SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 20. HD 2021/1478 E. 2024/478 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1478

Karar No

2024/478

Karar Tarihi

20 Mart 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1478

KARAR NO : 2024/478

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 30/06/2020 (Dava) - 16/09/2021 (Karar)

NUMARASI : 2020/304 Esas - 2021/695 Karar

DAVA : İtirazın İptali

BAM KARAR TARİHİ : 20/03/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 20/03/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/304 Esas - 2021/695 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, dava dışı ...'e ait ... plakalı aracın, müvekkili sigorta şirketine kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, 13.04.2018 tarihinde sigortalının, maliki olduğu ... plakalı aracını yıkatmak üzere davalı şirkete teslim ettiğini, buna ilişkin alınan fişin hasar dosyası içerisinde mübrez olduğunu, davaya konu kazanın, sigortalı tarafından aracı yıkatılmak üzere davalı şirkete teslim edildikten ve yıkama işlemi tamamlandıktan sonra aracın sigortalıya geri teslim edilmek üzere davalı şirketin görevlendirdiği bir kişi tarafından götürüldüğü sırada onun sevk ve idaresindeyken meydana geldiğini, ardından kaza tespit tutanağının da tutulduğunu, hasar ihbarı üzerine aldırılan ekspertiz raporu doğrultusunda sigortalıya ait araçta oluşan toplam hasar miktarının 13.593,16 TL olarak hesaplandığını ve sigortalının zararı karşılandıktan sonra davalı oto yıkama firmasına rücu edilebileceğinin tespit edildiğini, davalı şirketin olayda kusur ve sorumluluğunun ortada olduğunu, gerçek zarar bedelinin kasko poliçesi dahilinde sigortalıya 10/08/2011 tarihinde ödendiğini ve sigortalının yerine kaim olunduğunu, dava haklarının müvekkiline intikal ettiğini, zararın sorumlusu ve muhatabı olarak oto yıkama gibi motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan bir teşebbüs olan davalı firmanın, kendisine teslim edilen bir motorlu araçta oluşan veya bu aracın neden olduğu bütün zararlardan ötürü sorumluğu bulunduğundan, aracın davalı firmaya teslimi ile birlikte aracın hakimiyeti, her türlü bakım, özen, dikkat yükümlülüğü de davalı oto yıkama firmasına geçtiğinden, müvekkili sigorta şirketince ödenen tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsili amacıyla davalı tarafa karşı icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazların yerinde olmadığını belirterek, İzmir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/9337 sayılı dosyasına haksız ve kötüniyetli olarak yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalı yan aleyhine alacak miktarının %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :

Davalının davaya cevap vermediği, ancak vekaletname sunduğu görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece, "....Tüm dosya içeriğine göre, davacı ... AŞ. tarafından 19.04.2017-2018 tarihleri arasında poliçe ile kasko sigorta teminat örüntüsüne alındığı, davacı sigorta şirketi tarafından hasara ilişkin dava dışı sigortalısı zararı için 18.05.2018 tarihinde 13.593,16.-TL ödeme yapıldığı, TTK m. 1472 maddesinin, sigortalısının zararını gideren sigortacıya zarar sorumlularına karşı dava ve talepte bulunma, yani halefiyet hakkı verdiği, davacı yanca, zararın ... Ltd Şti çalışanı ... tarafından, aracın sigortalıya götürülmesi sırasında meydana geldiği beyan edilmiş ise de, dosya içinde 13.04.2018 tarihli ... Ltd Şti tarafından verilmiş araç yıkama fişinin mevcut olduğu, ancak aracın malikine teslim edilmesi için davalının bu konudaki sorumluluğunun yazılı olarak ispatlanamadığı, nitekim yıkanan aracı kullanan ...' ın da davalının sigortalı elemanı olmadığı celp edilen SGK kayıtlarından anlaşılmakla, davacıya kasko ile sigortalı olan aracın hasarlanmasında davalının sorumluluğu bulunduğu tespit edilemediğinden, DAVANIN REDDİNE..." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili tarafından, "...Sigortalı aracın, 13.04.2018 tarihinde maliki olan sigortalı tarafından yıkatılmak üzere davalı şirkete ait işletmeye teslim edildiğini, yıkama işlemi bittikten sonra davalı şirketin çalışanı bir kişi tarafından sigortalıya teslim edilmek üzere götürüldüğü sırada maddi hasarlı trafik kazasının yaşandığını, açılan hasar dosyası kapsamında sigortalıya ait araçta oluşan toplam hasar miktarının 13.593,16 TL olarak hesaplandığını, sigortalının zararı karşılandıktan sonra aracın davalı firmaya dosyada mübrez yıkama fişi ile sabit olduğu ve ispatlandığı üzere zararın araç davalının fiili hakimiyetinde ve sorumluluğunda iken meydana gelmiş olması nedeniyle rücu edilebileceğinin tespit edildiğini, zararın sorumlusu olarak aracın yıkanmak ve geri teslim edilmek üzere bırakıldığı davalı ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne karşı yasal işlem başlatıldığını, davalı şirketin olayda kusur ve sorumluluğunun ortada olduğunu, verilen kararın aksine oto yıkama gibi motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan bir teşebbüs olarak davalı firmanın, kendisine teslim edilen bir araçta oluşan veya bu aracın neden olduğu bütün zararlardan ötürü sorumluluğunun bulunduğunu ve aracın davalı firmaya teslimi ile birlikte aracın hakimiyetinin, her türlü bakım, özen, dikkat yükümlülüğünün davalı oto yıkama firmasına geçtiğini, davalı firmanın fiili hakimiyetine geçtikten sonra gerçekleşen bir kazanın sözkonusu olduğunu, bunun da rücu muhatabının tartışmasız davalı şirket olduğunu gösterdiğini, ilk derece mahkemesince aldırılan raporda da esasında bu anlamda talep ve davalarındaki haklılıklarının ortaya konulduğunu, Karayolları Trafik Kanunu 104. maddesinde; 'Motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslerin sahibi, gözetim, onarım, bakım, alım-satım, araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri bir amaçla kendisine bırakılan bir motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı işleten gibi sorumludur' şeklinde belirtildiğini, kazanın kendi sorumlulukları dışında gerçekleştiğine dair davalı tarafça yazılı veya yazısız en ufak bir delilin sunulmadığını, açılan davaya cevap dahi verilmediğini, iddia ettikleri vakıanın ispatının gerçekleştiğini, kanaatlerince ispat yükünün bu aşamadan sonra yer değiştirip davalının üzerine geçtiğini, burada davalı şirket yönünden adam çalıştıranın sorumluluğunun da söz konusu olduğunu ve adam çalıştıranın sorumluluğu için ilk derece mahkemesince verilenin aksine mutlaka işçi-işveren arasında sigortalı bir çalışma olması şartının aranmadığını, aracın, davalı şirketin fiili hakimiyetinde ve tasarrufunda iken karıştığı kaza nedeniyle sırf kazaya sebebiyet olan şahıs SGK'ya yazılan müzekkereye göre davalı şirketin sigortalı çalışanı gözükmediği için bu durumun davalı taraf lehine yorumlanmaması gerektiğini, başkaca hiçbir araştırmaya gerek görülmeyerek, tanık deliline dayanmış olmaları sebebiyle en azından bu konuda da bir ara karar ve kendilerine süre verilmeden ve gelen SGK cevabına karşı beyanda bulunmak üzere dahi süre bile verilmeden sırf karar vermek amacıyla bu denli hukuki dayanaktan ve hakkaniyetten uzak, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı bir karar verilmiş olmasını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, şahsın SGK girişi bulunmamasının haklı davanın reddi için tek gerekçe olamayacağını, takdir edileceği üzere ülkemizdeki kayıtsız istihdamın yaygınlığı göz önüne alındığında bu davada konu olmayacak SGK'ya bildirim zorunluluğunun ne TBK'da düzenlenen 'adam çalıştıranın sorumluluğu' başlıklı maddede ne de İş Kanunu uyarınca iş sözleşmesinin kurucu unsurları arasında sayılmadığını, işverenin, işçisinin üçüncü şahsa verdiği zararı gidermekle yükümlü olduğunu, adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmayacağını, buradaki sorumluluğun kusursuz sorumluluk olduğunu (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/18133 E.- 2019/7766 K), kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için kazaya karışan sürücünün davalı şirkette çalışmadığı kabul edilse dahi sigortalıya ait aracın davalı şirkete teslim edildiği sabit olup yine davalı şirketçe araç kendi sorumluluk ve himayesindeyken kazanın meydana geldiğini, davalı tarafın aracın kendi himayesinden bilgisi, insiyatifi, rızası ve onayı dışında çıktığını gösterir herhangi bir kayıp çalıntı bildiriminde bulunmadığı gibi sigortalıya da bu yönde haberdar etmediğini, mahkemece bu husus yönünden de hiçbir araştırma gereği duyulmadığını, kararın hukuka aykırı olduğunu..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, kasko sigorta şirketince ödenen maddi tazminatın 3.kişiye rücu için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın olay günü davalı şirkete yıkanmak üzere bırakıldığı, bu hususun dosya içerinde mevcut yıkama fişi ile de sabit olduğu, araç yıkandıktan sonra sürücü ...'ın sevk ve idaresinde iken kazaya karıştığı ve davacıya sigortalı aracın hasar görmesi üzerine davacı tarafça sigortalısına ödeme yapıldıktan sonra, yıkama şirketi olan davalıya rücuen tazmin istemli icra takibi başlatılıp, itiraz üzerine de eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde ve dava içerisinde mevcut eksper raporunda aracın, yıkandıktan sonra yıkama şirketi görevlisi tarafından sahibine iade edilmek üzere götürülürken kazanın meydana geldiği beyan edilmiştir. Davalı taraf, davaya cevap vermemiş, takibe de borcu olmadığından bahisle itiraz ettiği görülmüştür. Kaza tespit tutanağında sigortalı aracı kullandığı anlaşılan ...'ın, SGK kaydında 2018/4 döneminde davalı şirkette sigortalı bildirimi bulunmadığına dair gelen müzekkere cevabı üzerine mahkemece davanın reddine dair yukarıda yazılı gerekçe ile hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere, 6098 Sayılı TBK'nun 66. maddesine göre; ''Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumlu olmaz. Bir işletmede adam çalıştıran işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlüdür." Buna göre; adam çalıştıranın sorumlu tutulabilmesi için; zararın çalışanın hukuka aykırı eyleminden doğması ve zarar ile çalışanın eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir. Adam çalıştıranın sorumluluktan kurtulabilmesi için, gerekli özeni göstermiş olması halinde bile zararın gerçekleşeceğini ispat etmesi gerekecektir. Adam çalıştıranın sorumluluğu bir kusur sorumluluğu olmayıp, olağan sebep sorumluluğudur. Burada yasa ile adam çalıştırana genel nitelikte objektif bir özen yükümlülüğü, bir gözetim ödevi yüklenmiştir. Adam çalıştıranın sorumluluğu kendisinin veya emrinde çalışan yardımcı kişinin kusurlu olup olmamasına bakılmaksızın, kusurdan bağımsız olarak doğmaktadir. Bu halde yukarıda sözü edilen objektif özen yükümlülüğünün ihlaliyle meydana gelen zarar arasında, uygun illiyet bağının bulunması yeterli kabul edilmektedir.

Yine, KTK’nın 104. maddesi uyarınca, ”Motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslerin sahibi, gözetim, onarım, bakım, alım-satım, araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri bir amaçla kendisine bırakılan bir motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı, işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın işleteni ve araç için zorunlu mali sorumluluk sigortası yapan sigortacı bu zararlardan sorumlu değildir.” denilmiştir.

Dosyadaki yıkama fişine göre, aracın olay günü davalı şirkete yıkanmak üzere bırakıldığı anlaşılmakta olup, davalının sorumluluğunun gerek KTK 104.madde ve gerekse TBK 55.madde hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek, bu kapsamda kaza tespit tutanağındaki sürücülerin tutanak mümzi olarak ayrıntılı ifadelerinin alınması, gerektiğinde bahse konu araç yıkama fişi de eklenerek davalı tarafın isticvap edilmesi, sigortalı aracı kullanmakta olan ...'ın SGK'dan hangi iş dalında ve hangi şirketlerde çalışmış olduğuna dair işveren ünvanlarını da içerir şekilde ayrıntılı dökümlerin getirilip, ayrıca şahsın yaptığı işe dair emniyet araştırması da yaptırılarak, aracı kaza günü ne sebeple kullanmakta olduğunun tespiti ve sonucuna göre, aracın yıkama işleminden sonra davalı şirket sorumluluk ve denetiminde hasara uğrayıp uğramadığının tüm bu araştırmaların sonucuna göre belirlenmesi, ayrıca davanın dayanağı niteliğindeki davacının ödeme evrakının da dosyada yer almadığı görülmekle dosyaya kazandırılması gerekirken, eksik inceleme ile verilen kararın kaldırılması gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı vekilinin istinaf itirazının KABULÜ ile, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/304 Esas . 2021/695 Karar sayılı kararının HMK 353/1. a. 6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

  2. Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  3. İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının istek halinde davacı tarafa iadesine,

  4. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına,

  5. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  6. Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/03/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınizmirİptalitarihireddine"numarasıİtirazın

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim