İzmir BAM 20. HD 2024/581 E. 2024/485 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/581
2024/485
21 Mart 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/581
KARAR NO : 2024/485
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/11/2023 (Dava) - 20/12/2023 (Karar)
NUMARASI : 2023/719 Esas - 2023/726 Karar
DAVA : Şirketin İhyası
BAM KARAR TARİHİ : 21/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 21/03/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/719 Esas-2023/726 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili .... Şti. unvanlı şirket hakkında Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2022/292 Esas numaralı dosyasına konu itirazın iptali davası açıldığını, ancak ... Şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğini yapılan yargılamada öğrendiklerini, dava kapsamında müvekkilinin alacaklı olduğu şirketin resen terkin edilmesinden ötürü de taraflarına işbu şirketin ihyasını talep edilerek dava açılması için 05/10/2023 tarihli celsesinde işbu davayı açmak için yetki verildiğini, işbu davada ihyasını istedikleri şirket ticaret sicilinden resen terkin edildiğinden ötürü bu davalarında husumeti, sadece ticaret sicili müdürlüğüne yönelttiklerini, zorunlu olarak taraf olunmasından ötürü de vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, şirkete bir tasfiye memuru atanmış olduğuna dair bir belge bulunmadığını, resen sicilden terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halinde tasfiye haline gireceğine dair bir yasal düzenleme de bulunmadığından somut olayda yalnız ticaret sicili memurluğuna husumet yönetilmesi gerekli ve yeterli olduğunu, tüm bu nedenlerle davalarının kabulü ile, ... Müdürlüğünün sicilinde kayıtlı ... Şti. unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı dava dilekçesinde ... sicilinde kayıtlı ... Şti. isimli şirketin ihyası istemli olarak dava açtığını, adı geçen şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğini, müvekkilinin yeniden ihyası istenen şirketlerin ticaret sicilinden terkin edilmesinden doğan herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, yeniden ihyası istenen şirkete ilişkin, mahkeme tarafından yeniden ihyaya karar verilmesi halinde müvekkili tarafından gerekli işlemler yapılacağını, ancak açılan davanın kabulüne karar verilmesi halinde, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince; "....ihyası istenen ... Ltd. Şti.'nin 3058 numara ile ... sicile tescilli iken, ticaret sicil kaydının 03/06/2015 tarihinde resen terkin edildiği, davacı tarafın ihyasını istediği şirketten alacağı olduğunu belirterek bu alacağı için Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2022/292 esas numaralı dosyasında 2022 yılı içinde dava açtığı, davacının 5 yıllık hak düşürücü sürede ihyası istenen şirkete karşı açtığı dava veya icra takibinin bulunmadığı, 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra 2022 yılında açılan davanın süresinde açılmış bir dava olarak kabul edilemeyeceği, TTK geçici 7/15 fıkrası son cümlesi uyarınca şirket/ kooperatif alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilecekleri, davacının hak düşürücü sürede iş bu davayı açmadığı anlaşılmakla, yasal süresinde açılmayan davanın reddine...." gerekçesiyle davanın reddine şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili tarafından; "....Müvekkili ... ŞTİ. unvanlı şirket hakkında Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2022/292 Esas numaralı dosyasına konu İtirazın İptali davası açtığını, ancak ... A.Ş. adlı şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğini yapılan yargılamada öğrendiğini, işbu dava kapsamında, müvekkilinin alacaklı olduğu şirketin re'sen terkin edilmesinden ötürü de tarafımıza işbu şirketin ihyasının talep edilerek mahkeme nezdinde dava açılması için 05.10.2023 tarihli celsesinde işbu şirketin ihyasına yönelik dava açılması için yetki ve süre verildiğini, ihyası istenilen ... ŞTİ adlı şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresi ... Bulvarı, ... Caddesi, K:... No:... .../... adresinin de TTK Geçici 7. maddesi kapsamında resen silindiğini, Yargıtay hükmünde de değinildiği üzere şirketin tasfiye/ek tasfiyesi için karar vererek şirketle ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi için yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan edilmesini yerel mahkemeden talep etmenin gerektiğini, ancak mahkemece eksik ve hatalı hüküm ile davanın reddine karar verildiğini...." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Şirketin İhyası (TTK'nun Geçici 7.Maddesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrasının son cümlesinde, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanların haklı sebeplere dayanarak, silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği düzenlenmiştir.
Her ne kadar ilk derece mahkemesince 5 yıllık hak düşürücü süre açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 15.09.2023 tarihli 32310 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22.06.2023 tarihli 2023/33 Esas 2023/117 Karar sayılı kararı ile "13.01.2011 tarihli 6102 sayılı TTK'nın 26/06/2012 tarihli 6335 sayılı Kanunu'nun 38.maddesiyle eklenen geçici 7.maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan "... silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde ..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline oybirliğiyle karar verildi " şeklinde iptal kararı verildiği görülmüştür.
Dolayısıyla, TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrasının son cümlesinde, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanların haklı sebeplere dayanarak, silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği hükmü dava tarihinden önce Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğinden, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunmayan ve iptal edilmiş hüküm gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer istinaf sebebi incelenmeksizin, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı göz önüne alınarak bu yönde yaptığı istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, mahkemece varsa ihya şartlarının bulunup bulunmadığının değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince ESASTAN KABULÜ ile, Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/719 Esas. 2023/726 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
-
Dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
İstinaf kanun yoluna başvuran tarafın yaptığı istinaf giderlerinin kararın niteliği gereği ilk derece mahkemesinde yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
-
Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca mahkemesince taraflara tebliğine,
-
İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18