İzmir BAM 20. HD 2024/674 E. 2024/767 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/674
2024/767
8 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/674
KARAR NO : 2024/767
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/05/2023 (Dava) - 03/01/2024 (Karar)
NUMARASI : 2023/373 Esas - 2024/3 Karar
KARŞI TARAF : HASIMSIZ
TALEP : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali)
BAM KARAR TARİHİ : 08/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/373 Esas - 2024/3 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen deprem ve devamındaki artçı depremlerden Binevler/Kahramanmaraş Şubesi hizmet binasının tamamen yıkılıp/ağır hasar gördüğünü, şubeleri nezdinde bulunan kıymetli evrakın saklandığı kasaları da deprem neticesinde hasar gördüğünden/kaybolduğundan içerisinde bulunan kıymetli evrakın zayii olduğunu, anılan belgeler arasında yer alan 7 adet çek ile ilgili olarak bu çeklerin müvekkili bankanın Binevler Şubesine yine müvekkili bankanın başka şubeleri tarafından tahsil için gönderildiğinin tespit edildiğini, zararın tespitini teminen T.C. Kahramanmaraş 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/17 Değişik İş sayılı dosyasından delil tespiti talebinde bulunulduğunu, zayii olan belgelerin, ticari defterlere ilişkin olarak T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/151 Esas sayılı dosyasından TTK m.82/7 gereğince zayii belgesi talep edildiğini, meydana gelen zararın, yıkıma ilişkin fotoğrafların dilekçe ekinde yer aldığını, Türk Ticaret Kanunu m.757 ile kıymetli evrakın iptali için ödeme yeri mahkemesinin yanı sıra hamilin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili kılındığı dikkate alınarak, listedeki çeklerin, hak kayıplarına sebebiyet verilmemesini teminen tüm deliller ışığında iptali gerektiği kanaatinde olduklarını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2014/6701-K. 2014/12060 ilamı uyarınca, davacının çekin hamili olduğunu yaklaşık olarak ispatını yeterli saymak gerektiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2016/3882-K. 2017/6192 sayılı kararı uyarınca da; iptal davasında kesin ispat aranmayıp çekin kaybolduğunun "kuvvetle muhtemel" olduğunun gösterilmesinin yeterli olduğunu, müşteriler tarafından teslim edilen çeklerin yetkili hamili konumundaki müvekkili bankanın, doğal afet neticesinde zayii olan kıymetli evrak asıllarından kaynaklanacak hak kayıplarının önüne geçme sorumluluğu ile bunların iptalini talep etmek durumunda olduğunu, olağanüstü hal ilan edilen illerde bir kısım yargısal sürelerin durdurulmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde ibraz sürelerinin 9/6/2023 (bu tarih dâhil) tarihine kadar duracağı fıkrasının eklendiğini, iptali istenen çeklerin deprem dolayısı ile enkazdan çıkarılması mümkün olamadığından ödeme yapılmasının da mümkün bulunmadığını, hak kayıplarının önüne geçilmesini teminen teminat alınmaksızın tedbiren ödeme yasağına karar verilmesi gerektiğini belirterek, dilekçe ekinde sunulan listede yer alan çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece, ".....Talep eden vekiline tensip tutanağının 16.05.2023 tarihinde tebliğ edildiği, tensip 7 nolu ara kararı gereğince çek bedelleri üzerinden belirlenen %100 teminat yatırılmadığından bahisle çekler üzerinde ödeme yasağı konulmadığı, daha sonra davacı tarafından 22.11.2023 tarihli dilekçesiyle ...bank’a ait 21.11.2023 tarihli teminat mektubunun dosyaya ibraz edilmesiyle ödeme yasağı konulması talep edilmiş ise de, çekler süresi içerisinde teminat mektubu ibraz edilmediği sırada ödenmiş olması nedeniyle bu talebin kabul edilmediği ve teminat mektubunun iadesine karar verildiği, iptali istenen çeklerin Ticaret Sicil Gazetesinde TTK 757-764 maddeleri göre birer hafta ara ile talep konusu iptali istenilen çeklerin tüm unsurları da belirtilmek sureti ile üç kez ilan edilmiş olduğu, bu ilanlara rağmen çekleri elinde bulunduran hamillerin mahkemeye başvurduğunun tespit edilmediği, dava konusu olan 6 adet çek için ...bank A.Ş.’ye yazılan müzekkereye ...bank A.Ş. İzmir Sanayi Şubesinin 14.07.2023, 25.08.2023, 03.10.2023 ve 31.10.2023 tarihli ve ... Bankasının 28.09.2023 tarihli cevabi yazılarında; ...bank’ın E1-6993919 numaralı çekinin 28.04.2023 tarihinde ... Bankası A.Ş. Binevler Kahramanmaraş Şubesine ibraz edildiği ve ödemenin gerçekleştiği, 6993920 numaralı çekin 30.05.2023 tarihinde aynı bankaya ibraz edildiği ve ödemenin gerçekleştiği, ...bank’ın E1-6993921 numaralı çekin 04.07.2023 tarihinde ibraz edildiği ve ödemenin gerçekleştiği, E1-6993922 numaralı çekin 28.07.2023 tarihinde ibraz edildiği ve ödemenin gerçekleştiği, E1-6993923 numaralı çekin 28.08.2023 tarihinde ibraz edildiği ve ödemenin gerçekleştiği, E1-6993924 numaralı çekin 27.09.2023 tarihinde ibraz edildiği ve ödemenin gerçekleştiği ve yine E1-6993925 numaralı çekin 27.10.2023 tarihinde ... Bankası A.Ş. Binevler Kahramanmaraş Şubesine ibraz edildiği ve ödemenin gerçekleştiğinin bildirildiği, talep eden bankanın, çeklerin Binevler Kahramanmaraş Şubesinde bulunduğunu ve bu çeklere hamil olduğunu ve çeklerin deprem nedeniyle yıkılan binanın altında kalmasıyla zayi olduğunu belirttiği, ...bank A.Ş.’den gelen müzekkere cevaplarında ve ... Bankasının 28.09.2023 tarihli yazısında söz konusu çeklerin lehtar olarak görülen ... A.Ş. tarafından ibraz edildiği ve takas sistemi kapsamında ödemesinin yapıldığının belirlendiği, bu çeklerin talep eden tarafa tahsil amacıyla verildiğinin iddia edildiği, talep eden tarafın, bu çeklerin şubede bulunduğunu ve zayi olduğunu ileri sürerek çek iptali talebinde bulunduğu, her ne kadar talep eden taraf/davacı 19.12.2023 tarihli dilekçesiyle çeklerin sisteme kayıtlı olması nedeniyle takasta bulunan çeklerin otomatik takas sistemi kapsamında ödendiğini ve fiziken bulunmasına gerek olmadığını belirtmiş ise de, çeklerin hamil tarafından ibraz edilmeksizin ödenmesinin mümkün olmadığı, bu halde yapılan ödemelerin, çeklerin ibraz edildiği ve takas sistemine kayıtlı olması nedeniyle ödendiği anlamına gelmekte olduğu, çeklerin 3. kişilerin elinde bulunup bulunmadığı konusunda yapılan ilanlarda da bu çekleri elinde bulunduran başka bir 3. kişinin bulunduğunun belirlenemediği, bankanın bu halde çekleri tahsil cirosuyla aldığı iddiası nedeniyle bu sıfatla çek iptali talep etmesi durumunda da iptal edilecek çekin ibraz edilerek ödenmemiş olması gerektiği, kaldı ki talep eden tarafça çekler takas odası kapsamında ödemeler yapıldıktan sonra ödeme yasağı kararı verilmesi için teminat yatırılmış olup, bu tarih itibariyle çekler ödenmiş olduğundan artık çeklere ödeme yasağı konulması konusunda hukuki yararın bulunmadığının da belirlendiği, zira söz konusu çeklerin usulüne uygun olarak ... A.Ş. tarafından bankaya ibraz edildiği ve bu şekilde ödendiğinin de sabit hale geldiği, artık çeklerin 3. kişinin eline geçmesi durumunda dahi ödenmiş olan çekler için talep edenin bu talebinde hukuki yararın bulunmadığı, zira bu çekleri eline geçiren kimsenin ne sıfatla eline geçirdiği ve ne sıfatla hamil olduğunu ispatlaması gerekmektiği, oysaki çeklerin takas sistemi kapsamında ...bank A.Ş. tarafından ödendiği, bu halde talep konusu çeklerin lehtar tarafından ibraz edildiğinin de sabit olduğu, bu halde ibraz edilerek ödenen çekler hakkında, ödendiğinden konusu kalmayan çek iptali talebinin (hukuki yararı da bulunmadığından) karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmekle, sonuç olarak; talep eden vekilinin talep konusu olan ...bank’ın E1-6993919 numaralı, 27.04.2023 keşide tarihli, 305.700,00 TL tutalı, Keşide yeri İzmir, keşideci adı .... Tic. A.Ş. olan çek ile, ...bank’ın E1-6993920 numaralı, 27.05.2023 keşide tarihli, 100.000,00 TL tutalı, Keşide yeri İzmir, keşideci adı ... A.Ş. olan çek ile, ...bank’ın E1-6993921 numaralı, 27.06.2023 keşide tarihli, 100.000,00 TL tutalı, Keşide yeri İzmir, keşideci adı ... A.Ş. olan çek ile, ...bank’ın E1-6993922 numaralı, 27.07.2023 keşide tarihli, 135.000,00 TL tutalı, Keşide yeri İzmir, keşideci adı ... A.Ş. olan çek ile, ...bank’ın E1-6993923 numaralı, 27.08.2023 keşide tarihli, 135.000,00 TL tutalı, Keşide yeri İzmir, keşideci adı ... A.Ş. olan çek ile, ...bank’ın E1-6993924 numaralı, 27.09.2023 keşide tarihli, 135.000,00 TL tutalı, Keşide yeri İzmir, keşideci adı .... A.Ş. olan çek ile, ...bank’ın E1-6993925 numaralı, 27.10.2023 keşide tarihli, 135.000,00 TL tutalı, Keşide yeri İzmir, keşideci adı ... A.Ş. olan çeklerin ödenmesi nedeniyle bu çekler hakkında talep konusu kalmadığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA...." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İTİRAZLARI:
Davacı vekili tarafından, "...Çeklerin fiziken ne müvekkili bankanın ne de depremden önce çekleri ibraz eden şirketin elinde olduğunu, halihazırda yıkılan Binevler şube binasının enkazında veyahut kötüniyetli şahısların elinde olabileceğinden zayi davasının açıldığını, çekler yönünden zayi olduklarına dair karar verilmesi gerekirken karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın son derece hatalı olduğunu, şubeleri nezdinde bulunan kıymetli evrakın saklandığı kasalar deprem neticesinde hasar gördüğünden ve kaybolduğundan içerisinde bulunan kıymetli evrakın da zayii olduğunu, çek merkezinin müvekkili bankanın belirli şehirlerinde olduğunu, örneğin Kahramanmaraş'ta herhangi bir şubelerine ibraz edilen çekin 'Nakit Yönetim Birimi' aracılığı ile Gaziantep ilindeki çek merkezine gönderilmesi gerektiğini, ancak bu süreçte riskler ve kaybolma ihtimalinin bulunduğu nazara alınarak Binevler Şube binasında muhafaza edilmek üzere tutulduğunu, çeklerin müvekkili bankanın Binevler/Kahramanmaraş Şubesine tahsil işlemleri gerçekleştirilmek üzere tevdi edildiğini, çeklerin arka yüzü incelendiğinde zaten ödemelerin müvekkili banka şubesine çekleri tevdi eden firma olduğunun anlaşılacağını, içerisine girilmesi mümkün olmayan bir binada bulunan çeklerin, salt takas sistemi aracılığı ile ödenmiş olması ve fakat fiziken kim/kimlerin elinde olduğunun bilinmemesi karşısında, başka mahkemelerce verilmiş kararlar dikkate alınmaksızın verilen bu kararın yasaya açıkça aykırı olduğunu, bahsi geçen tarihlerin, çeklerin müvekkili bankaya ibraz/teslim tarihleri değil, takas sistemi tarafından çeklerin sorgulandığı tarih olduğunu, zayi kararı verilmesini talep ettikleri çeklerin, ibraz edildikleri tarihin depremden daha önceki bir tarih olduğunu, nitekim dava ikame etmelerindeki amacın da Binevler şube binasının tamamen yıkılmış olması ve çeklerin de yıkılan binanın içerisinde kalmış olması olduğunu, takas sistemi tarafından çeklerin gün gün sıraya konulup ilgili tarihte (keşide günü geldiğinde) ilgili bankanın takasta bulunan çeklerinin ekranına yansıtıldığını ve hesapta para varsa otomatik olarak takas sistemi tarafından ödendiğini, bu işlemler sırasında çekin fiziken bulunmasına gerek olmadığını, ancak ve ancak ilgili çek üzerinde ödeme yasağı kararı veyahut başkaca ödemeyi engelleyen bir tedbir bloke vs. olması halinde ödeme yapılamadığını, bahsi geçen çeklerin, hali hazırda ne ... Şirketi'nin elinde ne de müvekkili bankada bulunduğunu, ... tarafından yaşanan depremden önceki tarihlerde tahsil edilmek üzere müvekkili bankaya tevdi edilip, bu süreçte yaşanan deprem neticesinde Binevler/Kahramanmaraş Şube Binasının tamamen yıkılması nedeniyle şube binasında kalarak zayi olan çekler hakkında, ilk derece mahkemesinden zayi kararı verilmesi ve ödeme yasağı konulmasını teminen başvuruda bulunulduğunu, çek bedellerinin %100'ü üzerinden teminat yatırılması halinde ödeme yasağı konulmasına dair verilen ara kararın menfaatler dengesini zedeleyecek nitelikte olması nedeniyle ara karardan dönülmesinin talep edildiğini, çeklerin toplam bedelinin 1.045.700,00 TL olduğu nazara alınarak 11 ilde bulunan şubelerinde bulunan çek ve senetler bakımından sayısız kıymetli evrak davası açıldığı da dikkate alındığında teminat tutarının hayli yüksek olduğunu, teminatsız olarak, olmaması halinde ise %10 ile %15 arasında teminat ile ödeme yasağı kararı verilmesinin talep edildiğini, ancak ilk derece mahkemesince herhangi bir dayanak olmaksızın %100 teminat yatırıldığında işlem yapabileceklerinin şifahen belirtildiğini, bunun üzerine müvekkili banka tarafından %100 teminat bedelinin yatırıldığını, ancak geçen süreç içerisinde takas sisteminde kaydı bulunan ve ödeme günü gelen çeklerin otomatik olarak doğrudan sistem tarafından ödendiğini, yani aslında davaya konu çeklerin müvekkili banka tarafından takas odası olarak ödenmesinin de ilk derece mahkemesinin hakkaniyete aykırı kararları nedeni ile sürecin uzamasından kaynaklandığını, çekler hakkında zayi talebinde bulunulduktan sonra çeklerin müvekkili bankaya ibrazı ve bu şekilde ödenmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, hali hazırda fiziken tarafların elinde bulunmaması dikkate alındığında deprem sürecinde ve sonrasında yaşanılan kaos ve enkaz kaldırma çalışmaları sırasında ortaya çıkabilecek kıymetli evrakın kötüniyetli üçüncü şahısların eline geçme ihtimali/ciro yolu ile tevdii ihtimali bulunduğu ve çeklerin sonradan herhangi bir şekilde ortaya çıkması halinde müvekkili banka tarafından yeni dava ve adli iş yükü olarak karşılarına çıkabileceği nazara alındığında, verilen kararın kaldırılarak zayi kararı verilmesini talep ettiklerini, çeklerin fiziken halen kayıp olmasından dolayı kötüniyetli 3. kişilerin eline geçme ve tedavüle sokulması ihtimali, eş anlatımla keşidecinin zarara uğrama ihtimali bulunduğundan halen zayi kararı verilmesinin zaruri olduğunu, çeklerin aslında çeki müvekkili banka şubesine tahsile veren firmaya ödendiğini, bu durumun, zayi kararı verilmesine engel teşkil etmediğini, müvekkili bankanın birçok hizmet binasının 6 Şubat tarihli depremde hasar aldığını, müvekkili bankaca aynı mahiyette ve aynı taleple açılan davalar kapsamında zayi nedeniyle çeklerin iptaline dair kararlar verildiğini, ancak mahkemece verilen red kararının müvekkili bankanın adil yargılanma hakkının ihlalini teşkil etmekte olup; müvekkili bankanın başvurusunda hukuki yararı bulunduğunu, kararın müvekkili bankanın adeta elini kolunu bağladığını, aleyhine sonuçlar yaratacağının tartışmasız olduğunu, müvekkili bankanın halihazırdaki hukuki yararının adeta yok sayılarak karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın hakkaniyetli de olmadığını, başvurularının kabul edilmemesi için esasen hukuki hiçbir gerekçe olmadığını..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu çekler hakkında başta teminat bedeli yatırılmadığından ödeme yasağı konulmamış olduğu, ardından bankalardan gelen yazı cevaplarında çeklerin 28.4.2023, 30.5.2023, 4.7.2023, 28.7.2023, 28.8.2023, 27.9.2023, 27.10.2023 tarihlerinde bankaya ibrazı ile ödendiğinin belirlendiği, bu durumda sözkonusu çeklerin kayıp olarak kabul edilemeyeceği, çek karşılıklarının bankalar arası takas sistemi ile ödendiğinin anlaşıldığı, artık iptal kararı verilmesinde hukuki yarar bulunmadığı, davacı tarafından açılmış bir istirdat davası da bulunmadığı, bu aşamadan sonra ödeme yapılan tarafın belirli de olması nedeniyle çek iptali davasına devam edilmesine imkan bulunmadığı anlaşılmakla, ödenen çekler bakımından konusu kalmayan dava hakkında mahkemece karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararda ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-1. madde uyarınca esastan reddi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/373 Esas . 2024/3 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gereken maktu harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
-
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19