İzmir BAM 20. HD 2021/1538 E. 2024/518 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2021/1538
2024/518
21 Mart 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1538
KARAR NO : 2024/518
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/09/2021
NUMARASI : 2020/631 Esas - 2021/757 Karar
DAVA : Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesinden Kaynaklı Tazminat
DAVA TARİHİ : 13/11/2020
BAM KARAR TARİHİ : 21/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 21/03/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2021 tarihli 2020/631 Esas ve 2021/757 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı işleteni ... A.Ş ve sürücüsü ... idaresindeki aracın müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması sonucu 25.07.2019 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı sigorta şirketinin ... plakalı aracın sigortacısı olduğu, müvekkilinin Almanya'da aracın hasarının tespitini yaptırdığı ve aracın onarımı için 6.652,10 Euro ödemek zorunda kaldığı, ayrıca verilen ekpertiz hizmeti karşılığında KDV dahil 499,80 Euro ödeme yaptığı, bu gelişmeler üzerine davalı sigorta şirketine hasar başvurusunda bulunulduğu, ancak başvuruya herhangi bir cevap verilmediğinden bahisle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla toplam 6.652,10 Euro tutarındaki hasar bedelinin ödeme günündeki TL karşılığının davalı sigorta şirketi bakımından kendisine yapılan hasar başvurusunun tebliğ tarihine 8 iş gününün eklenmesiyle ulaşılacak 26.08.2020 tarihinden, davalı sürücü bakımından ise kaza tarihi olan 25.07.2020 tarihinden itibaren işletilecek 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, ekspertiz ücreti olarak ödenen 499,80 Euro'nun yargılama gideri olarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP:
Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikli olarak yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, davaya konu hiçbir meblağı kabul etmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun 39.000 TL limitle sınırlı olduğu, müvekkili şirket nezdinde sigortalı aracın 25.07.2019 tarihinde karıştığı trafik kazası nedeniyle hasar dosyası açıldığı, hasar dosyası kapsamında 31.03.2020 tarihinde 11.279,02 TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, yapılan ödeme nedeniyle müvekkili şirketin herhangi bir borcunun kalmadığından bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... A.Ş vekili cevap dilekçende özetle; müvekkili ...'in dava konusu trafik kazasında herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ayrıca dava konusu kazadaki gerçek kusur durumunun belirlenmesi için keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğinden bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:
Mahkemece; "...Davanın kısmen kabulüne, 5.093,04 Euro maddi tazminatın (davalı sigorta şirketi 4.570,02 Euro'dan sorumlu olmak kaydıyla) kaza tarihi olan 25.07.2019 tarihinden itibaren (davalı sigorta şirketi açısından 26.08.2020 tarihinden ve davalı ... .... A.Ş açısından ise dava tarihinden itibaren faiz işletilmek kaydıyla) 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işletilecek döviz faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankasınca belirlenen kura göre belirlenecek "TL" karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin yerinde görülmediğinden reddine..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Karara karşı davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı sigorta şirketi vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; poliçeden dolayı Müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına 39.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmelerinin hiçbir şekilde kabul anlamına gelmediğini, maddi zararlardan ötürü sigortacının, poliçede gösterilen limit meblağının tamamından değil, üçüncü kişinin maruz kaldığı gerçek zarar miktarının araştırılıp, saptanması neticesinde bulunacak meblağdan, sigortalısının kusuru oranında sorumlu bulunduğunu, poliçeden dolayı Müvekkili şirketin sorumluluğunun maddi zararlarda araç başına 39.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, ödeme (11279.02-TL) tenzili ile müvekkili şirketin bakiye sorumluluğunun 39.000-11279,02=27720,98-TL olduğunu, bakiye limitlerin belirtilmesinin asla davanın kabulü anlamına gelmediğini, poliçedeki teminatların döviz üzerinden değil Türk Lirası üzerinden verildiğini, bu nedenle müvekkili şirketin 4.570,02 Euro ödemek gibi bir sorumluluğu bulunmadığını, fiili ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankasınca belirlenen kura göre belirlenecek "TL" karşılığı esas alındığında teminat limitlerinin oldukça üstüne bir tutar çıktığını, dolayısı ile limitlerin aşıldığını, mahkemenin bu yönüyle hukuka aykırı karar verdiğini, davacının araçta oluştuğunu iddia ettiği hasar bedelinin son derece fahiş olup piyasa şartları ile de örtüşmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının zararı son derece fahiş tespit edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ekspertiz raporunda yer almayan parçalar hesaplamaya dahil edildiğini, yerel mahkeme tarafından KDV dahil hüküm kurulmuş ise de, tazminata KDV'nin dahil edilebilmesi ancak onarıma ilişkin faturanın davacı tarafça sunulması halinde mümkün olmadığını, dosya kapsamında alınan hiçbir bilirkişi raporunun müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, müvekkili şirketin savunma hakkının kısıtlandığını, yerel ekspertiz ücretinin fahiş olup, talebin bu yönüyle de reddi gerektiğini bildirmiştir,
Davalılar ... ve ... A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında, tek taraflı düzenlenen kaza tespit tutanağındaki hatalı kusur belirlemesinin esas alındığını, dosyadaki gerçek kusur durumunun belirlenmesi için, mahkemece kaza mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması talepleri değerlendirilmeksizin hüküm kurulmasının eksik ve hatalı olduğunu, aracın Almanya'da tamir ettirilmesi nedeniyle ... tarafından düzenlenen ekspertiz raporuna itibar edilemeyeceğini ifade eden bilirkişinin; davacının dosyaya sunduğu Almanya'dan aldığını ifade ettiğini ve bu konuda ülkesinde yetkili olduğunu dahi bilmediği bir firma tarafından düzenlenen, tasdiksiz rapora ve faturaya itibar edilebilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan ve delil niteliği taşımayan ekspertiz raporu ile, Türkiye'den alınan ekspertiz raporu arasındaki farklılık tutar bakımından fahiş olduğunu, davacı tarafından talep edilen tutarlar gerçek hasar ve onarım bedellerini çok aşan tutarlar olup; müvekkili şirketin ZMM sigortacısı tarafından zararı karşılanan davacının müvekkillerine bu hususta talep yöneltmesinin söz konusu olamayacağını, gerçek zarar hesaplanırken davacı tarafından dosyaya sunulan belgeler üzerinden inceleme yapılmakla yetinilmesi hükme esas alınan kök ve ek raporu sakatladığını, talepleri doğrultusunda yeni bir rapor alınarak; hasar dosyası ve içeriğindeki fotoğraflar da incelenerek, davacı tarafından yaptırıldığı ifade edilen onarımlardan hangilerinin dava konusu kaza sebebiyle gerçekleştiğini, böyle bir onarımın ne kadar maliyeti olabileceği gibi hususların güvenli kaynaklar gösterilmek suretiyle açıklanmasının istenmesinin gerektiğini, ancak mahkemece yeni rapor talepleri reddedilerek, kök ve ek raporlardaki tek taraflı sunulan tasdiksiz belgelere itibar düzenlenen, hüküm kurmaya elverişli olmayan raporlara istinaden hüküm kurulduğunu, gerçek zarar durumunun ortaya konulmadığını, hükme esas alınan raporda, araçta dava konusu kaza nedeniyle meydana gelen hasarların ne olduğu da kalem kalem sayılmak suretiyle açıkça ortaya konulması gerektiğini, dava dilekçesi ekine "onarım faturası" adı altında bir belge konulmuşsa da, anılan belgede belirtilen onarım/değiştirme işlemlerinin karşılığındaki fahiş işçilik ve malzeme tutarlarının kabulünün mümkün olmadığını, hükme esas alınan raporlarda, bu tutarların makul olduğu varsayımsal olarak belirlendiğini; neye istinaden araçtaki hasarın bu mertebeye ulaşabileceği kanaatine varıldığının açıklanmadığını, "bu araç Almanya'da yapılmış, o ülkeye göre bu tutarlar makuldür" şeklindeki yorum, soyut ve varsayımsal olduğunu, davacının gerçek zararının bu şekilde belirlenemeyeceğini, davacının Almanya'da yaptırmış olduğu onarımların dava konusu kaza nedeniyle araçta meydana gelen hasarlara ilişkin olup olmadığı hususu da kanıtlanamadığını, davacının dava konusu kazanın meydana gelmesinden, aracın onarımını yaptırdığı süre içerisinde araçta meydana gelen yeni hasarlara ilişkin tutarlar da müvekkillerine yansıtılıyor olabileceğini, bu nedenle, davacının Almanya'da yaptırdığını ifade ettiği onarımların, dava konusu kazadan meydana gelen hasarlara ilişkin olduğunu tartışmaya yer bırakmayacak şekilde ispat etmesinin gerektiğini, bu husus davacı tarafından ispat edilemediği gibi; bilakis, kaza sonrası fotoğraflar incelendiğinde, davacının kapının yalnızca boyanması ile çözülebilecek bir hasarda aracın iki kapısını değiştirdiğini, lüks ve zararı aşar nitelikte onarım/ ekleme ve değiştirmeler yaptığının anlaşıldığını, gerçek zararın tespiti için, yeni bir rapor alınarak, kaza sonrası fotoğrafların da detaylıca incelenmesi ve kaza nedeniyle onarımı/ değişimi zorunlu olan parçaların belirlenmesinin gerektiğini, müvekkilinden onarım fark bedelleri talep eden davacı, dosyaya sunduğu delil niteliği dahi taşımayan faturada belirtilen onarım tutarlarını ödediğini gösterir delil de sunamadığını, bu husustaki itirazlarının da mahkemece değerlendirilmediğini, dosyaya sunulan faturadaki tutarın gerçek zararı yansıttığı ve anılan tutarların davacı tarafından onarım yapan firmaya ödendiği hususlarının tartışmaya yer bırakmayacak şekilde ispatlanmadan anılan tutarlardan müvekkillerinin kısmen sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, bu sebeple, ve kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere, varsa kaza nedeniyle meydana gelen ve ZMMM Sigortası kapsamını aşan hasar bedelinden, davanın ihbar edildiği müvekkili ...'ın İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortacısı olan ... Şirketi'nin sorumlu olacağını, kabul anlamına gelmemek üzere ve davacının tüm taleplerinin reddi gerekmekle birlikte, davalı sigorta firması tarafından davacı tarafa daha önce yapılan ödemenin hüküm kurulurken mahsubu ise yerinde olduğunu, re'sen gözetilecek nedenlerle; başvurularının kabulü ile; kararın kaldırılmasına, davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluştuğu iddia olunan hasar bedeline ilişkin maddi tazminatın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; hüküm davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılmıştır.
-
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, davacının yurt dışında yapmış olduğu eksper giderinin 499,80 Euro olup, bu miktarın makul olmasına, kazanın oluşumundaki kusurun davalı sürücü ...'e ait bulunmasına, davacı sürücünün kusurunun bulunmamasına, davalı sigorta şirketinin hasarın poliçe kapsamı dışında olduğunu somut delillerle ispat edememesine göre, davalılardan ... ve ... A.Ş vekili ile davalı sigorta şirketi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan istinaf itirazları yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK’nın 353/1. b. 1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Hükme esas alınan davaya konu davacıya ait yabancı plakalı araçta 6.652,10 Euro hasar bedeli tespit edilmesi yerinde ise de davalı sigorta şirketince davacı yana 31/03/2020 tarihinde 11.279,02 TL hasar bedeli ödenmesinin, ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuruna göre 1 Euro'nun 7,2237. TL olmasına, davalı sigorta şirketinin ödediği bedelin 1.561,39 Euroya tekabül etmesine, davacının bakiye zararının 4.990,71 Euro olmasına rağmen bilirkişi raporunda bakiye zarar bedelinin 5.093,04 TL hesaplanmasının ve bu miktarın hükme esas alınmasının hatalı olduğu anlaşılmış, davalıların bu yöne ilişen istinaf itirazları yerinde görülmüştür.
-
Davalı ... A.Ş vekilinin poliçe teminat limitine yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde ise;
Davalı sigorta şirketi zorunlu trafik sigortacısı olup, sorumluluğu sigortalısının kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlıdır.
Davaya konu sigortalı ... plakalı aracın zorunlu trafik sigorta poliçesi limiti kaza tarihi itibariyle 39.000 TL olup, mahkemece poliçe limitine dikkat edilmeksizin, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Ne varki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalılar vekillerinin istinaf itirazlarının yukarıda sayılan 2 ve 3 nolu nedenlerden ötürü kısmen kabulü ile kararın anılan yönlerden kaldırılarak, dairemizce HMK nın 353/1/b/2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına dair karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A) Davalılar vekillerinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜNE; İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2021 tarihli 2020/631 Esas ve 2021/757 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERİNE;
"1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 4.990,71 Euro maddi tazminatın davalılardan ... yönünden kaza tarihi olan 25.07.2019 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden (poliçe limiti olan 39.000 TL-11.279,02=27.720,98 TL ile sorumlu olmak kaydı ile) 26.08.2020 tarihinden, davalı ... A.Ş açısından ise dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işletilecek döviz faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankasınca belirlenen kura göre belirlenecek "TL" karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 3.079,55. TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.027,72 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.051,83. TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi 1.893,62. TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından başlangıçta yatırılan toplam 1.089,92 TL harç ile, tebligat gideri 172,60 TL, bilirkişi ücreti 500,00 TL olmak üzere toplam 1.762,52. TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre 1.321,89. TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi 1.083,77. TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı tarafça talep edilen ekspertiz ücretine ilişkin yargılama giderine yönelik talebin kabulüyle, 449,80 Euro ekspertiz ücretinin fiili ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası'nın efektif satış kuru üzerinden belirlenecek "TL" karşılığının davalılardan (davalı sigorta şirketi 3068,78 Euro ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 25/9 ve 26.maddesi gereğince 6183 Sayılı Yasa kapsamında davalı sigorta şirketi ve ... A.Ş'den alınarak hazineye irat kaydına,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan (davalı sigorta şirketi 6.042,90 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi gereğince reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 15.018,96. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara eşit olarak verilmesine,
-
Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan bulunması halinde karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, "
ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,
B)Davalılar vekillerinin diğer istinaf itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle REDDİNE,
C)İSTİNAF AŞAMASINDA;
-
İstinaf başvurusu sırasında davalı ...'den alınan 787,00. TL, davalı sigorta şirketinden alınan 786,85 TL, davalı ... A.Ş'den alınan 787,00. TL istinaf karar harcının talep halinde kendilerine ayrı ayrı iadesine,
-
İstinaf incelemesi esnasında davalılar tarafından yapılan istinaf başvuru harcı olan 162,10. ar TL olmak üzere toplam 486,30. TL nin hazineye gelir olarak kaydına,
-
Davalılarca istinaf kanun yolu aşamasında yapılan 162,10. ar TL harcı olmak üzere toplam 486,30. TL istinaf kanun yolu başvuru harcı giderinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere 21/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18