SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 20. HD 2021/1587 E. 2024/611 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1587

Karar No

2024/611

Karar Tarihi

4 Nisan 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1587

KARAR NO : 2024/611

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 12/10/2021

NUMARASI : 2021/209 Esas - 2021/800 Karar

DAVA : Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat

DAVA TARİHİ : 01/04/2021

BAM KARAR TARİHİ : 04/04/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 04/04/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/10/2021 tarihli 2021/209 Esas ve 2021/800 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12/10/2020 tarihinde ...'a ait ve onun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, ...'a ait ve kendisinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bunun sonucunda müvekkilinin aracının arka kısmında maddi hasar oluştuğunu, davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğünü, fazlaya dair her türlü talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla müvekkiline ait araçta oluşan hasar bedeline mahsuben şimdilik 15.500,00 EUR maddi tazminatın davalı gerçek kişi bakımından kaza tarihi olan 12.10.2020 tarihinden, davalı sigorta şirketinden ise (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat miktarının temerrüt tarihindeki karşılığı ile sınırlı olarak) 11.03.2021 tarihinden itibaren yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin bilirkişi ücreti olarak ödediği 1.904,95 EUR'nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerine dâhil edilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.

CEVAP:

Davalı ... vekilinin davaya cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazının mevcut olduğunu, işbu dava konusu trafik kazasının Edirne ili Merkez ilçesinde yaşanmış olup, yetkili mahkemenin Edirne Mahkemeleri olduğunu, bu kapsamda yetki itirazlarının kabulünü, davacı taraf tarafından dosyaya sunulan ve başka bir ülkede alınan zarara ilişkin raporu kabul etmenin mümkün olmadığını, rapor özel bir kurum tarafından hazırlanmış olup yanlı bir rapor olduğunu, %10'u bile zarar görmemiş bir aracın pert olduğu iddia edilen raporu esas almanın doğru olmadığını, mahkeme tarafından görevlendirilecek bilirkişi tarafından düzenlenecek bilirkişi raporu kararın daha sağlıklı olmasını sağlayacağını, ortada herhangi bir kusur raporu da mevcut olmayıp, kusurun tamamının davalı müvekkiline yüklenmesini kabul etmediklerini, bu hususta davacı taraf da kusurlu olup işbu dava kapsamında kusur raporu alınmasının da gerektiğini, hasarlı aracın fotoğrafları incelendiğinde aracın onarılabilir olduğunu, bu hususta Türkiye'de düzenlenmiş herhangi bir raporun bulunmadığını, ancak davacı tarafın sunduğu ve kabul etmedikleri bilirkişi raporunda araç bedeli 21.000 Euro olmasına rağmen 19.000 Euro gibi bir maliyetin çıkarılmasının abesle iştigal olduğunu, uzman olmayan bir kişi bile aracın tamir bedelinin bu kadar olmayacağını sadece araç fotoğraflarına bakarak görebileceğini, istenen miktarın fahiş olduğunu, kabul etmediklerini, rapor tanzimi için ödendiği iddia edilen 1.904.95 Euro bedelin davalı taraftan istenmesinin doğru olmadığını, davacı taraf kendi kararı ile yaptığı masrafları davalı tarafından talep edemeyeceğini, ortada herhangi bir kusur raporu, hasara ilişkin raporun mevcut olmadığını, bu kapsamda öncelikle araç ile ilgili hususlarda rapor alınıp daha sonra hesap bilirkişisi tarafından hasarın hesaplanarak buna göre kusur oranının da dikkate alınarak, işbu davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesi özetle; 6100 sayılı Kanun'un 121. ve 194. maddesi uyarınca davacının dilekçesinde belirttiği delillerin bir sureti davalı tarafa tebliğ edilmesi gerekirken davalı tarafa gönderilmediğini ve davacının dayandığı iddiaların somutlaştırılmadığını, müvekkili şirket, tüzel bir kişilik olup merkezinin Ümraniye/ İSTANBUL olduğunu, müvekkili şirkete karşı açılan işbu dava İzmir'de açılmış olup, davanın HMK 6.m gereğince müvekkili şirketin merkezi olan İstanbul Anadolu Adliyesi'ne göderilmesini, müvekkili şirket ile diğer davalı ... arasında ... poliçe numaralı ZMMS sigortası tanzim edilmiş olup ... plaklı aracın tanzim edildiğini, müvekkili şirket sigortalısı araç ile davacı tarafa ait olan ... plakalı araç arasında 12/10/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı tarafın aracında hasar oluştuğundan bahisle müvekkili şirkete başvuru yapmış olup müvekkili şirket tarafından geçerli bir ekspertiz raporunun alındığını ve bu rapor doğrultusunda teklifte bulunulduğunu, işbu durum karşısında anlaşmanın sağlanamadığını, müvekkili şirket konu kazada ZMMS sigortacısı olup araçta meydana gelen gerçek zarardan azami poliçe limitine kadar sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin poliçe kapsamında tutulabileceği en fazla tutar 41.000,00-TL olup daha fazlasından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirket sigortalısı aracın sürücüsünün kusurlu olduğu yönündeki iddialarını kabul etmediklerini, müvekkili şirket KTK kapsamında kusuru ile sorumlu olacağından ve işbu kazada da kusurlu olmadığından davanın reddinin gerektiğini, aksi bir an için düşünüldüğünde de evvela kusur oranlarının belirlenmesi daha sonra tespit edilecek gerçek zarardan müvekkilinin sigortalısının kusur oranına denk gelen kısmının hesaplanmasını, davacılar tarafından kazaya ilişkin yeterli bilgi ve belge ile başvuruda bulunulmadığından, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, her ne kadar davacı taraf başvuru tarihinden itibaren faiz yürütülmesini talep etmiş olsa da KTK kapsamında işbu talebinin reddinin gerektiğini, davacı taraf her ne kadar ekspertiz raporuna ilişkin ücretin ödenmesini talep etmiş olsa da davacı tarafın almış olduğu ekspertiz raporu uzman görüş niteliğinde olup müvekkili şirketin işbu talepten sorumlu tutulamayacağını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:

Mahkemece; ".. davaya konu anlaşmazlığın 12/10/2020 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...'a ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli miktarının belirlenmesi ile belirlenen hasar bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebine ilişkin olduğu, bilirkişi heyetinin 05/08/2021 havale tarihli raporlarında dava konusu trafik kazasının oluşumunda ... plakalı otomobil sürücüsünün kusurlu fiillerinin etken olduğunu, ... plakalı araç sürücüsüne atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, dava konusu trafik kazası sebebiyle davacıya ait araçta 15.500,00-EUR tutarında hasar oluştuğunu mütalaa ettikleri, usul ve yasa hükümleri ile yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına uygun şekilde düzenlenen bilirkişi raporu dikkate alındığında, davacı tarafın iddiasını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispat ettiği..." gerekçesiyle "...Açılan davanın kabulü ile, hasar bedeline yönelik maddi tazminat talebinin kabulüne, 15.500,00-EUR maddi tazminatın, davalı ... yönünden haksız fiil tarihi olan 12/10/2020 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden ise poliçe limiti 43.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla ve rizikonun sigorta şirketine ihbarından itibaren 8 iş gününün sona erdiği tarih olan 11/03/2021 tarihinden itibaren, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi gereğince 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un 4/a. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Efektif Satış Kuru Türk Lirası karşılığının davalılar ... ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,..." şeklinde hüküm kurulmuş, davacı vekilinin hükmün tamamlanması talebini içerir dilekçesi üzerine 28/10/2021 tarihli ek karar ile " 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 27. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen 305/A. maddesi çerçevesinde mahkememizin 12/10/2021 tarihli 2021/209 Esas 2021/800 Karar sayılı hükmüne 7. Fıkrasında yer alacak şekilde '"Davacı tarafından yapılan (1.904,95-EUR x 10,374-TL) 19.761,95-TL ekspertiz ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin eklenmesine, " şeklinde karar verilmiştir.

Karara karşı davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ:

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; işbu davaya konu olay ile ilgili olarak mahkeme tarafından yeterli bir değerlendirmenin yapılmadığını, dosya kapsamında kusur oranına ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu, dosyada keşif yapılmadığını, araçların reel hızları tespit edilemediği gibi, olay anını gösteren kamera kayıtlarının da mevcut olmadığını, aracın fotoğrafları incelendiğinde aracın onarılabilir olduğunu, araç ile ilgili herhangi bir resmi delil tespiti veya keşfin yapılmadığını, yurtdışına güzel bir şekilde Almanya'ya ulaşan araç nasıl olmuşsa Almanya'da pert raporu aldığını, aracın bütün bedeli müvekkiline ödetilmeye çalışıldığını, bilirkişi raporunda, ... plakalı aracın Almanya'da kazadan önceki piyasa rayiç bedelinin, 21.000,00 EUR olduğunun görüldüğünü, tamir maliyetinin 19.788,14 EUR olduğu söylenen aracın tamirinin ekonomik olmayacağından, pert - total işleminin yapıldığını, bunun sonucunda araç rayiç bedelinden pert - total değeri çıkarıldığında toplam hasar bedelinin 15.500,00 EUR olduğunun raporda yer aldığını, aracın tamir maliyetinin 19.788,14 EUR olarak belirtilmesinin kötü niyetli olduğunu, bu miktarın fahiş olduğunu, bu hususta bir piyasa araştırması/emsal ücret araştırmasının yapılmadığını, davacı tarafın kendi kendine aldığı raporun ve rapor ücretinin kabulünün mümkün olmadığını, bir ekspertiz raporunun Almanya asgari ücret bedeli kadar olmasının abesle iştigal olduğunu, iki rapor arasında çok farkın olması davalı tarafça sorgulanan bir durumun olduğunu, ancak mahkeme gerekli araştırmayı yapmadığını, davacı hangi evrakı sunmuş ise hükme esas aldığını, kısa kararda ekspertiz ücreti gösterilmemiş daha sonra ek karar ile gerekçeli karara eklendiğini, ancak kısa kararda gösterilmeyen bir husus daha sonra gerekçeli karara eklenemeyeceğini, gerekçeli kararın kısa karardan farklı olamayacağını, bu kapsamda kararın ve ek kararın incelenerek kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 23.08.2021 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusurlu olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü ...'un kusursuz olduğunu, ... plakalı aracın toplam hasar bedelinin 15.500,00 EURO olduğunun tespit edildiğini, bilirkişi raporunun davalı tarafça kabulünün mümkün olmadığını, mahkeme tarafından beyanları değerlendirilmeden, davacının tek taraflı talebi doğrultusunda hükmün kurulduğunu, adil yargılanma hakkı gereği; bağımsız ve tarafsız bir yargılama yapılması gerekmekte olup; davalı sıfatıyla taraf olduğumuz işbu uyuşmazlık kapsamında tüm beyan ve delilleri yok sayılarak, salt davacının beyan ve talepleri doğrultusunda yargılama yapılmasının alenen hukuka aykırı olduğunu, gerek cevap dilekçeleri gerekse bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeden, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu üzerinden, eksik incelemeye dayalı olarak kararın verildiğini,

davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, mahkemenin farklı kanaatte ise; müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu, 2918 sayılı KTK’nın 85/1 ve ZMMS poliçesi genel şartlarının 1. maddesi gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, bu nedenle kusur oranlarının tespit edilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine sevk edilmesinin gerektiğini, kusur tespiti yapılırken; kazaya karışan araç sürücüleri ve yolcuların koruyucu tertibatlardan olan emniyet kemeri takıp takmadığını, alkollü olup olmadığı, ehliyetinin bulunup bulunmadığının dahi tespit edilmesinin gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin KDV’ye ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketinin KDV’den sorumlu olmadığını, faiz işletilecekse; faiz başlangıç tarihi olarak müvekkili sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası kabul edildiğinden, dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanıyor olması, davacının sözleşmenin tarafı olmaması ve sigortalı aracın ticari bir araç olmaması gibi hususlar dikkate alındığında davacının avans faizi talebinin haksız olduğunu, avans faizine hükmedilmesi hukuka uygun olmadığını bildirerek, kararın kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, trafik kazası sonucu hasara uğrayan yurt dışı trafiğine kayıtlı davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalılar ... vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılmıştır.

Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun denetime elverişli, hüküm kurmaya yeter ve dosya içeriğine uygun olmasına, davacının yurt dışında yapmış olduğu eksper giderinin makul olmasına, kazanın oluşumundaki kusurun davalı sürücü ...'a ait bulunmasına, davacı sürücünün kusurunun bulunmamasına, davalı sigorta şirketinin hasarın poliçe kapsamı dışında olduğunu somut delillerle ispat edememesine, eksper gideri konusunda mahkemece verilen ek kararın HMK nın 305/A maddesi uyarınca tamamlanmasının usul ve yasaya uygun olmasına, davalıların KDV den sorumlu olmasına, davadan önce davalı sigorta şirketine başvurulmasına, temerrütün gerçekleşmesine, yurt dışı trafiğine kayıtlı aracın bulunduğu ülkedeki rayice göre hasar bedelinin belirlenmesinin yerinde olmasına göre, davalıların istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/10/2021 tarihli 2021/209 Esas ve 2021/800 Karar sayılı kararının kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-İSTİNAF AŞAMASINDA;

a)Davalı ...'dan alınması gereken 10.188,64-TL istinaf karar harcından, başlangıçta alınan 2.594,36-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 7.594,28-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),

b)Davalı ... Sigorta A.Ş.' den alınması gereken 2.937,33-TL istinaf karar harcından, başlangıçta alınan 2.594,36-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 342,97‬-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),

c)İstinaf edenler tarafından yatırılan 162,10'ar TL istinaf kanun yolu başvuru harcının Hazineye gelir olarak kaydına,

ç)İstinaf edenler tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,

  1. HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa resen iadesine,

  2. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  3. Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere 04/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

TrafikKaynaklananizmiristanbulTazminatnumarasıKazasındancevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim