İzmir BAM 20. HD 2021/1717 E. 2024/722 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2021/1717
2024/722
2 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1717
KARAR NO : 2024/722
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/11/2020 (Dava) 13/10/2021 Karar)
NUMARASI : 2020/641 Esas - 2021/595 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ : 02/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 02/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/641 Esas - 2021/595 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili banka ile davalı ... arasında genel kredi sözleşmesi imzalanarak kredi kullandırıldığını, diğer davalı ...'nun müşterek müteselsil kefil sıfatı ile kredi sözleşmesini imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine kredi hesabı kat edilerek davalılara ayrı ayrı 20.09.2019 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine İzmir 27. İcra Müdürlüğü'nün 2019/13525 sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmesinde tarafların anlaşamaması sebebiyle işbu davayı yasal süresi içerisinde açtıklarını, davalıların itirazının, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kredi hesabına ait hesap özetlerinde ve banka kayıtlarında kullanılan kredi miktarının ve talep edilen alacak miktarının açıkça belli olduğunu belirterek, İzmir 27. İcra Müdürlüğü'nün 2019/13525 sayılı dosyasında başlatılan takibe vaki itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalıların davaya cevap vermediği, ancak vekilleri aracılığıyla bilirkişi raporuna itiraz ettikleri anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece, ".....Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, yapılan yargılama, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davacı ile davalı borçlu ... ve davalı kefil ... arasında akdedilmiş bulunan genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi ile davalı borçluya krediler kullandırıldığı, davalı kefil ...’nun ilgili sözleşmeyi 6098 Sayılı TBK kefalet hükümleri doğrultusunda el yazısı ile kefalet türü, kefalet limiti ve kefalet tarihi belirtilmek suretiyle müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davalı borçlunun ödenmeyen kredilerinden dolayı 20.09.2019 tarihinde ihtarnamenin keşide edildiği, hesapların kat edildiği ve sözleşme hükümleri gereği davalıların temerrüde düşürüldükleri, kredi kartı borcundan dolayı da 12.09.2019 tarihinde ihtarname gönderildiği ve davalının temerrüde düşürüldüğü, ihtarnameye rağmen borçların ödenmemesi üzerine 11.10.2019 tarihinde İzmir 27. Müdürlüğü'nün 2019/13525 sayılı dosyası ile takip açıldığı, davalıların itirazı ile takibin durdurulduğu, takip tarihi itibariyle talep edilen alacaklardan işbu davaya konu edilen kredi kartı alacağına ilişkin ilgili davalı borçlu ...’dan 19.925,22 TL asıl alacak, 1.401,77 TL kat öncesi faiz ve ferileri, 321,46 TL işlemiş faiz, 16,07 TL BSMV, 7,50 TL masraf olmak üzere toplam 21.672,02 TL olarak talepte bulunabileceği, teminat mektubu kredisi alacağına ilişkin 884,86 TL asıl alacak, 12,56 TL faiz, 0,63 TL BSMV olmak üzere toplam 898,05 TL olarak talepte bulunabileceği, davacı alacaklının davaya konu kredi kartından kaynaklı asıl alacak tutarı olan 19.925,22 TL’sine takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB hükümlerine göre %24 oranında temerrüt faizi talep edebileceği, davacı alacaklının davaya konu teminat mektubundan kaynaklı asıl alacak tutarı olan 336,43 TL’sine takip tarihinden tahsil tarihine kadar sözleşme hükümlerine göre %48 oranında temerrüt faizi talep edebileceği, takip tarihi itibariyle talep edilen alacaklardan işbu davaya konu edilen teminat mektubu kredisi alacağına ilişkin davalı kefil ...'dan 884,86 TL asıl alacak, 12,56 TL işlemiş faiz, 0,63 TL BSMV olmak üzere toplam 898,05 TL olarak talepte bulunabileceği, teminat mektubu asıl alacak tutarı olan 336,43 TL'ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar %48 oranında temerrüt faizi talep edebileceği, davacı bankanın davalı borçlu ve kefilden 18.000,00 TL teminat mektubu riski için depo talebinin yerinde olduğu, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının da tahsiline karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, sonuç olarak; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, İzmir 27.İcra Müdürlüğünün 2019/13525 sayılı dosyasında TEMİNAT MEKTUBU İÇİN DAVALI ... VE ... BAKIMINDAN 884,86 TL asıl alacak, 12,56 TL işlemiş faiz, 0,63 TL BSMV olmak üzere 898,05 TL 'nin asıl alacak olan 336,43 TL 'nin takip tarihinden itibaren yıllık %48 temerrüt faizi ile takibin bu kısım bakımından kısmen iptaline ve takibin bu kısımlar yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, DAVALI ... YÖNÜNDEN KREDİ KARTI İÇİN 19.925,22 TL asıl alacak, 1.401,77 TL kat öncesi faiz ve ferileri, 321,46 TL işlemiş faizi, 16,07 TL BSMV ve 7,50 TL masraf olmak üzere toplam 21.672,02 TL 'nin asıl alacağa işleyecek takip tarihinden itibaren %24 temerrüt faiziyle takibin bu kısımlar yönünden kısmen iptaline ve takibin bu kısımlar yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak likit olarak belirli olduğundan likit asıl alacak toplamları olan 19.925,22 TL asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, asıl alacak teminat miktarı olan miktar likit olarak belirli olduğundan likit asıl alacak toplamları olan 336,43 TL asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının ise davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine...." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İTİRAZLARI:
Davalılar vekili tarafından, "....Dava dilekçesi ve tensip zaptının usulüne uygun olarak müvekkillerine tebliğ edilmediğini, her ne kadar Tebligat Kanunu 21. maddesine göre muhtara tebligat yapıldığı belirtilmiş ise de, davalı müvekkilleri açısından bina kapısına herhangi bir haber kağıdının yapıştırılması ve komşulardan birine haber verilmesinin söz konusu olmadığını, buna ilişkin tebligat parçasının da dosya içerisinde bulunmadığını, haliyle müvekkillerinin aleyhinde açılan bu davadan haberi olmamakla birlikte 24/02/2021 tarihli ön inceleme duruşmasının 1 nolu ara kararında bahsi geçen 'yokluklarında yargılamaya devam olunabileceği' ihtarından da haberleri olmasının beklenemeyeceğini, müvekkillerinin işbu davadan tebliğ edilen bilirkişi raporu ile haberdar olduğunu, adil yargılanma hakları ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, dava dilekçesine cevap veremediklerini ve duruşmalarda hazır bulunamadıklarını, mahkemenin, usulüne uygun olarak tarafı duruşmada hazır etmedikçe elverişli bir hüküm vermesinin beklenemeyeceğini, müvekkillerinin icra takibine borçlu olmadıklarına dair itirazda bulunmalarına ve takibin durdurulmasına rağmen alınan bilirkişi raporunda borçlu olmadıklarına dair hiçbir değerlendirme yapılmadan sadece davacı taraf lehine rapor hazırlanmasının kabul edilemeyeceğini, hazırlanan bilirkişi raporunda hatalı ve yanılgılı bir değerlendirme ile hesap tablosu oluşturulduğunu, bilirkişi raporunda da görüleceği üzere kredi kartı borcuna ilişkin olarak 12/09/2019 tarihli ihtarnamenin kendilerine tebliğ edilmediğini, iade edildiğini, müvekkilleri kredi kartı borcuna ilişkin ihtarnameden haberdar olmadığından belirtilen bir haftalık süre içerisinde ödeme halini de bilmelerinin beklenemeyeceğini, aleyhe kabul anlamına gelmemek kaydıyla temerrüt tarihinin takip tarihi itibariyle esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle müvekkillerinin savunma hakkı kısıtlanmış olmakla birlikte itirazlarının değerlendirilmediğini, eksik inceleme ile oluşturulan bilirkişi raporu esas alınarak verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davalılardan ...'nun davacı banka ile imzaladığı genel kredi sözleşmesinde diğer davalı olan eşi ...'nun da müteselsil kefil olduğu, bahse konu sözleşme uyarınca banka tarafından verilmiş olan teminat mektubundan kaynaklı nakdi alacak ve ayrıca davalı ...'nun ticari kredi kartı borcundan kaynaklı alacak için icra takibi başlatılmış olduğu, takipte kredi kartı alacağının yalnızca davalı banka müşterisi ...'ya yöneltildiğinin görüldüğü, davalıların süresinde yaptıkları itiraz üzerine eldeki itirazın iptali davasının yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece bankacı bilirkişiden rapor alındığı, raporda genel kredi sözleşmesi hükümleri ve kredi kartı alacağı bakımından ayrıca 5464 S. Yasa hükümleri de gözetilerek, hesap kat ihtarı tebliğ tarihlerine göre temerrüt faizi ve öncesine dair de akdi faiz hesabı yapıldığı, alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalılar tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmamış ise de, bilirkişi raporuna süresinde itirazda bulunulmuş olduğu, bununla birlikte soyut nitelikteki itirazları bakımından değerlendirme yapıldığında alınan raporda bir isabetsizlik bulunmadığı ve rapor uyarınca mahkemece davanın kısmen kabulü yönünde hüküm tesis edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalılar vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalılar vekilinin İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/641 Esas . 2021/595 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 1.541,76 TL istinaf karar harcından peşin alınan 385,14 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.156,62 TL istinaf karar harcının davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-
Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19