SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 20. HD 2024/460 E. 2024/762 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/460

Karar No

2024/762

Karar Tarihi

8 Mayıs 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/460

KARAR NO : 2024/762

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 01/12/2016 (Dava) - 02/03/2021 (Karar)

NUMARASI : 2016/1401 Esas - 2021/162 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

BAM KARAR TARİHİ : 08/05/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 08/05/2024

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1401 Esas - 2021/162 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ... Şti ile müvekkili banka arasında 29.12.2014 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede müteselsil kefil sıfatında ..., ... ve ... Şti'nin bulunduğunu, genel kredi borcunun muaccel olmasına rağmen ödenmediğini, borçlu şirkete ve kefillere ihtarname gönderildiğini, ancak bu ihtarnameye de sessiz kalma yoluna gittiklerini, bunun üzerine davalılar hakkında İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2016/8357 sayılı dosyasıyla taraflar arasındaki anlaşmaya binaen genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalı borçluların borca itiraz ederek takibi durdurduklarını, borçlu davalı şirket böyle bir borçlarının olmadığını iddia etmekte ise de ... Bankası Üçyol Şubesi'nce kredi bedelinin ödendiğini, ancak davalı şirketin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeyerek taraflar arasında imzalanan anlaşmaya aykırı davrandığını belirterek, itirazın iptaline ve takibin devamına, borçluların takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinden talep edilen borç miktarını kabul etmediklerini, hesaplanan borç miktarının hatalı olduğunu ve faiz oranının son derece fahiş olduğunu, asıl borçluya yönelik başlatılan takip semeresiz kalmadan kefillere takip yapılmasının mümkün olmadığını, müvekkillerinin davacı bankaya belirtilen miktarda borçlarının bulunmadığını beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece, "...Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporuna göre; davacı bankanın davalı ... Şti ile genel kredi sözleşmesi yaptığı, diğer davalıların sözleşmenin müteselsil kefili olduğu, genel kredi borcunun muaccel olduğu, ihtara rağmen ödenmediğinden bahisle banka alacağının tahsilinin talep edildiği, alınan bilirkişi raporuna göre takip tarihi itibariyle davacı banka alacağının toplam 202.017,22-TL olduğu, davalılardan tahsili gerektiği anlaşıldığından; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, davalıların İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2016/8357 sayılı dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptali ile takibin 181.832,92-TL asıl alacak, 18.830,91-TL işlemiş faiz, 941,54-TL BSMV, 11,85-TL masraf, 400-TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 202.017,22-TL üzerinden ve icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %36 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmak suretiyle devamına, hüküm altına alınan itirazlı alacak likit vasıflı olduğundan takdir olunan %20 (40.403-TL) icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ait istemin reddine...." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili tarafından, "....İlk derece mahkemesinin eksik ve hatalı inceleme sonucunda düzenlenen 06.12.2019 tarihli esas bilirkişi raporunu hükmüne esas alarak davanın kısmen kabulü ile karar verdiğini, hükmün lehe olan kısımlarına bir diyecekleri olmadığını, davanın kısmen kabulüne ilişkin kararının bozulmasına/kaldırılmasına karar verilerek davanın kabulünün gerektiğini, borçluların itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili bankanın kayıtlarına göre, garanti bedelini oluşturan çek yapraklarından 10.320,00 TL tutarındaki 1 adet çekin 19.04.2016 tarihinde nakdi riske dönüştüğünü ve 20.04.2016 tarihinde tasfiye edildiğini, 1 adet çek yaprağının 22.07.2016 tarihinde nakdi riske dönüşerek takip hesaplarına aktarıldığını ve 03.08.2016 tarihinde İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2016/8357 sayılı takip dosyası ile yasal icra takibi başlatıldığını, görüleceği üzere takip tarihi olan 03.08.2016 tarihinden önce yukarıda belirttikleri çek yapraklarının gayrinakdi riskten, nakdi riske dönüşerek takip hesaplarına aktarıldığını, 06.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda eksik inceleme yapılarak anapara tutarının yanlış belirlenmesi sonucu faiz, BSMV ve diğer alacak kalemlerinin de hatalı hesaplandığını, bilirkişi raporunun bilimsel ilkelere aykırı olduğunu, ulaşılan maddi sonucun dayanaklarının denetime elverişli şekilde ortaya konulmadığını, bu nedenle 10.320,00 TL tutarındaki 1 adet çek 19.04.2016 tarihinde nakdi alacağa dönüşmüş olmasına karşın, bilirkişi raporunda bu hususun gayrinakdi olarak talep edilebileceği şeklinde eksik inceleme yapılarak anapara tutarının yanlış/eksik belirlenmesi sonucu faiz, BSMV ve diğer alacak kalemlerinin eksik hesaplandığını, ek rapor alınması talepleri üzerine, bilirkişi ek raporunda itirazları haklı görerek, çekin nakdi alacağa dönüşmüş olması nedeniyle, 10.320,00 TL’nin asıl alacağa eklendiğini, kayıtlara ve hesaplama tekniğine uygun olarak asıl alacağın 192.152,92 TL olarak tespit edildiğini, bilirkişi ek raporunda tespit edilen 192.152,92 TL asıl alacağın, takip taleplerindeki asıl alacak miktarıyla aynı olduğunu, ancak bilirkişi ek raporunda asıl alacak doğru hesaplanmasına karşın, faiz ve BSMV alacak kalemlerinin eksik/hatalı hesaplandığını, kabul anlamına gelmemek üzere, asıl alacak tutarı banka kayıtlarına uygun olarak 192.152,92 TL tespit edilmiş olmasına rağmen, ilk derece mahkemesi tarafından ek rapor yerine esas raporun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle, davanın kabulüne ve itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiklerini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabullüne karar verildiği, karara karşı davacı banka vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı banka tarafından genel kredi sözleşmesi borçlusu ve müteselsil kefilleri konumundaki davalılara yönelik olarak ödenmeyen kredi borcunun tahsili için icra takibi yapıldığı, itiraz üzerine de eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, mahkemece bankacı bilirkişiden kök ve ek raporlar alındığı, alınan raporlar uyarınca mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, istinafa sadece davacı banka vekilinin nakde dönüştüğünü beyan ettiği 10.320-TL bedelli 1 adet çek bedeli ve fer'ileri bakımından geldiği anlaşılmaktadır. 19.04.2016 tarihli hesap kat ihtarında 10.320-TL'lik gayrinakdi alacak olarak belirtilen bu tutarın toplam nakdi alacak tutarına da dahil edildiğinin görüldüğü, 04.08.2016 tarihli icra takibinde de herhangi bir çek depo bedeli talep edilmediği, ihtardaki ile aynı miktarda nakdi asıl alacak talebinde bulunulduğu görülmektedir. Dosya içerisinde, gayrinakdi risk halinde iken nakdi alacağa dönüştüğü ileri sürülen 1 adet 10.320-TL bedelli çekin ve buna dair bankaca ödenen sorumluluk tutarlarına dair evrakların bulunmaması nedeniyle Dairemizce mahalline geri çevirme yapıldığı, gelen dosyaya davacı banka tarafından verilen cevabi yazının eklenmiş olup, bu cevabi yazıda; 30.03.2016 tarihi itibariyle kalan çek sorumluluk limiti olarak 10.320-TL'den bahsedildiği, 10.320-TL bedelli 1 adet çek olduğu hususunun kendilerince yanlış ifade edildiği, bir kısım çek bakımından da düzeltme hakkının kullanıldığının bildirildiği, bu suretle istinaf itirazlarındakinin aksine, takip tarihinden önce çeklerin nakde dönüştüğünü kanıtlayan bir evrak sunulmadığı gibi, cevabi yazıda bir adet çek denilerek hatalı ifade ettiklerinin açıkça ikrar edilmiş olduğu görülmekle, alacağını ispat yükü altında bulunan davacı banka tarafından verilen cevabi yazıya, ekindeki belge içeriklerine ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça icra takibinde çek depo talebinde bulunulmamış olması ve nakde dönüştüğü ileri sürülen çekler bakımından tarih ve miktarları da denetime elverişli şekilde ortaya koyacak surette ispat yükü gereklerinin de yerine getirilememiş olması karşısında, davacı banka vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.3. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

  1. Davacı vekilinin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1401 Esas. 2021/162 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.3. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60. TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30. TL'nin mahsubu ile eksik kalan 368,3‬0. TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

  3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

  4. HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avansdan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,

  5. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  6. Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıncevapizmirİptalikabulütarihiKaynaklanan)(Bankacılıknumarasıİtirazınkısmenhükümİşlemlerinden

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim