İzmir BAM 20. HD 2021/1517 E. 2024/669 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2021/1517
2024/669
24 Nisan 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1517
KARAR NO : 2024/669
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/02/2021 (Dava) - 06/10/2021 (Karar)
NUMARASI : 2021/14 Esas - 2021/169 Karar
DAVA : Markaya Tecavüzün Engellenmesi ve Davalı Ticaret Ünvanının Sicilden Terki
BAM KARAR TARİHİ : 24/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/04/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 06/10/2021 tarih ve 2021/14 Esas - 2021/169 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... San. ve Tic. A.Ş' nin 31/01/1996 tarihinden bu yana “...” markasının ve benzer ibareli diğer tescilli markaların sahibi olduğunu, müvekkilin “...” ibaresinin asli unsuru olduğu tescilli markalarının; "...", "... bizlerde çocuktuk", "... yeni nesil oyun grupları", "...", "...", "", "", "...", "...", "...", "...", "" şeklinde sıralandığını ve "..." markasının açıkça müvekkili ile özdeşleştiğini, davalının, ... Ticaret Sicilinin ... sicil numarasında "... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi" ibare ile kayıtlı olup, müvekkile ait tescilli bir marka olan "..." ibaresini asli unsur olarak kullandığını, iş bu durumun açıkça marka hakkımıza tecavüz niteliğinde olup hukuka aykırılık teşkil ettiğini, bu husus ile ilgili Karşıyaka 5. Noterliği' nin 14.07.2020 tarih 19983 yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı tarafa iletildiğini, anılan ihtarnameye davalının kayıtsız kaldığını ve marka hakkına tecavüze devam ettiğini, davalının bu haksız faaliyetinin uzantısı niteliğinde satmakta olduğu ürünlerin üzerine "..." ibaresini basarak, web sitesi ve kataloglarında "..." ibaresini kullanarak ve en önemlisi ise müvekkilinin tescilli markasını logo olarak kullanarak müvekkilin yıllar boyu uzun uğraşlar sonucu elde etmiş olduğu tanınmışlık, güvenilirlik ve uzmanlığından haksız kazanç sağlamakta olduğunu ayrıca davalının kötü ürün satması, kötü hizmet sunması yahut kötü reklam olabilecek herhangi bir eyleminden dolayı müvekkil firmanın da etkilenmesine sebep olduğunu, her iki firmanın merkezinin ... ili ... ilçesinde bulunduğunu, her iki firmanın da plastik ürünler üretip sattığını, ticari unvanın ayırt edici unsurunun aynı olması nedeniyle, tecavüz ve haksız rekabetin varlığının emsal Yargıtay kararlarında kabul edildiğini, davalı şirketin kuruluş tarihinin 2016 yılı iken, müvekkili davacı şirketin kuruluş tarihinin 1996 yılı olduğunu, bu sebeple öncelik hakkı bakımından da, taleplerinin haklılığının aşikar olduğunu, Google üzerinden "..." şeklinde arama yapıldığında davalıya ait görsellerden çok müvekkiline ait görsellerin çıktığını, davalıya gönderilen ihtarname tarihi olan 14/07/2020' den hemen sonra yani 23/07/2020 tarihinde davalının marka tescili başvurusunda bulunduğunu, davalının başvuruda bulunduğu sınıfın 20 numaralı sınıf olduğunu, anılan başvurunun TPMK tarafından 20/09/2020 tarihinde reddedildiğini, anılan kararın 12.10.2020 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, kurumun vermiş olduğu ret kararına rağmen davalının müvekkilin markasını haksız bir şekilde kullanmaya devam ettiğini, bu durumun davalının kötü niyetle müvekkil firmanın başarısından haksız kazanç elde etme niyetini açıkça ortaya koyduğunu ileri sürerek, davalının ... Ticaret Sicili ... sicil numaralı ticaret unvanının sicilden terkinine, müvekkilinin tescilli markalarının yer aldığı 20 numaralı koruma sınıfı kapsamında davalının her türlü markasal kullanımının durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin, plastik bidonlar ve ambalaj kapakları imaline yönelik ticari faaliyette bulunduğunu, söz konusu ticari faaliyeti doğrultusunda 2016 yılından bu yana aktif olarak "..." ibaresini kullandığını, Uluslararası NICE sınıflandırma kodlarından 20. Sınıfta yer aldığını, davacı tarafça Karşıyaka 5. Noterliği 14/07/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname Ankara 26. Noterliği 25/08/2020 tarih ve 09842 yevmiye numaralı ihtarname ile cevap verildiğini, davacı tarafın haksız ve kötüniyetli hareket ettiğinin açık şekilde görüleceğini, müvekkil şirketin bu unvanı seçerken gayet iyi niyetli bir şekilde davranmış ve tüzel kişiliğin gerçek sahibi olan ... adının ilk üç harfi (...) ile kardeşi ... adının son üç harfinin (...) birleştirilmesi ve ... harflerinin ortak kullanılması suretiyle ... ticaret unvanı ve markasının seçildiğini, söz konusu seçimin iddia edildiğinin aksine hukuka ve ahlaka uygun şekilde gerçekleştirilmiş olduğunu, ... ticaret unvanının ve markasının seçiminde kötüniyet ve/veya faydalanma iddiası da mevcut durum dikkate alınacak olursa gerçekle bağdaşmadığını, davacı şirketin ise tescil ettiği bu alandaki markasını aktif olarak kullanmadığı, bu sınıftaki marka kullanımının müvekkil şirket tarafından ilgili tarihten beri aktif olarak kullanıldığını, müvekkili ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin plastik bidon ve plastik bidon kapakları imal etmekte olup sadece söz konusu husus yukarıda da ifade edildiği gibi Uluslararası NICE marka sınıflandırmasında bu 20. sınıfta yer alan "Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler (depolar), kutular, ambalaj kapları, nakliye amaçlı konteynerler, sandıklar, taşıma paletleri, bunlarla birlikte kullanılan kapaklar." emtiaları içerisinde yer aldığını, davacı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ise ticaret unvanından ve dava dilekçesinde tescilli olduğu belirtilen markalardan da anlaşılacağı üzere genel anlamda oyun parkları ve parkurları, bunlara ilişkin bileşenlerin üretimi konularında ticari faaliyetine devam etmektedir, haksız rekabet hükümlerinin uygulanabilmesi için taraflardan birinin söz konusu eylemleri kötüniyetli olarak bundan menfaat sağlama amacıyla gerçekleştirmesi gerekmekte olmasına karşın bahsedilen olayda söz konusu şeyin olma ihtimali bulunmadığını, müvekkili şirketi uzun yıllardır aynı sektörde (bidon, bidon kapağı vb. ürünlerin üretilmesi) faaliyet gösterdiğini ve söz konusu şekilde maddi menfaat teminini gerçekleştirmek gibi bir gayesi ya da kaygısının bulunmadığını, müvekkil şirket tarafından İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/30 Esas sayılı dava dosyası kapsamında 99/016808 başvuru numaralı "..." ilişkin olarak Uluslararası NICE marka sınıflandırmasında 20. Sınıfta yer alan “Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler (depolar), kutular, ambalaj kapları, nakliye amaçlı konteynerler, sandıklar, taşıma paletleri, bunlarla birlikte kullanılan kapaklar" emtiaları açısından aktif ve ciddi bir kullanımının bulunmaması nedeniyle hükümsüzlük davası açıldığını, ilgili dava dosyasının tüm ekleriyle birlikte mahkemece celbi halinde söz konusu ticari unvan ve marka kullanımının haklı nedene dayandığı ve davacı tarafın haksız ve kötüniyetli olarak müvekkil şirkete zarar vermek amacıyla görülmekte olan davayı açtığının ortaya çıkacağını savunarak, davacının haksız ve yersiz olan davasında ileri sürdüğü "kullanmama def’i" de gözetilerek reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince; "... Dolayısıyla davalı ünvanı ile davacı ünvanı arasında iltibas bulunmaktadır. Türk Ticaret Kanunu'nun 50. maddesine göre “Usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanmak hakkı sadece sahibine aittir." Aynı Kanunun 45. Maddesi de “Bir ticaret unvanına Türkiye’nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş bulunan diğer bir unvandan ayırt edilmesi için gerekli olduğu takdirde, ek yapılır.” denilerek ticaret unvanına daha evvel tescil edilmiş olan unvanlardan açıkça ayırt edilecek ilavelerin yapılmasını şart koşmuştur. TTK m.52/1; “Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir.” hükmünü içermektedir. Hüküm uyarınca benzerlik ve iltibas ihtimalinin bulunduğu durumlarda sonra tescil edilen ticaret unvanının terkini mümkündür. Yukarıda açıklandığı veçhile ticaret unvanları arasında var olan benzerlik ve iltibas nedeniyle davacı ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin davalı ticaret ünvanında yer alan "..." ibaresinin terkini talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Davalı dava kapsamında kullanılmama defisini ileri sürmüş ise SMK25/7. Maddesi uyarınca bu definin hükümsüzlük davalarında ileri sürülebileceğinden talebi yerinde görülmemiştir. Her ne kadar davalı mahkememizin 2021/30 esas sayılı dosyasının bekletici mesel yapılmasını istemiş ise de 2021/30 esas sayılı dosyamızda markanın kullanılmama nedeni ile iptali istemli olduğu, 04/03/2021 tarihinde açıldığı davamızdan sonra tarihli olduğu, iptal davalarının ileriye etki doğurduğundan bekletici mesele talebi yerinde olmadığı...." gerekçesiyle davacının davasının KABULÜ ile, davalının ticaret ünvanında yer alan "..." ibaresinin terkinine, Davalının 20 sınıfta yer alan "plastikten mamul variller, fıçılar, bidonlar, hazneler(depolar), sıvı kapları, plastik kutular" emtiyalar yönünden "..." ibaresini markasal kullanımının durdurulmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin ticaret unvanının markasal bir kullanım olmamasından kaynaklı davacı markaya zarar verebilecek bir eylemin olmadığını ve dava konusu uyuşmazlığın teknik açılardan açıklanması için tevdi edilen bilirkişinin mahkemeye sunduğu raporda hatalı değerledirme yapması ve bu değerlendirmeye göre ilk derece mahkemesinin hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça ileri sürülmesine karşın müvekkilinin ticaret unvanını markasal kullanıma ulaşmayan bir şekilde kullanması ve unvanının çekirdek alanının ayırt edicilik sağlanmış olduğundan davacı şirketin taleplerinin yersiz olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, markaya tecavüzün engellenmesi ve davalı ticaret ünvanının sicilden terki istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Davacı 1996 yılından beri ... markası ile faaliyette olduğunu, ... ismi ile birçok markasının olduğunu, davalının da ... ibaresini kullanarak ticari faaliyette bulunduğu, her iki şirketin de plastik ürün üretip satmakta olduğunu ileri sürmüş, davalı ise, davacının oyun parkları ve parkurları konularında faaliyet gösterdğini, sektörlerin aynı olmadığını savunmuştur.
Mahkemece davacı markalarının esas unsurunun ... ibaresi ve davalının kullanımının esas unsurunun da ... ibaresi olduğu, bu sebeple benzerliğin bulunduğu ancak mal/hizmet benzerliği yoksa tek başında taraf markalarının benzerliğinin karıştırılma ihtimaline yol açmayacağı, davacıya ait markalardan 99/... nolu markasının asli unsurunun ... ibaresi ve 20. sınıfta tescilli olduğu, davalının kullanımlarının da 20. sınıf emtiası içerisinde olduğu, davalının kullanımına konu hizmetler ile davacı markası kapsamındaki hizmetler arasında ayniyet bulunması sebebiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı yargılama aşamasında davacının mal/hizmet benzerliğine konu ve mahkemece davanın kabulüne esas alınan tek markası olan 99/... nolu markanın iptali sebebiyle aynı mahkemenin 2021/30 E. sayılı dava dosyasında dava açtığını, bu davanın bekletici mesele yapılmasını talep etmiş, mahkemece 2021/30 esas sayılı dosyanın markanın kullanılmama nedeni ile iptali istemli olduğu, 04/03/2021 tarihinde açıldığı, dolayısyla eldeki davadan sonra açılması ve iptal davalarının ileriye etki doğurması sebebiyle bekletici mesele talebi yerinde görülmemiştir.
İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/30 esas sayılı dosyanın yapılan incelemesinde; davacının eldeki davamızda davalı olan ... Ltd. Şti., davalının ise yine eldeki davamızda davacı olan ... A.Ş., davanın davalıya ait 99/016808 nolu markanın kullanılmama sebebine dayalı iptal davası olduğu, mahkemece 24.11.2021 tarihli karar ile, 20. Sınıfta yer alan "taşıma paletleri" emtiası yönünden davanın kabulüne, diğer emtialar yönünden ise reddine karar verildiği, dosyanın davacı tarafından istinaf edildiği ve halen istinaf aşamasında olduğu anlaşılmıştır.
6769 sayılı Yasanın 2. fıkrası, "26 ncı madde gereğince markanın iptaline karar verilmesi hâlinde ise bu karar, iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarihten itibaren etkilidir. Ancak talep üzerine, iptal hâllerinin daha önceki bir tarihte doğmuş olması hâlinde iptal kararının bu tarihten itibaren etkili olacağına karar verilebilir." şeklindedir. Buna göre her ne kadar iptal davaları ileriye etkili olsa da kullanmama sebebine dayalı iptal davalarında iptal sebebi iptal başvurusundan önceki bir tarihte gerçekleşmişse talep halinde iptal kararının bu tarihten itibaren etkili olacağına yönelik karar verilebilir. 2021/30 esas sayılı dava dosyanda davacının bu yönde bir talebi yoktur. Mahkemece verilen kısmi kabul kararında da geçmişe etkili olacak şekilde hüküm kurulmadığı görülmüştür. Davacı istinaf dilekçesinde de bu husus istinafa konu edilmemiştir. Dolayısıyla İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/30 esas sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapılmasına gerek yoktur. Bu durumda iptali dava edilen davacı markası ile davalı ticaret ünvanı arasında benzerlik olduğu sabit olup mahkemece davanın kabulüne yönelik hüküm kurulması doğru olmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davalı vekilinin İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/14 Esas . 2021/169 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
-
Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41