SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 20. HD 2024/327 E. 2024/281 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/327

Karar No

2024/281

Karar Tarihi

15 Şubat 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/327

KARAR NO : 2024/281

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 04/12/2023 (Ara Karar)

NUMARASI : 2022/78 Esas (Derdest Dosya)

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin SorumluluğundanKaynaklanan)

BAM KARAR TARİHİ : 15/02/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 15/02/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/12/2023 tarihli ve 2022/78 Esas sayılı ara kararının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA :

Davacılar/ihtiyati tedbir isteyenler vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu hastanenin gayri faal hale gelmiş olması halinde ivedilikle şirket yönetimine kayyım atanması talebinde bulunduğu, derdest olan davada 29.12.2022 tarihli ve 29.01.2023 tarihli ertelenen genel kurul toplantılarında alınan kararların yoklukla malul olması sebebi ile icrasının durdurulmasına ilişkin açtıkları davada mahkememizce verilen 26.04.2023 tarihli ara karar ile yönetici kayyım atanması talebinin reddine karar verildiğini, ancak derdest davada bu taleplerini tekrar etmek durumunda kaldıklarını, şirket yönetim kurulu başkanı ... ile diğer yönetim kurulu üyelerinin şirketi idare edemediklerini, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından hastanenin faaliyetlerinin geçici olarak durdurulmasına karar verildiğinin ruhsatının askıya alındığını, elektriklerinin kesildiğini, dosya ve bilgisayarlarının hastaneden alındığını, hastaneye su basmaması için gerekli su çekme işlemlerinin yapılmadığını, faaliyetini devam ettiremediğini, Yargıtay Kararlarına uygun olarak şirket yönetim kurulu organı ile bu organı oluşturan kişi ve kişiler arasındaki menfaat çatışması söz konusu olduğundan şirkete kayyım atanması gerektiğini belirterek TTK m. 626 ve TMK m. 427 HMK m. 389 vd. kapsamında; davalı şirketin mevcut yönetim kurulu tarafından görevlerini yerine getirilmediğinden şirkette organsızlık hali söz konusu olmasa da ortaklar arasındaki anlaşmazlık bulunduğuna dair yaklaşık ispat ölçütlerindeki delil durumu ve olumsuz fiili eylemler ile şirketin işlerinin aksatılması, telafisi imkansız zararların önlenmesi ve davalı şirket faaliyetlerinin denetlenebilmesi amacıyla dava sonuçlanıncaya kadar HMK 389 ve devamı maddeleri gereğince, davalı şirket Yönetim Kurulu Başkan ve Üyelerinin yetkilerinin ihtiyati tedbir yoluyla tedbiren kısıtlanmasına ve şirkete geçici olarak şirket yönetim kuruluna yönetim veya bu talebimiz kabul edilmediği takdirde denetim kayyımı heyeti atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP :

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların tedbir taleplerinin yerinde olmadığını, hastanenin elektriklerinin kesilmez ve işleyemez halinde olmasının sebebini 29.01.2023 tarihli alınan kararların icralarının geri bırakılması nedeniyle oluştuğunu, hastanenin tüm mal varlığının ve ruhsatının icra yoluyla satılma riskinin bulunduğunu, genel kurul kararları uygulanamadığından hastanenin işleyemez durumda olduğunu, elektrik faturalarını ödeyemez durumda olduğunu, acil sermaye artırımına ihtiyacı olduğunu, şirketin bu durumda olmasının davacıların sebebiyet verdiğini, ... AŞ’nin genel kurul kararı öncesi intifa haklarını şirkete sunması gerektiğini, ancak sunmadığını, mahkemenin verdiği icranın geri bırakılması kararının yasaya uygun olmadığını, derdest davada yönetime kayyım talep edilmesinin imkanının bulunmadığını, şirket organlarının bulunmadığı takdirde AŞ’lerde organ eksikliği nedeniyle kayyım talep edilebileceğini, organ boşluğuna dayalı fesih davası açılmadığını, ayrıca değişik iş dosyasıyla tedbir talep edilmesinin de mümkün olmadığını, davacıların yönetim kurulu üyelerinin yaptıkları işlerden memnun olmamalarının kayyım atanmasına gerekçe teşkil etmediklerini belirterek tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiş yine 03.11.2023 tarihli beyan dilekçesiyle de; davalının tedbire itirazını kabul etmediklerini, mevcut yönetimin şirketi yönetemediğini, yönetimin kusurlu olduğunu, Özel nisap gerektiren sermaye artırımına ilişkin kararların mevcut yönetim kurulu tarafından yasaya ve usule aykırı şekilde alındığını belirterek tedbir talebini tekrar etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince; "... davacının davalı şirkete dava süresince ve açılacak olan davalarda da verilecek karar kesinleşene kadar yönetim kayyımı olmadığı takdirde denetim kayyımı atanması taleplerinin reddine..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme ara kararının eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar kurulduğunu, SGK tarafından özel hastane olarak işletilen ... A.Ş. aleyhine SGK tarafından idari para cezası uygulanmış üstelik SGK anlaşmasının iptal edildiğini, şirketin mahvına neden olabilecek bu gelişme karşısında davalılar tarafından etkin bir yönetim sergilenmeyerek kusurlu hareket edildiğini, ek olarak zararın artmasına neden olunduğunu, davalı yönetim kurulu üyeleri, şirket aleyhine tesis edilen idari para cezasına karşı borcu kabul anlamına gelmemek şartıyla süresi içerisinde 7326 sayılı yapılandırma kanunu uyarınca borcun yapılandırılması başvurusunda bulunmayarak, şirketi zarara uğrattıklarını, mahkemece müvekkillerin telafisi imkansız zararlara uğramasının önüne geçilmesi için dava dışı şirket faaliyetlerinin denetlenebilmesi amacıyla ile dava sonuçlanıncaya dava dışı şirkete denetim kayyımı atanması kararı verilmesi gerekmekte iken usul ve yasaya aykırı karar ile taleplerinin reddedildiğinden, mahkemenin 04.12.2023 tarihli kararının yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması ve dava sonuçlanıncaya kadar dava dışı şirkete denetim kayyımu atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) istemine ilişkindir.

Mahkemece; ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

TMK 426. maddesinde temsil kayyımlığı, 427. maddesinde yönetim kayyımlığı düzenlenmiştir. Bir şirketin yasal temsilcisinin görevini yerine getirmesine bir engel bulunduğu takdirde kendisine o iş için temsil kayyımı atanabileceği gibi şirketin zorunlu organlarından olan yönetim kurulunun mevcut olmaması halinde de TTK 530. madde gereğince bu durumun feshe sebep olabileceği de gözetilerek bir yönetim kayyımı atanabilir. ( aynı yönde Yargıtay 11 HD'nin 2018/4319 E - 2019/5759 K sayılı içtihadı )

TTK 636/II madde de "uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hale getirmesi için süre belirler. Buna rağmen durum düzeltilmezse şirketin feshine karar verir." denmektedir.

Eldeki talep, dava konusu olan şirkete dava süresi boyunca yönetim olmadığı takdirde denetim kayyımı atanması talebini içermekte olup organ boşluğu olmayan şirkete kayyım atanması düşünülemez. Dolayısıyla, davacıların iddiaları yargılamayı gerektirdiğinden, bu aşamada yaklaşık ispat sağlanmadığından ve şirkette organ boşluğu da bulunmadığından ilk derece mahkemesi ara kararı yerinde ve hukuka uygun görülmüş, davacı tarafın istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı/ihtiyati tedbir isteyenler vekilinin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/12/2023 tarihli ve 2022/78 Esas sayılı ara kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı başlangıçta peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,,

  3. Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

  4. HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,

  5. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  6. Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/02/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınSorumluluğundanKaynaklanan)izmir(ŞirketTazminattarihikonusunumarasıYöneticilerinin

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim