SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 20. HD 2021/1670 E. 2024/754 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1670

Karar No

2024/754

Karar Tarihi

7 Mayıs 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1670

KARAR NO : 2024/754

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 30/12/2019 (Dava) - 08/09/2021 (Karar)

NUMARASI : 2019/1280 Esas - 2021/627 Karar

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

BAM KARAR TARİHİ : 07/05/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 07/05/2024

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/09/2021 tarih ve 2019/1280 Esas - 2021/627 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2019/13719 esas sayılı dosyasıyla yapılan icra takibinden müvekkilinin haciz işlemleri yapıldıktan sonra haberdar olduğunu, ... ….Şirketinin tek yetkilisi ve müdürünün ... olup, davalı tarafın ödeme emrine dayanak yapmış olduğu senet altındaki imza ve yazının müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin adı ve imzası taklit edilerek sureti ile senet düzenlendiğini, söz konusu işlemle ilgili kişi yada kişiler hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyurusu ile 2019/127429 soruşturma nolu dosyada soruşturma açıldığını, müvekkilinin böyle bir borcunun olmadığını, davalı tarafa bu şekilde bir senet düzenlenerek verilmediğini, müvekkilinin hali hazırda İzmir Seferihisarda müteahhitlik yapmakta olup ticari hayatını devam ettirdiğini, hacizler nedeniyle müvekkilinin ve ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ciddi sıkıntılar yaşadığını ve müvekkilinin ticari itibarının fazlasıyla yıprandığını ileri sürerek, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/978 Değişik İş Esas numaralı dosyasında yaptıkları talebe uygun şekilde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, senetlerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığının bu süreçte davalı tarafa defalarca dile getirilmiş olmasına rağmen davalı tarafın kötü niyetli olarak işlemlerine devam ettiğini bildirmiş, icra takibine konu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığından dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, takibin durdurulmasına ve iptaline, davalının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, kardeşleri ile beraber maliki bulundukları Seferihisar ilçesindeki taşınmazlar üzerine bina inşa etmek üzere müteahhit firma ... …Şirketi ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, inşaat firmasının işin yapımı için davacı şirketi taşeron olarak tuttuğunu, müteahhit firmanın sözleşme şartlarına uygun hareket etmediğini, kararlaştırılan zamanda inşaatı bitirip teslim etmediğini, bunun üzerine davacı taşeron şirketin, müteahhit firma ve müvekkilinin bir araya gelerek bu hususu tartıştıklarını, aralarında yapılan istişare sonucunda müvekkilinin hak kaybına sebep olunmasından dolayı kendisine senet verilmesinin kararlaştırıldığını, davacı şirket yetkilisi tarafından düzenlenen ve kefilin de müteahhit firmanın olduğu 300.000,00-TL’lik senedin müvekkiline verildiğini, daha sonra müteahhit firma tarafından inşaatın tamamen terkedildiğini, bunun sonucunda da maddi olarak çok büyük kayıp yaşamış olan müvekkilinin davacı şirketin vermiş olduğu senedi davaya konu icra dosyasında takibe koyduğunu, usulüne uygun ödeme emri tebliğinden sonra takibin kesinleştiğini, haciz işlemlerinin yapıldığını, davacının talebinin kabul edilerek ticari hayatında sıkıntıya uğramaması için hesaplarına konulan blokelerin fekkini talep etmelerine rağmen davacı tarafça harç yatırılmaması nedeniyle müzekkerelerin yazılmadığını, senetteki imzanın davacı şirketin yetkilisine ait olduğunu savunarak, davanın reddine ve davacının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece mahkemesince; "...Davaya konu İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2019/13719 sayılı icra dosyasında davalı taraf 07/02/2019 düzenleme, 30/05/2019 vade tarihli 300.000,00-TL bedelli, keşidecisi davacı şirket, kefili ..., lehtarı ise davalı olan bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile 22/10/2019 tarihinde icra takibi yapmış, ödeme emrinin tebliğinden sonra haciz işlemleri yapılmış olup dosyanın dava tarihi itibariyle ve halen derdest olduğu görülmüştür.

Davacı tarafın iddiası, davaya ve icra takibine konu bonodaki keşideci şirkete ait imzanın şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığına ilişkindir. Buna karşın davalı taraf, bononun şirket yetkilisi tarafından tanzim edilerek müvekkiline verildiği iddiasındadır. İddia ve savunmaya göre senedin düzenleme tarihinde davacı şirketi münferiden temsile yetkili tek yetkilinin ... olduğu anlaşılmakla şirket yetkilisi HMK'nun 211. maddesi uyarınca isticvap edilmiş, duruşmada davaya konu senetteki imzanın kendisine ait olmadığını bildirmiş, imza ve yazı örnekleri alınmış, mukayese yapmaya esas belge örnekleri getirtilerek İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden rapor alınmış, 16/02/2021 tarihli raporda bonodaki imzanın ve senedin metin bölümünde yer alan isim, unvan, adres, düzenleme tarihi ve 300.000,00-TL bedele ilişkin rakam ve yazıların davacı şirketin yetkilisi ...'nin eli ürünü olmadığı bildirilmiştir.

Davalı vekili Adli Tıp Kurumu raporunda yer almayan senetteki diğer imza ve yazıların dışında kalan imza ve yazılar yönünden ek rapor alınması talebinde bulunmuş ise de senetteki yazıların büyükçe bir bölümünün davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı, senette yer alan ikinci imzanın senedin kefili olan ...'e ait olup başkaca bir imza bulunmadığı, senetteki Adli Tıp Kurumu raporunda belirtilmeyen diğer yazıların davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olarak kabul edilse dahi Adli Tıp Kurumu raporu içeriğine göre şirkete ait imzanın, şirket yetkilisine ait olmadığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmiş olmakla ek rapor alınmasına yer ve gerek görülmemiştir.

Davacı tarafça davalı hakkında davaya konu senet nedeniyle yapılan şikayet üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/127429 soruşturma nolu dosyasında hüküm tarihi itibariyle soruşturma dosyası derdest ise de; soruşturmada suçlama konusunun davaya konu bonodaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı iddiasından kaynaklanan resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık olup Cumhuriyet Başsavcılığınca senetteki imza incelemesi konusunda yapılacak bilirkişi incelemesinin mahkememizi bağlayıcı niteliğinin bulunmadığı, bu konuda delilleri toplama görevinin mahkememize ait olduğu ve toplanacak delillerle karar verilmesi gerektiği, kötü niyet tazminatı konusunda da davalının senedin lehtarı olması nedeniyle imza sahteliğini bilerek icra takibinde bulunması nedenine bağlı olarak kötü niyetinin bulunduğunun kabulü karşısında gerek davanın esası, gerekse kötü niyet tazminatı konusunda yapılan soruşturmada hangi nitelikte karar verilirse verilsin mahkememizdeki davayı etkiler niteliğinin bulunmadığı, uzun yıllar alabilecek soruşturma ve yargılama sürecinin beklenmesinin gerekmediği göz önünde tutularak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturmanın bekletici mesele yapılmasına yer ve gerek görülmemiştir.

Davaya ve icra takibine konu bonodaki kefil imzası dışındaki tek imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporu ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış olmakla davanın kabulüne, davaya ve takibe konu bono nedeniyle davacı şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının senedin lehtarı olması nedeniyle keşide edenin şirket yetkilisi olup olmadığını bilebilecek durumda olduğu, buna göre şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını bildiği senedi icra takibine konu etmek suretiyle kötü niyetli davrandığı..." gerekçesiyle 1-Davanın KABULÜ ile; Davacı ... İnşaat Turizm A.Ş'nin, davaya konu İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2019/13719 esas sayılı dosyası ile bu dosyadaki alacağa dayanak 07/02/2019 keşide tarihli ve 30/05/2019 vade tarihli, 300.000,00-TL bedelli, keşidecisi davacı ... İnşaat Turizm A.Ş, kefili ..., lehdarı davalı ... olan bono nedeniyle davalı ...'e borçlu olmadığının tespitine, 2- 324.139,73-TL alacağın %20'si oranındaki 64.827,94-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin 14 yaşında askeri liseye girdiğini akabinde 17 yıl Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı gemilerde, 8 yıl da kara birliklerinde çalıştıktan sonra 2005 yılı sonunda emekli olduğunu, bugüne kadar hiç bir ticari faaliyette bulunmadığını, çek, senet gibi ticari evraklarla işi olmadığını, davacı ...'nin babası ...'nin muhtar olması, arkadaşı olarak ...yı referans olarak göstermesi, en önemlisi de Seferihisar'da ikamet edip inşaat işi yapmaları dolayısıyla üzerinde oluşturdukları güvene dayanarak davacının kendisinin düzenlemediği bir senedi verebileceğini müvekkilinin düşünemediğini, müvekkilinin, senedin görülen davada yazı ve borçlu imzasının davacı ...'ye ait olmadığının ATK raporu ile öğrendiğini, davacının kendisine ait olmadığı ortaya çıkan senedi müvekkiline kendisinin verdiğini, müvekkilinin senedi kimin düzenlediği hususunu bilemeyeceğini, senetin, bir işin tamamlanması karşılığında teminat için verilen bir belge olduğunu, müvekkilinin işinin görülmemesi üzerine kendisine davacı tarafından teslim edilen senedi tahsil için icraya vermeye hakkının olduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, icra takibine konu senetteki imzanın sahte olduğu gerekçesiyle borçtan sorumlu olunmadığına yönelik menfi tespit istemine ilişkindir.

Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

Mahkemece, davacı tarafça davalı hakkında davaya konu senet nedeniyle yapılan şikayet üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/127429 soruşturma nolu dosyasında hüküm tarihi itibariyle soruşturma dosyası derdest ise de, soruşturmada suçlama konusunun davaya konu bonodaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı iddiasından kaynaklanan resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık olup Cumhuriyet Başsavcılığınca senetteki imza incelemesi konusunda yapılacak bilirkişi incelemesinin mahkememizi bağlayıcı niteliğinin bulunmadığı, bu konuda delilleri toplama görevinin mahkememize ait olduğu ve toplanacak delillerle karar verilmesi gerektiği, kötü niyet tazminatı konusunda da davalının senedin lehtarı olması nedeniyle imza sahteliğini bilerek icra takibinde bulunması nedenine bağlı olarak kötü niyetinin bulunduğunun kabulü karşısında gerek davanın esası, gerekse kötü niyet tazminatı konusunda yapılan soruşturmada hangi nitelikte karar verilirse verilsin mahkemedeki davayı etkiler niteliğinin bulunmadığı, uzun yıllar alabilecek soruşturma ve yargılama sürecinin beklenmesinin gerekmediği gerekçesiyle Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturmanın bekletici mesele yapılmasına yer ve gerek görülmemiştir.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/127429 soruşturma nolu dosyasının yapılan incelemesinde dosyanın yetkisizlik kararı ile Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiği ve Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/1290 soruşturma nolu dosyasına kaydının yapıldığı anlaşılmakla bu dosyasının uyap sistemi üzerinde yapılan incelemesinde, davalının şüpheli, davacının müşteki sıfatıyla yer aldığı 02.10.2023 tarihli iddianameye göre, davaya konu sahte olduğu iddia edilen senedi icraya koyduğu gerekçesiyle resmi belgede sahtecilik suçundan davalının cezalandırılmasının talep edildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda davalı dosyada yer alan beyanında, davacının bu senedi kendisine tapu dairesi önünde bizzat verdiğini, kardeşi olan ...'ın da buna şahit olduğunu, kamera kayıtlarının da bu hususu doğrulayacağını savunmuştur.

Ceza Mahkemesince verilen beraat kararları kural olarak hukuk hakimini bağlamaz ise de maddi vakıayı saptayan ceza mahkemesi kararları kesinleşmesi halinde 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlar.Bu durumda mahkemece yukarıda sözü edilen ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenerek TBK'nın 74. md hükmü karşısında hukuk hakimini bağlayıcılığı üzerinde durulup tartışılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davalı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1280 Esas . 2021/627 Karar sayılı kararının HMK 353/1. a. 6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

  2. Davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

  3. Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  4. İSTİNAF AŞAMASINDA; davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,

  5. İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına,

  6. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  7. Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

EvraktanTespitizmircevapkabulütarihiMenfi(KıymetliKaynaklanan)numarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim