İzmir BAM 20. HD 2024/239 E. 2024/244 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/239
2024/244
8 Şubat 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/239
KARAR NO : 2024/244
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ : 15/11/2023
NUMARASI : 2023/95 Esas (derdest)
TALEP : İhtiyati tedbir
TALEP TARİHİ : 01/02/2023
BAM KARAR TARİHİ : 08/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/02/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/11/2023 ara karar tarihli ve 2023/95 Esas (derdest) sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
İhtiyati tedbir talep eden (davacı) vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin halihazırda ortaklık sıfatı bulunmayan şirket müdürü ... ile müvekkili tarafından 10/07/2000 tarihinde kurulduğunu, müvekkilinin şirketinin %10 pay sahibi iken, şirket müdürler kurulunun, 07/12/2021 tarihli 2021-04 sayılı kararına istinaden şirketin 30/12/2021 tarihinde, olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığını, genel kurul toplantısında, ana sözleşmenin sermaye başlıklı 6.maddesinde değişiklik yapılarak sermayenin 10.000.000,00-TL'na çıkarılmasına karar verildiğini, alınan karar sonrası müdürler kurulu 2021-12 sayılı karar ile müvekkiline rüçhan hakkını kullanmak üzere 25/01/2022 tarihine kadar süre verildiğini, ilgili hususun tebliğine karar verildiğini halde müvekkiline tebligat yapılmadığını ve müvekkilinin rüçhan hakkını kullanmasının engellendiğini, 30/12/2021 tarihli genel kurul kararına istinaden 13/01/2022 tarihinde tescil edilerek sermaye artırımına ilişkin esas sözleşme değişikliği yapıldığını, bu suretle müvekkilinin pay oranının %0,3'e indirildiğini, bilahare ortaklar kurulunun 20/12/2022 tarihli kararına istinaden 30/01/2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında şirket ortaklarından ...'un 1897 adet payını dava dışı ... Şti.ne devri ile ortaklılardan ayrılmasın üzerine, gündemde madde olmamasına rağmen ...'un şirket müdürlüğününe atanmasına karar verildiğini, anılı genel kurul toplantılarına ilişkin müvekkilin herhangi bir çağrı yapılmadığını, rüçhan hakkını kullanmak üzere müvekkile tebligat yapılmadığını, gündemde olmayan konularda karar alındığını beyanla, kanuna, sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı 13/01/2022 tarihli sermaye artırımına dair müdürler kurulu kararının butlanının tespitine,20/01/2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan müdür seçimine ilişkin kararın iptaline 20/01/2023 tarihli genel kurul kararlarının yokluğunun tespitine, iş bu taleplerinin mümkün olmaması halinde sermaye artırımına ilişkin 30/12/2021 tarihli genel kurul kararlarının yokluğunun tespitine, aksi halde sermaye artırımına ilişkin 30/12/2022 ve haksız pay devrinin gerçekleştiği 20/01/2023 tarihli genel kurul kararlarına ilişkin yürütmenin geri bırakılmasına dair ihtiyati tedbir karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
CEVAP:
Karşı taraf (davalı) vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davanın açılmasında hukuki yarar olmadığını, kararların usul ve yasaya, sözleşmeye uygun olduğununu, davacı iddialarının gerçeklere aykırı olduğunun davacı iş bu davayı açmakla kötü niyetli olup TTK 448 maddeleri uyarınca müvekkilini iş bu dava nedeni ile uğrayacağı muhtemel zararlara karşılık teminat alınmasını, kötü niyetli davanın reddi ile mahkemece taktir olunacak teminatın davacıdan alınarak müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:
Mahkemece; "...6100 sayılı HMK'nın 390/3 maddesinde, tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esas yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, davacının esas itibarı ile şirketin sermaye artırımı ve müteakiben rüçhan hakkını kullanamaması sonucu ortaya çıkan pay oranları sonucu alınan kararların hukuka aykırılığı iddiasında bulunduğu, şirketin sermaye artırımı ve müteakiben yapılan işlemlerin yapıldığı tarihler ile iş bu davanın açıldığı tarihler arasında geçen süre içerisinde şirket genel kurulu ve müdürler kurulunun Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilen iş bu kararlarından haberdar olmamasına dair ileri sürülen gerekçeler ve bu gerekçelerin ispatına dair sunulan kanıtların,iddanın yaklaşık olarak ispata yarar yeterlilikte olmadığı, aksine celp edilen sicil kayıtları içerisinde davacıya iadeli taahhütlü mektup gönderildiğine dair PTT tarafından düzenlenen posta alındılarının bulunduğu hususları da dikkate alındığında, iş bu aşamada iptali veyahutta yoklukla malûl olduğunun tespiti istenen şirket genel kurul kararlarının icranın geri bırakılmasına dair tedbir kararı verilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden şartları bulunmayan tedbir talebinin reddine.." gerekçesiyle "...Davacının, davalı kooperatifin 30/12/2021 ve 20/01/2023 tarihli genel kurul kararların icranın geri bırakılmasına dair tedbir talebin reddine, kararın taraflara tebliğine..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Karara karşı ihtiyati tedbir talep eden (davacı) vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
İhtiyati tedbir talep eden (davacı) vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından müvekkilinin söz konusu genel kurul ve müdürler kurulu kararından haberdar olmadığına dair ispat olarak sunulan PTT posta alındılarının bulunduğunu dolayısıyla yaklaşık ispatın gerçekleşmediğini gerekçe olarak göstermiş olsa da gerek genel kurula çağrı gerek ise sermaye artırımında rüçhan hakkının kullandırılmasına dair müvekkiline yapılan çağrıların TTK madde 414'ün aradığı şartları taşımadığını ve dolayısıyla müvekkiline gönderilen tebligatların tamamının iade olduğunu ve müvekkilinin genel kurullardan haberdar edilmediğini ve dolayısıyla davacı müvekkilinin pay sahipliğinden doğan vazgeçilmez haklarını kullanamadığını, sermaye artırım kararı sonrası şirket tarafından alınan müdürler kararı ile davacıya rüçhan hakkını kullanması için süre verildiyse de bu karar da usulüne uygun tebliğ edilmediğini ve ayrıca rüçhan hakkının kullanımına ilişkin alınan müdürler kurulu kararı TTK'nın madde m.461/3 maddesinin emredici düzenlemesi olan " bu kararda pay sahiplerine en az 15 günlük süre verilir" maddesine aykırı olarak kanunen verilmesi gereken minimum süreyi de tanımadan, diğer bir deyişle davacının rüçhan hakkı kullandırılmadan esas sermaye artırımının tescil edildiğini ve netice itibari ile TTK hükümlerinin ihlal edildiğini ve davacının şirkette sahip olduğu hisse oranı çok büyük ölçüde düşürülerek davacının vazgeçilmez nitelikteki haklarının ihlal edildiğini, bu hali ile alınan kararların iyi niyet kurallarına, dürüstlük ve eşitlik ilkelerine de aykırı olduğunu, dosyada hatalı değerlendirme sonucunda tedbir taleplerinin reddine karar verilmişse de mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olup kaldırılması gerektiğini, belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; limited şirket genel kurul karar iptali istemine ilişkindir.
Talep ise, genel kurul toplantısında alınan kararların yürütmesinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
Mahkemece; ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş; hüküm ihtiyati tedbir talep eden (davacı) vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılmıştır.
HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK'nın kararın yürütülmesinin geri bırakılması başlıklı 449. maddesinde; genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği, bu hükme göre yapılacak değerlendirmede HMK'nın 389/1 maddesindeki; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, yaklaşık ispat koşulu da gözetilerek uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği kıstası göze alınacaktır. Öte yandan kanun koyucu şirketler hukukunda genel kurul kararlarına karşı ayrı bir prosedür öngörmekle (TTK'nun 449. maddesi) tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilirken şirketler hukukunun kendisine özgü yapısının gözetilmesi gerektiğine işaret etmektedir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir.
Eldeki davada yönetim kurulu başkanı, açılan davayı kabul etmediklerini, yapılan genel kurul toplantısına ilişkin çağrı, gündem ve toplantıda alınan kararların usul ve yasaya ve şirket sözleşmesine uygun olduğunu, icranın durdurulmasını gerektirir herhangi bir sebep olmadığını, bu nedenle tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava konusu yürütmenin durdurulması istemiyle dava dosyasına sunulan tüm belgeler birlikte değerlendirildiğinde, talebin yargılamayı gerektirdiği ve yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada sağlanamadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına karşı ihtiyati tedbir talep eden( davacı) vekili tarafından yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
-
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/11/2023 tarihli ve 2023/95 Esas (derdest) sayılı ara kararına karşı ihtiyati tedbir talep eden (davacı) vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
a)İhtiyati tedbir talep eden (davacıdan) alınması gereken 427,60. TL istinaf karar harcından, başlangıçta alınan 269,85. TL harcın mahsubu ile eksik kalan 157,75. TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
b)İhtiyati tedbir talep eden (davacı) tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvuru harcının 738,00-TL hazineye gelir yazılmasına,
-
İstinaf yoluna başvuran tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
-
Kararın tebliği, harç ve gider avansı iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 08/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20