SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 20. HD 2021/1678 E. 2024/633 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1678

Karar No

2024/633

Karar Tarihi

17 Nisan 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1678

KARAR NO : 2024/633

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 10/10/2016 (Dava) - 25/05/2021 (Karar)

NUMARASI : 2019/201 Esas - 2021/360 Karar

DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan)

BAM KARAR TARİHİ : 17/04/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 17/04/2024

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/201 Esas- 2021/360 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA:

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halindeyken 19.05.2016 tarihinde yaya müteveffa ...'e çarparak ölümüne neden olduğunu, bu olaya ilişkin İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/456 Esas sayılı dosyası ile ... hakkında kovuşturma başlatılmış olup halihazırda devam ettiğini, kaza tespit tutanağından anlaşılacağı üzere davalı ...'in kaza sebebiyet vermekte asli kusurlu olduğunu, kaza tarihinde alkollü olup hız sınırlarına da riayet etmediğini, müteveffaya çarptıktan sonra fren dahi yapmaksızın yoluna devam ettiğini, müteveffayı ölümle baş başa bıraktığını, davalı tarafın kazadan saatler sonra kaza mahallinden epey uzakta yakalandığını, müteveffa ...'ün kaza tarihi itibariyle 15 yaşını doldurup 16 yaşından gün aldığını, yaşasaydı üniversiteden mezun olacağını ve müvekkiline destek olmaya başlayacağını, bunun yanı sıra ölenin, müvekkilinin iki oğlundan biri olduğunu, müvekkilinin kaza tarihinde hamile olup ölen oğlunun üzüntüsüne dayanamayarak düşük yaptığını, diğer müvekkili ... bakımından da muhik olan manevi tazminat tutarının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsilini talep ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkili ...'in, cenaze masrafları, defin giderleri ile müteveffanın desteğinden yoksun kalmış olması nedeniyle uğradığı zarara karşılık şimdilik 600,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, elem ve ızdıraba karşılık 75.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline; küçük ...'ün abisini kaybetmiş olması nedeniyle uğradığı büyük elem ve ızdırabına karşılık 25.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; trafik kazasının meydana geldiği noktada yaya yolu olmadığını, trafik işaret levhası da olmadığını, ışıklı ve sesli işaretin ve geçidin bulunmadığını, ilk çarpışma yerinin yol üzerinde olduğunu, maktulün giysi özelliklerinin koyu olduğunu, İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesi' nin 2016/456 Esas sayılı dosyasında mevcut 19.05.2016 tarihli trafik kaza tespit tutanağı ile müteveffa ...' ün yayaların geçmesine mahsus bir nokta olmayan ve karşıya geçmelerine engel olunması amacıyla bariyerlerle kapatma suretiyle önlem alınmış bir noktadan karşıdan karşıya geçmeye çalışması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin kaza anında 0,98 promil alkollü olduğu tespit edilmiş ise de, gerek alkollüyken araç kullanmanın bir kusur olmaması gerekse de bireysel farklılıklar göstermekle birlikte bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığının detaylı dahili muayeneye yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabilecek olup, böyle bir tespit yapılmamış olmasına göre, kaza anında 100 promilin altı seviyede alkollü olan müvekkilinin asli ya da tali kusuru bulunmadığını, asli kusurun müteveffa ...' de olduğunun İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/456 Esas sayılı dosyasındaki 27/07/2016 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, ekonomik ve sosyal durum araştırması yapılmak suretiyle müteveffa ...' ün annesine halihazırda destek olmasının mümkün olup olmadığının, gelecekte destek olup olamayacağının tespit edilmesini, manevi tazminat tutarının hak ve nefaset ilkesine uygun ve sebepsiz zenginleşmeye neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini, kaza ile davacı yanın gebe olması ve çocuğunu kaybetmesi arasında illiyet bağı kurulamayacağını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın müvekkili şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, ihbar üzerine hasar dosyası açıldığını, sigortalı araç sürücüsünün %75 kusuru ve asgari ücret üzerinden TRH 2010 ölüm tablosu uygulanarak, %1,8 teknik faiz üzerinden aktüer hesabı yaptırıldığını, alınan tazminat raporu doğrultusunda 08/08/2016 tarihinde davacı anne ... için 36.017,27 TL destek tazminatı ödendiğini, müvekkilinin üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde dava dışı olan ancak destek payı bulunan müteveffanın babası için pay ayrılarak hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplamalarda ödeme tarihinden itibaren faiz güncellemesi yapılmasını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece, "....Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mirasçılık belgesinde ...'ün 19/05/2016 tarihindeki vefatı neticesinde terekesinin 2 pay kabul edilerek 1 payının ...'e, 1 payının ...'e ait olduğunun tespit edildiği, İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/456 Esas-2017/207 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama ve trafik kazası tespit tutanağında yer alan tespitler kapsamında, dava konusu trafik kazasının gerçekleşmesinde sanık ...'in tali, müteveffa ...'ün asli kusurlu olduğunun kabulü neticesinde sanık ...'in sabit olan 'bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek suçu'ndan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf incelemesi neticesinde kesinleştiği, SGK tarafından davacılara herhangi bir ödeme yapılmadığı, davalı nezdinde davacılar tarafından yapılan başvuru sonucunda, davalı sigorta şirketi tarafından 08/08/2016 tarihinde davacı ... yönünden 36.017,27-TL tutarında ödeme yapıldığı, görevsiz mahkeme nezdinde ve ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporları çerçevesinde dava konusu trafik kazasının ...'in %25 oranında tali, müteveffa ...'ün %75 oranında asli kusuru neticesinde meydana geldiği, görevsiz İzmir 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/110 Esas-2019/319 Karar sayılı dosyasında alınan aktüerya raporunda anne ...'in destekten yoksun kalma tazminatı alacağının 94.056,74-TL olduğu, cenaze giderinden kaynaklı alacağın ise 1.500,00-TL olduğu, toplam talep edilebilecek tazminat miktarının kusur oranlarının uygulanması ile 23.889,18-TL olacağı, dava açılmadan önce ödenen ve güncelleştirilen bedel olan 44.715,44-TL'nin mahsubu neticesinde destekten yoksun kalma tazminatı alacağı bulunmadığını mütalaa ettiği, alınan ek raporda da anne ...'in destekten yoksun kalma tazminatı alacağının 159.451,65-TL olduğu, kusur oranlarının uygulanması ile destekten yoksun kalma tazminatı alacağının 39.862,91-TL olacağı, dava açılmadan önce ödenen ve güncelleştirilen bedel 51.009,45-TL'nin mahsubu neticesinde destekten yoksun kalma tazminatı alacağının bulunmadığı, cenaze giderinden kaynaklı olarak alacağın ise kusur oranları dahilinde 375,00-TL olduğunun mütalaa edildiği, her ne kadar yerleşik Yargıtay içtihatları ve Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı kararı göz önünde bulundurulduğunda TRH-2010 yaşam tablosunun ve müteveffanın muhtemel gelirinin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değerinin uygulanması gerekmekte ise de, görevsiz mahkemede ve burada yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından dava açılmadan önce yapılan ödemenin mahsubu neticesinde davacı ... açısından destekten yoksun kalma tazminatı alacağının bulunmadığı yönündeki tespitlerin yeterli görülerek yerleşik ve güncel içtihatlara uygun olarak alınacak raporun yargılamaya ve sonuca herhangi bir katkısı olmayacağı, davacı ...'in destekten yoksun kalma tazminatı alacağının bulunmadığı, davalı sigorta şirketinin dolaylı tazminat kalemi mahiyetinde bulunan cenaze ve defin giderlerinden sorumlu olmadığı anlaşılmakla, belirtilen gerekçeler kapsamında destekten yoksun kalma tazminatı açısından davanın reddine, cenaze ve defin giderleri açısından davanın davalı ... yönünden kabulüne, manevi tazminat talepleri açısından ise tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacılar ile müteveffa arasındaki akrabalık ilişkileri, kusur durumları ve sair hususlar gözetilerek davanın kısmen kabulüne yönelik olarak karar vermek gerekmekle; DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, DAVACI ... YÖNÜNDEN; destekten yoksun kalma tazminatı talebinin REDDİNE, cenaze ve defin giderlerine ilişkin maddi tazminat talebinin KABULÜ ile, 300,00-TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 19/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'e verilmesine, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden defin ve cenaze giderlerine ilişkin maddi tazminat talebinin REDDİNE, manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, 25.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 19/05/2016'dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, DAVACI ... YÖNÜNDEN; manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, 7.500,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 19/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'e velayeten davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE...." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

DAVACILAR VEKİLİ TARAFINDAN, "...Dosyada tüm hesaplamaların PMF 1931 tablosuna göre yapıldığını, ancak Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/2598 E.- 2021/34 K. sayılı kararında hesaplamaların PMF 1931 tablosuna göre değil, TRH 2010 tablosuna göre gerçekleştirilmesi gerektiğinin belirtildiğini, mahkemenin kararında; '...alınan bilirkişi raporları kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından dava açılmadan önce yapılan ödemenin mahsubu neticesinde davacı ... açısından destekten yoksun kalma tazminat alacağının bulunmadığı yönündeki tespitler yeterli görülerek yerleşik ve güncel içtihatlara uygun olarak alınacak raporun yargılamaya ve sonuca herhangi bir katkısı olmayacağı...' ifadeleri ile TRH-2010 yaşam tablosuna göre yapılacak hesapların fark yaratmayacağı sonucuna vardığını, ancak TRH-2010 yaşam tablosu kullanıldığında dosyada mübrez bilirkişi raporlarındaki hesaplamalar tümden değişeceğinden, TRH-2010 yaşam tablosuna göre bilirkişiden ek rapor alınmadan karar tesis edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kusur bakımından; davalı yanın kaza mahallinden kaçmasının dahi başlı başına asli kusurlu olduğuna delalet ettiğini, bunun yanı sıra davalı yanın, öngörülen sınırın neredeyse iki katı alkollü olduğunu, ayrıca yine öngörülen sınırın neredeyse iki katı hızda seyrettiğini, müteveffanın asli ve davalı yanın da tali kusurlu olarak nitelendirilemeyeceği kanaatinde olduklarını, müteveffanın, müvekkilinin iki oğlundan birisi olduğunu, müvekkilinin, kaza tarihinde hamile olduğunu, ölen oğlunun üzüntüsüne dayanamayarak gebe olduğu çocuğunu da kaybettiğini, ayrıca müteveffanın geride bıraktığı ... isminde bir kardeşinin bulunduğunu, küçük ...'ün bundan böyle ağabey şefkatini tadamayacak olup, kendisine arka çıkacak, zor günlerinde yanında olacak ve ona yol gösterecek bir kardeşten ömür boyu mahrum kaldığını, mahkemenin işbu kararda takdir ettiği manevi tazminat miktarının oldukça az olduğunu..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DAVALI ... VEKİLİ TARAFINDAN; "...Yargılama neticesinde cenaze ve defin giderlerine ilişkin tazminat talebinin kabul edilerek 300,00 TL'nin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle müvekkilinden alınmasına karar verilmişse de; bu kabulün açıkça dayanaktan yoksun olduğunu, İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesi'nin kusur raporları ve trafik alanında uzman bilirkişinin 24/12/2018 havale tarihli raporu çerçevesinde müteveffa yaya ...'ün %75, araç sürücüsü ...'in %25 kusurlu olduğu yönündeki tespit dikkate alındığında, müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, kaldı ki ilk derece mahkemesince aksi yönde bir kanaat oluşsa dahi mevcut delil durumu dikkate alındığında cenaze ve defin giderleri için yalnızca 90,00 TL harcama yapıldığının görüleceğini, manevi tazminatın da amacını aşarak bir zenginleşme aracı olarak kabul edildiğinin görüldüğünü, öncelikle ilk derece mahkemesince davacı ...'in olay tarihinde gebe olduğu ve karnındaki evladını da kaybettiğinden bahisle manevi tazminat miktarı tayin edilmişse de, davacının karnındaki çocuğunu kaybetmesinin nedeninin müteveffanın ölümü olduğuna dair herhangi bir nedensellik bağı kurulamadığını, arada yaklaşık bir aylık süre olduğunu, başka dış faktörlerin de söz konusu olabileceği dikkate alındığında bu sebebe dayanılarak manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, yine kişilerin ölüm neticesinden dolayı acı, elem, ızdırap gibi olumsuz duygulara maruz kalıp kalmadıklarının değerlendirilmesi gerektiğini, özellikle davacı ... hakkında sübjektif unsurun oluşup oluşmadığı değerlendirilmeksizin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm unsurların gerçekleştiği kabul edilse dahi hükmedilen manevi tazminat miktarının davacıların acılarının karşılığından ziyade bir zenginleşme aracı olduğunu...." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; mahkemece müteveffanın asli, davalı sürücünün ise tali kusurlu olduğunun kabulü ile hesaplama yaptırılarak bu hesaba göre hüküm tesis edilmiş ise de, dosya içeriğine göre kusur durumları netleştirilmeden ve özellikle kaza tespit tutanağı ile çelişki oluştuğu gözetilmeden karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Kaza tespit tutanağında müteveffa tali, davalı sürücü ise asli kusurlu olarak belirlenmiş, görevsiz mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nden alınan makine mühendisi bilirkişi raporunda ise müteveffa asli (%75), davalı sürücü tali kusurlu (%25) olarak kabul edilmiştir. Her ne kadar mahkemece, ceza mahkemesi dosyasındaki kusur raporlarının da bu yönde olduğu, bu nedenle görevli mahkemece yeniden kusur raporu alınmasına gerek görülmediği belirtilmişse de, ceza dosyasındaki kusur durumu hukuk hakimini bağlamayacağı gibi, kaldı ki ceza dosyasındaki ATK kusur raporunda davalı sürücü tali kusurlu olarak belirlenmiş, ancak keşfen alınan kusur bilirkişi raporunda ise sürücünün "üst düzeyde tali kusurlu" olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bu haliyle dosya kapsamında kusur bakımından oluşan çelişki giderilmeksizin karar tesisi doğru olmadığından, öncelikle mahkemece İTÜ veya Karayolları Fen Heyetinden kusura dair çelişkileri ve taraf itirazlarını giderecek şekilde yeniden rapor alınması için kararın kaldırılması gerekmiştir.

Yine, davacı tarafça, hesaplamada TRH 2010-progresif rant usulünce hesap yapılması yönünde itirazlarda bulunulup, bu hususun istinafa da getirildiği görülmektedir. Mahkemece alınan aktüer bilirkişi ilk raporunda TRH 1,8 teknik faiz, son raporda ise PMF progresif rant usulünce hesap yapılmış olup, yaşam süreleri bakımından raporlar arasında davacı aleyhine büyük fark olması da dikkate alınarak, kusur durumunun netleştirilmesinin akabinde TRH 2010-progresif rant usulünce davacı anneye yapılan ödemenin yeterliliğinin denetlenmesi gerekmekte olduğundan, bu husus bakımından da kararın eksik inceleme nedeniyle kaldırılması gerekmiştir.

Davalı ... vekilinin cenaze giderlerine yönelik itirazlarının ise kabulü mümkün görülmemiştir. Zira, bahse konu giderler trafik kazası ile illiyet bağı bulunan giderler olup, iddia edildiği gibi mezar yeri ücretinden ibaret olmadığından (kefen-tabut-cenaze aracı-yıkama vs..) mahkemece hüküm altına alınan 300-TL bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı, sözkonusu tutarın makul olduğu görülmüştür.

Manevi tazminata dair her iki taraf itirazlarının ise, kusur durumu belirlendikten sonra değerlendirilebilecek olmasından dolayı, bu aşamada bu itirazların incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜNE; İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/201 Esas. 2021/360 Karar sayılı kararının HMK 353/1. a. 6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

  2. Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

  3. Davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

4-İSTİNAF AŞAMASINDA;

a-Davacılar tarafından yatırılan 59,30-TL istinaf karar harcının istek halinde davacılara iadesine,

b-Davalı ... tarafından yatırılan 560,14 TL istinaf karar harcının istek halinde davalı ...'e iadesine,

  1. İstinaf aşamasında davacılar ve davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına,

  2. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  3. Kararın taraflara tebliği, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 17/04/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınAçılan)tarafındanTazminatMaddi(ÖlümreddikabulünedavacıreddineizmirManeviyönündenvedavalıvekilireddine"kısmendavacılarkabulütarihiSebebiylenumarasıcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim