İzmir BAM 20. HD 2021/1495 E. 2024/626 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2021/1495
2024/626
17 Nisan 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1495
KARAR NO : 2024/626
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/12/2020 (Dava) - 06/10/2021 (Karar)
NUMARASI : 2020/121 Esas - 2021/180 Karar
DAVA : Tasarımın Hükümsüzlüğü
BAM KARAR TARİHİ : 17/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/04/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/121 Esas-2021/180 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalının 12/11/2019 başvuru tarihli 2019/07197 tescil nolu tasarım belgesinin başvuru sahibi olduğunu, söz konusu davaya konu edilen tasarımın, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun aradığı yenilik ve ayırt edicilik unsurunu taşımadığını, davaya konu edilen tasarım ile ilgili olarak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümlerinin uygulama alanı bulacağını, yasal mevzuata göre yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşımayan bir tasarımın bu kanunla sağlanan haklar kapsamında korunmasının mümkün olmadığını, tekniğin bilinen durumuna dahil olmayan buluşun yeni olduğunun kabul edildiğini, buluşun yeni kabul edilebilmesi için tescil tarihinden önce ortaya konulmamış, kullanılmamış ve açıklanmamış olması gerektiğini, bir buluşun yeni sayılmasının, daha önce dünyanın herhangi bir yerinde ortaya konulmamış, kullanılmamış ve açıklanmamış olması gerektiği şartına bağlı tutulduğunu, SMK madde 56/5'de ise bir tasarımın "ayırt edici niteliğe sahip" olduğunun kabul edilmesi için aranan şartlar düzenlenmiş olup, buna göre; davalı adına tescilli dava konusu tasarım tescil tarihinden önce müvekkilleri tarafından ortaya konulmuş ve açıklanmış tasarım ile birebir aynı olduğundan ve genel izlenim olarak müvekkilerine ait tasarımlardan farklı olmadığından yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşımadığını, bu nedenle hükümsüzlüğüne karar verilmesi ve sicilden terkininin gerektiğini, emsal Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, yenilik unsuruna sahip olup olmadığının tespitine yönelik araştırmanın kamu düzenine ilişkin olduğunu ve konusunda uzman olan bilirkişilerin yapacakları araştırma sonucunda karar verilmesi gerektiğini, davalı adına tescilli 2019/07197 tescil nolu tasarımın daha önce müvekkili adına tescil edilmiş 2019/4620-2 ve 3 nolu tasarımlarla aynı olup hükümsüzlüğünün tespiti gerektiğini, davalı tasarımının kamuya sunulmuş tasarımlar ile aynı olduğunu, görsellerden de benzerliğin çok yüksek olduğunun açıkça görüleceğini, 5 ve 7 nolu tasarımlarda yer alan ürünün, müvekkilinin ... ... olarak adlandırdığı ürün olduğunu, bu ürüne ait tescil belgesi bulunduğunu, başvuruda 5. tasarımda 7. tasarımdan farklı olarak unsurun yalnızca buton kullanılmaması olduğunu, geri kalan kısımların aynı olduğunu, sayaçların genel dış hatlarının aynı olduğunu, alttaki kasa kısmının yan ve alt kısımlarındaki ürün detaylarının girinti ve çıkıntılar vidalama yerleri vs. birebir aynı olduğunu, ekrandaki sayaç kısmının yapısı yani üstte dikdörtgen dijital ekran ve altındaki dairesel olarak bilgilerin yazdığı alan, vida ve buton yerleri ve şekillerinin birebir aynı olduğunu, yine kenar çizgilerinin de üstten alta doğru alt yarının daralarak kavisli şekilde inmesinin birebir aynı olduğunu, dava konusu tasarımın müvekkilinin tasarımından hiç bir farkı olmadığını, 9 ve 10 nolu tasarımlarda yer alan ürünün, müvekkilinin ... ... olarak adlandırdığı ürün olduğunu, tescil belgesinin buluduğunu, 10. tasarımda farklı olan unsurun yalnızca buton kullanılmaması olduğu, web sitesinde ürüne ait yayınlar bulunduğunu, tasarımın görüldüğü üzere birebir aynı olduğunu, 01 nolu tasarıma gerekçe gösterilen sayacı müvekkilinin 2013 senesinde kamuya sunduğunu ve o tarihten beri web sitesinde yer alan ... nolu tasarım olduğunu, "web archive kayıtları" nın ekte sunulduğunu, bu ürünün satışına ilişkin faturaların da dilekçe ekinde yer aldığını, 05, 07, 09, 10 nolu tasarımlara gerekçe gösterilen tasarımların tescilli tasarımlar olduğunu ve bu tescillere ilişkin TÜRKPATENT sayfalarının ekte sunulduğunu, itiraza konu tasarımların itiraza gerekçe olarak gösterilen tasarımlar ile iltibasa yol açacak kadar ayniyetlik taşıdığını, söz konusu tasarımların ayırt edici karakterini zarara uğratmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, tasarımcının seçenek özgürlüğünün sınırı yok iken ayırt edilemez derecede benzer olması sebebiyle davalının tasarım tescilinin müvekkilinin haklarına tecavüz teşkil ettiğini, hiçbir özgünlük katılmayan ürün için yapılmış olan başvuruların aslında bir kopya olduğunu, ayırt edici bir unsur ve yenilik taşımadığını belirterek, başvuru ve buluş sahibi davalı olan 12/11/2019 başvuru tarihli 2019/07197 tescil nolu (2019/07197-01, 05, 07, 09, 10 nolu) tasarım belgesinin hükümsüzlüğüne ve TPMK sicilinden silinmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın mahkemeye başvurmadan önce, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2019/07197 no’lu müvekkili şirketin tasarımı yayımına itirazda da bulunduğunu, kurumun, itiraza konu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşıdığı gerekçesi ile itirazı reddettiğini, şöyle ki; 2019/07197 no’lu müvekkili şirketin tasarımının davacı tarafın 2019/04620 no’lu tasarımına benzediği gerekçesi ile itirazda bulunulduğunu, müvekkili şirketçe itiraza karşı görüş bildirildiğini ve akabinde Türk Patent ve Marka Kurumu'nun Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı'nın 19.11.2020 tarihli kararında; yapılan incelemede ve değerlendirmede, itiraza gerekçe gösterilen 2019/04620 - 2 ve 3 sıra numaralı tasarımların ayrıca "...'' kod numaralı ürünün genel izlenim itibariyle farklı olduğunun belirlendiğini, itiraz konusu müvekkili şirkete ait 2019/07197 - 5,7,9 ve 10 sıra numaralı tasarımların yenilik ve ayırt edici niteliğe sahip olduğunun açıkça görüldüğünü, haksız ve hukuka aykırı itirazı kurum tarafından reddedilen davacı tarafın bu sefer de işbu haksız ve hukuki mesnetten yoksun davayı ikame ettiğini, iddialarını ispatlar nitelikte herhangi bir delil de sunmadığını, söz konusu tasarımın davacıya ait tasarımlardan tamamen farklı olduğunu, aynı amaca farklı şekillerde hizmet ettiğinin aşikar olduğunu, su sayaçları aynı sektörde benzer amaçlara hizmet ediyor olsalar dahi tamamen farklı görünüşlere sahip olan farklı tasarım ürünleri olduğunu, bir tasarımın ayırt ediciliğinin, kanunen bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile oluşturulmuş olduğunu, işbu davaya konu tasarımın ayırt edici nitelikte olduğu ve kullanım esnasında farklı kolaylıklar sağladığının açıkça bilgili kullanıcılar nezdinde de anlaşılabilir durumda olduğunu, müvekkili şirketin, Türkiye'nin en büyük akıllı sayaç tedarikçilerinden biri olduğunu, müvekkili şirketin ve karşı tarafın tasarımları arasında formsal olarak bariz farklılıklar olduğunu herhangi bir kullanıcının rahatlıkla anlayabileceğini, tasarım ürünleri arasındaki farkların ürünün kullanımını değiştirdiği gibi gerek bilgilenmiş kullanıcı tarafından gerek sıradan tüketici tarafından kolaylıkla anlaşılabileceğini, karşılaştırıldığı zaman iltibasa yol açacak kadar ayniyetlik durumunun söz konusu edilemeyeceğinin açıkça görülebileceğini, ciddi görünüş farklarının bulunduğunun söylenebileceğini, ayrıca dava dilekçesinde davacının tasarım ayniyeti olduğu iddia edilen ürünlerin tek bir açıdan karşılaştırılması yapılmış olup, detaylı bir inceleme yapılmadığını, teknik şartnameler ve su sayacı ölçü aletleri standartları tarafından belirlenen ve benzer olması gereken özelliklerin bilinçli olarak ayniyet göstergesi olarak kullanılmaya çalışıldığı kanaatinde olduklarını, benzer olduğu iddia edilen 2019/04620-2 ürününde buton bulunduğunu, 2019/07197-5 numaralı tasarımda, isim plakası olarak adlandırılan parça bulunduğunu, 2019/07197-5 numaralı tasarımda mekanik kayıt ünitesi bulunmadığından dolayı, benzer olarak değerlendirilen ... sayacından farklı olarak model üst kapak parçasında düz bir yüzey kullanıldığını, 2019/07197-5 numaralı tasarımda, tasarımın formu ürünün fonksiyonuna uygun olarak tasarlandığını, bu durumun 2019/04620-2 modeli için geçerli olmadığını, maliyet odaklı bir tasarım tercihi yapıldığını ve aynı tasarıma sahip ürünlerin iç aksamında ve elektronik kısmında değişiklik yapılarak kullanılmasının tercih edildiğini, genel olarak sayaçların incelendiğinde anlaşılabilecek ciddi farklılıklar bulunduğunu, farklı hatlara sahip olduğunu, buton için, üst kapak tasarımına, butonun yuvarlak şekline uygun bir buton yuvası tasarlandığını, 2019/07197-9 numaralı tasarımda bir isim plakası olarak adlandırılan parça bulunduğunu, bu parçanın ait olduğu ürünün tasarıma dahil olması nedeniyle 2019/07197-1 numaralı tasarımın dış görünüşüne büyük etkisi bulunduğunu, isim plakası parçası iki delik içerdiğini, bu delik yapıları optik port okuma fonksiyonu için tasarlandığını, aynı şekilde 2019/04620-3 no’lu tasarımda da 3 adet delik yapısı bu amaçla tasarlanmış olmak ile beraber delik sayıları ve yerleşiminden ötürü bunun farklı yönde bir tasarım ihtiyacını karşılamak için yapıldığının görüldüğünü, iki firmanın da kullanılan ürünler için uzaktan okuma bağlantısı fonksiyonunu gerçekleştirebilmek için farklı yollar izlediğini, 2019/07197-09 no’lu tasarımın üst kapak ön tarafında herhangi bir pah kırılmadığını, 2019/04620-3 no’lu tasarımda ise ön kısımda geniş bir pah kırıldığını ve iki sayacın da görünüşlerinde farklılık yarattığını, 2019/07197-10 no’lu tasarımda mekanik kayıt birimi bulunmadığını, sayaç üst kapaklarında farklı tasarımlar yapıldığını, 2019/04620-3 serisine mekanik kayıt ünitesini ayıran duvar kullanımı üst kapak tasarımında kırımlı bir desen olarak gözükmekle beraber 2019/07197-10 modelinde ise böyle bir desen bulunmadığını, müvekkili şirkete ait eski tarihli faydalı model/patent başvurusu olan 2018/05321 başvuru numaralı “ön ödemeli su sayaçlarında bulunan değiştirilebilir pil için sayacın iç tertibatına ulaşmayı önleyen pil kapağı mühürleme yapısı” başlıklı faydalı modelin başvuru tarihinin 16.04.2018 olduğunu, bahsi geçen faydalı modelin dosyaları içinden şekiller incelendiğinde; tasarımının detaylı görsellerinin bu şekillerde yer aldığı görüldüğünü, 2018/13619 başvuru numaralı “su sayacının içindeki suyun donmasıyla zarar görmesinin önlenmesi için; su sayacının içindeki suyu tahliye eden dahili motorlu vana sistemi” başlıklı faydalı modelin başvuru tarihinin 21.09.2018 olduğunu, bahsi geçen faydalı modelin dosyaları içinden şekiller incelendiğinde; tasarımının detaylı görsellerinin bu şekillerde yer aldığının görüleceğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece, "...Sınai mülkiyet uzmanı ve tasarım uzmanı bilirkişi heyetinden 16/08/2021 tarihli alınan raporda; tasarımcının seçenek özgürlüğü ve pazarda farklı tasarımların bulunduğu/bulanabileceği ve de genel izlenim prensibi dikkate alındığında davalı tasarımlarında yer alan mevcut farklıkların bilgilenmiş kullanıcı gözüyle davalı ürününe ayırt edici nitelik katmadığının rapor edildiği, ....dosya kapsamında toplanan deliller ve bilirkişi raporu dikkate alındığında; davacının dosyaya sunduğu davalı tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik özelliğini kırıcı görseller incelendiğinde; davalı tasarımlarının ayırt edicilik özelliği bulunmadığı, her ne kadar davalının dosyaya sunduğu uzman görüşünde sayaçların genellikle altta oval üst kısmının kare olduğunu belirtilmiş ise de, bilirkişi raporunun 5. sayfasında sayaç örneklerinde farklı şekillerde çok sayıda sayaçların bulunduğu, genellemenin yerinde olmadığı, ayırt edicilik ve seçenek özgürlüğünü ortadan kaldırmadığı, uzman görüşündeki belirtilen farklılıkların dosya kapsamında alınan patent uzmanı makine mühendisi ile birlikte tasarım uzmanından alınan bilirkişi raporunda değerlendirilmiş olup orada da belirtildiği üzere davalı tasarımlarındaki mevcut farklılıkların bilgilenmiş kullanıcı gözüyle ayırt edici nitelik katmadığı, davalının seçenek özgürlüğü olmasına rağmen, tasarımlarını önceki tarihli tasarımlardan yola çıkarak meydana getirdiği ancak kendine haz bir kimlik oluşturmadığı kanaatiyle, uzman görüşüne itibar edilmediği, sonuç olarak; DAVANIN KABULÜ İLE, davalı adına tescilli 2019/07197-01-05-07-09-10 nolu tasarımların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine...." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili tarafından, "...Mahkemece, dosyada mübrez Doç. Dr. ... tarafından tanzim edilen teknik mütalaa ve TPE tarafından düzenlenen yeniden inceleme ve değerlendirme kurul kararı hiçbir surette dikkate alınmaksızın, hükme esas alınmaya elverişli ve yeterli olmayan, aksine çelişki içeren bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulduğunu, davacı firmanın, işbu hükümsüzlük davasını ikame etmeden önce Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde bir itiraz süreci başlattığını, aynı dayanak belgeleri göstermek suretiyle tescili engellemeye çalıştığını, ancak bu noktada, Türk Patent ve Marka Kurumunun 19.01.2020 tarihli 2020/T-782 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurul Kararı ile, müvekkili şirketin tasarımlarının yenilik ve ayırt edici niteliğe sahip olduğunu belirterek davacı yanın itirazlarını reddettiğini ve tasarımları tescilleme kararı aldığını, nitekim, sundukları uzman mütalaasında da tasarımların ayırt edici niteliğe sahip olduğu şeklindeki değerlendirmelerin bulunulduğunu ve Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından verilen YİDK ile uyumlu yönde mütalaa verildiğini, davacı taraf ile müvekkili şirketin aynı sektörde faaliyet gösteren firmalar olduğunu, aynı tür ve aynı amaçlı ürünleri ürettiğini, ilgili ürünlerin özelliği gereği belirli teknik özellikler ve kısıtlamaların tasarımları şekillendirdiği gibi unsurlar göz önüne alınmaksızın müvekkili şirket aleyhine birtakım değerlendirmelerde bulunulduğunu, örneğin sayaçların alt gövdelerinin mavi olmasının, ilgili sayaçların birer soğuk su sayacı olduğunu, dolayısıyla mavi rengin soğuk su sayaçlarında standart bir kural olduğunu, sıcak su sayaçlarında ise kullanıcı idarelerin sayaçların kırmızı olmasını dikte ettiği gibi unsurların dikkate alınmadığını, tasarımlarda yer alan jenerik/anonim unsurlar ve tekniğin zorladığı biçim özelliklerinin dikkate alınmadığını, bahsi geçen duruma dair, bilirkişi heyetinin raporda, kısıtlı sektör bilgileri doğrultusunda kadranlar ve ibreler hakkında dahi yanlış sonuçlara vardığı açık olduğu halde, mahkemece itirazlarının dikkate alınmadığını, belli metrik birim için belli büyüklük ve renk kullanımlarının standart olduğunu, söz konusu benzerliklerin sektör standartlarından kaynaklandığı gibi gerçeklerin tamamen göz ardı edildiğini, bu tür ürünlerin alıcısı olan kamu idareleri, sayaçlarda ibrelerin ebat ve rengi hakkında standartlar koyduğunu ve bu standartların şartnamelerde yer aldığını, tasarımlarında dijit yuvaları, ibreler, kadran ve küçük ekranla ilgili tekniğin zorladığı biçim özellikleri dışında yapabileceği farklılıkları tümüyle uygulamış olup, tasarımın ayırt ediciliğinin kısıtlı hareket alanı içinde değerlendirilmesi gerektiğini, atanan bilirkişi heyetinde marka vekili bir bilirkişi ile makine mühendisi bir bilirkişinin yer aldığını, heyet içerisinde sektör uzmanı bir bilirkişiye yer verilmediğini, nitekim yerleşik Yargıtay içtihatlarında da teknik bilirkişi heyeti içerisinde sektör uzman görüşüne yer verilmesi gerektiğinin belirtildiğini (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2005/10785 Esas–2006/11528 Karar) (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2018/4855 Esas-2019/6316 Karar), bunun yanı sıra, mahkemece aynı türden önceki tarihlerde kamuya sunulu sayaçların ortak anonim ana hatlarının dikkate alınmaması gerektiğinin de gözönüne alınmadığını, söz konusu özellik sanki davacı ürününün özgün özelliğiymiş gibi değerlendirme yapıldığını ve gerçeğe son derece aykırı bir sonuca ulaşıldığını, ayrıca, su sayacı olan bir tasarımın görsel muğlaklığa mahal vermemesi bakımından TS EN ISO-4064-1:2018 standartlarında belirtilen şekilde olması gerektiğinin de göz önüne alınması gerektiğini, sektörün teknik gereklilikleri hakkında yeterli araştırma yapılmadığını, gerekli incelemelerin gerçekleştirilmediğini, tasarımlar arasında, özellikle nihai kullanımda görünen üst kapak yüzey formunun farklı olduğunun belirtilmediğini, su sayacı ürün grubunda; gruba dahil farklı gereklilikleri olan alt grupların yer aldığını ve tüm alt gruplar için farklı şartların arandığını, bu hususta, dava konusu tasarımlar ön ödemeli, motor kontrollü vana içeren akıllı su sayaçları grubunda olup, içerdiği parçaların konumlandırılmasının belli bir düzende yapılıyor olmasının beklendiğini, dolayısıyla, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bu açıdan da hatalı olduğunu, nitekim, ilgili bilirkişi raporunun 5. sayfasında, tasarımcının seçenek özgürlüğü olduğuna yönelik sağlanan örnekler arasında verilen ve farklı tasarımların mümkün olduğunu gösterdiği kabul edilen bazı tasarımların davaya söz konusu ürün grubunun yer aldığı alt grupta yer almadığını, müvekkilinin tasarımının kopya olmadığını, renk, şeffaf dokulu kapak kısmı ve davacı ürününün mat yüzey kullanmasının açıkça farklılık izlenimi yarattığını, mahkeme kararının eksik inceleme sonucunda hatalı olarak tesis edildiğini, öncesinde mahkemeye de sundukları üzere, su sayaçlarına ilişkin Google görseller üzerinden yapılan bir arama sonucunu yeniden sunduklarını, görüleceği üzere, söz konu alt grupta yer alan ürünler içerisinde yaygın kullanılan formun üstten bakıldığında, aynı kenarındaki iki köşesinden radyus verilmiş dikdörtgen formu olduğunun görüldüğünü, elekronik gösterge(ekran) ve mekanik kayıt ünitesi(çarkların ve tamburlu göstergelerin olduğu) ile ön ödeme modülü ve motorlu vana yapısının konumlarının aynı olduğunu, su sayaçları bir ölçü aleti olduğundan, ölçümün doğruluğu için belli bir çaptan geçen suyun hacminin hesaplandığını, dolayısıyla da dünya standartları ve ülkemizde idareler tarafından oluşturulan şartnamelerde uyulması gereken tasarım şartlarının göz önüne alındığını, dolayısıyla zorunluluklar nedeniyle tasarımın konumu, şekli, ebatları gibi tasarımdaki bazı unsurların birbirine benzemesinin olağan olduğunu, bilgilenmiş kullanıcının orta halli kullanıcıdan en önemli farkınn ise söz konusu zorunlulukları ayırt edebilmesi olduğunu, tüm kıyas ve karşılaştırmalar neticesinde ise müvekkili şirkete ait tasarımların davacının tasarımlarından ayırt edici nitelikte olduğunun anlaşılacağını, beyanlarında yer verdikleri ürün görsellerini yeniden sunmak gerekirse, bilgilenmiş kullanıcı gözü ile incelendiğinde, ayırt edici niteliğe sahip olduğunun ortada olduğunu, tüm anlatımlarının dışında, davacının 2013 yılından beri var olduğunu beyan ettiği ... model su sayacı için 2019 yılında tasarım tescil başvurusu yapıldığını, 2013 yılında üretilen ... modelleri ile 2019 modelinin tek farkının 2019 04620-2 numaralı sayacın mekanik kayıt ünitesi içermemesi olduğunu, 2 tasarım arasında belirgin başka bir farklılık bulunmadığını, aynı başvuru içerisinde yer alan 3 numaralı tasarımın ise yine davacının ... modeli sayacıyla aynı tasarıma sahip olup yine mekanik kayıt ünitesi içermediğini, 2 numaralı tasarımdan farklı olarak 3 numaralı tasarımda mekanik kayıt ünitesinin konumlandığı dairesel bölümün altında elektronik gösterge konumlandırıldığını, davacı tarafın, tescilsiz olarak hukuki koruma süresinin aşıldığı (3 yıl) bir tasarımı 2019 yılında hukuki mesnetten yoksun olarak yaptıkları küçük ayrıntılarda farklılaştırıp yaptığı başvuru ile ‘yeni ve ayırt edici’ olarak gösterdiğini, esasen tescilsiz olan tasarımın tescilli bir tasarım ile kıyaslanmasının da doğru olmadığını, ortada tescil edilebilecek nitelikte bir yenilik olmadığının açıkça görüldüğünü, kararın, açık ve net bir şekilde düzenlenmemiş olup detaylıca açıklanmadığını, salt bilirkişi raporuna yapılan atıfla kararın gerekçelendirilmesinin hukuken mümkün olmadığını ve Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, davacının ispat yükü kendi üzerinde olması karşısında iddialarını ispatlayamadığını...." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı tarafça, kendisi adına tescilli 2019/04620 sayılı tasarım ile tescil edilmemiş bulunmakla birlikte 2013 yılından beri kamuya sunulduğuna dair birtakım evraklarını da sunduğu ... nolu tasarımın, davalıya ait 2019/07197 sayılı tescilli tasarıma karşı hükümsüzlük gerekçesi olduğundan bahisle eldeki davanın açıldığı, davalı tarafça ise davanın reddinin savunulduğu anlaşılmaktadır. Tasarımın hükümsüzlüğü iddiasının incelenmesinde, bahse konu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını içerip içermediğinin denetlenmesi gerekmekte olup, "bilgilenmiş kullanıcı" üzerinde tasarımın yarattığı izlenimin dikkate alınması, tasarımcının o tasarımı geliştirmek için ne kadar çaba harcadığı ve yeni tasarımda hangi farklılıkların sağlandığı, bu farklılıkların tasarımın bütününe nazaran bilgilenmiş kullanıcı nazarıyla ayırt ediciliği sağlamaya yetip yetmediği değerlendirilecek olmakla, dosya kapsamında talimat yoluyla alınmış bulunan bilirkişi heyet raporuna göre hüküm tesis edilmiş ise de, anılan raporun bu hususları karşılamaya yeterli olacak şekilde ayrıntılı olmadığı gibi, davalı vekilinin rapora yönelik gerekçeli itirazlarının da karşılanmadığı görülmektedir. Dosya kapsamında, davalı tarafça sunulan iki ayrı uzman görüşü ile mahkemece alınan rapor arasında çelişki oluşmasının yanısıra, davalının tasarımına yönelik olarak davacı tarafça TPMK nezdinde yapılan itirazın da TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından davalıya ait dava konusu edilen tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliğine sahip bulunduğu gerekçesiyle reddedilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, bu görüşler ile bağlı kalınmaksızın yeniden inceleme ve değerlendirme yapılması gerekmekte ise de, dosyaya yansıyan çelişkili hususların netleştirilmesi ve özellikle davalı tarafın, hükme esas alınan raporda benzerlik olarak adlandırılan yönlerin, sektörel ve teknik zorunluluklardan kaynaklı hususlar olduğuna dair ayrıntılı itirazlarının, sunduğu kurum teknik şartnamelerine dayalı itirazlarının karşılanması gerekmekte olup, davalının bahsettiği 2018/05321-2018.713619 sayılı patent tescillerinin de öncelik konusundaki savunması kapsamında ayrıca değerlendirilerek, içerisinde sayaç ürünleri konusunda uzman sektörel bilirkişinin de bulunduğu farklı bir bilirkişi heyeti tarafından incelenip, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde su sayaç sektörü standartları/zorunlulukları da gözetilmek suretiyle ayrıntılı bir rapor alınarak karar verilmesi için kararın eksik incelemeden dolayı kaldırılması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜNE; İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/121 Esas . 2021/180 Karar sayılı kararının HMK 353/1. a. 6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
-
Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
-
İSTİNAF AŞAMASINDA; davalı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının istek halinde davalı tarafa iadesine,
-
İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01