SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 20. HD 2021/1264 E. 2024/475 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1264

Karar No

2024/475

Karar Tarihi

20 Mart 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1264

KARAR NO : 2024/475

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 06/12/2017 (Dava) - 22/06/2021 (Karar)

NUMARASI : 2017/1369 Esas - 2021/549 Karar

DAVA : Maddi Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )

BAM KARAR TARİHİ : 20/03/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 20/03/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1369 Esas - 2021/549 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA :

Davacı asil dava dilekçesinde özetle, 02/08/2012 tarihinde sürücüsü ... olan ... plakalı aracın kendisine kasten çarptığını, bu olayla ilgili İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/569 Esas-2017/72 Karar sayılı dava dosyası ile yargılama yapıldığını ve araç sürücüsü ...'in kendisine kasten çarptığının tespit edilip cezalandırıldığını, kaza dolayısıyla çok uzun bir süre tedavi gördüğünü, ayağının kırıldığını ve ameliyatlar olduğunu, bu kazaya sebep olan ... plakalı aracın sigortasının bulunmadığını, bu nedenle davalı ...na başvuru yaptığını, yapmış olduğu birçok yazışmadan sonra maluliyet oranının çok düşük olduğu belirtilerek imzalaması için makbuz ve ibraname gönderilerek 32.183 TL zararının olduğunun belirtildiğini, ancak kendisinin bu kaza nedeni ile ağır yaralandığını ve halen de çalışamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak suretiyle ve belirsiz alacağı belirli hale gelmesinden sonra arttırılmak kaydıyla 9.900 TL maluliyetinden kaynaklanan bedensel zararlarının ve işgücü kaybının ve yine belirsiz alacak niteliğindeki tedavi ve bakım giderleri için 100 TL'nin ...na başvurduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, dava şartını yerine getirmediğini, müvekkili Kurumun İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin raporunda belirtilen %8'lik özür oranı üzerinden hesaplanan 32.183 TL ve tazminatı ödemeye karar verdiğini, istenen belgeler, makbuz ve ibraname iletildiği takdirde ödemenin yapılacağının beyan edildiğini, ancak davacının müvekkili kuruma makbuz ve ibranameyi imzalı bir şekilde ulaştırmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, talebin SGK'nın sorumluluğunda olup sigorta şirketinin ve ...nın sorumluluğunun sona erdiğini, savunmaları saklı kalmak kaydıyla davacının maluliyeti ile ilgili tazminat talebinde bulunabilmesi için maluliyet oranını ve malül kaldığını tam teşekküllü hastane raporları ile belgelendirmesi gerektiğini, ibraz edilmiş farklı maluliyet oranlarını gösteren birden çok maluliyet raporunun dosyada bulunduğunu, medikal danışmanlık firmasının kaza ile illiyet bağı kurulabilen maluliyet oranının %8 olduğuna kanaat getirildiğini, mahkeme tarafından öncelikle yapılması lazım gelenin tüm bu raporlar ve maluliyet oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi olduğunu, kurum sorumluluğunun söz konusu kaza ile illiyet bağı kurulabilen maluliyet oranı ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın bir zararının oluştuğunu ispatlaması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumunun ödemiş olduğu tazminat varsa tespit edilerek ödenecek tazminattan düşülmesi gerektiğini, ...'nın sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, müvekkili kurumun temerrüde düşmediğini, istenen belgelerle birlikte ...na başvurulması ile temerrüt durumunun oluşacağını, bu yüzden davacının kaza tarihi itibariyle faiz talebinin yersiz olduğunu, tazminat miktarının hesaplanmasında TRH tablosunun ve teknik faizin uygulanmasını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece, "....Dava konusu olaya ilişkin olarak yapılan ceza yargılamasında İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/569 E.- 2017/72 K. Sayılı dosyasında olayın oluşunun; '...Katılan ... ile katılan sanık ...'ın daha önceleri arkadaşken ayrıldıkları, ancak katılan sanık ...'in bu ayrılığı kabullenmediği, suç tarihinde mağdur ile birlikte dolaşırlarken bir ara katılan ...'nın iş yeri önünde katılan ... ve sanık ... olduğu halde yanlarına gelen katılan sanık ...'in katılan ...'ya hakaret ettiği, sanık ...'ın üzerine yürüyerek yaralamaya kalkıştığı ve ...'a da hakaret sözleri sarf ettiği, ancak katılan sanık ...'in sanık ...'a yönelik eylemlerinden ...'ın şikayetçi olmaması nedeni ile ek kovuşturmasızlık kararı verildiği, bu arada sanık ...'ın ele geçmeyen silahtan sayılan sopa alarak katılan sanık ...'i yaralamaya kalkıştığı, çevreden yetişenlerin araya girdiği, bu olayın burada sonlandığı, durumu katılan ...'nın kardeşi olan sanık ...'e haber vermesi ve bunu öğrenmesi üzerine sanık ...'in olay yerine doğru geldiği, katılan sanık ...'in araçta ...'i görmesi üzerine silahtan sayılan taş alarak sanık ...'in aracının camına attığı, yaralamaya kalkıştığı ve araca zarar verdiği, bunun üzerine sanık ...'in de aracı birlikte yürüyenler mağdur ... ve katılan sanık ...'ın üzerine sürdüğü, mağdur ...'in yara almadan kurtulduğu ancak katılan sanık ...'in dosyada mevcut doktor raporunda belirtildiği gibi BTM ile giderilemez yaşam fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek kemik kırığı olacak ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandığı, sanığın mağdur tarafından yolunun kesilmesi ve aracına taş atılmasının verdiği tahrik nedeniyle eylemini gerçekleştirdiği...' şeklinde tespit edilmiş olup, İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/569 E.-2017/72 K. sayılı kararının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, her ne kadar ceza mahkemesince yapılan yargılamada olayın oluş şekline ilişkin tespit ve değerlendirmeler hukuk mahkemesini bağlamakta ise de hak arama özgürlüğünün sağlanması ile delillerin takdir ve ifası için mahkemece de 15/04/2021 günü keşif yapıldığı, keşifte hazır bulunan davacı asil ...'ın keşif esnasında; 'Ben kazanın olduğu gün çarşı içinden yanımda arkadaşım ... ile beraber bu tarafa doğru geldik, çarşı içinde eskiden sevgilim olan ... ve yanında bir erkeği gördüm. Orada beni sözle taciz ettiler. Sonra ben olay yerinden arkadaşımla beraber ayrıldım. Kazanın meydana geldiği şuan size göstermiş olduğum yere geldiğimizde (... Sokak No:... karşısı) karşıdan bir araç geliyor idi. Farları yanıktı. Hızlı bir şekilde geldi. Yanımıza geldiğinde birden benim üzerime direksiyonu kırdı. Bana çarptı, ben aşağı tarafa doğru düştüm. Kaza olmadan önce ben yukarı doğru gitmek istedim. ... ısrarla beni buraya doğru yürüttü. Karşı tarafın iddia ettiği gibi ben onlara taş atmadım. Bana arabasıyla kasıtlı olan çarpan ... benim daha önce ilişkimin bulunduğu ...'nın kardeşidir. Ben bilemiyorum haberleştiler de beni kasıtlı olarak buraya getirip bana çarpmayı mı planladılar bilmiyorum, ben daha sonra polis geldi, ambulans geldi beni hastaneye kaldırdılar, olayın olduğu gün hava yağmurlu değildi yerler kuruydu, hava kararmıştı' şeklinde beyanda bulunduğu, gerek ceza mahkemesinde yapılan yargılama ve gerekse mahkemece yapılan yargılama sonucunda dava konusu edilen eylemin bir trafik kazası olmadığı, davacı ile dava dışı üçüncü şahıslar arasında meydana gelen kavganın devamı niteliğinde kasıtlı bir haksız fiil olduğu, davalı ...nın sorumluluğunun trafik kazasından kaynaklı eylemlere ilişkin olduğu, somut olayda trafik kazasının olmayıp, bilinçli işlenmiş bir haksız fiil olduğu anlaşıldığından davalı ...nın sorumluluğunun olmadığı anlaşılmakla, DAVANIN REDDİNE...." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili tarafından, "...Davaya konu kazayla ilgili olarak İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/569 E.-2017/72 K. sayılı dosyasıyla yapılan yargılama sonucunda sanık ... hakkında 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildiğini, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin; 'eylemin bir trafik kazası olmadığı, kasıtlı haksız bir fiil olduğu...' gerekçesiyle davanın reddine karar verdiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu, ... plakalı aracın kaza tarihinde sigortası bulunmadığından müvekkilinin uğradığı bedensel zararın tazmini için ... aleyhine dava açıldığını, kazaya sebebiyet veren kişinin kasıtlı olmasının sürücünün kusur durumu ile cezai sorumluluğunu, sürücü ile birlikte işletenin hukuki sorumluluğunu etkileyen bir faktör olduğunu, kasıt veya kusurun derecesi ve niteliğine göre üçüncü kişilerin uğradığı zararlarla ilgili olarak ödeme yapan sigorta şirketi/...na da kasıt veya kusurun derecesi ve niteliğine göre kasıtlı veya ağır kusurlu sayılan sürücüye ve işletene zararın rücu edilmesi hakkını verdiğini, sürücünün kasıtlı davranışı sonucunda kazanın meydana gelmiş olmasının olayın trafik kazası olmadığı sonucunu doğurmadığını, bunun zarara uğrayan üçüncü kişilere yapılan ödemenin sigorta şirketi veya ... tarafından ağır kusur ya da kasıttan dolayı ilgililere (sürücü/işleten) rücu edilip edilemeyeceği konusunda önem arz ettiğini, trafik kazasının karayolunda ve KTK'nın 2. maddesinde belirtilen yerlerde hareket halinde olan bir veya birden fazla aracın karıştığı ölüm, yaralanma ve zararla sonuçlanmış olan olay olduğunu, olayın bu şekilde gerçekleşmiş olmasının söz konusu olayın trafik kazası olarak tanımlanması için yeterli olduğunu, yine ... Yönetmeliğinin 'Rücû Hakkının Kullanılması' başlıklı 16.maddesinde; hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle, zarardan sorumlu kişilere veya yükümlü sigorta şirketine ve sorumlunun sonradan belli olması halinde bu kişilere veya yükümlü sigorta şirketine rücu edebileceğinin belirtildiğini, yani bu düzenlemede de sürücünün kastının sadece rücu hakkını etkilediğinin belirtildiğini, kaza sonucunda meydana gelen zararın sigorta teminatı dışında kalan bir zarar olmadığını, sigorta teminatı dışında kalan hallerin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 'Teminat Dışında Kalan Haller' başlıklı A.6.maddesinde düzenlenmiş olup, bu düzenlemeden görüldüğü üzere olayda meydana gelen zararın sigorta teminatı dışında kalan bir zarar olmadığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının; 'Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı' başlıklı B.4.maddesinde; sigorta şirketinin hak sahibine ödemiş olduğu tazminatı, tazminatı gerektiren olayın, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş olması halinde sigortalıya rücu edebileceğinin düzenlendiğini, yani sürücü (sigortalı) kasten kazaya sebebiyet vermişse, kasıtlı davranıştan dolayı olayın trafik kazası olmadığı gibi bir sonuç doğurmamakta olup, sadece sigorta şirketinin veya güvence hak sahiplerine ödemiş olduğu tazminatın sorumlulara rücu edilebilmesi olanağı yarattığını, mevzuatta sürücünün kastıyla oluşan kaza sonucunda 3.kişilerin uğrayacağı zararların sigorta şirketi/... tarafından karşılanmayacağı şeklinde herhangi bir düzenleme bulunmadığını, davalı tarafın meydana gelen kazanın trafik kazası olmadığı yönünde herhangi itirazı/cevap/savunmasının da sözkonusu olmadığını, cevap dilekçesinde; istenilen belgeler (ibraname - makbuz) kendilerine iletildiği takdirde ödemenin yapılacağına karar verildiğinin beyan edildiğini, uyuşmazlığın maluliyet oranı ve buna bağlı olarak tazminatın miktarıyla ilgili olduğunun görüldüğünü, davalı tarafın ilk defa kusur raporuna karşı yapmış olduğu 17.05.2021 havale tarihli itiraz dilekçesinde olayın trafik kazası olmadığını ileri sürdüğünü, dilekçelerin teatisinden sonra bir iddia ileri sürmüş olması usul kurallarına aykırı olduğundan mahkeme tarafından bu yöndeki itirazın kabul edilmesi ve red kararına da gerekçe yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın cevap dilekçesini ıslah etmek suretiyle de bu iddiasını sunmadığını, mahkemenin HMK'nın 141. ve 25. maddelerindeki usule ilişkin yasal düzenlemeleri de ihlal ederek tazminat talebine dair haklı davanın reddine karar verdiğini, kararın kaldırılması gerektiğini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, sigortasız aracın sebep olduğu kaza nedeniyle ...ndan maddi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı tarafça davadışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kendisine çarpıp yaralamasından dolayı maddi tazminat talep edilmiş olup, bahse konu olaya ilişkin olarak İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/569 Esas - 2017/72 Karar sayılı dosyasından yargılama yürütülüp, aracın silah olarak kullanılması suretiyle sanık ...'in davacıya karşı "kasten yaralama" eylemi gerçekleştirdiğinin kabulü ile bu yönde mahkumiyet hüküm verilip, verilen kararın Yargıtay tarafından da onanmış olduğu anlaşılmaktadır.

Ceza mahkemesinin maddi olguya dair kabulünün hukuk hakimini de bağlayacağında tereddüt yok ise de, bilindiği üzere; Karayolları Trafik Kanununun 86. maddesine göre; işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı başlıklı B.4-a maddesine göre ise; "Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise" rücu edilebileceği düzenlenmiştir.

Somut uyuşmazlıkta; İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/569 Esas - 2017/72 Karar sayılı dosyası kapsamı uyarınca, sanık sürücünün kasıtlı olarak aracı ile davacıya çarpıp yaraladığı sabittir. Davaya konu kaza, Karayolları Trafik Kanununun 86. maddesinde sayılan mücbir sebep, zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan kaynaklanmamıştır. Aracın işletilme halinde olması, zarar verici fiil, zarar ve uygun illiyet bağı sorumluluk için aranan şartlardan olup somut olayda hepsi mevcuttur. Araç işleteninin veya sürücüsünün kasıtlı eylemi teminat dışı hallerde düzenlenmemiş olup, yalnızca rücuya tabi hallerde düzenlenmiş olduğundan, sürücünün sorumluluğu ve dolayısıyla sürücünün sigortasız araç kullanması nedeniyle ...nın zarar görene karşı sorumluluğu ortadan kalkmayacaktır (Aynı yönde bknz.Yargıtay 4. HD 2021/14497 E. - 2022/15164 K).

O halde olayın trafik kazası olduğu, sürücünün zarardan sorumlu olduğu ve zararın teminat dışı olmadığının kabulü ile, davalı ...nın zarardan sorumluluğu gözetilerek, işin esasına girilmesi gerekirken, mahkemece yapılan hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması isabetli olmamıştır. Mahkemece yapılması gereken iş; maluliyet raporlarındaki çelişkiler giderilerek, davacının bakım ihtiyacı ve tedavi giderleri olup olmadığının tespiti ve sonrasında aktüer raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜNE; İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1369 Esas . 2021/549 Karar sayılı kararının HMK 353/1. a. 6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

  2. Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

  3. İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,

  4. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına,

  5. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  6. Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/03/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınZararAçılan(CismaniizmirTazminattarihiSebebiyleMaddinumarasıreddine")

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim