İzmir BAM 20. HD 2021/901 E. 2024/7 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2021/901
2024/7
11 Ocak 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/901
KARAR NO : 2024/7
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/04/2021
NUMARASI : 2018/387 Esas - 2021/432 Karar
DAVA : Kambiyo Senetlerinden (Bono) Kaynaklanan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 27/03/2018
BAM KARAR TARİHİ : 11/01/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/01/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/04/2021 tarihli 2018/387 Esas ve 2021/432 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin her ikisinin de borçlusu dava dışı üçüncü kişi ... olan 30/06/2016 vadeli 66.000,00-TL bedelli, 29/09/2017 vadeli 190.000,00-TL bedelli iki adet bononun lehdarı olduğunu, belirtilen kambiyo senetlerinin yasal sürelerinde bedelleri ödenmeyince müvekkili tarafından davalıya tahsil edilmesi amacıyla tahsil cirosu ile devredildiğini, ancak davalının senetleri tahsil etmediği gibi senetleri müvekkiline iade etmediğini, aksine icra takibi başlatmakla tehdit ettiğini belirterek, belirtilen senetlerden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile söz konusu senet asıllarının davalı tarafından müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava ettiği, yargılama sırasında davacı vekili 14/02/2020 tarihli dilekçesi ile dava tarihinden sonra gönderilen ödeme emri ile icra takibinden haberdar olduklarını belirterek, kambiyo senetlerine dayanılarak başlatılan İzmir 1.İcra Dairesinin 2018/2361 esas sayılı icra takip dosyası nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüş, davalı vekili duruşmalardaki beyanında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN İSTİNAFA KONU KARAR:
Mahkemece; "...Her ne kadar davacı söz konusu bonoları tahsil amacıyla davalıya ciro ettiğini iddia etmiş ise de, davacının bu iddiasına ilişkin olarak herhangi bir yazılı delil sunamadığı, ayrıca söz konusu bonoların tahsil amacıyla davalıya ciro edildiğinin senet metninden anlaşılamadığı, bu sebeple davacının tahsil cirosu iddiasını ispatlayamadığı, ancak 6102 sayılı TTK'nun 714 ve 730 maddeleri uyarınca davalı alacaklı hamilin yasal süresi içerisinde takibe koyduğu bonolara ilişkin olarak dava dışı keşideciye protesto ihtarnamesi göndermediği, davalı tarafın protestosu bulunmayan bonoları bilerek kabul ettiği, lehtar ciranta olan davacıya karşı kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla takip yapamayacağı, davalının lehtar ve ciranta olan davacıya karşı müracaat hakkını kaybettiği anlaşılmakla, davacının davaya konu bonolar ve takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (Benzer yöndeki kararlar için bkz. Yargıtay 19. H.D'nin 21/05/2019 tarih ve 2019/1014 esas, 2019/3352 karar sayıl ilamı).. " gerekçesiyle "...Davanın kabulü ile davacının İzmir 1. İcra Müdürlüğünün 2018/2361 Esas sayılı icra dosyası sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 6102 Sayılı TTK'nın 730. maddesine göre icra takibine konu edilen senedin süresinde protesto edilmemesi halinde hamilin müracaat hakkı düşse de söz konusu uyuşmazlıkta taraflar arasında temel bir borç ilişkisi olduğundan bu madde hükümlerinin uygulama alanı bulamayacağını, müvekkili tarafından davacıya borç verildiğini ve bu alacağa mahsuben davacıdan dava konusu senetlerin müvekkili tarafından alındığını, dolayısıyla taraflar arasında bir temel borç ilişkisi mevcut olup somut olayda senedin protesto edildiğine ilişkin evrakın olmaması müvekkilinin davacıdan olan alacağına halel getirmeyeceğini, kambiyo senedinin ciro edilmesi halinde asıl borç ilişkisi ile kambiyo ilişkisinin ciranta ve ciro edilen arasında kurulduğunun sabit olduğunu, taraflar arasında biri asıl borç ilişkisi, diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki kurulduğunu, kabule göre taraflar arasında temel bir borç ilişkisinin varlığı nedeniyle mahkeme tarafından verilen davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkin kararın kaldırılmasının gerektiğini, davacı tarafından dava dosyasına Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020 / 6049 soruşturma numaralı dosyası delil olarak sunulduğunu, ancak söz konusu soruşturma dosyasında takipsizlik kararı verilmiş olup, dosyanın içeriğine bakıldığında davacının iddia ettiğinin aksine söz konusu senetlerin müvekkilinden alınan borç para karşılığı olarak davacı tarafından müvekkiline verildiğine ilişkin beyanların bulunduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nun 72/3 maddesi uyarınca kambiyo senedinden kaynaklanan icra takibi nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılmıştır.
Davaya dayanak icra takibine konu bonoların protesto edilmediği tarafların kabulünde olduğu gibi, bonoların protesto keşide etme tarihinin geçmiş olduğu da açıktır.
Davacı taraf bonolarda lehtar-ciranta, davalı ise hamil sıfatına sahiptir.
6102 sayılı TTK'nın 778. maddesi yollaması ile aynı Kanunun 642.maddesinde; bonolarda keşideciye karşı ödememe protestosu keşide etmeden kambiyo senetlerine özgü takip yapılamayacağı açıkça düzenlenmiştir.
Eldeki davada, kambiyo senetlerine mahsus yolla başlatılan icra takibine konu bonolara ilişkin olarak davalı hamil tarafından, bonoların keşidecisine karşı protesto keşide edilmediği, davalı tarafın keşidecisine karşı protestosu bulunmayan bonolara dayanılarak lehtar-cirantaya karşı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapabilmesinin mümkün olmadığı, hamil olan davalının, lehtar ve ciranta olan davacıya karşı müracaat hakkını kaybettiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davalı vekilinin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/04/2021 tarihli, 2018/387 Esas ve 2021/432 Karar sayılı kararının kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA;
a)Davalıdan alınması gereken 18.783,37-TL istinaf karar harcından, başlangıçta alınan 4.695,84-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 14.087,53-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
b)Davalı tarafından yatırılan 162,10-TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir olarak kaydına,
b)Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
-
HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa resen iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere 11/01/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:56