SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 20. HD 2021/1473 E. 2024/450 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1473

Karar No

2024/450

Karar Tarihi

14 Mart 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1473

KARAR NO : 2024/450

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 17/04/2017 (Dava) - 01/07/2021 (Karar)

NUMARASI : 2017/1313 Esas - 2021/548 Karar

DAVA : Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

BAM KARAR TARİHİ : 14/03/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 14/03/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/07/2021 tarihli 2017/1313 Esas ve 2021/548 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı banka tarafından davacı aleyhine 03/11/2014 tarihli kefalet sözleşmesine dayalı olarak İzmir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2015/12781 sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, takibin kesinleştiğini, davalı tarafça haciz işlemi uygulandığını, ancak, kefalet sözleşmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583/1. maddesine aykırılık nedeniyle şekil şartını haiz olmadığını, sözleşme altındaki imzanın davacıya ait olmakla birlikte, bunun dışındaki hiçbir yazının davacının el yazısı olmadığını, şekle aykırılığın mutlak butlan olarak değerlendirilmesi gerekeceğinden, sözleşmenin başından itibaren geçersiz olduğunu, sonradan geçerlilik kazanamayacağını, buna bağlı olarak mutlak butlana yönelik itirazın her zaman ileri sürülebileceğini ve esasen hakim tarafından da resen gözetilmesi gerektiğini, bu çerçevede davacının İzmir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2015/12781 sayılı dosyası üzerinden başlatılan takipte davalı bankaya borcu olmadığının tespitine, kesinleşen takip alacağının %20'si üzerinden kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmakta asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görev itirazında bulunmuş, esas yönünden de davacı tarafın iddialarının yerinde olmadığını, sözleşmedeki kefalet imzasının ve kefalete ilişkin yazıların davacıya ait olduğunu, kefaletin geçerli sayılması gerektiğini, davacının aynı zamanda şirket yetkilisi olarak borçlu imzasını da attığını, sözleşme içeriğinden bilgi sahibi olduğunu, bu nedenle kefaletin geçersizliğini ileri sürmesinin kötüniyetini ortaya çıkarttığını, bu doğrultuda, davanın reddine, %20 oranında tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :

Mahkemece, ''...Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporuna göre; 03/11/2014 tarihli, davalı banka ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. arasındaki genel kredi sözleşmesine kefil sıfatıyla imza koyan davacının kefaletinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583/1. maddesi çerçevesinde geçersiz olduğu iddiasıyla, aleyhine başlatılan icra takibinde borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği, ATK Fizik İhtisas Dairesinden alınan 23.02.2021 tarihli rapor kapsamına göre, davacı banka tarafından düzenlenen 03.11.2014 tarihli, 35.000-TL bedelli kredi sözleşmesinde davacıya atfen yazılan müteselsil kefil beyanında görülen yazıların, davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, 6098 sayılı B.K. 583.mdsinde belirtilen kefalet sözleşmesinin yazılı olarak yapılacağı ve kefalete ilişkin yazıların kefilin kendi el yazısı ile belirtilmesinin şart kılınmış olduğu, bu durum itibariyle kefalete ilişkin beyan yazısının davacının eli ürünü olmadığı, ilgili madde gereğince şekil şartı noksanlığının mevcut olduğu ve bu sebeple kefalet beyanının geçersiz olduğu anlaşıldığından, davacı bankanın geçersiz kefalet hükümlerine göre ilgili kredi sözleşmesine dayanarak davacıdan talepte bulunamayacağı ve bu kredi sözleşmesine dayanarak İzmir 7. İcra Müdürlüğünün 2015/12781 Esas sayılı dosyasında yapılan takip sebebiyle davacının, davalı temlik alan ... AŞ'ne borçlu olmadığı, takip açan bankanın mevcut kredi sözleşmesindeki kayıtlara göre takip yapmış olduğundan, takipte kötü niyetli olarak görülmediğinden, kötü niyet tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiğinden...'' gerekçesiyle; ''...Davanın kabulü ile İzmir 7. İcra Müdürlüğünün 2015/12781 E sayılı dosyasında takip konusu ... Bankası ... Şubesi ile yapılan 03/11/2014 tarih 35.000-TL bedelli kredi sözleşmesi sebebiyle davacı ...'nin temlik alan ... A.Ş'ne borçlu olmadığının tespitine, % 20 kötü niyet tazminat isteminin reddine ...'' şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı temlik eden bankanın, dosyada mevcutlu 03/11/2014 tarihli kefalet sözleşmesine dayanarak alacaklı olduğundan bahisle İzmir 7. İcra Müdürlüğü 2015/12781 sayılı dosyası üzerinden müvekkiline karşı takibe geçtiğini ve haciz işlemi uyguladığını, takip konusu kefalet sözleşmesinin şekil noksanlığı nedeniyle geçersiz olması ve sözleşmenin üzerinde tahrifat yapılarak müvekkiline ait kısımları davalı bankaca doldurulması sebebiyle borçlu olmadıklarına yönelik menfi tespit istemli ve haksız takip yönünden kötü niyet tazminatı istemli davada mahkemenin davayı kabul ettiği ancak kötü niyet tazminatı yönünden yerel mahkemenin; ''takip açan bankanın mevcut kredi sözleşmesindeki kayıtlara göre takip yapmış olduğundan, takipte kötü niyetli görülmediğinden..'' şeklinde gerekçesiyle kötü niyet tazminatı talebini reddettiğini fakat kredi sözleşmesindeki kayıtların davalı temlik eden banka tarafından tahrifat yapılarak değiştirildiği gerçeğini görmezden geldiğini, Yerel mahkemece görülen yargılamada alınan 23.02.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda; kefalet sözleşmesindeki geçerlilik sağlayan unsurların bir kısmının müvekkilinin eli ürünü olmadığı, üçüncü kişi tarafından doldurulduğunun ortaya konduğunu, basiretli bir tacir olarak hareket eden bankanın ne kredi sözleşmesini ne de krediye bağlı kefalet sözleşmesinin içeriğini üçüncü bir kişi tarafından doldurulmasına izin vermeksizin büyük bir titizlikle sözleşmenin muhatabı tarafından doldurulduğunu ve imzalandığını kontrol ettiğini, sözleşme tanzim edilmesinden sonra ise sözleşmenin aslı bankanın uhdesinde olmasından dolayı ne müvekkili ne de müvekkilinin çevresi tarafından sözleşmede tahrifat yapılmasına imkan olmadığını, yapılan tahrifat bakımından eylemin aynı zamanda 5237 Sayılı TCK anlamında Özel Belgede Sahtecilik Suçu (m.207/1) teşkil etmesi bankanın kötü niyetli olduğunun başlı başına bir göstergesi olduğunu, bankanın geçersiz olan kefalet sözleşmesinde bilerek ve isteyerek tahrifat yaparak sözleşmeyi geçerli hale getirmeye çalıştığını ve haksız kazanım elde etme çabasına giriştiğini, davalı bankanın haksız ve kötüniyetli takibe girişmesi nedeni ile istinaf neticesinde talepleri doğrultusunda verilecek karar neticesinde müvekkilinin haksız yere uğradığı kayıpların bir nebze de olsa giderileceğini belirterek kararın kötü niyet tazminatı talebine yönelik kısmen reddolunan kısmının kaldırılmasına, yapılacak yargılama neticesinde kötü niyet tazminat talebinin kabulüne, yargılama gider ve masrafların karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Adli Tıp Kurumu'ndan gelen 23.02.2021 tarihli raporda aynı sayfada bazı yazıların davacıya ait olması bazı yazılarınsa davacının el ürünü olmadığı tespitinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dolayısı ile yetersiz işbu raporun hükme esas alınmaması gerektiğini, bir evrakta bulunan imzanın tarafa ait olup olmadığının tespitinin yapılabilmesi için evrakın imzalandığı tarihle aynı dönemde imzalanan evraklarının kıyaslamasının yapılması gerektiğini ancak yerel mahkemenin 03/11/2014 tarihinde imzalanan kefalet sözleşmesinde bulunan imzayı 2021 yılında alınan imza örnekleri ile kıyasladığını 7 yıl gibi bir süre geçmiş olmasının kıyaslama için alınan imza örneklerinde şüphe oluşturduğunu, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2016/1048 E. , 2016/13844K. Sayılı ve 11.05.2016 tarihli kararından da anlaşılacağı üzere Yerel Mahkemece kefalet sözleşmesinin imzalandığı 2014 yılına ait evrakların soruşturulması gerekmekte iken 2021 yılında alınan imza örnekleri ile inceleme yapılmasının açıkça hukuka aykırı ve yanlış olduğunu, davacı vekilinin sözleşme altındaki imzanın davacıya ait olmakla birlikte, bunun dışındaki hiçbir yazının davacının el yazısı olmadığını beyan ettiğini, imzanın davacıya ait olduğunun zaten ikrar edildiğini, Mahkeme'nin talep ile bağlı kalarak sadece yazı örnekleri incelemesini hükme esas alması gerektiğini, Adlı Tıp Raporu'nda açık bir şekilde tespiti yapıldığı üzere sözleşmedeki yazı örneklerinin de davacı-borçluya ait olduğunu belirterek, hükmün ortadan kaldırılarak ispat yükü üzerinde olan davacının iddiasını kanıtlayamadığından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, 03/11/2014 tarihli kefalet sözleşmesine dayalı olarak İzmir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2015/12781 sayılı dosyasında takip konusu alacağa esas kefaletin geçerli olmadığının tespiti ve kötü niyet tazminatı istemli menfi tespit davasıdır.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Yargılamanın devamı sırasında davalı ... Bankası A.Ş. ile ... A.Ş. arasında düzenlenen 21/04/2021 tarihli temlik sözleşmesi dosyaya ibraz edilmiştir.

TBK'nın " Şekil" başlıklı 583. maddesinde" Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.

Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler.

Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz." şeklinde düzenleme yapılmıştır.

  1. Davacı Vekilinin İstinaf İtirazlarının Değerlendirilmesinde:

Davacı vekili, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesi yönünden karara itiraz edilmiş ise de, davalı banka tarafından kredi sözleşmesine istinaden düzenlenen 03/11/2014 tarihli kefalet sözleşmesine dayalı olarak davacı aleyhine takip başlatılmış olup, gerek takip dosyası gerekse eldeki dava dosyasına göre davalının kötü niyetli kabul edilmesini gerektiren herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı; söz konusu kefalet sözleşmesinde el ile yazılması gereken yazıların kısmen davacının eli ürünü olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, kefalet sözleşmesi şekil şartlarında eksiklik bulunmasının davalının kötü niyetli kabul edilmesini gerektirmeyeceği, bu nedenle mahkemece davalının kötü niyetli kabul edilmeyerek davacının kötü niyet tazminat isteminin reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasa yönünden aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

  1. Davalı Vekilinin İstinaf İtirazlarının Değerlendirilmesinde:

Dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 03/11/2014 tarihli kefalet sözleşmesinde yer alan yazılar ve kefalet sözleşmesinin geçerliliğine etki eden şekil şartlarına ilişkin unsurlar bakımından inceleme yapan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 23/02/2021 tarihli raporunda, inceleme konusu sözleşmenin 29.sayfasında; "...", "35.000", "Bin" ve "..." yazıları ile ...'nin mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu yazıların ...'nin eli ürünü olduğu, söz konusu sayfadaki diğer yazılar ile ...'nin mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...'nin eli ürünü olmadığı belirtildiğinden, asıl kefalet sözleşmesinin yazı kısmında "...", "35.000", "Bin" ve "..." yazılarının davacı tarafından yazıldığı diğer kısımların davacı tarafından yazılmadığının tespit edildiği bu durumda kefalet sözleşmesinin TBK 583. maddesinde belirlenen şekil şartlarına uygun düzenlenmediğinin tespit edildiği;davalı vekili kefil yönünden TBK'nun 583.maddesinde aranan şekil şartlarının mevcut olduğunu savunmuş ise de, takibe konu alacağa esas 03/11/2014 tarihli kefalet sözleşmesinin şekil şartlarının noksan olması nedeni ile kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli olduğu; diğer taraftan davalı vekili Mahkemece kefalet sözleşmesinin imzalandığı 2014 yılına ait evrakların soruşturulması gerekmekte iken 2021 yılında alınan imza örnekleri ile inceleme yapılmasının açıkça hukuka aykırı ve yanlış olduğunu iddia etmiş ise de, sözleşmedeki el yazılarının kefalet sözleşmesinden önce imzalanmış olan ıslak imzalı belgelerdeki el yazıları ile de karşılaştırıldığı (30/01/2014 tarihli ... ihtiyaç kredisi sözleşmesi, 16/07/2013 tarihli ... Sabit Faizli Tüketici Kredisi Sözleşmesi) davalı vekilinin bu yöndeki itirazında da haklı olmadığı, davalı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddi gerektiği anlaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı vekili ve davalı vekilinin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/07/2021 tarihli 2017/1313 Esas ve 2021/548 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-İSTİNAF AŞAMASINDA;

Davacıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 368,30-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),

Davalıdan alınması gereken 2.390,85-TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 597,75-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 1.793,10-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),

  1. Davacı ve davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,

  2. HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,

  3. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  4. Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/03/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

TespitizmirtarihiMenfiKaynaklanan)numarası(Bankacılıkhükümİşlemlerinden

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim