SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 20. HD 2021/923 E. 2024/29 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/923

Karar No

2024/29

Karar Tarihi

17 Ocak 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/923

KARAR NO : 2024/29

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 02/10/2019 (Dava) - 09/03/2021 (Karar)

NUMARASI : 2019/565 Esas - 2021/243 Karar

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin Birleşen

2019/824 Esas 2020/100 Karar Sayılı Dosyasında

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

BAM KARAR TARİHİ : 17/01/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 17/01/2024

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/03/2021 tarih ve 2019/565 Esas - 2021/243 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar ile davalı arasında hiçbir borç alacak ilişkisinin bulunmadığını, müvekkili ...'in oto yedek parçaları satışı yapan bir tacir olduğunu, davalının da tacir olduğunu davalı vekilinin İzmir 3. İcra Müdürlüğünün 2019/2223 Talimat numaralı dosyası ile 03-07-2019 tarihinde müvekkili ...'e ait olan iş yerine gelerek ...'ın borçlu olduğu Alanya 1. İcra Müdürlüğünün 2019/519 esas sayılı dosyaya dayanak olarak hacze geldiğini, müvekkilinin dosya borçlusunun kendisinin olmadığını 20.01.2019 da bu dükkanı kiralayarak faaliyete başlattığını, vergi levhasının da kendi adına olduğunu beyan ederek, dükkanındaki malların faturalarını da göstermesine rağmen davacı vekilinin dükkandaki malların bir bir kısmını haczedip kaldıracağını beyan ettiğini, borç miktarının 21.104,93- TL olan dosyada 27.000- TL'lik haciz işlemi yapıldığını, müvekkillerinin bu durumdan çok mağdur olduklarını ve dosya borçlusunun babası olan ve aynı sanayiye yakın bir dükkanda çalışan ...'a ulaştıklarını, ...'ın borcun kendilerine ait olduğunu, müvekkilleriyle ilgili olmadığını kabul ettiğini, davalı vekilinin 18.07.2019 da aynı adrese tekrar hacze gelerek haczettiği malları kaldıracağını beyan ettiğini, müvekkillerinin bu esnada dosya borçlusunun basası olan ...'ı haciz mahalline çağırdıklarını, ...'ın borcun müvekkilleriyle ilgili olmadığını beyan etse de davalı vekilinin iş yerine hamal ve kamyonet çağırdığını, müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, alacaklı vekilinin dava konusu senet ve diğer üç senede imza atmaları halinde her hangi bir mal kaldırma işlemi yapmayacağını beyan etmesi üzerine ,dosya borçlusunun ...'ın babası olan ...'ın ben imza atarım dediğini, alacaklı vekilinin her iki müvekkilinden de haciz baskısı altına alarak borçlu olmadıklarını dört adet senede imza attırdığını, dava konusu senedin 16.08.2019 tarihli 7.000- TL bedelli 16.07.2019 düzenleme tarihli senet olduğunu, müvekkillerinin söz konusu hacizli malları üzerindeki haksız haczin kaldırılması için hakkında Alanya İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/516 esas sayılı dosyası ile İstihkak davası açtıklarını davalı vekilinin ise Alanya 4. İcra Müdürlüğünün 2019/36125 Esas sayılı icra takip dosyası ile davacılar aleyhine kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibini başlattığını, müvekkilleri aleyhine başlatılan icra takibine konu senet üzerinde "bedeli malen ahzolunmuştur" kaydının olduğunu söz konusu bononun malen kaydının olması, bononun ticari faaliyet karşılığı düzenlendiğini göstermekle davalı yanın bulunmadığını, bilirkişi vasıtasıyla incelenmesini talep ettiklerini ileri sürerek, öncelikle ve ivedilikle teminatsız olarak Alanya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/36125 esas sayılı takibin durdurulmasına haklı davalarının kabulüne ve Alanya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/36125 Esas sayılı icra takibinin iptaline ve 16.08.2019 tarihli 16.07.2019 düzenleme tarihli 7.000,00 TL bedelli bonoda müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitini alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacılar vekili İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin birleşen 2019/824 Esas sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in oto yedek parçaları satışı yaptığını, davalı vekilinin İzmir 3. İcra Müdürlüğü'nün 2019/2223 Talimat numaralı dosyası ile 03-07-2019 tarihinde müvekkili ...'e ait olan iş yerine gelerek ...'ın borçlu olduğu Alanya 1.İcra Müdürlüğü'nün 2019/519 esas sayılı dosyaya dayanak olarak hacze geldiğini, müvekkilinin dosya borçlusunun kendisi olmadığını 20.01.2019 tarihinde bu dükkanı kiraladığını, faaliyete başladığını, vergi levhasının da kendi adına olduğunu beyan ettiğini ve hatta dükkanındaki malların faturaları da göstermişse de davacı vekili dükkandaki malların bir kısmını haczedip kaldıracağını beyan ettiğini, borç miktarının 21.104,93 TL olan dosyada 27.000- TL lik haciz işlemi yaptığını, müvekkillerinin çok mağdur olduklarını, davalı vekilinin 18.07.2019 tarihinde aynı adrese tekrar hacze geldiğini, haczettiği malları kaldıracağını beyan ettiğini, alacaklı vekilinin her iki müvekkilinden de haciz baskısı altında borçlu olmadıklarını dört adet senede imza attırdıklarını, dava konusu senetlerin 06.09.2019 ödeme tarihli, 16.07.2019 düzenleme tarihli 7.000 TL bedelli ve 15.11.2019 ödeme tarihli 16.07.2019 düzenleme tarihli 6.600 TL bedelli senet olduğu, müvekkillerin söz konusu hacizli malları üzerindeki haksız haczin kaldırılması için hakkında Alanya İcra Hukuk Mahkemesi'nde 2019/516 Esas sayılı dosyası ile istihkak davası açtıklarını, davalının 16.072019 düzenleme tarihli 7.000 TL bedelli senede dayalı olarak Alanya 4. İcra Müdürlüğü'nde 2019/68004 Esas numaralı dosya icra takibi başlattığını, müvekkilleri aleyhine başlatılan icra takibine konu senetler üzerinde "bedeli malen ahzolunmuştur" kaydı mevcut olduğunu ileri sürerek, 06.09.2019 ödeme tarihli, 16.07.2019 düzenleme tarihli 7.000 TL bedelli senet, 11.10.2019 ödeme tarihli, 16.07.2019 düzenleme tarihli 7.000 TL bedelli senetlerin ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; her türlü hukuki dayanaktan yoksun, mesnetsiz ve haksız davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın iddialarının kabul etmediklerini, müvekkilinin davacılardan alacaklı olduğunu, davaya ve takibe konu senetlerin, 19.07.2019 tarihinde düzenlendiğini, ilgili iş yerinde yapılan hacizlerin ise 18/07/2019 tarihinde gerçekleştirildiğini, senetlerin düzenlenme tarihi ile haciz tarihi arasında farklılıkların olması durumunun da gözetilmesinin gerektiğini davacıların bir ihtimal borçtan kurtulma düşüncesiyle hareket ettiklerini, düzenlenme tarihi 16/07/2019 olan senetler hakkında, ilgili davanın 10/09/2019 tarihinde açıldığını, aradan geçen zamanda dava açılmaması hususunda da düşündürücü olduğunu senet borcunun "illetten mücerret olması" durumu gözlerden kaçmamasının gerektiğini, İKK. Ve TTK hükümlerince "senet borcu herhangi bir sebebe bağlanamaz, Mücerret kıymetli evrak doğumuna sebep olan ilişkiden bağımsız ve soyuttur kıymetli evrak bir defa doğduktan sonra, doğumuna sebep olan ilişkideki bir aksaklık veya bozukluk kıymetli evrakın geçerliliğine etkili olmaz, Zira bono, bağımsız borç ikrarı içeren bir belgedir" denildiğini, davacı tarafça düzenlenen bonolarda, imza ikrarı kabul edilmiş olduğunu imzalara ilişkin herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davacılar tarafınca iddia edilen haciz baskısı altında bonoların düzenlendiğini iddiasını kabul etmediklerini, Alanya İcra Müdürlüğünün 2019/36125 ve 2019/68004 esas sayılı dosyalar ile borçlu konumunda bulunan davacılar hakkında açılmış takiplerde takip talebi ve ödeme emri incelendiğinde Tahsilde Tekerrür Olmamak Kaydının bulunması ilgili dosyalar ile davacı tarafça bahsedilen ve istihkak iddiasına konu olan Alanya İcra Mahkemesi'nin 2019/516 Esas sayılı dosyası ile ilişkilendirilemeyeceğini, bu sebeple, davacılar hakkında açılan takiplerin, müvekkilinin alacağını tehlikeye sokmaması ve davacılar ile müvekkili arasında bulunan soyut borç ilişkisinin varlığına zarar verilmemesinin gerektiğini HMK m.200 uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati halinde tanık dinlenebilir" hükmü de göz önünde alındığında davacılar tarafından bahsedilen iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafça tanık deliline dayanılmasına müvafakatlerinin bulunmadığını yine davacı tarafın senetlerindeki bedelinin malen ahzolunduğunun kaydına dayanarak taraflar arasında bulunan ticari alış-veriş ilişkisinin ve ticari defterlerin araştırılması talebini de kabul etmediklerini, davacıların defter kayıtlarından yola çıkarak, soyut alacağın varlığını tehlikeye sokma düşüncesinde olduklarını savunarak, alacağı sürümcemede bırakmak maksadıyla açılmış bulunan davanın reddini, müvekkili hakkında doğabilecek herhangi bir zarar sonucu açacakları her türlü dava ve tazminat hakları saklı tutarak davacı tarafın kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekilinin İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin Birleşen 2019/824 Esas sayılı dosyasında sunulan cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, davaya ve takibe konu senetlerin, 16/07/2019 tarihinde düzenlenmiş olduğunu ilgili iş yerinde yapılan hacizlerin ise 18/07/2019 tarihinde gerçekleştirildiğini, senetlerin düzenleme tarihi ile haciz tarihi arasında farklılıkların olması durumu da gözetilerek davacıların bir ihtimal borçtan kurtulma düşüncesiyle hareket ettiklerini, senet borcunun illetten mücerret olması durumunun gözlerden kaçmaması gerektiğini, davacı tarafça düzenlenen bonolarda, imza ikrarı kabul edildiğini, imzalara ilişkin herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davacı tarafın senetlerde bedeli malen ahzolunduğu kaydına dayanarak taraflar arasında bulunan ticari alış-veriş ilişkisinin ve ticari defterlerin araştırılması talebini de kabul etmediklerini, davacıların, defter kayıtlarından yola çıkarak, soyut alacağın varlığını tehlikeye sokma düşüncesinde olduklarını savunarak, taraflarına yöneltilen haksız ve mesnetsiz, hukuki gerçeklikten yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece mahkemesince; "...davaya konu uyuşmazlığın asıl dosya açısından davacıların Alanya 4. İcra Dairesinin 2019/36125 Esas sayılı dosyasına dayanak 16/07/2018 tanzim, 16/08/2018 ödeme tarihli, 7.000,00-TL bedelli bonodan dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ve Alanya 4. İcra Dairesinin 2019/36125 Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin iptali, birleşen dosya açısından ise davacıların Alanya 1. İcra Dairesinin 2019/519 Esas sayılı dosyasına dayanak borçlusu ... ve kefili ... alacaklısı ... olan 16/07/2019 tanzim 11/10/2019 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli bono, borçlusu ... ve kefili ... alacaklısı ... olan 16/07/2019 tanzim 06/09/2019 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli bono ve borçlusu ... ve kefili ... alacaklısı ... olan 16/07/2019 tanzim 15/11/2019 vade tarihli 6.600,00-TL bedelli bonodan dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ve borçlusu ... ve kefili ... alacaklısı ... olan 16/07/2019 tanzim 11/10/2019 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli bono, borçlusu ... ve kefili ... alacaklısı ... olan 16/07/2019 tanzim 06/09/2019 vade tarihli 7.000,00-TL bedelli bono ve borçlusu ... ve kefili ... alacaklısı ... olan 16/07/2019 tanzim 15/11/2019 vade tarihli 6.600,00-TL bedelli bononun iptali taleplerine ilişkin olduğu, Alanya 1. İcra Dairesinin 2019/519 Esas sayılı icra dosyasında davalı alacaklı ... vekilinin dava dışı borçlu ... aleyhine 21.104,93-TL üzerinden icra takibi başlattığı, icra takibi kapsamında İzmir 3. İcra Dairesine yazılan talimat neticesinde İzmir 3. İcra Dairesinin 2019/2223 Talimat sayılı dosyasında dava dışı borçlu ...'a ait olduğu iddia edilen adreste haciz işlemi uygulandığı, düzenlenen haciz tutanağında davacı ...'in belirtilen adreste hazır bulunduğu, davacı ...'in borçlu ... ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği, vergi levhasının ...'e ait olduğunun görüldüğü, ...'in iş yerinde bulunan mallar açısından istihkak iddiasında bulunduğu, hacizli malların yedieminliğin yasal sorumlulukları anlatılarak ...'ne yediemin olarak bırakıldığı, iş yerinde bulunan malların istihkaklı olarak haczedilmesine karar verildiği, iş yerinde bulunan faturalar ve masa üzerinde borçlu ...'a ait herhangi bir ibareye rastlanılmadığı hususlarının tespit edildiği, talimatın ikmalen ilgili icra dairesine gönderildiği, Alanya 4. İcra Dairesinin 2019/36125 Esas sayılı dosyasında davalı alacaklı ... vekilinin davalılar ... ve ... ile dava dışı ... aleyhine 16/07/2018 tanzim, 16/08/2018 ödeme tarihli, 7.000,00-TL bedelli bonodan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla 7.000,00-TL asıl alacak, 14,96-TL işlemiş faiz, 21,00-TL komisyon ücreti olmak üzere toplamda 7.035,96-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davacı ...'in Alanya 1. İcra Dairesinin 2019/519 Esas sayılı icra dosyası kapsamında İzmir 3. İcra Dairesinin 2019/2223 Talimat sayılı dosyası ile yapılan haciz işlemine karşı Alanya 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/516 Esas sayılı dosyasında istihkak davası açtığı, yapılan yargılama sonucunda davanın ispatlanamaması sebebiyle reddine karar verildiği, asıl dosya açısından davacı tarafa ait ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapan Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 05/03/2020 havale tarihli raporunda sonuç olarak davacıya ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun olarak tutulduğunu, ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırıldığını, davacının ticari defter ve belgeleri dahilinde davacı ile davalı ... arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, dava konusu bononun karşılığının tespit edilemediğini, bonodan kaynaklı alacağın ispatının davalının üzerinde olduğunu belirtir mahiyette mütalaada bulunduğu, birleşen dosya açısından davacı tarafa ait ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapan Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi 19/02/2021 havale tarihli raporunda sonuç olarak davacıya ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun olarak tutulduğunu, ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırıldığını, davacının ticari defter ve belgeleri dahilinde davacı ile davalı ... arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, dava konusu bononun karşılığının tespit edilemediğini, davalının ticari defter ve belgelerinin davalı tarafça sunulmaması sebebiyle incelenemediğini mütalaa ettiği, kambiyo senetlerinin illetten mücerret borç ikrarını içerir senetler olduğu, asıl ve birleşen dosyalara konu edilen senetlerin üzerinde 'Malen' kaydının bulunduğu dikkate alındığında asıl ve birleşen dosyalara konu edilen bonolardan kaynaklı olarak davacıların davalıya borçlu olmadığı ve bonoların davalının dava dışı ...'dan alacağı kapsamında davacıya ait iş yerinde yapılan haciz neticesinde iş yerinde bulunan malların fiilen haczedilmemesi hususundaki anlaşma neticesinde verildiği iddiasının ispat yükünün davacı tarafa ait olduğu, her ne kadar davalı tarafça kendisine verilen kesin süre içerisinde davalıya ait ticari defter ve belgeler Mahkememize sunulmamış, ticari defter ve belgelerin bulunduğu yer Mahkememize bildirilmemiş ve davacı tarafa ait ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde davacının davalı ile herhangi bir ilişkisi bulunmadığı tespit edilmiş, davacıya ait ticari defter ve belgeler üzerinde davacı ile davalı arasında herhangi bir mal alışverişi kaydına rastlanılmamış ise de, kambiyo senetlerinin illetten mücerretliği ilkesi kapsamında davacı tarafa ait ticari defter ve kayıtlarda davalı ile ilgili olarak herhangi bir kayıt bulunmaması tek başına kesin delil mahiyetinde olmayıp, bonoların içeriğinde yer alan borç ikrarının aksini kesin olarak kanıtlar mahiyette olmadığı anlaşılmakla, asıl ve birleşen dosyalar açısından davacı tarafın iddiasını usul ve Yasa hükümleri ile yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları kapsamında usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispat edemediği..." gerekçesiyle Asıl dava dosyası olan 2019/565 Esas sayılı dosyası ve birleşen 2019/824 Esas sayılı dosyası açısından açılan davaların ayrı ayrı REDDİNE karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarının hükme esas alınmadığını, davalı taraf herhangi bir ticari defter ya da kayıt sunmadığını, bilirkişi incelemeleri de davalı tarafın defter ve kayıtlarını sunmaması nedeniyle yalnızca davacıya ait belgelerin incelenmesi ile hazırlandığı, mahkemenin hangi gerekçeyle red kararı verdiğinin anlaşılamadığını, henüz ön inceleme aşamasında ara karar kurarak tarafların ticari defter ve kayıtlarını isteyen mahkemenin, gerekçeli kararda ilgili defter ve kayıtları ispat aracı kabul etmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Asıl ve birleşen dava, senet sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece; asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş olup, hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

HMK'nın 222. maddesinin ilk dört fıkrası tacirler arasındaki uyuşmazlıklarda ticari defterlerin ibrazı ve delil olması koşullarını düzenlemişken 222. Maddenin 5. Fıkrası taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan tarafın defterlerine münhasıran delil olarak dayanılması halinde defterlerin ibraz zorunluluğunu ve ibrazdan kaçınma halinde ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağını düzenlemektedir.

Bu maddenin uygulanabilmesi için delil bildirimi aşamasında tacir olan karşı tarafın defterlerine tacir olan veya tacir sıfatı bulunmayan tarafın diğer delillerden vazgeçmek suretiyle münhasıran dayanması gerekmektedir. Delil ikame eden taraf ticari defterler dışında başkaca delillere dayanmış ise HMK'nın 222/5. maddesinden yararlanamaz. Bu maddeden yararlanılabilmesi için tacir karşı tarafın ticari defterlerinde olan kaydın kabul edileceğinin açıkça bildirilmesi gerekir.

Somut olayda, davaya konu bonoların ihdas nedeni olarak malen kaydı bulunmaktadır. Bu durumda malın teslim edilmediğinin ispatı ancak davacı keşideci tarafından yazılı delille mümkündür. Davalı senedi talil etmediğine göre bu konudaki ispat yükü davacıya aittir. Davacının bu konudaki ticari defterleri ise tek başına ispata yeterli yazılı delil kabul edilemez. Ayrıca davacı münhasıran davalı defterlerine de dayanmadığından davalının defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle davasını ispat ettiği de düşünülemez. Son olarak davacı söz konusu bonoların haciz baskısı altında verildiğini de ispat edememiş olup mahkemece davanın reddine dair verilen karar doğru olmuş, davacıların istinaf itirazlarının reddine dair aşağıda yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davacılar vekilinin İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/565 Esas . 2021/243 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. İSTİNAF AŞAMASINDA; asıl dava istinafı yönünden; alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından peşin yatan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),

Birleşen dava istinafı yönünden; alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından peşin yatan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),

  1. Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  2. HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,

  3. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  4. Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/01/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

EvraktanTespitreddineizmircevaptarihiMenfi(KıymetliKaynaklanan)numarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim