İzmir BAM 20. HD 2023/2383 E. 2024/23 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2023/2383
2024/23
11 Ocak 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2383
KARAR NO : 2024/23
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/03/2023 (Dava) - 17/10/2023 (Karar)
NUMARASI : 2023/210 Esas - 2023/833 Karar
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ : 11/01/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/01/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/10/2023 tarihli 2023/210 Esas ve 2023/833 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07.09.2022 tarihinde ...’e ait ve ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, müvekkiline ait ... plakalı yabancı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin aracı ile ... ili, ... ilçesi, ... caddesi üzerinde kırmızı ışıklarda bekleme halinde iken, davalı şirket nezdinde sigortalı aracın sürücüsünün duramayarak önündeki müvekkile ait ... plakalı aracın arka kısımlarından çarparak zarar verdiğini, Antalya trafik denetleme şube müdürlüğü ekiplerince tanzim edilen kaza tespit tutanağına, taraf beyanlarına ve olay yeri fotoğraflarına göre davalı şirket nezdinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsü, Karayolları Trafik Kanunu’nun 56/1-c hükmünü ihlal ettiğini, davanın, kusurlu sürücü, kusursuz sorumlu malik ve ... Sigorta A.Ş.’ye karşı açıldığını, davalı şirket ile kusurlu araç arasında 158585622 poliçe no'lu ve 04.03.2022 -2023 tarihleri arası geçerli ZMMS poliçesi bulunduğunu, iş bu sebeple davalı şirketin, bu kazadan dolayı zorunlu trafik sigortası bakımından teminatlar dahilinde sorumlu olduğunu, müvekkili aracı ile ikametgahı ve aracının plakasının kayıtlı olduğu Almanya'da bulunan .... isimli firma tarafından düzenlenen 03.01.2023 tarihli teknik maliyet ekspertiz raporu ile hasar miktarının KDV dahil 5.847,81 Euro olarak tespit edildiğini, fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve netice-i talepleri ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla, her ne kadar ekte sunulu raporlarla belirlenmiş ise de yargılama gerektirdiğinden belirsiz alacak olarak şimdilik, 100,00 Euro hasar tazminatının; davalı sigorta şirketinden zorunlu trafik sigorta poliçesi bakımından teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, temerrüt tarihinden itibaren, davalı şahıslardan ise kaza tarihinden itibaren, müşterek ve müteselsilen, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, diğer yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait aracın İMSS'sini kasko poliçesi ile teminat altına alan sigorta şirketine davanın ihbar edilmesi talep ettiklerini, davacıya ait aracın hasar onarımı Türkiye'de tamamlandığını, müvekkiline ait aracın trafik poliçesini tanzim eden şirketçe de davacının zararının karşılandığını, davacı bu ödemelerin dışında ek bir zararı olduğunu iddia ediyorsa bu iddiasını ispat etmekle mükellef olduğunu, davacının sunmuş olduğu 10.08.2022 tarihli eksper raporunda araçta 11.143,52 Euro hasar meydana geldiği Alman bir ekspertizlik firması tarafından tespit edildiğini, uyuşmazlığa konu kazanın 30.07.2022 tarihinde meydana geldiğini, aradan yaklaşık 7 ay geçtikten sonra davacı sigorta şirketine 14.02.2023 tarihinde başvurarak hasar bedelinin tazmininin talep edildiğini, sigorta şirketinin ise 22.02.2023 tarihinde aracın onarım maliyetini tespit ederek 45.299,34-TL ödeme yaptığını, aracın Türkiye'de kaza yaptığını, hasarlı halde Almanya'ya götürülerek onarımının orada yapılmış olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, kaldı ki onarımın Almanya'da yapıldığı iddiasında iseler de buna ilişkin faturanın da dosyaya sunulmuş olması gerektiğini, ancak davacı dosyaya herhangi bir fatura sunmadığı gibi aracın onarımının henüz tamamlanmadığı iddiasında bulunduklarını, aracın onarımının Türkiye'de yapıldığının açık olup, aracın onarımının Türkiye'de tamamlanmış olmasına rağmen hasar bedelinin Euro üzerinden talep edilmesinin davacının haksız kazanç sağlama saikini gösterdiğini, aracın rayiç değeri dikkate alındığında aracın onarımının ekonomik olup olmadığının tespiti gerektiğini, bu nedenlerle öncelikle usuli itirazların kabulü ile dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini, davacının zararı karşılanmış olduğundan, davanın reddine karar verilerek, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir,
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
Mahkemece, ''...davacı tarafa yüklenen yükümlülüğün tam olarak gösterildiği, sürenin kesin olarak belirlendiği, ara kararın yerine getirilmemesinin sonuçlarıyla ilgili gerekli ihtarın da açıkça yazıldığı ve davacı vekilinin yüzüne karşı tefhim edildiği anlaşılan ara kararın sonuçlarının davacı tarafa uygulanması gerektiği yönünde vicdani kanaat oluşmuştur. Bu nedenle davacının bilirkişi deliline dayanmamış sayılmasına karar verilerek mevcut delil durumuna göre yargılama yapılmıştır. Dosya kapsamında davacının iddiasının ispatı için karşı tarafın kusurunu ve maddi zararını ispat etmesi gerekmekte olup, bu hususların ise ancak teknik bir bilgi ile elde edilebileceği, dosyada mevcut delillerin davacının iddiasını ispata elverişli olmadığı ve ayrı bir bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği açıktır. Buna göre, davacı tarafça ihtara rağmen süresinde bilirkişi delil avansı yatırılmadığından bilirkişi incelemesi yaptırılamamış, dosyanın bu haliyle mevcut delil durumuna göre dava konusu kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımlarına göre davalı kusuru ile davacıya ait araçta meydana gelen hasarın miktarı yönünden ispatlanamadığı değerlendirilmiş...'' gerekçesiyle; ''...Davanın REDDİNE...'' şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin bilirkişi delil avansının kesin süre içinde yatırılmadığından bahisle bilirkişi incelemesi yaptırılamamış olduğundan davanın reddine karar verdiğini, bu karar usul ve yasalara aykırı olup yargılamanın devam ettirilmesi gerektiğini, zira kesin sürenin kaçırılması, o delile veya hakka dayanamamak gibi ağır sonuçları birlikte getirmekte, davanın kaybedilmesine neden olmayacağını, Mahkemenin verdiği kesin süre içinde bakiye delil avansını yatırmayı unuttuklarını, bir sonraki celsenin duruşması için yaptıkları incelemede avansın yatırılmadığını görünce, derhal talep edilen miktarı Mahkeme veznesine yatırdıklarını, yani delillerinden vazgeçmediklerini, yerel Mahkemenin verdiği davanın reddi kararının kaldırılarak yargılamanın devamına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan zararın giderilmesi talepli maddi tazminat davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 94. maddesi uyarınca kesin süreye ilişkin ara kararının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık olması taraflara yüklenen yükümlülüklerin, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her iş için yatırılacak ücretin hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması gerekir. Ayrıca verilen sürenin amaca uygun, yeterli ve elverişli olması, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçların açık olarak anlatılması ve anlatılanların tutanağa geçirilmesi, bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip, gerektiğinde davanın reddedileceğinin açıkça bildirilmesi suretiyle ilgili tarafın uyarılması gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır. Bazı hallerde kesin sürenin kaçırılması, o delile veya hakka dayanamamak gibi ağır sonuçları birlikte getirmekte, davanın reddine neden olmaktadır.
Mahkemece 13/06/2023 tarihli 1 nolu celsenin 3 nolu ara kararı ile "Dosyanın 1 adli trafik bilirkişisi ve 1 hasar bilirkişisinden oluşan heyete tevdi edilerek;
a-Kazanın oluşumunda sürücülerin ihlal ettikleri kurallar ve kazaya etkileri, kusur durumları,
b-Kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen hasarın ve dosyaya sunulan ekspertiz raporunda yer alan onarım görmesi gereken parçaların kaza ile uyumlu olup olmadığı, hasarın onarımı için değişimi gereken parçaların niteliği ve işçilik ücretleri dahil davacının yaşadığı ülke itibariyle rayiç onarım değerinin tespiti, aracın kaza öncesi değerine göre onarımın ekonomik olup olmayacağı, araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı ve miktarı, araçta pert total işlemi uygulanması gerekiyor ise aracın Türkiye'deki onarım fiyatının ve Almanya ülkesindeki sovtaj değeri sonrası gerçek zararın ayrı ayrı gösterilmesi, aracın onarımı ekonomik ise Almanya ülkesindeki onarım bedelinin belirlenmesi,
Hususlarında bilirkişi raporu aldırılmasına, bilirkişilerin emek ve mesaileri için ayrı ayrı 1.500,00 ücret takdirine, ücretin gider avansından karşılanmasına, dosyada yeterli gider avansı bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekiline bilirkişi incelemesinde kullanılmak üzere eksik 2.500,00TL delil avansının mahkememiz veznesine yatırılması hususunda 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde eksik delil avansının tamamlanmaması halinde bilirkişi deliline dayanılmamış sayılacağının ihtarına, (ihtar edildi)" şeklinde ara karar kurulduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilince duruşma ile verilen 2 haftalık süre içerisinde delil avansının dosyaya yatırılmadığı, davacı vekilince 17/10/2023 tarihli 2 nolu celsenin bir gün öncesinde, 16/10/2023 tarihinde delil avansının yatırıldığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 324/2. Maddesinde "Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır."şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Somut olayda, mahkemenin davanın reddine dayanak aldığı, davacı vekiline verilen kesin süreye ilişkin ara kararında delil avansına yönelik ara kararında eksik delil avansını oluşturan tebligat vb. gibi gider gerektiren işlemleri kalem kalem açıklamalı, her kalemin miktarını ayrı ayrı göstermeli, delil avansı ile ilgili olarak verilen kesin sürede yatırılmamasının sonuçlarını da duruşma zaptına açıkça yazmalıdır. Kesin sürenin sonuç doğurabilmesi için usulünce ve eksiksiz olması gerekir. Mahkeme eksik delil avansının ikmal edilmesi hususunda davacıya iki haftalık kesin süre vermiş ise de, talep edilen 2.500,00 TL delil giderinin hangi kalemlere ilişkin olduğu, dosyada halen ne kadar gider avansı olduğu bu tutarın hangi gider için kullanılacağı, talep edilen bakiye avansın ne kadarının hangi harcama için istendiği hususunun kalem kalem neler olduğu ve miktarı belirtilmemiştir. Dolayısı ile talep edilen delil giderinin, hangi kalemlere ilişkin olduğu ve tutarları denetlenememektedir. Davacı tarafın duruşmadan bir gün önce delil avansını yatırmış olduğu da gözetilerek ve davacının delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği halde, Mahkemece usulüne uygun ihtar yapılmadığı halde, davacının delil ikamesi avansını verilen kesin süre içinde yatırmadığından bahisle dayandığı o delilden vazgeçmiş sayılacağı kabul edilerek, davacının davasını dosya kapsamındaki deliller ile ispat edemediği gerekçesi ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup kararın kaldırılması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin istinaf itirazlarının ESASTAN KABULÜNE; İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/10/2023 tarihli, 2023/210 Esas ve 2023/833 Karar sayılı kararının HMK 353/1. a. 6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
-
Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
-
Kararın kaldırılması sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
-
İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
-
İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359. (3) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.11/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:56