İzmir BAM 20. HD 2021/1310 E. 2024/376 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2021/1310
2024/376
29 Şubat 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1310
KARAR NO : 2024/376
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/09/2019 (Dava) - 08/06/2021 (Karar)
NUMARASI : 2019/323 Esas - 2021/410 Karar
DAVA : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
BAM KARAR TARİHİ : 29/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 29/02/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2021 tarihli 2019/323 Esas ve 2021/410 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... 02.01.2019 tarihinde sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Ödemiş Adnan Menderes Bulvarı üzerinde seyir halinde iken davalı sigorta şirketi nezdinde 265741013957 numaralı poliçeyle sigortalı ... plakalı aracın davacının aracına çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sebebiyle davacı ağır derecede yaralanmış olup kazanın akabinde Ödemiş Devlet Hastanesine kaldırıldığını, davacı uzun ve ağrılı tedaviler gördüğünü ve bir çok ameliyat geçirdiğini hala daha tam olarak iyileşemediğini, kaza öncesinde 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. Maddesi gereği 11.03.2019 tarihinde sigorta şirketine başvuru yapılmış ancak sigorta şirketince taraflarına bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve yapılacak bilirkişi incelemeleri neticesinde alacakları belirlenebilir hale geldiğinde HMK 107. madde gereği arttırım yapmak üzere; 100,00-TL daimi iş gücü kaybı tazminatı, 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı 50,00-TL bakım giderleri ve 50,00-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri için olmak üzere şimdilik toplam 300,00-TL’nin temerrüt tarihi itibari ile birlikte işleyecek olan avans faizi ile birlikte, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi gereği davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 25/03/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile " işbu ıslah dilekçemiz doğrultusunda davamızın kabulüne karar verilmesini, 3.161,49-TL sürekli iş göremezlik tazminatı , 5.487,09-TL geçici iş göremezlik tazminatı 1.961,44-TL bakım /bakıcı gideri ve 50,00-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri için olmak üzere toplam 10.660,02-TL' nin temerrüt tarihi itibariyle işleyecek olan avans faizi ile birlikte Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi gereği davalı sigorta şirketinden tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu belirterek KTK 97. Madde gereği yerine getirilmesi icap eden sigorta kuruluşuna başvuru şartı, davacı tarafça yerine getirilmemiş olması nedeniyle HMK 115/2 maddesi gereği davanın usulden reddine, usule ilişkin itirazları kabul görmemesi halinde ise esasa ilişkin itirazları dikkate alınarak esastan reddine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
Mahkemece, ''...Somut olayda davacının meydana gelen trafik kazasında yaralanarak geçici ve kalıcı maluliyete maruz kaldığı ve davacının bakıcı giderinin de bulunduğu, bu sebeple mahkememizce benimsenen bilirkişi raporuyla belirlenen tazminatın davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmıştır...'' gerekçesiyle; ''...Davanın KABULÜNE, 10.610,02 TL maddi tazminatın 21/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine...'' şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; işbu dosyada hükme esas alınan maluliyet raporunda kullanılmış olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin, 29.02.2019 30692 sayılı resmi gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 18. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığını, bu sebeple raporda söz konusu yönetmelik doğrultusunda belirlenmiş olan %1 maluliyet oranının kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, artık geçerliliği olmayan ve yürürlükten kaldırılmış olan bir yönetmeliğe göre hazırlanan maluliyet raporu doğrultusunda hüküm kurulduğunu, ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40 E. 2020/40 K. numaralı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesi’nin, tazminat belirlemelerinin genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olacağına ilişkin kısmının iptal edildiğini, bu doğrultuda genel şartlarda esas alınmış olan yönetmeliklerin maluliyet oranı belirlemelerinde uygulanabilirliği kalmadığını, dolayısıyla geçerli yönetmelikler doğrultusunda müvekkilinin maluliyet oranının yeniden belirlenmesi gerekirken mahkemece itirazları hiçbir şekilde göz önünde bulundurulmadan hüküm kurulmuş olmasının kabul edilebilir yanı bulunmadığını, müvekkilinin söz konusu kaza sebebiyle bir çok yerinden yara aldığını, çok fazla acı ve sıkıntı yaşadığını, müvekkilinin kaburgasında kırık oluştuğunu, sağ kürek kemiğinde ayrılma meydana geldiğini, sol omzunda çıkık meydana geldiğini, akciğerlerinin su topladığını, müvekkilinin sol böbreğinin kaza neticesinde parçalandığını ve fonksiyon kaybı söz konusu olduğunu, müvekkilinin aldığı yaralanmalar sebebiyle hayat kalitesinin çok düştüğünü, bütün yaşamının alt üst olduğunu, kaza sebebiyle müvekkilinin 23 gün hastanede yatıp akabinde de uzun bir tedavi süreci geçirdiğini, tüm bu hususlara rağmen müvekkilinin sürekli sakatlık oranının %1 olarak belirlenmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca hükme esas alınmış olan maluliyet raporunda tıbbi iyileşme süresi olarak belirlenmiş olan 3 ayın da oldukça düşük bir süre olduğunu, zira müvekkilinin kaza sonrasında almış olduğu yaralanmalar nedeniyle oldukça uzun tedavi aşamaları geçirdiğini, ayrıca hükme esas alınan raporda müvekkilinin bakıcı gideri hesaplamasının, yalnızca müvekkilinin hastanede yatmış olduğu süre esas alınarak yapıldığını ancak bu husus tamamen hatalı olup tıbbi iyileşme / geçici iş göremezlik süresi esas alınmak suretiyle bakıcı gideri miktarının belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin hastane sonrasında evde de uzun süre tedavisinin devam ettiğini, müvekkilinin bakıcı yardımına muhtaç olduğu sürenin yalnızca 23 gün olacağını kabul etmenin mümkün olmadığını, ayrıca müvekkilin SGK kapsamında olmayan tedavi giderlerinin de davalı sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, ancak mahkemece bu hususa ilişkin hiçbir inceleme yapılmadığını, gerekçeli kararda söz konusu taleplerinin reddine ilişkin hiçbir gerekçe sunulmadığını, hiçbir şekilde bu hususa değinilmediğini, ayrıca gerekçeli kararda yargılama giderlerinin de hatalı hesaplandığını, dosyaya yatırmış oldukları ıslah ve tamamlama harçlarının yargılama gideri hesaplamasında göz önünde bulundurulmadığını ve davalıdan tahsili yönünde karar verilmediğini, kararın müvekkili lehine kaldırılmasına, müvekkilinin maluliyet/sürekli sakatlık oranı ve geçici iş göremezlik/tıbbi iyileşme süresinin yürürlükteki geçerli yönetmelikler doğrultusunda yeniden belirlenmesine karar verilmesini, akabinde müvekkiline ödenmesi gereken tazminat miktarlarının yeniden hesaplanmasını, bakıcı gideri hesaplamasının da geçici iş göremezlik/tıbbi iyileşme süresi esas alınmak suretiyle yapılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükme esas alınan İzmir Ege Üniversitesi Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından düzenlenen maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlendiği, raporun denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli olduğu; diğer taraftan, davacı vekilince 25/03/2021 tarihli ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığı, ayrıca talep edilen SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin de arttırılmayarak 50,00 TL olarak belirtildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2021 tarihli, 2019/323 Esas ve 2021/410 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60. TL istinaf karar harcından peşin alınan 183,00. TL'nin mahsubu ile eksik kalan 244,60. TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
-
HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39