başlayan üyelerin varlığının tespiti halinde ise eşitlik ilkesi uyarınca davacı aynı süre zarfında kira bedeli talep edebilir.

Davacının, kooperatif üyeliğinden kaynaklı daire verilmemesi nedeniyle tazminat isteminde bulunabilmesinin ön şartı ise, davacının kooperatife üye olmasıdır. Kooperatiften ayrılan veya ihraç edilen bir ortak, kendisine verilecek olan daire karşılığı tazminat değil farklı usul ile hesaplanan çıkma payı alacağı alacaktır. Öte yandan, kooperatif ortağının, daire karşılığı tazminat isteyebilmesi için, kendisine daire tahisisi yapılmasının mümkün bulunmaması gereklidir.

Tüm bu açıklamalara uyarınca dava dosyasının yapılan incelemesinde, davacının üyelikten ihracı üzerine hem üyelikten ihracın iptali hem de tazminat ve kira alacağı davasını aynı davada talep ettiği, mahkemece tazminat ve kira alacağı davası tefrik edilmiş, üyelikten ihraca yönelik davanın yapılan yargılaması sonucunda ise ihraç kararının iptali ile davacının üyeliğinin tespitine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu karar üzerine davalı kooperatif ödenmeyen aidat ve ek ödemelerin tahsili için takip başlatmış, itiraz üzerine açılan itirazın iptali davası ile tefrik edilen tazminat ve kira alacağı davası birleştirilmiştir.

Dosya kapsamına göre, davalı kooperatifin 2011 yılında davacıdan daha öz ödeme yapmış olan üyelerine dahi taşınmaz tahsis ettiği sabittir. Bunun yanı sıra kooperatifin elinde davacıya tahsis edilecek bir daire kalmadığı da anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının tazminat ve kira alacağı talep etme hakkı bulunmaktadır. Bu doğrultuda tazminat ve kira alacağının miktarını belirleyen ve hükme esas alınan bilirkişi raporu, somut olayın özelliklerine uygun, anlaşılır, denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu olup tarafların da aşamalardaki itirazlarını karşılar biçimde düzenlendiğinden mahkemece asıl dava yönünden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmüştür.

Birleşen dosya yönünden ise, kooperatifin eşitlik ilkesine aykırı davrandığı, davalıdan daha az ödeme yapan üyerlere dahi konut tahsis ettiği, davalıya tahsis edilmesi gereken konutu da üyelikten ihraç kararının kesinleşmesi beklenilmeden başka bir şahısa tahsis edilerek bu kişi adına tescil edildiği, bu nedenle kooperatifin üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirmediği, kaldı ki bir kısım ödemeler yönünden asıl davada yapılan tazminat hesabında oranlama yapılarak mahsuplaşma da yapıldığı, bu sebeple mahkemece birleşen davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Asıl davada davalı. birleşen davada davacı vekilinin İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/301 Esas . 2023/884 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. İSTİNAF AŞAMASINDA; asıl dava yönünden; alınması gerekli 17.581,87 TL istinaf karar harcından peşin yatan 4.395,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.186,41 TL istinaf karar harcının asıl davada davalı. birleşen davada davacı kooperatiften tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),

Birleşen dava yönünden; alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

  1. Asıl davada davalı. birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  2. HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,

  3. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  4. Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kabulünereddine"tefe"cevapizmirkaldırılmasınaTazminattarihinumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim