SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 20. HD 2024/582 E. 2024/768 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/582

Karar No

2024/768

Karar Tarihi

8 Mayıs 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/582

KARAR NO : 2024/768

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 26/06/2015 (Dava) - 10/12/2020 (Karar)

NUMARAS : 2015/762 Esas - 2020/641 Karar

DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle)

BİRLEŞEN İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN

2018/823 ESAS SAYILI DOSYASI

DAVA : Maddi Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

BAM KARAR TARİHİ : 08/05/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 08/05/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/762 Esas - 2020/641 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA :

Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde özetle; sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüs ile seyir halindeyken, yolun karlı buzlu olması nedeni ile aracını kaydırarak direksiyon hakimiyetini kaybedip yoldan çıkarak devrilmesi neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda sürücü ...'ın hızını trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmama kuralını ihlal ettiğini, müvekkilinin 20/03/2015 tarihinde saat 19:45'te ...'ın kullandığı otobüse yolcu olarak bindiğini, yol boyunca şoförün yorucu ve rahatsız edici bir şekilde arabesk müzik dinlediğini, müvekkilinin şoförün psikolojik durumunun bozuk olduğunu düşündüğünü, şoförün aracı yolculuk boyunca kötü kullandığını, sesleri duyup, gözlerini açtığında kazanın gerçekleştiğini ve müvekkilinin hiç birşeye tutunma fırsatının olmadığını, bu nedenle de kazada ağır şekilde yaralandığını, tedavisinin halen devam ettiğini, yaşlı bir kadın olduğunu, iyileşmesinin de uzun süreceğini, fiziki olarak çok acı çektiğini ve halen de çektiğini, sürekli olarak birilerinin onu hastaneye götürmek zorunda olduklarını, pek çok işini artık tek başına yapamadığını, müvekkilinin ve ailesinin psikolojik olarak çok zor günler geçirdiğini, her seferinde Kemalpaşa'dan İzmir'e hastaneye gelmek zorunda kaldıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, yaptığı masraflar için tedavi giderleri, ulaşım giderleri vb. olmak üzere 200.00 TL, vücudunda oluşan hasarlar ve meydana gelen maluliyet, fiziki rahatsızlıklar nedeniyle 1.800.00 TL maddi tazminat ve yaşanan manevi acılar, ızdıraplar nedeni ile 40.000 TL manevi tazminat talep ettiklerini, 2.000,00 TL maddi, 40.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21.03.2015' den itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan (manevi tazminatta sigorta şirketi hariç ve davalı ... şirketi sorumlu oldukları limit miktarlarıyla sınırlı olarak) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile de maddi tazminat talebini arttırmış, davacının istinaf aşamasında vefatı nedeni ile mirasçıları tarafından davaya devam edildiği anlaşılmıştır.

Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 20.03.2015 tarihinde İzmir’e gelmek için ... plakalı ... Şti'ne ait, ...'ın kullandığı otobüse bindiğini, ancak meydana gelen kazada ağır şekilde yaralandığını, İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinde 2015/762 E. sayılı dosya ile davalılar ..., ... Şti., ... Sigorta A.Ş.'ye karşı maddi ve manevi tazminat talepli dava açtıklarını, kaza yapan aracın sahibi olan ... Şti.'nin o dosyadaki beyanında aracını ...’ne zorunlu karayolu taşımacılık mali sigortası ile sigortalattığını belirttiğini, ...ye de bu nedenle davayı açmış olduklarını ve hukuki yararları olması nedeniyle dosyaların birleştirmesini talep ettiklerini belirterek, müvekkili için şimdilik yaptığı masraflar, tedavi giderleri, ulaşım giderleri, vücudunda oluşan hasarlar, meydana gelen maluliyet ve fiziki rahatsızlıklar nedeniyle 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :

Asıl davada davalı ... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazlarının olduğunu, davaya konu kazanın Konya ili sınırları dahilinde olduğunu, yetkili mahkemenin Konya mahkemeleri olduğunu, ayarıca müvekkili şirketin adresinin Gaziantep ili olduğunu, bu nedenle de davanın Gaziantep ilinde görülmesinin gerektiğini, müvekkili şirkette çalışan araç şoförünün kazada kusurunun olmadığını, davacının 10 numaralı koltukta oturduğunu iddia ettiğini, müzik sesinden psikolojisinin bozulduğunu beyan ettiğini, oysa ki davacının koltuk numarasının 13 olduğunu, sıra olarak ise 4. sırada olduğunu, müzik sesinin otobüsün 4. sırasına kadar gelmesinin neredeyse imkansız olduğunu, araç sahibi müvekkilinin, kazaya karışan araç için manevi tazminat sorumluluğunu da kapsayan ... Sigortadan genişletilmiş kasko yaptırdığını, bu nedenle ... Sigorta şirketine de davanın ihbar edilmesi gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Diğer davalılar ... Sigorta A.Ş ve ...'ın davaya cevap vermedikleri, ancak davalı .... vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.

Birleşen dava davalısı ... vekilinin davaya cevap vermediği, ancak bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece, "...Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporları ve miktar arttırım dilekçesine göre; davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki davalı şirketin işleteni olduğu ve davalı ... şirketine sigortalı olan ... plakalı yolcu otobüsünün kaza yapması neticesinde araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanması sebebi ile yaralanmaya bağlı olarak yapılan masraflar, tedavi giderleri ve kalıcı iş gücü kaybı sebebi ile maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsilinin talep edildiği, alınan raporlar kapsamına göre, meydana gelen kazada davalı sürücü ...'ın tam kusurlu olduğu, yolcu konumunda bulunan davacının kusurunun bulunmadığı, davacının yaralanması sebebiyle davacının 5.291,01-TL geçici iş göremezlik zararı, 37.776,20-TL kalıcı iş gücü kaybı zararı, bakıcı ve ulaşım gideri zararının 4.045,50-TL olduğu, zararın tazmininden araç sürücüsü ...'ın TBK 49. maddesi haksız fiil hükümlerine göre faizi ile birlikte sorumlu olduğu, araç işleteni ... Şirketi 2918 sayılı yasanın 85. maddesine göre faizi ile birlikte sorumlu olduğu, birleşen dosya davalısı ... Sigorta AŞ'nin karayolu zorunlu taşımacılık sigortası kapsamında faizi ile birlikte sorumlu olduğu, kazada davacının yaralanmış olması sebebiyle korku, panik ve üzüntü yaşadığı ve kazadan sonraki hayatında da kazanın olumsuz psikolojik etkileri devam edeceğinden sigortalı araç sürücüsünün kusur durumu, tarafların sosyal ekonomik durumları da dikkate alınarak davacı lehine manevi tazminat da takdir edilmesi gerektiği, maddi tazminatın miktarı yönünden; tamamı zorunlu karayolu yolcu taşımacılık sigortası kapsamında kaldığından, kaza yapan ... plakalı aracın trafik sigortasını yapan ... Sigorta AŞ'nin sorumluluğunun henüz başlamadığını, bu nedenle açılan davada pasif husumet ehliyetinin olmadığı, ancak İMM teminatı bulunduğundan manevi tazminat yönünden sorumluluğunun devam ettiğinin anlaşıldığı, maddi tazminat yönünden davanın kabulü ile, geçici iş göremezlik ve kalıcı iş göremezlik zararı toplamı 43.067,21-TL, bakım ve ulaşım gideri toplamı 4.045,50-TL olmak üzere toplam 47.071,71-TL'nin ... ve .... Şti 21.03.2015 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, birleşen dosya (İzmir 4. ATM'nin 2018/823 Esas) davalısı ... Sigorta 22.08.2018 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ... Sigorta aleyhine açılan davanın reddine, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile, 8.000-TL manevi tazminatın tamamının davalılar ... ve... Şti'den 21.03.2015 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, davalı ... 26.06.2016 dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ait istemin reddine dair hüküm kurulası gerekmekle, sonuç olarak; MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN DAVANIN KABULÜ İLE, geçici iş göremezlik ve kalıcı iş göremezlik zararı toplamı 43.067,21-TL, bakım ve ulaşım gideri toplamı 4.045,50-TL olmak üzere toplam 47.071,71-TL'nin ... ve ... Şti.nden 21.03.2015 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, birleşen dosya (İzmir 4. ATM'nin 2018/823 Esas) davalısı ... Sigorta AŞ.den 22.08.2018 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ... SİGORTA ALEYHİNE AÇILAN DAVANIN REDDİNE, MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, 8.000-TL MANEVİ TAZMİNATIN tamamından davalılar ... ve ... Şti 21.03.2015 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, davalı ... 26.06.2016 dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ait istemin reddine.... " şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

ASIL DAVADA DAVALI ... VEKİLİ TARAFINDAN, "...Mahkeme tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortasında teminat limiti olmamasına rağmen müvekkili şirket aleyhine manevi tazminata hükmedildiğini, zorunlu mali mesuliyet poliçesi kapsamında manevi tazminat talebinin teminat dışı olduğunu, müvekkili şirketin manevi tazminat açısından sorumluluğunun bulunmadığını, hatalı kararın kaldırılmasını..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

ASIL/BİRLEŞEN DAVADA DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN; "...Delillerinin eksik toplandığını, tanıklarının dinlenmediğini, kazanın oluşumunda sürücü ...'ın hızlarını aracın teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralını ihlal ettiğini, araç sürücüsünün kusuru nedeni ile kazanın meydana geldiğini, şoförün aracı yolculuk boyunca kötü kullandığını, kaza sırasında müvekkilinin 10 numaralı koltukta oturduğunu, müvekkilinin kazada ağır şekilde yaralandığını, kot fraktürü sebebi ile izlenip daha sonra nefes darlığı sebebi ile ponksiyon yapıldığını, hastada masif solda plevral efüzyon saptanması üzerine yatırılarak tüp torakostami + kapalı sualtı drenaj uygulandığını, müvekkilinin şikayetlerinin artarak devam ettiğini, tedavisinin hala devam ettiğini, uzun süre de devam edeceğini, müvekkilinin yaşlı bir kadın olduğunu, iyileşmesinin de uzun süreceğini, fiziki olarak çok acı çektiğini ve halen de çekmekte olduğunu, delillerin eksik toplandığını, müvekkilinin çektiği acı ve ızdırabın daha iyi anlaşılabilmesi için tanık deliline başvurduklarını, mahkemenin tanıkları dinlemediğini, özellikle manevi tazminat açısından tanık delilinin çok önemli olduğunu, yoksa hükmedilen manevi tazminatın yasaya ve hakkaniyete aykırı olacağını, Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarının adalete uygun olması gerektiğini, müvekkilinin yaşlı bir kadın olduğundan iyileşmesinin uzun sürdüğünü, böbrek rahatsızlığı da olduğunu, haftanın belli günleri diyalize girdiğini, kazanın da etkisi ile acısı ve ızdırabının daha çok arttığını, sürekli hastanelere gitmek zorunda olduğunu, birilerinin onu hastaneye götürmek zorunda olduğunu, başkasına muhtaç olduğunu, pek çok işini tek başına yapamaz hale geldiğini, çocuklarının ve eşinin yardımına muhtaç hale geldiğini, hayatına eskisi gibi devam edemediğini, sosyal hayatının bozulduğunu, Kemalpaşa'da yaşadığını, her seferinde Kemalpaşa'dan İzmir'e hastaneye gelmek zorunda olduğunu, bu durumun müvekkiline fiziki olarak zor geldiğini ve acı verdiğini, ayrıca maddi olarak da her seferinde para harcamak zorunda kaldığını, mahkeme kararında manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile, 8.000,00 TL manevi tazminata hükmettiğini, müvekkilinin kusursuz olduğunu, bu durumda kusur oranı ile hükmedilen tazminat miktarının orantısız ve adaletsiz olduğunu, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına göre de hükmedilen tazminatın oransız ve hakkaniyete aykırı olduğunu, manevi tazminat miktarının duyulan acı ve ızdıraba göre çok düşük olduğunu, bilirkişinin müvekkili için adli tıp raporuna göre %13 oranındaki sürekli maluliyeti esas aldığını, ancak bu oranın hatalı olduğunu, 03.04.2017 tarihli raporda bu maluliyet oranına itiraz ettiklerini, yeniden rapor alınmasını talep ettiklerini, ancak itirazlarının dikkate alınmadığını, bu oran belirlenirken müvekkilinin tedavisinin henüz bitmediğinin, müvekkilinin yaşı ve böbrek yetmezliği rahatsızlığının bulunması gibi sebeplerin göz ardı edildiğini, maluliyet oranının eksik inceleme ile belirlendiğini, bilirkişinin müvekkilinin 61 yaşında olup aktif yaşamını tamamladığını beyan ettiğini, müvekkili için aktif yaşamın bittiğini kabul etmenin mümkün olmadığını, günümüzde insan yaşam süresinin uzadığını ve 65 yaşına kadar çalışıldığını, ülkemizde de artık kademeli olarak emeklilik yaşının 65’e yükseldiğini, bu nedenle çalışma yaşının aktif döneminin 60 yaşla sınırlandırılmasının doğru olmadığını, aktif çalışma yaşının 65 olarak kabul edilmesi ve buna göre hesap yapılması gerektiğini, müvekkilinin 70 yaşına da gelse kendi evinin işini kendisinin yapacağını, bilirkişinin pasif dönem için PMF yaşam süresine göre kalan bakiye yaşam süresini 14,3 yıl olarak tespit ettiğini, ancak bu yapılan hesabın da eksik olduğunu, müvekkilinin yaşam süresi sonuna kadar ev kadını olarak yaşamını sürdüreceği ve sakatlığı oranında fazla güç harcayacağı kabul edilerek asgari ücret baz alınmak suretiyle, zararının yeniden hesaplatılması gerektiğini, hastaneye özel araç ile gidiş gelişlerde (Kemalpaşa Soğukpınar-hastaneler) 50 TL'denx8 kez=400 TL ulaşım gideri hesaplandığını, Kemalpaşa'dan EÜTF geliş ücretinin taksi ile 50.00 TL’den çok fazla olduğunu, taksinin bu mesafe için en az 70.00 TL aldığını, ayrıca müvekkilinin tüm giderlerinin SGK tarafından karşılanmadığını, SGK’nın tüm tıbbi malzemeleri karşılamadığını, kullanılan sargı bezi, batikon, kullanılan ağrı kesiciler, merhemler bunları müvekkilinin hep kendisinin karşıladığını, bu hususların hiç değerlendirilmediğini, eksikliklerin giderilmediğini, sorumluluk konusunda mahkemenin bilirkişi raporu doğrultusunda karar verdiğini, bilirkişi raporuna bu yönüyle de itiraz ettiklerini, ayrıca mahkemece asıl davanın davalısı .... Sigorta A.Ş'nin pasif husumet ehliyetinin olmadığı ve talep edilen maddi zararların asıl davanın davalısı ... Sigorta A.Ş'den talep edilemeyeceği sonucuna varıldığını, bunu da kabul etmediklerini, TBK’nun 61.maddesinin ve KTK’nın 85. maddesinin açık olduğunu, müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanacağını, davalı ...için de temerrüt tarihinin kaza tarihi olan 20.03.2015 tarihi olduğunu, mahkemenin müteselsil sorumluluk ilkesini benimsemeyip davalı .... hakkında temerrüt tarihini kaza tarihi olarak kabul etmesi gerektiğini, yine ... A.Ş. için de temerrüt tarihinin kaza tarihi olan 20.03.2015 olduğunu, mahkemenin davada uygulanacak faizi yasal faiz olarak kabul ettiğini, bilirkişi raporunda ise faiz türünün ticari nitelikte bir araç olduğundan bahisle avans faizi olarak belirtildiğini, arkasından da kendilerinin yasal faiz talep ettiğinden bahisle ve taleple bağlılık ilkesi denilerek yasal faiz istenebileceğinin belirtildiğini ve mahkemece de yasal faiz uygulanmasına karar verildiğini, ancak davayı 19.10.2020 tarihinde ıslah ettiklerini ve kaza tarihi olan 20.03.2015 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, tarafların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, bu nedenle faizin avans faizi olması gerektiğini, mahkeme tarafından kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarının anlaşılamaz olup, kabulünün mümkün olmadığını, kusur oranı ile hükmedilen tazminat miktarları arasında çok büyük oransızlık bulunduğunu, hem yasaya hem hakkaniyete aykırı olduğunu..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Asıl dava, trafik kazasına dayalı cismani zarar nedeniyle sürücü, işleten ve trafik sigortacısından maddi ve manevi tazminat, birleşen dava ise aynı kaza nedeniyle zorunlu taşımacılık sigortacısından maddi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı asıl/birleşen dava davacı vekili ile asıl dava davalısı ... Sigorta AŞ. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; dava konusu tek taraflı trafik kazasında davacının otobüste seyahat etmekte olan bir yolcu olduğu, kazanın davalı sürücünün %100 kusuru ile meydana geldiği, otobüsün ZMM'sinin asıl davalı ... tarafından, zorunlu taşımacılık sigortası ve İMMS'nin ise birleşen davalı ... tarafından yapıldığı hususlarında bir ihtilaf olmadığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte dosya içerisinde birleşen davalı ... şirketince düzenlenen taşımacılık sigorta poliçesinin bulunmadığı görülmekte olup, bu eksikliğin öncelikle tamamlanması gerekmektedir.

Bilindiği üzere, Zorunlu Karayolu Taşımacılığı Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının sorumluluğunu poliçede yazılı limitlere kadar sigorta örtüsüne almaktadır. Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B/8. maddeleri hükümlerine göre meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak, bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısmı için; sırasıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu, yolcuların uğradığı zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise, bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak, bu sigortanın yapılmamış olması, kaza tarihinde süresinin dolması ya da sigorta yapılmış ancak limitin aşılmış olması durumunda ise sırasıyla zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır. Kısacası, sıralı sorumluluk ilkesi gereğince trafik (ZMMS) sigortacısına ancak Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası limitinin üzerinde bir zararın tespiti halinde limitin üzerinde kalan kısım yönünden başvurulabilecek olup, somut uyuşmazlıkta da asıl dava ile birleşen dava arasındaki durum budur. Bu bakımdan, davacı vekilinin davalı ... şirketlerinin her halükarda müteselsil sorumlulukları olduğuna dair itirazının kabulü mümkün görülmemiştir.

Bununla birlikte, öncelikle davacının maddi tazminat tutarının (dolayısıyla taşımacılık sigortası poliçe teminat limitinin tükenip tükenmeyeceğinin) usulünce tespit edilmesi ve buna göre zorunlu taşımacılık sigortası limitleri içinde kalıp kalmadığının doğru olarak belirlenmesi gerektiği muhakkak olup, somut uyuşmazlıkta öncelikle davacının maluliyet oranının usulünce tespit edilmemiş olması yönü itibariyle davacı vekilinin itirazlarının kabulü ile kararın kaldırılması gerekmiştir. Zira, haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden alınması gerekmekte olup, somut uyuşmazlıktaki gibi mahkemece tek hekimden alınan kök ve ek raporların bu anlamda kabulü mümkün bulunmamaktadır. Yine, dava konusu kaza 21.03.2015'de meydana geldiğinden, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca maluliyetin belirlenmesi gerekmektedir. Davacının, karardan sonra 22.12.2021 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakta ise de, tüm tedavi ve önceki raporlara dayanak evraklarının gönderilmesi suretiyle belirtilen şekilde usule uygun maluliyet raporu alınmak üzere kararın kaldırılması gerekmiştir.

Yine, davacının zararının hesaplanmasında TRH yaşam tablosu ve progresif rant usulüne göre aktüer hesabı yapılması gerekirken, daha kısa yaşam süreleri belirleyen PMF 1931 yaşam tablosuna göre hesap yapılması da doğru olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki itirazının da kabulü gerekmiştir.

Ayrıca, davacı tarafça kaza nedeniyle birtakım pansuman vs. ek giderlerin yapıldığı, belgesiz bu giderlerin SGK tarafından karşılanmadığı da ileri sürülmüş olup, davacının yaralanmasının niteliğine göre heyetteki aktüer doktor bilirkişiden bu hususta ayrıntılı rapor alınması, yine ulaşım gideri bakımından da davacının yaşı ve yaralanmasının niteliğine göre ulaşım koşulları bakımından değerlendirme yapılacak şekilde itirazların karşılanması gerekmekle, kararın bu açılardan da yetersiz rapor ve eksik incelemeden dolayı kaldırılması gerekmiştir.

Asıl dava davalısı ... Sigorta vekilinin istinaf itirazının, aleyhlerine manevi tazminat hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkin olmasıyla sınırlı olduğu görülmekle, yapılan değerlendirmede; anılan davalının kazaya neden olan otobüsün ZMM (trafik) sigortacısı olup, manevi tazminata dair bir sorumluluğu bulunmamasına, kaldı ki dava dilekçesinde bu davalıdan bu yönde bir talepte de bulunulmamış olmasına göre mahkemece asıl dava davalısı ... Sigorta aleyhine kurulan manevi tazminat hükmünün hatalı olduğu anlaşılmış, anılan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının kabulü ile kararın bu husus yönünden de kaldırılması gerekmiştir.

Re'sen dikkate alınması gereken müterafik kusur bakımından mahkemece olumlu-olumsuz hiçbir değerlendirme yapılmamış olması doğru değil ise de, asıl davalının istinaf sebeplerine göre ve davacı vekilinin de karara karşı istinafa gelmiş olmasına göre bu husus aleyhe karar kaldırma nedeni yapılmamıştır.

Kabule göre de -her ne kadar belirtilen eksiklikler tamamlandığında yeniden değerlendirilecek olmakla birlikte-, hükmedilen manevi tazminat tutarının da somut olaya, kusur durumuna ve dosya kapsamına göre az takdir edildiği görülmekle, istinafa gelenlerin sıfatına ve istinaf kapsamına göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek, mahkemece manevi tazminatın somut olaya uygun şekilde takdir edilmesi gerekmektedir.

Yine kabule göre, ıslah dilekçesi ile davacı tarafça avans faizi talep edilmiş olmasına, davalı aracının ticari nitelikteki otobüs olmasına ve davalı işletenin sıfatına göre, mahkemece avans faizi yerine yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, ayrıca asıl ve birleşen davaların bağımsızlıklarını korudukları gözetilmeksizin, ayrı ayrı hüküm tesisi yerine hükümlerin birarada kurulması da doğru görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; asıl davada davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ve asıl-birleşen davada davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Asıl davada davalı ... AŞ vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜNE ve asıl/birleşen davacı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile; İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/762 Esas . 2020/641 Karar sayılı kararının HMK 353/1. a. 6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

  2. Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

  3. Asıl. birleşen dava davacı vekilinin SAİR İSTİNAF İTİRAZLARININ REDDİNE,

4-İSTİNAF AŞAMASINDA;

a-Asıl-birleşen davada davacı tarafından yatırılan 486,90 TL istinaf karar harcının istek halinde davacı tarafa iadesine,

b-Asıl davada davalı ... vekili tarafından yatırılan 121,80 TL istinaf karar harcının istek halinde anılan davalıya iadesine,

  1. İstinaf aşamasında, asıl dava davalısı ... Sigorta AŞ ile asıl. birleşen davada davacısı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına,

  2. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  3. Kararın taraflara tebliği, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 08/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıntarafındanTazminatMadditazminatmanevisigortamaddialeyhineaçılandavacıreddineizmirasılbirleşenManeviyönündenveZararnumarasdavalıvekilikısmentazminatın(CismanidavadakabulütarihiSebebiyle)

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim