İzmir BAM 20. HD 2021/1314 E. 2024/411 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2021/1314
2024/411
13 Mart 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1314
KARAR NO : 2024/411
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/09/2019 (Dava) - 03/06/2021 (Karar)
NUMARASI : 2019/334 Esas - 2021/383 Karar
DAVA : İtirazın İptali
BAM KARAR TARİHİ : 13/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/03/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/06/2021 tarih ve 2019/334 Esas - 2021/383 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ortaklarının tarımsal üretimlerini geliştirmek; ekonomik ve sosyal yönden gelişmelerine yardımcı olmak ve ekonomik güçlerini arttırmak amacıyla kurulan davacı kooperatifin faaliyet konularının, Anasözleşmenin 7. maddesiyle belirlendiğini; Anasözleşmenin 14. maddesine göre kooperatif ortaklarının, kooperatifin çıkarlarına aykırı hareket etmemek, alınan kararlara uymak, kooperatife olan her türlü yükümlülüklerini yerine getirmek ve borçlarını ödemekle yükümlü olduklarını; ortaklığa girişlerinde kooperatif ortaklarının, finansman müesseselerinden kooperatif adına ortakların müteselsil kefaleti ile kredi alınması sonucunda bu teşekküllere karşı doğan borçların yerine getirilmesinde payına düşeni zamanında yerine getirmeyi üstlendiklerini, davalı ...'ın, babası ... adına tesis edilen ortaklığı devir almak suretiyle davacı kooperatife ortak olduğunu; Anasözleşmedeki hak ve yükümlülükleri kabul ederek kooperatife ortak olduğu, 2015 yılında ...'ın, Anasözleşme ve genel kurul kararlarına aykırı hareket ederek, kooperatife teslim etmesi gereken mandalina ürününü 3'üncü kişilere sattığının haricen öğrenildiğini; üstelik üretim yapması kooperatif tarafından harcanan 7.488,00 TL tutarındaki gübre, ilaç ve genel giderlere katılım bedelini ödemediğini; bunun üzerine İzmir 3. Noterliği kanalı ile keşide edilen 12.11.2015 tarih ve 14527 yev. nolu ihtarname ile davalıdan, 2015 yılına ait ürünü teslim etmesinin yanı sıra kredili olarak kooperatiften aldığı üretim malzemelerinin bedeli (7.488,00 TL) ve payına isabet eden kredi tutarı olan 26.295,70 TL'yi ödemesinin istendiğini, 16.11.2015tarihli dilekçesiyle, kooperatife teslim etmesi gereken ürünü 3'üncü bir şahsa sattığını kabul eden davalının, borcunu ödeyeceği ve kooperatiften çıkmak istemediği yönünde beyanda bulunduğunu; bu gelişmelerden sonra 02.12.2015 tarihli yazı ile davalıya, ortaklıktan ayrılmadan borç ödeme isteğinin 17.12.2015 tarihinde yapılacak olan genel kurul toplantısında görüşüleceğinin bildirildiğini,17.12.2015 tarihinde yapılan genel kurulda, "kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortakların borçlarını ödeyerek ortaklıktan çıkartılmaları, tekrar ortaklığa girmek isterlerse yapılacak ilk toplantıda değerlendirmeye alınması" yönünde karar alındığını; kooperatif tarafından keşide edilen ihtarname ile davalıya, ortaklıktan çıkarıldığının ve tüm borçlarını 10 gün içinde ödenmesi gerektiğinin tebliğ edildiğini; bunun üzerine ...'ın, ortaklıktan çıkarma kararının iptali için dava açtığını; İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davanın reddedildiğini, ortakların yükümlülüklerinin, Anasözleşmenin 14. maddesi ve genel kurul kararları ile açıkça belirlendiğini; Kısım kısım ödeme yapılmış olmasına rağmen kredi borcunun halen kapatılmadığını; Seferihisar İcra Dairesi'nin 2018/740 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı ile takibin durduğu, kredi ve genel giderlere katılım payı borçlarını ödemeyen ortakların, davacı kooperatifi, neredeyse kapanmanın eşiğine getirdiklerini ve mağdur ettiklerini ileri sürerek, haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davanın (E.2016/1160), genel kurul kararının iptali ile ilgili olduğunu; taraflar arasındaki borç/alacak ilişkisi le bir ilgisinin olmadığını; kaldı ki, bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunduklarından, davanın derdest olduğunu; tahakkuk etmiş kredi borcu bulunmadığının, gerek bilirkişi raporunda ve gerekse mahkemenin kararında açıkça belirtildiğini, bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi, müvekkilinden talep edilen kredi payının, ortaklığı devam edenlerden talep edilmediğini; kooperatifin talebinin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, Kooperatif ortaklarından ...'ın da benzer gerekçelerle ortaklıktan ihraç edildiğini; İzmir 1. Asliye Ticaret. Mahkemesinde açılan 2016/1108 Esas sayılı dosya kapsamında yaptırılan bilirkişi incelemesinde de, benzer hususların tespit edildiğini savunarak, haksız ve dayanaksız açılan davanın reddedilmesini, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince; "...hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu esas alınarak; davalı ...'ın, davacı ... Kooperatifinin ortağı iken, ortaklıktan ihraç edildiğini, Ortaklıktan çıkarma kararının iptali için dava açıldığı; davacı kooperatif tarafından, tarım ürünleri işleme tesisi kurmak amacıyla muhtelif tarihlerde değişik bankalardan kredi kullanıldığı; son olarak 2015 yılında ... Bankasından 1.400.000,00 TL kredi kullanılarak, hem öteki bankalara olan borçların kapatıldığı, hem de tesisin yapımının tamamlandığının anlaşıldığı, kredinin kooperatife maliyetinin 1.446.264,00 TL olduğu, kredi taksitlerinin, faaliyet gelirleri ile ödendiği, kredi taksitlerini ödeyebilmek için ortaklığı devam edenlerden herhangi bir para talep edilmemesine karşılık, ortaklığı sona erenlerden kredi payı olarak 26.295,70 TL talep edilmekteyse de, ortaklıktan ayrılanların, tesis üzerinde herhangi bir hakları kalmayacağından, Kredi taksitleri için ortaklığı devam edenlerden herhangi bir para talep edilmezken, sadece ortaklığı sona erenlerden, kredi payı olarak 26.295,70 TL talep edilmesinin, eşitlik ilkesi ile bağdaşmayacağı kredi payı olarak talepte bulunulmayacağı, 20.09.2015 tarih ve 6025 nolu faturaya göre davalı ...'ın davacı kooperatiften 7.488,00 TL'lik gübre aldığı, davalının, faturayı kabul etmekte ancak fatura bedelinin ödendiğini iddia ettiği, fatura bedelinin ödendiğine dair, davalı tarafça herhangi bir belge ibraz edilmediği gibi davacı kooperatifte de bu nitelikte bir belgeye rastlanmadığı, fatura bedelinin ödendiğinin belgelendirilemediği, davalı ...'ın, davacı kooperatife 7.488,00 TL borçlu olduğunun kabul edilmesi gerektiği, fatura borcu nedeniyle davalı ...'ın takip tarihi itibariyle 1.847,67 TL faiz miktarı talep edebileceği..." gerekçesiyle davanın KISMEN KABULÜ ile; Seferihisar İcra Müdürlüğü'nün 2018/740 Esas sayılı takip dosyada vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 7.488,00-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren 1.847,67- TL yasal faiziyle birlikte devamına, asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın kabul edilen kısmına yönelik itirazlarının bulunmadığını, davalı ...'ın, davacı kooperatife üye olarak ana sözleşme gereği bahçesinden toplanacak ürünleri kooperatife teslim etmeyi ve kooperatif borçlarından payına düşen miktarı ödemeyi üstlendiğini, bu doğrultuda davacı müvekkilinin kooperatif ve kooperatif ortağı olan ...'ın edimlerini karşılıklı olarak 2015 yılına kadar yerine getirdiğini, fakat 2015 yılında davalının edim konusu mandalinaları üçüncü kişiye sattığının davacı tarafından haricen öğrenildiğini, bunun üzerine davalıya durumun öğrenildiğini, üretim malzemeleri ile kendi payına düşen kredi miktarı olan 26.295,70 TL'yi ödemesine ve söz konusu 2015 yılı ürünlerinin tesliminin istendiğine dair ihtar çekildiğini, bunun üzerine gerçekleştirilen 17/18/2015 tarihli genel kurul kararı ile ortaklık görevlerini yerine getirmeyerek ana sözleşmenin ihlali sebebiyle ortaklıktan çıkarma kararı verildiğini, bu kararın iptali için davalı tarafından İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açıldığını, dava sonucunda kooperatif ortağının, ana sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, halen istinaf aşamasında olduğunu, daha sonra davacı kooperatif tarafından katılım bedeli ve kredi borcundan payına düşen kısım için toplam 33.783,70 TL ödenmesinin ihtar edildiğini, ancak cevaben herhangi bir borç bulunmadığının ihtar edildiğini, borcun tahsili için Seferihibar İcra Dairesinin 2018/740 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı doğrultusunda takibin durdurulmasına karar verildiğini, davanın reddedilen kısmı yönünden; rapordaki düşünce, eşitlik ilkesi gereği borcun tüm ortaklardan talep edilmesi gerektiğine dayandığını, ayrıca raporda; çekilen kredinin mandalina işleme tesisi için kullanıldığını ve kooperatiften ayrılanların bu tesis üzerinde bir hakkının söz konusu olmayacağından kredi bedelinin ayrılan ortaklarca da ödenmesinin çelişki oluşturacağının ifade edildiğini, fakat çekilen kredinin önceki kredileri kapatıp çekildiği dönemdeki tüm kooperatif ortaklarının yararına kullanıldığını, özel bir amaca özgülendiğini, bu nedenle ayrılan ortakların paylarına düşen kredi borcunu ödemesinin hakkaniyete uygun olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının reddedilen kısmının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kooperatif alacağının kooperatiften çıkan ortaktan tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Davacının, davalı kooperatiften 17.12.2015 tarihli genel kurul kararıyla ihraç edildiği, bu kararın iptali için İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1160 Esas- 2017/1202 Karar sayılı dava dosyasında açtığı davasının reddolunduğu ve temyiz incelemesinden geçerek hükmün onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere bir kooperatif ortağı, istifasının kooperatife ulaştığı tarihe kadar olan borçlarından sorumlu olup, üyeler arasındaki eşitliğin bu şekilde sağlanması gerekir. Kural olarak ortak, üyesi olduğu davacı kooperatifin belirlediği giderlere ilişkin borçlarının, sonradan istifa etmiş ya da ihraç edilmiş olsa dahi istifanın ulaştığı (istifa) ya da ihracın kesinleştiği (ihraç) tarihe kadar doğan kısmından sorumludur. Nitekim, Kooperatifler Kanunu' nun 27/son cümlesindeki; "...Ortakların yüklendikleri paylar için ödeyebilecekleri para tutarını anasözleşme belirtir. Kooperatif, sermaye yüklemlerinde borçlu veya sair ödemelerle yükümlü bulunan ortaklarından elden yazılı olarak veya taahhütlü mektupla, bu husus mümkün olmazsa ilanla ve münasip bir süre belirterek yükümlerini yerine getirmelerini ister. İlk isteğe uymayan ve ikinci istemeden sonra da bir ay içinde yükümlerini yerine getirmeyenlerin ortaklığı kendiliğinden düşer. Ortaklığın düşmesi alakalının, anasözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmez." şeklindeki düzenleme ile ortaklığın düşmesinin, ortağın anasözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmeyeceğine yer verilmiştir. İstifa ya da ihraç tarihinden sonraki borçlardan ortak sorumlu değil ise de, bu tarihlerden sonra kooperatifin herhangi bir hizmetinden veya imkanından yararlanmış ise, bu durumda bu yararlanmanın karşılığı olan genel giderlerden de sorumlu olacaktır.
Bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacı kooperatifin ana sözleşmesi dosya içerisinde mevcut olup, ortakların hak ve yükümlülükleri açıkça düzenlenmiştir. Bilirkişi raporunda da değinildiği üzere kooperatif ortaklarından herhangi bir aidat alınmamakta, ilk girişte üyelik ücreti alındıktan sonra, kooperatifin varlığını faaliyet gelirleri ile sürdürmekte olduğu, bu kapsamda ortakların teslim ettikleri ürünler satıldıktan sonra, ortağın şahsi giderleri (ilaç, gübre vs.) ile kooperatifin giderleri ve kooperatif payı düşülerek bakiyenin ilgili ortağa ödendiği, kooperatif faaliyetlerinin bu usul ile devam ettiği anlaşılmaktadır. Kooperatif faaliyetlerinin devamı bakımından, tüm ortakların kooperatif hizmetlerinin karşılığı olarak payını ödemesi kooperatifin ve dolayısıyla tüm ortakların yararına olup, eşitlik ilkesinin de bir gereğidir. Aksinin kabulü, bu ödemelerin geç de olsa yapılacağı beklentisiyle faaliyetlerini yürütüp buna göre plân yapan kooperatifi ekonomik yönden güç duruma sokacağı ve hakkaniyete aykırı sonuçlara yol açacağı gibi diğer üyelerin de menfaatlerine zarar vermek suretiyle üyeliği süresince davalının da uymakla yükümlü olduğu 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 1. maddesinde zikrolunan "karşılıklı yardım ve dayanışma" ilkelerine de ters düşecektir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu, davacı tarafından çekilen kredi ile mandalina işletme tesisi kurulduğunu, davalının ortaklıktan ayrılması ile bu tesisten faydalanamayacağını belirterek davalının talep edilen bu kredi borcundan sorumlu olmadığını belirtmiştir. Davacı kooperatif ise hem dava dilekçesinde hem de bilirkişi raporuna itirazlarında, her ortak için; "ortakların ürünlerinin toplanması ve işlenmesi için işçi tutulduğu, üyelerin bahçelerinden toplanan ürünleri alacak olan firmalarla iletişime geçerek bu firmalarla sözleşmeler imzalandığını, bu doğrultuda ortakların ürünlerinin bakımı, gübrelenmesi, soğuk hava depoları kiralanması vs." şeklinde birtakım masraflar yapıldığını ve kooperatifin amacı doğrultusundaki bu gereken giderleri karşılayabilmek adına bankalardan krediler kullanıldığını ileri sürmüştür. Bilirkişi raporunda bankadan çekilen tüm kredi ile mandalina işletme tesisi kurulduğuna yönelik sonuca nasıl ulaşıldığına dair herhangi bir inceleme bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra rapor içeriğinde, kooperatifin kredi borçlarından dolayı ileride ödeyememe durumu veya iflası sözkonusu olursa, kredi alınan dönemde ortak olup sonradan ortaklıktan çıkanların sorumluluğunun yine devam edeceği belirtildikten sonra, dava konusu kredi alacağından davalının sorumlu olmadığı şeklindeki görüş ile sonuca bağlanması, raporu kendi içerisinde de çelişkili hale getirmiştir.
Eksik bilirkişi raporu ile hüküm kurulması hatalı olup mahkemece yapılacak iş, yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek kooperatif kayıt ve evraklarının, kredi evraklarının, davalıya ve diğer üyelere yapılan masraf ve hizmetlerin karşılıklı olarak incelenmesi, tarafların tüm delillerinin titizlikle irdelenip değerlendirilmesi suretiyle, kooperatifin davalıdan alacağı olup olmadığı, miktarı ve yasal faiz üzerinden işlemiş/işleyecek faizi bakımından, farklı bir kooperatif uzmanı bilirkişiden ayrıntılı ve dayanak belgelerini de içerir şekilde hüküm kurmaya/denetime elverişli bir rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/334 Esas . 2021/383 Karar sayılı kararının HMK 353/1. a. 6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
-
Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
-
İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18