İzmir BAM 20. HD 2021/1632 E. 2024/609 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2021/1632
2024/609
4 Nisan 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1632
KARAR NO : 2024/609
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/10/2021
NUMARASI : 2021/22 Esas - 2021/824 Karar
DAVA : Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Tazminat (Hasar Bedeli)
DAVA TARİHİ : 12/01/2021
BAM KARAR TARİHİ : 04/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/04/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/10/2021 tarihli 2021/22 Esas ve 2021/824 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.10.2019 tarihinde dava dışı sürücü ...'nın sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın , davacının sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araca arkadan çarpması neticesinde ... plaka sayılı araç sürücüsü olan müvekkilinin hakimiyetini kaybederek taşlı tarlaya girmesi sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı ... şirketinin ... plaka sayılı aracının zorunlu trafik sigorta poliçesini tanzim eden şirket olduğunu, anılan sigortalı aracın kazanın oluşumunda tamamen kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin kusurlu bulunmadığının trafik kaza tutanağı ile sabit olduğunu belirterek, 6100 sayılı HMK' nun 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, müvekkiline ait araçta oluşan hasar bedeline mahsuben şimdilik 20.000,00-TL ile maddi tazminatın 03.12.2019 tarihiden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere tahsiline, İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/184 D.iş sayılı dosyasında sarf edilen 796,30-TL delil tespit gideri ile 606,00-TL delil tespit vekalet ücretinden ibaret toplam 1.402,30-TL delil tespit giderinin ileride haksız çıkacak taraftan tahsil edilmek üzere sarf edilmiş olan yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin adresinin İstanbul olması nedeniyle davaya bakmaya yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemeleri olduğunu, ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket tarafından 22.05.2019-22.05.2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, poliçeye ilişkin sorumluluklarının 36.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, hasar aşamasında yapılan incelemelerde, sigortalı ve mağdur sürücüye ulaşılamadığını, olay mahallinde görgü tanığı ve kamera olmadığını, resmi tutanak bulunmadığının öğrenildiğini, kaza ile ilgili evrakların sistemlerine kaydı sırasında uyarı vermesi nedeniyle yapılan incelemede, kazadaki sigortalı araç sürücüsü ...'nın 08.10.2019 tarihinde başka bir kazaya daha karıştığını, ... Sigorta A.Ş'den 4100812212/1 nolu hasar dosyasının açıldığını, hasarın bilirkişi tespiti ile talep edildiğini, kurgu kaza kanaati ile olumsuz sonuçlandığını, sigortalı araç sahibi ... ile yapılan görüşmede ve alınan beyanında, sürücü ...'yı tanımadığını, aracın ... isimli kişiye 1 günlüğüne kiraya verdiğini, aracın hasarsız verildiğini ve hasarsız geri teslim alındığını, aracının böyle bir kazaya karışmadığını, kurgu kaza yapılmak için kiralandığını ifade ettiğini, kira sözleşmesini ibraz ettiğini, sigortalı aracı kiralayan ... isimli kişinin ... Sigorta A.Ş.' de açılan .../... nolu tarafımızca araştırılan hasar dosyasında da kusurlu aracı kiralayan kişi olduğunu, kazanın oluşu ve talep edilişinin benzer olduğunu, bu dosya ile ilgili yapılan çalışmalarda kurgu kaza olduğu tespit edilerek feragat alındığını, konu kaza ile ilgili araçların plakaları üzerinden yapılan kaçak geçiş sorgusunda, mağdur konumdaki ... plakalı aracın 18.10.2019 tarihinde saat 04:27'de Işıkkent gişelerinden giriş yapıp Aydın gişelerinden çıkış yaptığı ve sonraki tarihlerde otoyol geçişlerinin olduğunun görüldüğünü, bu araca 16.10.2019 tarihinde saat 15:30'da adli bilirkişi tarafından inceleme yapıldığını ve aracın ağır hasarlı olduğunun dikkate alındığında, bilirkişi tespitinden 36 saat sonra onarılmış bir şekilde şehirlerarası yolda geçiş yapmasının mümkün olmadığını, kazaya karışan araç sürücülerinin ve mağdur araç sahiplerinin taraflarınca görüşmekten, bilgi ve belge vermekten imtina ettiği, tutanakta yazan iletişim bilgilerinin de gerçeği yansıtmadığını, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/33 E. Sayılı dosyası da ilgili dava ile aynı doğrultuda olup, aynı avukatlar tarafından açıldığını, ilgili davada da kaza tarihinin 17.10.2019 olduğunu, ilgili davadaki talepler de hem taraflarınca hem de ... Sigorta A.Ş. Tarafından kurgu kaza olması sebebiyle reddedildiğini, bu dosyada da talepler ... Sigorta A.Ş. tarafından kazanın kurgu olması sebebile feragat ile sonuçlandırıldığını ve en önemlisinin de her iki kazada da aracı kiralayan kişi aynı kişi olup ...' olduğunu belirterek; dosyanın işbu davayı görmeye yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri’ne gönderilmesini, yapılacak yargılamada tüm delillerin toplanmasından sonra davacının açmış olduğu haksız ve yersiz davanın reddini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:
Mahkemece; "...Davanın kabulü ile; 39.000 TL araç hasarına ilişkin maddi tazminatın 05/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,.." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından poliçe teminat limitleri aşılarak hüküm kurulduğunu, poliçeden dolayı müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına 39.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, maddi zararlardan ötürü sigortacı, poliçede gösterilen limit meblağının tamamından değil, incelemeler neticesinde kazanın kurgu olduğunun tespit edildiğini, hasar aşamasında yapılan incelemelerde, sigortalı ve mağdur sürücüye ulaşılamadığını, sigortalının araştırmacıları ile görüşmediği, olay mahallinde görgü tanığı ve kamera olmadığını, resmi tutanak bulunmadığının öğrenildiğini, yapılan araştırma ve inceleme sonucunda kaza ile ilgili evrakların sistemlerine kaydı sırasında uyarı vermesi nedeniyle yapılan incelemede, konu kazadaki sigortalı araç sürücüsü ...'nın 08.10.2019 tarihinde başka bir kazaya daha karıştığını, ... Sigorta A.Ş'den 4100812212/1 nolu hasar dosyasının açıldığını, hasarın bilirkişi tespiti ile talep edildiğini, kurgu kaza kanaati ile olumsuz sonuçlandığını, sigortalı araç sahibi ... ile yapılan görüşmede ve alınan beyanında, sürücü ...'yı tanımadığını, aracı ... isimli kişiye 1 günlüğüne kiraya verdiğini, aracın hasarsız verildiğini ve hasarsız geri teslim alındığını, aracının böyle bir kazaya karışmadığını, kurgu kaza yapılmak için kiralandığını ifade ettiğini, kira sözleşmesini ibraz ettiğini, bu dosyada da talepler ... Sigorta A.Ş. tarafından kazanın kurgu olması sebebile feragat ile sonuçlandırıldığını, en önemlisi her iki kazada da aracı kiralayan kişi aynı kişi olup ... olduğunu, 14.10.2019 tarihinde meydana gelen kazaya istinaden aracın ciddi anlamda hasara uğradığını, 16.10.2019 tarihinde yapılan tespit işlemlerinden 36 saat sonra aracın onarımlarının tamamlanarak 18.10.2019 tarihinde trafiğe çıkmasının teknik olarak mümkün olmadığı tespit edilmekle hasar beyan uyumsuzluğunun meydana geldiğini, hasarın kurgu olduğunun ispatlandığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesinin, bilirkişi raporu kadar somut bir delilin dikkate alınmamasının anlaşılamadığını, belirtilen sebeplerle kazanın hiç gerçekleşmemiş olması veya gerçekleşti ise bile belirtilen hasarın meydana gelmemiş olduğu tespit edilmiş olduğundan davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirket tarafından tanzim edilen ekspertiz raporunda dahi araç hasarı kdv hariç 18.872,63-TL hesaplandığını, tazminata KDV'nin dahil edilebilmesi ancak onarıma ilişkin faturanın davacı tarafça sunulması halinde mümkün olacağını, aksi görüşün davacının ödemediği tutarın ve dolayısıyla meydana gelmeyen zararın haksız olarak müvekkili sigorta şirketin yükletilmesi anlamına geleceğini ki bu durumun hukuka aykırılık teşkil edeceğini, ilamın kaldırılarak, inceleme sonucunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı hasar bedeline ilişkin maddi tazminatın, kazaya sebebiyet verdiği iddia olunan aracın zorunlu trafik sigorta poliçesini düzenleyen davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından
istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılmıştır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi gereği, KTK 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur.
Davalı ... şirketinin sorumluluğunun kapsamı ise kaza tarihi itibariyle 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirlenecektir.
Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 1409. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin zorunlu trafik sigortası genel şartlarında sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
Davalı ... yargılama sırasında sunmuş olduğu cevap dilekçesinde kazanın kurgusal olduğunu beyan etmiş, buna ilişkin delillerini ibraz etmiş, ilk derece mahkemesince hasar bedeli yönünden hükme esas alınan bilirkişi heyeti ek raporunda kaza ile hasarın uyumsuzluğuna ve davacının sürücüsü olduğu aracın onarımının yapılarak 36 saat içinde gişeden çıkış yapmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığına değinilmiş, davacı tarafa ait araca arkadan çarpılmasına rağmen hasarların ön sol tarafta bulunduğu, mahkemece taraflar arasında anlaşmalı olarak tutulan kaza tespit tutanağının aksinin davalı yanca ispat edilemediği gerekçesiyle yazılı şekilde poliçe limitine dikkat edilmeksizin yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
Eksik inceleme ile karar verilemez.
Buna göre; davalı vekilinin hasarın kaza ile uyumlu olmadığına ilişen itirazları konusunda İTÜ Karayolları Kürsüsünden oluşturulacak hasar ve kusur uzmanı üç kişilik bilirkişi heyetinden dava konusu kazanın oluşumundaki kusur durumu, kaza ile hasarın uyumlu olup olmadığı, uyumlu ise hasar miktarı hususlarında yeni bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davalının savunma hakkını kısıtlayıcı şekilde eksik inceleme ile verilen karar usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Açıklanan bu durum karşısında; davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin kabulü ile kararın HMK nın 353/1-a/6 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kaldırma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıda belirtilen şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN KABULÜNE; İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/10/2021 tarihli 2021/22 Esas ve 2021/824 Karar sayılı hükmünün HMK'nın 353/(1). a. 6. Maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
-
Dava dosyasının HMK'nın 353/(1). a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
Kararın kaldırılması sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA;
-
İstinaf yoluna başvuran davalıdan başlangıçta alınan 666,10. TL istinaf karar harcının istek halinde kendilerine İADESİNE, iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
-
İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından başlangıçta alınan 162,10. TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının Hazineye gelir olarak kaydına,
-
İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına,
-
Kararın taraflara tebliği, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353/(1)-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 04/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01