SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 20. HD 2021/1414 E. 2024/448 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1414

Karar No

2024/448

Karar Tarihi

14 Mart 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1414

KARAR NO : 2024/448

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 30/10/2015 (Dava) - 08/02/2018 (Karar)

NUMARASI : 2015/990 Esas - 2018/116 Karar

DAVA : Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

BAM KARAR TARİHİ : 14/03/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 14/03/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/02/2018 tarihli 2015/990 Esas ve 2018/116 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı araç ile çarpışması sonucunda müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, belirterek müvekkilinin geçici ve kalıcı maluliyetinin tespiti ile bu maluliyete tekabül eden maddi zararının tazminine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00.-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :

Mahkemece, ''...gerek mahkememizce aldırılan raporlar gerekse de kaza tespit tutanağında davacının kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunun belirtildiği, raporların ve kaza tespit tutanağının birbirini teyit eder mahiyette olduğu, trafikçi bilirkişi ve ATK raporunun denetime elverişli, açık ve olayın oluşuna uygun olması nedeniyle mahkememizce de itibar edildiği, dolayısıyla meydana gelen kazada %100 kusurlu olan davacının davalıdan tazminat talebinde bulunamayacağı kanaatine varılarak...'' gerekçesiyle; ''...DAVANIN REDDİNE...'' şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirttikleri tanık listesinin Mahkemenin 38.03.2017 tarihli duruşmasının (1) no'lu ara kararında: '' 1-Davacı vekilinin tanık dinlenmesine ilişkin talebinin davaya bir yenilik getirmeyeceği anlaşılmakla reddine'' şeklinde karar verildiğini, yargılama makamlarının yargılamanın taraflarınca ileri sürülen iddiaları ve gösterdikleri delilleri gereği gibi incelemek zorunda olduğunu, tanıkların dinlenilmeden davaya bir yenilik getirmeyeceği sonucuna varılması imkansız olup gerçeğe ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini, işbu kararın HMK'nın 27. maddesine apaçık aykırı olduğunu,ayrıca Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 2015/6062 Esas Sayılı 2016/21700 Karar Sayılı dosyasında da''...Davalı tarafın olayın görgü tanığı olduğunu belirttiği tanığın mahkemece dinlenmemesi davalının hukuki dinlenme hakkının ihlali olup hatalıdır. Mahkemece fesih açısından bu tanık da dinlenerek, olay tutanağı ve diğer tanık anlatımları birlikte değerlendirildikten sonra feshin haklı olup olmadığının tespiti gerekirken, karar gerekçesinde olay tutanağından soyut gerekçelerle bahsedilerek feshin haksız olduğunun kabulü hatalıdır...'' şeklinde karar verildiğini, bu karardan da anlaşılacağı üzere dava konusu tanıkların dinlenilmemesinin müvekkilinin kanundan kaynaklanan hakkının ihlaline sebebiyet verdiğini, HMK madde 119 gereğince tanık ve delillerin dava dilekçesinde sunulduğunu, dava dilekçesinde sunulan tanıklar da iddia sayılacağından tanıkların dinlenilmemesinin Anayasanın 36. Maddesinde bahsedilen adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, dolayısıyla İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/990 Esas, 2018/116 Karar sayılı ilamı Anayasanın 36. Maddesine de aykırılık oluşturacağından kararın ortadan kaldırılması gerektiğini, yerel mahkemece 14.12.2016 tarihinde alınan kusur raporunun usüle ve yasaya aykırı olduğunu, adil yargılanma hakkı ve olayın aydınlatılması bakımından tanıklarının kaza yerinde keşif mahallinde dinlenmelerini talep ettiklerini, kazanın hemen sonrasında hastaneye kaldırılan müvekkilinin olmadığı noktada tek taraflı beyan üzerine tutulan tutanak ve çizilen krokinin gerçek durumu yansıtmasının beklenemeyeceğini, ancak mahkemece hiçbir sebep gösterilmeksizin itirazlarının incelenmediğini, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden aldırılan 14.12.2016 tarihli raporuna karşı 19.01.2017 tarihinde itiraz dilekçesi sunulduğunu ancak yerel mahkemece ceza yargılamasında alınan kusur raporu ile aynı doğrultuda olması nedeniyle itirazlarının reddedildiğini, yeteri kadar inceleme yapılmadan ve somut, objektif ve hukuki verilere dayanılmadan yanlış sonuçlara ve kanaate varılarak hazırlanan raporun yargılamanın esasında dikkate alınmasının hukuken kabulünün mümkün olmadığını belirterek yerel mahkeme kararın ortadan kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, trafik kazası nedeniyle meydana gelen maluliyetten kaynaklı maddi tazminat istemli tazminat davasıdır.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, olay sonrasında trafik denetleme şube müdürlüğü tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında davacının trafik ihali yaptığı asli kusurlu olduğu belirtilmiş, davalı sigortanın sigortalısına ait araç sürücüsünün kural ihlali belirtilmemiş, kusur izafe edilmemiş; trafik bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ın olayda %100 asli tam kusurlu olduğu ve ehliyetinin olmadığı, davalı ... A. Ş.'ye ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu belirtilmiş; yine davacı vekilinin rapora itirazı üzerine mahkemece yeni rapor alınmasına karar verilmiş, İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda da, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan araç sürücüsü dava dışı ...'in kusursuz olduğu, davacı sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, rapor davacı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen davacı vekilinin rapora itiraz etmediği, raporun tebliğ tarihinden sonra sunmuş olduğu mazeret dilekçesinde rapora ilişkin beyanda bulunmaksızın yokluğunda karar verilmesini talep etmiş olduğu bu şekilde kusur raporunun davacı yönünden kesinleştiği; diğer taraftan mahkemece hükme esas alınan kusur raporlarının açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, her iki rapordaki kusur oranlarının birbiri ile aynı oldukları, aynı zamanda kaza tutanağı ile de uyumlu oldukları anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı vekilinin İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/02/2018 tarihli 2015/990 Esas ve 2018/116 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60. TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30. TL'nin mahsubu ile eksik kalan 368,30. TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),

  3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

  4. HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,

  5. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  6. Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/03/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ZarartemyizAçılanizmirTazminattarihireddine''Sebebiyle''davanınnumarasıCismaniTazminat)(hüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim