İzmir BAM 20. HD 2021/1584 E. 2024/674 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2021/1584
2024/674
24 Nisan 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1584
KARAR NO : 2024/674
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/09/2020 (Dava) - 14/10/2021 (Karar)
NUMARASI : 2020/501 Esas - 2021/823 Karar
DAVA : Maddi Tazminat (Mesleki Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı)
BAM KARAR TARİHİ : 24/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/04/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/501 Esas- 2021/823 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin serbest mali müşavirlik yapmakta olup 29.05.2017 tarihli sözleşme ile ... Şti.'nin mali müşaviri olarak hizmet vermekte iken, bu şirketin ortağı ve müdürü ...'ın ortaklıktan ayrılıp tüm hisselerini diğer ortak ve aynı zamanda eşi olan ...'a devretmekle birlikte şirket müdürlüğüne devam ettiğini, ...'ın emekli olması nedeniyle sigorta kaydının yapılmasına ve sigorta primi ödenmesine gerek olmadığını müvekkilinin mesleki görüş olarak şirkete sunduğunu ve bu doğrultuda şirket adına gerekli işlemleri de yaptığını, bu kararının sonucu olarak Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 14.02.2020 tarihli tebliği ile şirket hakkında 121.020,00 TL para cezası uyguladığını, söz konusu cezanın müvekkili tarafından indirim hakkı kullanılarak bizzat ödenmiş olup ayrıca ek olarak muhtasar beyanname düzeltmeleri sonucu 7.803,24 TL'nin daha müvekkili tarafından ödendiğini, toplamda 123.014,10 TL ödeme yapıldığını, söz konusu şirket müdürünün sigorta kaydının yapılıp yapılmaması ve sigorta primi ödenmemesi kararının tamamen davacı mali müşavirin vermiş olduğu karar doğrultusunda alınmış olup müvekkilinin, söz konusu mesleki hatası neticesinde idarece kesilen dava konusu para cezaları ve ek mali yükümlülüklerle karşı karşıya kaldığını, şirket yetkilisi ve ortakları bu konuda yeterli teknik bilgiye sahip olmadıklarından işin profesyoneli olan şirket mali müşavirinin bu konudaki mesleki görüşünü uyguladıklarını ve onun vermiş olduğu karar neticesinde sigorta girişi yaptırmadıklarını, dolayısıyla söz konusu cezaların dayanak noktasının ...'ın emekli olduktan sonra söz konusu şirkette çalışmaya devam etmesi değil, sigorta kaydının yapılmaması olduğunu ve söz konusu şirket çalışanlarının ve aynı şekilde ...'ın sigorta kayıt işlemlerinin bizzat müvekkili davacının sorumluluğunda olduğunu, müvekkilinin hizmet sunduğu müşterisinin zarar görmesine neden olduğunu, bu nedenle sigorta kapsamında risk gerçekleşmiş olup zararın tazmini gerektiğini, zararın davalı sigorta şirketinden tazmini için şirkete yapmış oldukları başvurunun reddedilmesi ve arabuluculuk sürecinde de davalı tarafın anlaşmaya yanaşmaması sonucu işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 123.014,10 TL mesleki hata kaynaklı zararın davalı sigorta şirketinden yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; serbest muhasebeci ...’ün, müvekkili şirket nezdinde mesleki sigorta poliçesi ile sigortalandığını, poliçe teminat limitinin 100.000,00 TL olup, poliçe kapsamında muafiyet şartı yer aldığını, ilgili şartta; “Bu poliçeye uygulanacak muafiyet tutarı her bir hasarda en az 250 TL olmak üzere hasarın %10'u; aynı poliçe dönemi içerisinde üçüncü ve sonraki her bir ihbarı içinse asgari 1.000 TL olmak üzere hasarın %10'udur” düzenlemesi yer aldığını, hasarların ihbar edilmesi sonucu açılan hasar dosyası kapsamında alınan ekspertiz incelemeleri uyarınca hasarın reddedildiğini, eksperler tarafından düzenlenmiş olan raporların da delil niteliğinde olduğunu, söz konusu raporda varılan sonuç uyarınca; "...'ın emekli olduktan sonra da şirket müdürü olarak sigortalılığının devam etmesi gerektiği hem şirket ortağı ... hem de ... tarafından bilinmesine rağmen emeklilik durumu göz önünde bulundurularak mükellef temsilcileri tarafından sigortalılık durumunun sona erdirilmesi sonucu söz konusu idari para cezalarının uygulandığı görüş ve kanaatine varılarak hasarın mükellefin sorumluluğunda olduğu..." tespitinin yapıldığını, müvekkili şirket, sigortalısının kusuru oranında zarardan sorumlu olacağından ve huzurdaki dava kapsamında talep edilen zarardan sigortalı sorumlu tutulamayacağından müvekkili şirketin de herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, eksperin belirlemeleri doğrultusunda müvekkili tarafından hasar talebi reddedilerek dosyanın kapatıldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte sigorta şirketinin temerrüdünün ihbar tarihinden hatta hasarın teminat kapsamına girip girmediğini incelemeye yeterli belgelerin tebliği tarihinden başladığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece, "....Davalı tarafça, mükellefin sorumluluğunda olduğundan bahisle hasarın tazmini reddedilmiş ise de, davacı tarafça davalı sigorta şirketine müracaat edilirken iş sahibi ve meslek mensubu arasındaki sözleşmenin de takdim edildiği, buna göre mali konularda danışmalık hizmeti veren ve SGK işlemlerini yapanın davacının bizatihi kendisi olup, sözleşme gereğince davacının mükellef şirkete danışmanlık hizmeti verdiği, neticede en son kendi eliyle işlemleri yaptığından burada onun vermiş olduğu karar neticesinde sigorta girişi yapılmadığı, dolayısıyla sigorta kaydının yapılmamasının, şirket ile mali müşavirlik sözleşmesine dayalı olarak bizzat davacının sorumluluğunda olduğu gözönüne alındığında, sigorta kapsamında riskin gerçekleştiği, davacının zararı düşürmek için yeterli önlemleri alıp almadığı, poliçe genel ve özel şartları ile düzenlenen ve resmi kurumların uyguladığı idari ve vergi cezalarının kaldırılması yönünden her türlü gerekli koruma ve kurtarma önlemlerini alma yükümlülüğüne aykırı hareket edip etmediği ve bu nedenle tazminat tutarının tenzilinin gerekip gerekmediği konusunda SMM ve sigortacı bilirkişilerden rapor da alındığı, alınan bilirkişi heyeti raporuna göre de, SGK işlemlerine dair tazminat taleplerinin sigorta teminatı içinde bulunduğunu, sigorta üst limitinin 100.00,00 TL olduğu ve her bir hasarda zarar miktarından %10 muafiyet uygulanmasının kararlaştırıldığını, Menemen SGK ve vergi dairelerinden gelen belgelerdeki indirimli tutarlar dikkate alındığında ve %10 tenzilat uygulanması sonucu davacının toplam ödediği bedel olan 123.014,10 TL' nin %10'u olan 12.301,41 TL tenzilatın poliçe limitinden mahsup edilmesi halinde davacının talep edebileceği miktarın 87.698,59 TL olacağı anlaşılmakla; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, 87.698,59-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine...." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili tarafından, "...Açılan hasar dosyası kapsamında alınan ekspertiz incelemeleri uyarınca hasarın teminat dışında bulunduğu tespit edilerek ödemenin reddedildiğini, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 17’inci maddesine göre eksperler tarafından düzenlenmiş olan raporların delil niteliğinde olduğunu, söz konusu raporda varılan sonuç uyarınca; ‘...'ın emekli olduktan sonra da şirket müdürü olarak sigortalılığının devam etmesi gerektiği hem şirket ortağı ... hem de ... tarafından bilinmesine rağmen emeklilik durumu göz önünde bulundurularak mükellef temsilcileri tarafından sigortalılık durumunun sona erdirilmesi sonucu söz konusu idari para cezalarının uygulandığı görüş ve kanaatine varılarak, hasarın mükellefin sorumluluğunda olduğu...’ tespitinin yapıldığını, dosyaya sunulan bilirkişi raporuna itirazlarının ve yeni bir heyetten rapor alınması taleplerinin değerlendirilmediğini, müvekkili şirkete sunulan ekspertiz raporu ve mahkemeye sunulan bilirkişi raporu çelişki yaratmakta olduğundan çelişkinin giderilmesi için yeni bir heyetten rapor alınmasının talep edildiğini, ancak bu hususun mahkemece değerlendirilmediğini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ödenen SGK idari para cezaları ve vergi cezalarının mesleki sorumluluk sigorta poliçesi uyarınca sigortacıdan tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının, davadışı mükellef şirket ile yapmış olduğu "mali müşavirlik hizmet sözleşmesi" gereğince mali müşavirlik hizmeti verdiği, bu kapsamda mükellef şirketi hatalı yönlendirmesi nedeniyle şirket aleyhine SGK tarafından idari para cezası ve vergi cezaları kesildiği, bu tutarların erken ödeme indirimi ile davacı tarafından ödendiği hususlarında bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıktaki ihtilaf, ödenen bu tutardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olup olmadığı ve bunun miktarına ilişkindir. Davalı tarafça her ne kadar almış olduğu ekspertiz raporundaki; "mükellef şirket yetkililerinin davadışı ...'ın ücret karşılığı olmaksızın da olsa şirket müdürlüğüne devam etmesi nedeniyle SGK kaydının devam ettirilmesi gerektiğini bilmesi gerektiği, bu nedenle de sorumluluğun mükellef şirkete ait olup, sigortalı davacının sorumlu olmadığı" yönündeki tespitlere dayalı olarak, zararın teminatdışı olduğu ve sigortanın sorumluluğu bulunmadığı ileri sürülmekte ise de, bu itirazların kabulü mümkün görülmemiştir. Dava konusu uyuşmazlıkta, mesleki bilgi gerektiren bir hususun sözkonusu olduğu, davadışı ...'ın eşine ait limited şirket olması nedeniyle eş konumundakilere SGK kaydı gerekmediğine dair şahıs işletmeleri için geçerli olan kuralın uygulanma imkanı bakımından ve şirketteki müdürlüğü karşılığında bir ücret almayacağı kararlaştırılan bu kişi bakımından SGK primi ödenip ödenmeyeceği hususu bakımından, mükellef şirketin bir karar almış olmayıp, bu konuda mali müşavir olan davacının şirketle olan mali müşavirlik hizmet sözleşmesi kapsamında gerekli işlemleri yürütmüş olduğu, davacının da kabulünde olduğu üzere bu konuda hatalı karar vermek suretiyle SGK kaydı gerekmediğine karar vererek kendi kusuru ile hatalı işlem yaptığı, zira bu hususta ...'ın şirketteki müdürlük görevine dair davacıya eksik ya da yanlış bilgi ve belge verilmesinin sözkonusu olmadığı, neticeten şirkete kesilen para cezalarının da davacı tarafından ödendiği, bununla birlikte davacı ile davalı sigorta şirketi arasındaki sigorta sözleşmesi uyarınca da, davacının mesleki kusuru nedeniyle yasa gereği müteselsil sorumluluğu da bulunan zararı ödemek zorunda kalması nedeniyle, bu tutarı poliçe hükümleri uyarınca davalıdan talep hakkı bulunduğunun açık olduğu, mahkemece alınan ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyet raporunda da tüm bu hususların detaylı olarak değerlendirildiği, davalının itirazlarına ve istinafına konu eksper raporunun da yine rapor içeriğinde tartışıldığı görülmekle, bahse konu eksper raporundaki hatalı yorumun çelişki niteliğinde kabulünün mümkün olmadığı da anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
-
Davalı vekilinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/501 Esas . 2021/823 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 5.990,69. TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.497,68. TL'nin mahsubu ile eksik kalan 4.493,01. TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
-
HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avansdan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41