İzmir BAM 20. HD 2024/835 E. 2024/735 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/835
2024/735
3 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/835
KARAR NO : 2024/735
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/02/2024
NUMARASI : 2023/852 Esas - 2024/101 Karar
DAVANIN KONUSU : Şirketin İhyası
BAM KARAR TARİHİ : 03/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/02/2024 tarihli 2023/852 Esas - 2024/101 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ni hasım göstererek Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi sıfatıyla) açtığı davanın 2019/147 esas numarası aldığını, esas hakkında verilen kararın istinaf edildiğini, İzmir BAM 19. Hukuk Dairesi'nin 2020/1850 esas, 2021/2075 karar sayılı 08/12/2021 tarihli kararı ile kaldırıldığını, Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/8 esas sayılı kararı ile Nazilli'de İş Mahkemesi kurulması sebebiyle görevsizlik kararı verildiğini, Nazilli İş Mahkemesinin 2022/31 esas sayısını aldığını, yapılan yargılama sonucu karar verildiğini, İzmir BAM 19. Hukuk Dairesi'nin 2023/1349 esas, 2023/1943 sayılı 24/10/2023 tarihli kararı kaldırıldığını, davalı şirketin 28/12/2021 tarihli genel kurul kararı ile ticaret sicilinden terkin edildiğini, dosyalarının Nazilli İş Mahkemesinin 2023/269 esas sayısına kaydedildiğini, mahkemece 23/11/2023 tarihli tensip 2 nolu kararı ile taraflarına davalı şirketin ihyası için 1 aylık kesin süre verildiğini, bir aylık süre içinde davalarını açtıklarını, ... şirketin sahibi olup kayıtlarda ise tasfiye memuru olarak göründüğünü, ihyası istenen şirket hakkında Aydın İcra Müdürlüğünün 2020/12408 esas sayılı dosyası ile borçlu olduğunu, icra dosyasında haciz koyduklarını, adına kayıtlı taşınır malı olduğunu, SGK kayıtlarına haciz uygulandığını, Denizli İcra Müdürlüğünün 2023/191824 esas sayılı ve 2023/155010 esas sayılı icra dosyaları olduğunu, bu dosyalar ve mamelek göz önüne alınmaksızın da tasfiye ve sicilden terkin işlemi yapıldığını, bu nedenle işbu müracaatlarının kabulünü, ...nün sicilinden terkin edilen ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ünvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini, masrafların ve vekalet ücretlerinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yaptığı terkin talebi ve buna müteakip usul ve yasaya uygun işlemler uyarınca terkin ettiğini, açılan işbu davada yeniden ihya istemine bir diyecekleri olmamakla birlikte, müvekkiline atfedilecek hiçbir kusur bulunmadığını ve davanın mahiyeti itibariyle zorunlu hasım olarak gösterilmesi gerektiğini, davacı yanın dava dilekçesinde tasfiyeye ilişkin yasal prosedürü işaret eden açıklamaları usul ve yasaya uygun olarak şirketin terkin eden müvekkillerini ticaret sicil memurluğu için herhangi bir somut iddiayı içermeyen açıklamalardan ibaret olduğunu, tüm bu nedenlerle müvekkilince dava açılmasına sebebiyet verilmemiş olması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin taraflarına yükletilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesi ile iddia ettiği hususların muhatabı müvekkili davalı ... olmadığını, davalı müvekkilinin sadece şirket yönetimde bulunduğunu, şirketin yetkilisi olduğunu, davanın tarafı olarak tüzel kişiliği bulunan ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olarak hasım gösterilmesi gerekirken müvekkiline haksız ve hukuka aykırı olarak yöneltilen huzurdaki davanın reddi gerektiğini, dosya içerisinde bulunan dava dilekçesinde davacı tarafın işçi alacaklarına dayanarak şirketin ihyası için dava açtığını, bir diğer hususu TTK'da ön görülen ve tasfiye süresince alacaklılara yapılacak ödemelerin koruma altına alınması için ilan yükümlülüğü olduğunu, Türkiye Ticaret Gazetesinde ve şirketin internet sitesinde birer hafta arayla 3 kez ilana çıkarılarak aynı şekilde bilgilendirildiğini ve alacağını bildirmekle üzere alacakların davet edildiğini, tüm alacakların tasfiye halindeki şirkete bildirilmesi, konsolide edilmesi ve tasfiye edilmesinin önünü açmak olduğunu, dolayısıyla tasfiye halinde bulunan şirketten alacaklı bulunan kişiler yapılan ilanlara istinaden alacaklarını tasfiye halindeki şirkete bildirilmeli ve alacaklarını yazdırmaları gerektiğini, şirketin tasfiyesi sırasında ilan prosedürü gereği tüm adımların sırasıyla izlendiğini, fakat davacı tarafın bu bildirim yükümlülüğüne uygun hareket etmediği açıkça ortada olduğunu, dolayısıyla karşı tarafın gerek şahsa gerekse şirkete yöneltebileceği hiçbir alacak ve kazanılmış hakkı bulunmadığını, şirket gereği gibi tasfiye ve terkin sürecini tamamladığı için davacının işbu davayı şirkete dahi yöneltebilmesi mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle davacı tarafın aleyhe olan hususlarını kabul etmediklerini, öncelikle davanın husumet yönünden usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu şirketin ihyası davasının esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İlk derece mahkemesince; "....Davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne, TTK' nun 547/1. maddesi gereğince ...ünün ...-... sicil nolu üyesi olan Tasfiye halinde ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ünvanlı şirketin Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ( İş Mahkemesinin) 2023/269 esas sayılı dosyasına münhasır bu dosyanın görülüp sonuçlandırılması ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve şirketin yeniden tesciline, şirketin ihya işlemlerinin gerçekleştirilmesi için bu işlem ile ilgili sınırlı olarak son tasfiye memuru davalı ...'un (TC ...) atanmasına, ihya işlemlerinden sonra şirketin tasfiye süreci tekrar başlayacağından, ek tasfiye işlemleri için son tasfiye memuru davalı ...'un (TC ...) tasfiye memuru olarak atanmasına, ihya ve tasfiye memuru şirketin önceki tasfiye memuru olmakla ücret takdirine yer olmadığına, kararın tescil ve ilanına..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı/tasfiye memuru ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddia ettiği hususların muhatabı müvekkili davalı ...'un olmadığını, davalı müvekkili ... sadece şirket yönetiminde bulunup şirketin yetkilisi olduğunu, davanın tarafı olarak tüzel kişiliği bulunan ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olarak hasım gösterilmesi gerektiğini, davalı müvekkilinin birer hafta arayla üç kez ilana çıkarıldığını, üçüncü kez yapılan çağrının ardından 3 aylık bekleme süresini doldurduğunu, şirketin tasfiyesi sırasında ilan prosedürü gereği tüm adımları sırasıyla izlemiş her şey usulüne uygun olarak yerine getirildiğini fakat davacı tarafın bu bildirim yükümlülüğüne uygun hareket etmediğini, müvekkiline husumet güttüğü için bu yola başvurduğunu, karşı tarafın gerek şahsa gerekse şirkete yöneltebileceği hiçbir alacak ve kazanılmış hakkının bulunmadığını, şirket gereği gibi tasfiye ve terkin sürecini tamamladığı için davacının işbu davayı müvekkiline bırakın şirkete dahi yöneltebilmesinin mümkün olmadığını, resen gözetilecek nedenlerle; taleplerinin kabulüyle kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; TTK' nun 547/1. maddesine dayanılarak şirketin ihyası istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı/tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Bunun için de öncelikle tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Şayet tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. İşte bu gibi durumlarda, menfaati olanlar tarafından, şirket tüzel kişiliğinin ihyası için dava açılabilir.
6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi, “ (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” hükmünü içermektedir.
Ticaret sicilinden kaydı silinen şirketlerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunan diğer kişi ve kuruluşların haklı sebeplere dayanarak sicilden silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilecektir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 11/02/2020 tarih, 2020/288 esas ve 2020/1181 karar sayılı ilamı da bu yöndedir.)
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre ve HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması, davacının ihya istemesinde hukuki yararının bulunduğu, sınırlı ihya kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ihyaya esas alınan Nazilli İş Mahkemesi' nin 2023/269 esas sayılı dosyasındaki davanın terkin tarihinden önce açıldığı, davalı tasfiye memurunun derdest dava varken terkin işlemlerini tamamlamış olması nedeniyle tasfiye işlemlerinde kusurlu olduğu, istinaf eden davalının tasfiye memuru olarak atanmasının usul ve yasaya uygun bulunduğu nazara alınarak davalı/tasfiye memuru vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalı/tasfiye memuru ... vekilinin Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/02/2024 tarihli 2023/852 Esas . 2024/101 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
-
Harçlar Yasası uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf eden davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre zarfında Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 03/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19