SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 20. HD 2023/2431 E. 2024/76 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2431

Karar No

2024/76

Karar Tarihi

24 Ocak 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2431

KARAR NO : 2024/76

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 16/11/2020 (Dava) - 01/04/2021 (Karar)

NUMARASI : 2020/665 Esas - 2021/314 Karar

DAVA : İtirazın İptali

BAM KARAR TARİHİ : 24/01/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 24/01/2024

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/665 Esas-2021/314 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ...'in 26.04.2017 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzaladığını ve sözleşme çerçevesinde davalı ...'e kredi kullandırıldığını, eşi ...'in de bu krediye 300.000,00 TL tutarında müştereken ve müteselsilen kefil olduğunu, bir süre sonra davalının kredi borçlarını ödememeye başladığını, bunun üzerine Ankara 18. Noterliği'nin 08.01.2019 tarihli hesap kat ihtarının keşide edildiğini, hesap kat ihtarının 11.01.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı ve kefili tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığı gibi, müvekkili bankaya ödeme de yapılmadığını, başka bir teklif de sunulmadığını, ihtiyati haciz kararı alınarak İzmir 25. İcra Müdürlüğü'nün 2019/2385 sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, anacak davalı/borçlu ...'in, asıl alacak, işlemiş faiz ve faiz oranı ve tüm fer'iler açısından icra takibine itiraz ettiğini, borçlunun itirazının haksız, kötü niyetli ve borcu sürüncemede bırakma niyetiyle yapıldığını, kullandırılan kredinin ticari iş niteliğinde olduğunu, ticari işlere uygulanacak temerrüt faizinin de tarafların iradesine göre serbestçe belirlenebilir nitelikte olduğunu, faiz oranının sözleşme maddelerine uygun olduğunu, tarafların serbestçe belirlediğini, alacaklarının likit ve muayyen olduğunu, arabuluculuk müessesine başvurulduğunu, ancak davalının görüşmelere dahi katılmadığını belirterek, davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalıya usulüne uygun olarak tebligat çıkartıldığı, ancak davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.

YEREL MAHKEME KARARI:

Mahkemece, "...Davacı bankanın Bornova şubesi ile davacı arasında 28/04/2017 tarihli 250.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, söz konusu sözleşmeye dava dışı ...'in 300.000,00 TL bedel üzerinden müteselsil kefil sıfatı ile imza attığı, davalı tarafından davacı bankanın Bornova şubesi ile imzalanan işbu sözleşme nedeniyle 10/05/2017 tarihinde aynı bedel üzerinden 60 ay vadeli olarak kredi kullanıldığı, ilk 17 taksitin düzenli olarak ödendiği ve ancak sonraki taksitlerin ödenmediği, bu durumu ilişkin olarak davalı aleyhine Ankara 18. Noterliğinin 08/01/2019 tarihli ve 824 yevmiye sayılı evrakı ile ana para borcunun 193.690,52 TL, 5.656,85 TL faiz-komisyon-masraf, 282,85 TL BSMV olmak üzere toplam 199.630,22 TL alacağın tebliğden itibaren 3 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davalı tarafa 11/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği, bankacı bilirkişiden alınan raporda özetle; taraflar arasında 28/04/2017 tarihli sözleşmenin imzalandığı, davalı tarafça kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabının kat edildiği ve buna ilişkin ihtarnamenin davalı tarafa tebliğ edildiği, gerek davacı tarafından davalıya gönderilen borç ihtarnamesine göre asıl alacak yönünden gerekse de kat tarihinden sonra icra takip tarihi itibariyle talep edilebilecek alacaklar yönünden hesaplama yapıldığı, rapora karşı davacı tarafından itiraz dilekçesi sunulduğu, bilirkişi raporunun hesaplamada baz aldığı tarihin ortada noter tebliği olmasına rağmen ihtar tarihi olması ve dolayısı ile yapılan hesaplamanın bu nedenle doğru olmayacağı anlaşılmakla birlikte, bu hususun dosyanın yeniden bilirkişiye tevdini gerektirir bir durum olmadığının tespiti ile dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde taraflar arası sözleşme maddelerine göre temerrüde düşülmesinden evvel akdi faiz, temerrüde düşüldükten sonra ise temerrüt faizinin uygulanacağı, temerrüdün bahse konu noter ihtarının tebliği ile tanınan süreden sonra sonuçlarını doğuracağı, dolayısı ile davacının davalıya göndermiş olduğu noter ihtarında talep edilen miktarın değerinin bu tebliğ tarihi göz önüne alınarak yapılması gerektiği, dosyaya sunulu bilirkişi raporunda belirlenen yıllık akdi faiz oranının %11,52 olduğuna yönelik değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşılmakla, yeniden noter ihtarnamesinde tebliğ tarihinden davalıya tanınan 3 günlük sürenin de eklenmesi ile tespit edilen 14/01/2019 tarihi ile 09/08/2018 tarihleri arası döneme ilişki olarak faiz hesabının yapılması gerektiği ve bu faiz hesabı üzerinden de yeniden BSMV hesabı yapılması gerektiği anlaşılmakla, yapılan hesaplama neticesinde; 193.690,52 TL x %11,52 x 98 gün / 3600 = 6.074,13 TL işlemiş faiz, 6.074,13 TL x %5 = 307,70 TL BSMV olmak üzere icra takip tarihine göre alacağın;193.690,52 TL anapara, 6.074,13 TL faiz, 307,70 TL BSMV olmak üzere toplam: 200.068,35 TL olduğu, davacının bu miktarlara göre alacak talebinde bulunulabileceği, davacı tarafından gönderilen ihtarnamede ise daha az bir bedel talep edildiği, böylece her ne kadar davacı tarafından 201.192,15 TL asıl alacak talep edilmiş ise de bu tutarın talep edilmesinin yerinde olmayacağı, icra takibi ile davalıdan talep edilebilecek asıl alacağın noter ihtarına konu edildiği gibi 199.630,22 TL olması gerektiği göz önüne alınmakla, bilirkişi raporunda asıl alacağa dair görüşün yerinde olmadığı, dolayısı ile ödeme emrine konu alacağın faiz ve BSMV' si yönünden dosyaya sunulu rapordaki hesaplamaların da yerinde olmayacağı kanaatiyle 14/01/2019-22/02/2019 tarihleri arası (40 gün)döneme ilişkin olarak yeniden yapılan hesaplama neticesinde; 199.630,22 TL x %25,68 x 40 gün/3600 = 5.696,12 TL işlemiş faiz, 5.696,12 TL %5 = 284,81 TL BSMV olmak üzere ödeme emrine konu edilebilecek olan taleplerin; 199,630,22 TL asıl alacak, 5.696,12 TL işlemiş faiz, 284,81 TL BSMV, 123,90 TL ihtiyati haciz masrafı, 606,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam: 206.341,05 TL olarak hesaplama yapıldığı, dolayısı ile her ne kadar davacı tarafça yukarıda bahsedilen tutarlar üzerinden alacak talep edilmiş ise de, bu alacak talebinin yerinde olmayacağı anlaşılmakla; DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, İzmir 25. İcra Müdürlüğü'nün 2019/2385 sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 199.630,22 TL asıl alacak, 5.696,12 TL işlemiş faiz, 284,81 TL BSMV, 123,90 TL ihtiyati haciz dosya masrafı ve 606,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücret alacağı olmak üzere toplam 206.341,05 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %25,68 oranını geçmemek üzere faiz uygulanmasına, işleyecek faiz üzerinden %5 BSMV'nin icra müdürlüğünce hesaplanıp tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, İİK 67/son gereği hükmolunan tutarın %20'si olarak hesaplanan 41.268,21 TL icra inkar tazminatının DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE...." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF İTİRAZLARI:

Davacı vekili tarafından, "...Kısmen kabul yönünde verilen kararın hatalı olduğunu, davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, zira mahkemece banka tarafından talep edilebilecek ana paranın miktarı ve faiz başlangıç tarihleri açısından hataya düşüldüğünü, icra takibinde talep edilen asıl alacak ve ana paranın, hesap kat ihtarına ve sözleşmeye uygun nitelikte olduğunu..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı banka vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; mahkemece bankacı bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporun hesap kat ihtarının tebliği ve verilen 3 günlük süre gözetilerek takip öncesi temerrüt faizi hesaplanması gerekliliğine dikkat edilmemiş olması yönünden mahkemece hatalı bulunduğu, zira bilirkişi tarafından hesap kat tarihi olan 07.01.2019'dan 22.02.2019 takip tarihine kadar %25,68 temerrüt faizi oranı üzerinden takibe kadarki işlemiş faizin hesaplanmış olduğu, bununla birlikte mahkemenin de yerinde olarak belirttiği üzere ihtarın tebliği ve verilen 3 günlük süre dolmadan temerrüt faizi değil, akdi faiz, bu süreden sonra ise takibe kadar temerrüt faizi uyarınca hesap yapılması gerekmekte olup, mahkemece yapılan hesaplamanın yasaya uygun, denetlenebilir nitelikte olduğu, yine hesap kat ihtarında talep edilen toplam alacak tutarı olan 199.630,22-TL'nin takip asıl alacak miktarı olduğu da gözetilerek takipteki toplam alacağın hesaplandığı, davalı tarafça cevap verilmeyip itiraz da edilmediğinden bankanın takipte talep ettiği temerrüt faizi oranının esas alındığı anlaşılmakla, davacı banka vekilinin davanın tümden kabulüne dair itirazlarının kabulü mümkün görülmemekle, istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

  1. Davacı vekilinin İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/665 Esas . 2021/314 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60. TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30. TL'nin mahsubu ile eksik kalan 368,3‬0. TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

  3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

  4. HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avansdan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,

  5. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  6. Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/01/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınverilmesine"kabulreddiizmiralınarakİptalibsmv'davalıdanhükümdavacıyatarihinumarasıİtirazınkısmencevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim